Yazılım Denetiminde Sunucu ve Ağ Kayıtlarının Delil Niteliği

by Avukat Erdal Ersoy
Yazılım Denetiminde Sunucu ve Ağ Kayıtlarının Delil Niteliği

Elektronik Ortamdaki Verilerin Belge Sayılması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, uyuşmazlığa konu vakıaların ispatına elverişli nitelik taşıyan elektronik veriler ile benzer bilgi taşıyıcıları usul hukuku bakımından belge niteliğindedir. Bu kapsamda yazılım denetimlerinde incelenen sunucu, sistem ve ağ kayıtları da ancak dava konusu vakıayı ispata elverişli elektronik veri vasfını haiz oldukları takdirde belge sayılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Senetle ispat zorunluluğu

Hukuka Aykırı Elde Edilen Delillerin Durumu

Hukuk yargılamasında sunulan delillerin değerlendirilebilmesi için hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması şarttır. 6100 sayılı Kanun'un 189. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
MADDE 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. İspat yükü

Elektronik Belgelerin Mahkemeye Sunulması

Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. 6100 sayılı Kanun'un 219. maddesinin birinci fıkrası uyarınca elektronik belgeler, belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli biçimde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye sunulur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- (1) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. (2) Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. Tarafın belgeyi ibraz etmemesi

Güvenli Elektronik İmzanın Hukuki Sonuçları ve İncelenmesi

Usulüne uygun biçimde güvenli elektronik imza ile oluşturulan veriler senet hükmünü haizdir. 6100 sayılı Kanun'un 205. maddesi uyarınca mahkemeye sunulan belgenin güvenli elektronik imza ile vücuda getirilip getirilmediği hâkim tarafından resen incelenir. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5. maddesi gereğince güvenli elektronik imza, elle atılan ıslak imzanın hukuki sonuçlarını doğurmakla birlikte; kanunların resmî şekle veya özel merasime tabi tuttuğu hukuki işlemler ile banka teminat mektubu ve yerleşik sigorta şirketlerince tanzim edilen kefalet senedi haricinde kalan teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imza ile kurulamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 205Kaynağı aç
MADDE 205- (1) Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar. (2) Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler, senet hükmündedir. (3) Hâkim, mahkemeye delil olarak sunulan elektronik imzalı belgenin, güvenli elektronik imza ile oluşturulmuş olup olmadığını resen inceler. İmza atamayanların durumu[21]
5070 sayılı ELEKTRONİK İMZA KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5- Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur. Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukukî işlemler ile banka teminat mektupları ve Türkiye’de yerleşik sigorta şirketleri tarafından düzenlenen kefalet senetleri dışındaki teminat sözleşmeleri, güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemez.[2][3] Güvenli elektronik imza oluşturma araçları

Güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkâr edilmesi durumunda özel bir usul işletilir. 6100 sayılı Kanun'un 210. maddesinin birinci fıkrası gereğince, veriyi inkâr eden taraf hâkim tarafından dinlendikten sonra bir kanaate varılamamışsa bilirkişi incelemesine başvurulur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 210Kaynağı aç
MADDE 210- (1) Güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde, hâkim tarafından veriyi inkâr eden taraf dinlendikten sonra bir kanaate varılamamışsa, bilirkişi incelemesine başvurulur. Sahtelik incelemesi

Delil Tespiti Talebi ve Hukuki Yarar Şartı

Dava tarafları, derdest bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride ikame edilecek bir davaya dayanak yapılacak maddi vakıaların tespiti maksadıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık dinlenmesi işlemlerini talep edebilir. 6100 sayılı Kanun'un 400. maddesi uyarınca bu talebin kabulü hukuki yararın mevcudiyetine bağlıdır; kanunda açıkça düzenlenen durumlar haricinde, delilin ivedilikle tespit edilmemesi durumunda kaybolacağı veya ileri sürülmesinin belirgin biçimde güçleşeceği ihtimal dâhilindeyse hukuki yararın bulunduğu kabul edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Görev ve yetki

Ceza Muhakemesinde Bilgisayar ve Kütüklerde İnceleme

Bir suç dolayısıyla yürütülen soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması hâlinde şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile kütüklerinde arama yapılabilir, kopya çıkarılabilir ve bu kayıtlar çözülerek metin hâline getirilebilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararı hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısı verir. Savcı kararları yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim yirmi dört saat içinde karar vermez veya aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve metinler derhâl imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması hâlinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesinin beşinci fıkrasına göre, bu araçlara elkoymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir; kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa kaydedilir ve ilgililerce imza altına alınır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Bakımından Koruma ve Talepler

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 22. maddesinin birinci fıkrası gereğince bir eserin aslının veya kopyalarının doğrudan ya da dolaylı, geçici veya sürekli biçimde, kısmen veya tamamen herhangi bir usulle çoğaltılması hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Anılan maddenin üçüncü fıkrası uyarınca çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde programın sisteme yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletimi ve depolanması eylemlerini de kapsar.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:

Hak sahiplerinden kanuna uygun yazılı izin temin edilmeksizin eserin işlenmesi, çoğaltılması veya umuma iletilmesi durumunda hak sahipleri, sözleşme akdedilmiş olsaydı isteyebileceği bedelin yahut rayiç değerin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, hak sahiplerinin anılan maddenin yalnızca ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca talepte bulunmaları hâlinde Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri sadece delil elde etme amacıyla tatbik edilebilir. Bunun yanı sıra 5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hak sahibinin yazılı izni bulunmaksızın eseri çoğaltan, kişisel kullanım sınırını aşacak şekilde elinde bulunduran ya da depolayan failler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:
Ağ ve sunucu kayıtları mahkemede belge olarak kabul edilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesinin birinci fıkrasına göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli elektronik ortamdaki veriler belge niteliğindedir.

Hukuka aykırı temin edilen kayıtlar delil sayılır mı?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hukuka aykırı elde edilmiş deliller vakıanın ispatında mahkemece dikkate alınamaz.

Güvenli elektronik imzalı veri inkâr edilirse ne yapılır?

6100 sayılı Kanun'un 210. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim veriyi inkâr eden tarafı dinler, kanaate varamazsa bilirkişi incelemesine başvurur.

Delil tespitinde hukuki yarar ne zaman var sayılır?

6100 sayılı Kanun'un 400. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi durumunda kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu