Elektronik Belgelerin Hukuki Niteliği ve İspat Değeri
Medeni yargılamada taraflar iddialarını ispat etmekle yükümlüdür ve iddiasını ispatlayamayan taraf davayı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/1 gereğince taraflar kanunda öngörülen usul ve süreye uyarak ispat hakkını kullanır. Kanunun 199. maddesi uyarınca uyuşmazlığa konu olayları ispata yarayan metinler, fotoğraflar, ses ve görüntü kayıtları ile elektronik ortamdaki her türlü bilgi taşıyıcısı belge sayılır. Bu doğrultuda yasal belge kavramı sırf kâğıt üzerindeki evrakı değil, bilgiyi muhafaza edip sonradan anlaşılır kılabilen tüm verileri kapsar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
E-postalar, WhatsApp, SMS ve diğer dijital sohbet kayıtları, ses ve görüntü kayıtları ile sunucu log kayıtları uygun şartlar sağlandığında elektronik belge veya elektronik delil niteliği taşıyabilir. WhatsApp yazışmaları da kişiler arasındaki yazılı iletişim kaydı olarak elektronik belge kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/3 ve 189/4 hükümleri uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz ve gösterilen bir delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
WhatsApp Yazışmaları ve Senetle İspat Kuralı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 202 uyarınca, senetle kanıtlama mecburiyeti olan durumlarda delil başlangıcı mevcutsa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, uyuşmazlık konusu hukuki muamelenin tam ispatını tek başına sağlamasa da onu muhtemel kılan ve aleyhine sürülen şahıs veya temsilcisi tarafından verilip iletilen belgedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/8590, K. 2023/1325 sayılı kararında, HMK m. 199 çerçevesinde belge niteliğindeki WhatsApp iletilerinin aynı Kanun'un 202. maddesi kapsamında yazılı delil başlangıcı sayılması gerektiği ve bu doğrultuda tanık beyanlarına başvurulabileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8590, K. 2023/1325Kaynağı aç
Buna karşın WhatsApp ekran görüntüleri kolayca manipüle edilebilir ve haricî müdahalelere açık yapısı nedeniyle tek başına her zaman çok güçlü bir delil sayılmayabilir; ancak karşı tarafça açıkça reddedilmemesi veya banka dekontu, başka iletiler, e-posta ya da tanık beyanı gibi delillerle desteklenmesi hâlinde hâkim tarafından belirli bir ispat değeri tanınabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 169 gereğince mahkeme kendiliğinden veya talep üzerine tarafların davanın temelini oluşturan vakıalar hakkında isticvabına karar verebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/119, K. 2023/1767 sayılı ilamına konu somut olayda, davalının yazışmaları inkâr etmesi, isticvabında kabul etmemesi ve telefon hattının adına kayıtlı olmaması karşısında yazılı delil başlangıcının oluşmadığı ve muvafakat bulunmaksızın tanık dinlenemeyeceği kabul edilmiştir. Ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/2168, K. 2023/5683 sayılı kararında onanan gerekçede, davanın tarafı olmayan üçüncü kişiyle yapılan WhatsApp yazışmalarının menfi tespit davasında borcun bulunmadığını ispata elverişli hukuki bir nitelik taşımadığı değerlendirilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/119, K. 2023/1767Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2168, K. 2023/5683Kaynağı aç
E-Postaların Delil Değeri ve Teknik Tespiti
E-postaların doğruluğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde mahkemece posta sunucusu kayıtlarının getirtilmesi, alan adını yöneten kuruluştan log kayıtlarının temin edilmesi ve e-posta başlık verilerinin bilirkişi tarafından incelenmesi mümkündür. Yapılacak teknik incelemeler yoluyla iletinin hangi IP adresinden, hangi sunucu kanalıyla ve hangi tarih ve saatte gönderildiği ortaya konabilir.
E-postaların yargılamada değerlendirilmesinde hukuka uygun elde edilmiş olması gözetilir. Çalışma ilişkilerinde kurumsal e-posta hesaplarının denetlenmesi, çalışanların önceden bilgilendirilmesini ve haberleşme özgürlüğü ile özel hayat sınırlarının korunmasını gerektirir. Elektronik iletilerin güvenceye alınmasında noter aracılığıyla yapılan tespitler verinin tarih ve içeriğini güvenceye alırken, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) sistemi üzerinden yapılan gönderimler gönderim zamanı, alıcıya ulaşma bilgisi ve içerik yönünden güçlü bir ispat aracı teşkil eder.
Ses Kayıtlarının Hukuka Uygunluğu ve İspat Şartları
Medeni yargılamada genel ilke, hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin kural olarak mahkeme tarafından dikkate alınmamasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Görüşme sırasında tarafların bilgisi ve rızasıyla gerçekleştirilen ses kayıtları kural olarak hukuka uygun kabul edilir ve delil olarak değerlendirilebilir.
Kişilerin kayda alınan sesleri kişisel veri niteliğindedir. Bir tarafın haberi olmaksızın sırf ileride dava açabilmek amacıyla rutin konuşmaları gizlice kaydetmesi kişilik haklarına ve haberleşmenin gizliliğine müdahale oluşturmaya elverişlidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 133/1 uyarınca kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya ses alma cihazı ile kaydeden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bir kimsenin şifre kırarak, casus yazılım yükleyerek veya telefonunu izinsiz alıp yazışmalarını kopyalayarak delil temin etmesi haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarına yol açabileceği gibi, medeni yargılamada da delilin hukuka aykırı elde edildiği gerekçesiyle dikkate alınmaması sonucunu doğurabilir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/6841, K. 2017/15004Kaynağı aç
Ses kayıtlarının sahte olup olmadığı, montaj içerip içermediği ve hangi cihaza ait olduğu hususları bilirkişi raporuyla belirlenir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E. 2014/522, K. 2016/11334 sayılı ilamında belirtildiği üzere, huzura sunulan kaydın kanıtların kaybolması tehlikesini önlemeye yönelik zorunlu bir tedbir niteliğinde bulunup bulunmadığı, ne zaman ve hangi şartlarda yapıldığı, teknolojik imkânlarla ekleme-çıkarma içerip içermediği tartışılmalı ve gerektiğinde uzman kriminal incelemesiyle konuşmacıların kimliği ve olayın bütününü kapsayıp kapsamadığı saptanmalıdır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/522, K. 2016/11334Kaynağı aç
Ceza Muhakemesinde Delil Yasakları ve İstisnalar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 217/2 uyarınca yüklenen suç, ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Ceza yargılamasındaki delil serbestisi delil yasaklarıyla sınırlandırılmıştır ve kanuna aykırı deliller CMK m. 206/2-a gereğince reddedilir. CMK m. 230/1-b uyarınca mahkeme, hükmün gerekçesinde delilleri değerlendirmek, hükme esas alınan ve reddedilenleri açıkça belirtmek ve elde ediliş yöntemindeki hukuka aykırılığı denetime imkân verecek biçimde göstermekle yükümlüdür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/39, K. 2020/485Kaynağı aç
Kişilerin görüşmelerinin rızaları hilafına gizlice kaydedilmesi kural olarak hukuka aykırılık teşkil eder ve delil vasfı taşımaz. Buna karşılık, kişinin maruz kaldığı bir suç esnasında yetkili makamlara başvurma yahut başka bir yolla kanıt elde etme imkânının kalmadığı ani gelişen durumlarda konuşmayı kayda alması hukuka uygun görülmektedir. Nitekim tarafların kendi temel haklarını gözetmek adına son çare olarak başvurdukları kayıtlar bakımından mahkemelerce daha esnek değerlendirmeler yapılabilmekte; başka şekilde ispatlanamayan sistematik tehdit, şantaj, ağır hakaret veya aile içi şiddet hâllerinde alınan kayıtlar bütünüyle göz ardı edilmeyebilmektedir. CMK m. 217 uyarınca yapılacak değerlendirmede ihlal edilen değer ile korunan hukuki menfaat dengesi her somut olayda etraflıca irdelenir.
Ani gelişen bir durum olmaksızın, önceden işlendiği iddia edilen bir suçu delillendirmek amacıyla karşı taraf yönlendirilerek, kurgu yapılarak veya tuzak kurularak elde edilen gizli ses kayıtları hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2018/39, K. 2020/485 sayılı ve Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin E. 2017/6841, K. 2017/15004 sayılı kararlarında, bir gün önce gerçekleştiği ileri sürülen hakaret iddiasını delillendirmek için planlı buluşma ayarlanıp karşı taraf yönlendirilerek alınan gizli ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğu ve mahkûmiyete dayanak yapılamayacağı tespit edilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E. 2014/522, K. 2016/11334 sayılı kararında da faili kışkırtarak, tuzağa düşürerek, iradesini sakatlayarak ve önceden planlanmış senaryolarla elde edilen kayıtların hukuka uygun delil kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.
CMK m. 135 anlamında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması koruma tedbiri, bir suç soruşturması veya kovuşturmasında iki kişi arasındaki görüşmenin üçüncü bir kişi tarafından teknik araçlarla dinlenip kayda alınması hâlinde söz konusu olur; tarafların kendi aralarındaki konuşmayı kaydetmesi bu madde kapsamında değildir. Bununla birlikte gizlice alınan ses ve görüntü kayıtlarının meşru amaçla veya zorunluluk gereği hukuka uygun sayılmasına ilişkin istisnai ölçütler, yalnızca suç isnat edilen failler aleyhine değil, suç isnadı altında yargılanan sanıkların masumiyetlerini ispatlamak amacıyla sundukları kayıtlar bakımından da geçerlidir.
WhatsApp ekran görüntüsü tek başına mahkemede delil sayılır mı?
WhatsApp ekran görüntüleri kolayca manipüle edilebildiğinden tek başına her zaman çok güçlü bir delil sayılmayabilir. Karşı tarafça inkâr edilmemesi veya banka dekontu, mesajlar, e-posta ya da tanık beyanı gibi yan delillerle desteklenmesi hâlinde hâkim tarafından belirli bir ispat değeri tanınabilir.
Gizli ses kaydı hangi durumlarda delil olarak dikkate alınabilir?
Sırf ileride dava açabilmek amacıyla rutin konuşmaların gizlice kaydedilmesi hukuka aykırı kabul edilmeye müsaittir. Ancak kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suç karşısında ani gelişen, başka türlü delil elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkânının bulunmadığı istisnai durumlarda son çare olarak alınan kayıtlar hukuka uygun kabul edilebilmekte veya mahkemece tamamen göz ardı edilmeyebilmektedir.
İnkâr edilen WhatsApp yazışması delil başlangıcı oluşturur mu?
Davalının WhatsApp yazışmalarını inkâr etmesi, isticvapta kabul etmemesi ve telefon hattının da adına kayıtlı olmaması hâlinde yazılı delil başlangıcı oluşmaz ve karşı tarafın açık muvafakati bulunmaksızın tanık dinlenemez.
İzinsiz olarak telefondan ele geçirilen mesajlar delil olur mu?
Bir kimsenin şifresi kırılarak, casus yazılım yüklenerek veya telefonu izinsiz ele geçirilip iletileri kopyalanarak elde edilen kayıtlar haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarına yol açabilir. Medeni yargılamada ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

