Yazılı Tahliye Taahhüdü ve İcraya Başvuru Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Yazılı Tahliye Taahhüdü ve İcraya Başvuru Yolu

Tahliye Taahhüdü Nedir?

Tahliye taahhüdü, kiracının kiralananın kendisine teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hukuki belgedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesine göre kiracı, taahhüt ettiği tarihe rağmen taşınmazı boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icra yoluna başvurarak veya dava açarak sona erdirebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir. Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir. 3. Dava süresinin uzaması

Kanun, taahhüdün kiralananın kiracıya tesliminden sonra alınmış olmasını esas almaktadır. Kira ilişkisi henüz kurulmadan veya kurulurken düzenlenen taahhütlerin kiracının serbest iradesiyle verilip verilmediği hukuki açıdan değerlendirme konusu olabilir; somut koşulların ayrıca incelenmesi gerekir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/1019, K. 2015/1686Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2015/1019 E.  ,  2015/1686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/12/2014 NUMARASI : 2014/581-2014/954 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacılar tarafından davalı kiracı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılmış olan icra takibi nedeniyle düzenlenen tahliye emrine davalı kiracının yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacılar icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulü ile itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin malik olduğu taşınmazın aylık 500 TL bedel ile davalıya kiraya verildiğini, davalının kira dönemi içerisinde 15.06.2014 tarihinde kiralananı boşaltacağına dair 01.07.2013 tanzim tarihli tahliye taahhüdü verdiğini, buna rağmen kiralananı boşaltmayan davalı hakkında İstanbul 26.İcra Müdürlüğü’nün 2014/20434 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise diğer itirazları yanında takibe konu 01.07.2013 tarihli tahliye taahhüdünün müvekkilince imzalanmadığını, sonradan doldurulduğunu iddia ederek tahliye taahhüdündeki yazı, tarih ve imzaya itiraz ettiklerini bildirmiş ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece takibe dayanak edilen 01.07.2013 tanzim, 15.06.2014 tahliye tarihli tahliye taahhütnamesi altındaki imzaya itiraz edilmediğinden taahhütname altındaki imzanın davalı kiracıya ait ve geçerli olduğu hususunda çekişme bulunmadığı, borçlunun itirazını İİK’nun 275/2 maddesindeki belgelerden birine dayandırmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Kira sözleşmesi 01.07.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup davalı; 01.07.2013 tarihinde düzenlenen taahhütname ile kiralananı 15.06.2014 tarihinde tahliye etmeyi taahhüt etmiştir. Kural olarak kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesi ürünü olduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tahliye taahhütnamesi 01.07.2013 tarihinde düzenlenmiş olup düzenleme tarihi itibariyle kiracılık ilişkisi mevcuttur. Davacı, da söz konusu 01.07.2013 tanzim ve 15.06.2014 tahliye tarihli, adi yazılı nitelikte olan tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi yapmıştır. Ancak davalı vekili süresi içinde icra müdürlüğüne yaptığı itirazında; “müvekkilim bu tarihli bir tahliye taahhüdü imzalamamıştır” diyerek itirazda bulunmuştur. Alacaklı, noterlikçe resen tanzim edilmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça, tahliye taahhüdündeki imza ve tahliye tarihine itiraz edilmesi halinde icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi istenemez. Bu durumda mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuksal dayanağı olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Taahhüdün Yazılı Olması ve Adi Belge

TBK m. 352, taahhüdün yazılı olmasını aramaktadır. Bununla birlikte, belgenin noter onaylı olup olmadığı, imza veya tarih uyuşmazlığı çıktığında izlenecek hukuki yolu doğrudan etkiler; bu ayrımın önemi aşağıda ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/18349, K. 2013/1348Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2012/18349 E.  ,  2013/1348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı tarafından, davalı kiracı aleyhine, tahliye taahhüdüne dayalı olarak yapılan takip nedeniyle düzenlenen tahliye emrine davalı kiracının yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı, icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, 20.12.2010 tanzim ve 14.5.2012 tahliye tarihli adi nitelikteki taahhütnameye dayanarak yasal süresinde 8.6.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi üzerine, davalı, itirazında, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlendiğini, taahhütteki tarihlerin davacı tarafından sonradan doldurulduğunu ileri sürmek suretiyle tahliye taahhüdünün tarihini inkar etmiştir. İİK.nun 275.maddesi ve 4.12.1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince alacaklının, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayanarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceği göz ardı edilerek uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İcra Takibi İçin Süre

TBK m. 352 uyarınca taahhütte yazılı tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde ya icra takibi başlatılmalı ya da dava açılmalıdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2012/8861, K. 2012/12771 sayılı kararında da taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde dava açılması ya da icra takibi başlatılması gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8861, K. 2012/12771Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2012/8861 E.  ,  2012/12771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi(icra) İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatmış oldukları icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece tahliye taahhüdüne dayalı takipte taahhüt altındaki imzaya itiraz edildiği,belgenin adi yazılı nitelikte olduğu ve İİK'nun 275.maddesi kapsamında bir belge ibraz edilmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş,karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davada dayanılan tahliye taahhüdü 25.1.010 tanzim ve 31.12.2010 tahliye tarihlidir. İİK'nun 272.maddesi gereğince tahliye taahhüdündeki taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren 1 ay içinde dava açılması ya da bu süre içinde icra takibi başlatılması gerekmektedir. Buna göre davacı , tahliye taahhüdünde taahhüt edilen tahliye tarihi olan 31.12.2010 tarihinden itibaren 1 ay içinde icra takibi başlatması gerekirken 1 aylık süreden sonra 23.2.2011 tarihinde tahliye taahhüdüne dayalı takip başlatmış olup takip süresinde yapılmamıştır. Mahkemece bu durum re'sen dikkate alınmalıdır. Mahkemece icra takibinin İİK'nun 272.maddesinde yazılı 1 aylık süreden sonra başlatılması nedeniyle “süre nedeniyle” istemin reddine karar vermek gerekirken,yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi için kararın bozulup yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden kararın değiştirilmiş bu gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TBK m. 353'te ayrı bir düzenleme öngörülmüştür: kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen süre dolmadan önce kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirirse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. Bu bildirim kuralının TBK m. 352'deki bir aylık icra takip süresiyle ilişkisi mevcut düzenlemelerde açıkça ortaya konulmamıştır; iki hüküm bu yönüyle birbirinin yerine geçer biçimde değerlendirilemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 353Kaynağı aç
MADDE 353- Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. 4. Dava sebeplerinin sınırlılığı2

İcra Dairesinde Tahliye Prosedürü

İcra ve İflas Kanunu'nun 272. maddesi, kira sözleşmesinin süresinin bitmesinden itibaren bir ay içinde sözleşmenin icra dairesine ibrazıyla taşınmazın tahliyesinin talep edilebileceğini düzenlemektedir. Bunun üzerine icra memuru, kiracıya bir tahliye emri tebliğ ederek taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 272Kaynağı aç
Madde 272 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir. Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on  beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder. Tahliye emrinde: Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır. 2 – Tahliye ve teslim:

Tahliye emrinde kiracıya, kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair itirazı varsa yedi gün içinde icra dairesine başvurarak bunu beyan etmesi gerektiği bildirilir; itiraz edilmez ya da taşınmaz boşaltılmazsa zorla tahliye yoluna gidilebileceği uyarısı da yazılır. İİK m. 272 uyarınca kiracının bu aşamada öne sürebileceği itiraz gerekçeleri kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair sebeplerle sınırlıdır.

İtiraz Halinde İcra Mahkemesi mi, Genel Mahkeme mi?

Kiracının tahliye emrine itiraz etmesi üzerine kiraya veren, itirazın kaldırılması ve tahliye için icra mahkemesine başvurabilir. İcra mahkemesi bu süreçte basit usulde yargılama yapar.

İİK m. 275 ve 04.12.1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenmiş çerçeveye göre; kiraya veren, noterlikçe resen tanzim edilmiş veya tarih ve imzası noterce tasdik edilmiş ya da kiracı tarafından ikrar edilmiş bir belgeye dayanmıyorsa, taahhütteki imzaya veya tarihe itiraz edilmesi hâlinde icra mahkemesinden tahliye istenemez. Bu koşul gerçekleşmişse icra mahkemesi istemin reddine karar verir; uyuşmazlık yargılama gerektirmektedir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/9946, K. 2014/10933Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2014/9946 E.  ,  2014/10933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Manavgat İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/06/2014 NUMARASI : 2014/135-2014/290 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdü nedeni ile yapılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dilekçesinde, kiralananın tahliyesi için taahhütnameye dayanarak icra takibi yapıldığını, tahliye emri tebliği üzerine itiraz edilip takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu iddia ile itirazın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Davacı, 30/01/2014 tahliye tarihli, tanzim tarihi bulunmayan adi yazılı nitelikte olan tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi yapmıştır. Davalı süresi içinde icra müdürlüğüne yaptığı itirazında, tahliye taahhütnamesi altındaki imzayı kabul ederek, tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesi ile birlikte, aynı tarihte boş olarak alacaklıya verildiğini bu nedenle taahhüdün geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Bu nitelikteki itiraz tahliye taahhüdünün "tarihine" itiraz niteliğindedir. 04/12/1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve İ.İ.K 275. maddesine göre tahliye talebi noterlikçe resen tanzim veya '' tarih '' ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı, kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralayanın genel hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları bulunmaktadır. Alacaklı, noterlikçe resen tanzim edilmiş veya '' tarih '' ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça, tahliye taahhüdündeki imza ve tahliye tarihine itiraz edilmesi halinde icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi istenemez. Mahkemece uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İmzanın kabul edilip yalnızca tarihin inkâr edilmesi hâlinde de aynı çerçeve geçerlidir: tarihin ne zaman atıldığı sorusu yargılamayı gerektirdiğinden icra mahkemesi bu yargılamayı yapamaz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2012/18349, K. 2013/1348 sayılı kararında bu ilke bozma gerekçesi yapılmış; tarihi inkâr edilen taahhüde dayalı itirazın icra mahkemesinde kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı vurgulanmıştır.

İmza ve tarihin birlikte inkâr edildiği durumda da uyuşmazlık yargılama gerektirdiğinden icra mahkemesi yolu kapalıdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/1019, K. 2015/1686 sayılı kararında noterlikçe düzenlenmiş veya tarih ve imzası onaylanmış ya da ikrar edilmiş bir belgeye dayanılmadıkça, imza ve tahliye tarihine itiraz edilmesi hâlinde icra mahkemesinden kiralananın tahliyesinin istenemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Öte yandan, noterlikçe resen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş ya da ikrar edilmiş bir belgeye dayanılıyorsa ve kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı nitelikte bir belge gösteremiyor ise itiraz kaldırılır. Aksi hâlde itirazın kaldırılması talebi reddedilir.

İtirazın kaldırılması üzerine tahliye gerçekleştirildikten veya kaldırma talebi reddedildikten sonra kiracının ya da kiraya verenin genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/15016, K. 2013/15469Kaynağı aç
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2013/15016 E.  ,  2013/15469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın niteliği ve kararın icra mahkemesince verilmiş olmasına göre duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdü nedeni ile yapılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, taahhüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, kiralananın tahliyesi için taahhütnameye dayanarak icra takibi yapıldığını, tahliye emri tebliği üzerine, itiraz edilip takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu iddia ile itirazın kaldırılarak, taahhüt nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tahliye taahhüdü altındaki imzanın davalıya ait olduğu, davalının kira süresinin uzatıldığı veya kira sözleşmesinin yenilendiği yönünde yazılı bir belge sunamadığından itirazın haksız olduğundan bahisle, istemin kabulüne, itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Davacı, 26.12.2012 tanzim, 01.03.2013 tahliye tarihli, adi yazılı nitelikte, tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi yapmıştır. Davalı süresi içinde icra müdürlüğüne yaptığı itirazında, tahliye taahhütnamesi altındaki imzayı kabul ederek, tanzim tarihi ve tahliye tarihi doldurulmadan imza edilip alacaklıya verildiğini bu nedenle taahhüdün geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Bu nitelikteki itiraz tahliye taahhüdünün "tarihine" itiraz niteliğindedir. 04/12/1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve İ.İ.K 275. maddesi uyarınca tahliye talebi noterlikçe resen tanzim veya '' tarih '' ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralayanın genel hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları saklıdır hükmü düzenlenmiştir. Alacaklı, noterlikçe resen tanzim edilmiş veya '' tarih '' ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça, takibe itiraz edilmesi halinde icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi istenemez. İtiraz edilen tahliye taahhüdü nedeni ile uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden tahliyenin genel yetkili mahkemeden istenmesi gerekirken, kararda yazılı olduğu şekilde istemin kabulüne, tahliye taahhüdü nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Taahhütnamenin Kira Sözleşmesiyle Aynı Tarihli Düzenlenmesi

Kiracının itiraz dilekçesinde taahhütnamenin kira sözleşmesiyle aynı tarihte ve boş olarak düzenlendiğini, tarihlerin sonradan doldurulduğunu ileri sürmesi, taahhüdün tarihine itiraz niteliğinde kabul edilmektedir. Bu durumda da yukarıda açıklanan çerçeve işler; adi yazılı belgeye dayanan kiraya veren icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez.

İmzanın İnkâr Edilmesi: Yaptırım

Kiracının imzasını açıkça inkâr etmesi hâlinde icra mahkemesinin adi yazılı taahhütteki inkâr edilen imzayı incelettirme yetkisi yoktur; itirazın kaldırılması ve tahliye istemi reddedilmelidir. Bu durum Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/5180, K. 2013/6520 sayılı kararında da teyit edilmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/5180, K. 2013/6520Kaynağı aç
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2013/5180 E.  ,  2013/6520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması, tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı kiralayan tarafından davalı kiracı hakkında, tahliye taahhüdüne dayanarak başlatmış olduğu icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 01.07.2011 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 01.09.2010 tanzim ve 30.06.2011 taahhüt tarihli belgeye dayanarak taşınmazın tahliyesini istemiş, davalı borçlu süresi içinde yapmış olduğu itirazında, takibe dayanak yapılan taahhütnamedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Davacı alacaklı takibin durması üzerine, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince alacaklının, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayanarak itirazın kaldırılmasını isteyemez. Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde dayanak tahliye taahhütnamesi noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş değildir. Kiralayan davacı adi yazılı tahliye taahhüdüne dayandığına, kiracı davalı da bu adı yazılı tahliye taahhüdündeki imzasını açıkça inkar ettiğine göre icra mahkemesinin inkar edilen imzayı incelettirme yetkisi olmadığı gözetilerek itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İİK m. 275 uyarınca, icra takibi sırasında inkâr edilen imzanın mahkemede açılan davada ilgili tarafa ait olduğunun anlaşılması hâlinde, imzayı inkâr eden kiracı veya kiraya veren para cezasına mahkûm edilebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 275Kaynağı aç
Madde 275 – (Değişik: 18/2/1965-538/112 md.) İtiraz vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Tahliye talebi noterlikçe res’en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları saklıdır. (Değişik: 9/11/1988-3494/52 md.) Mahkemede açılan davada icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralayan yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilir. Kiralanan taşınmazda üçüncü şahıs bulunursa:

Kira Süresinin Kısaltılması veya Uzatılması

Kira sözleşmesi kurulduktan sonra tarafların anlaşarak kira süresini kısaltması veya uzatması mümkündür. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/35, K. 2017/41 sayılı kesin kararında, sözleşme kurulduktan sonra kira süresinin uzatılıp kısaltılamayacağına dair yasal bir hüküm bulunmadığı belirtilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için ne zaman imzalanması gerekir?

TBK m. 352'ye göre taahhüdün, kiralananın kiracıya tesliminden sonra alınmış olması esas alınmaktadır. Kira ilişkisi kurulmadan önce veya kurulurken düzenlenen taahhütlerde kiracının serbest iradesiyle hareket edip etmediği değerlendirme konusu olabilir; bu durum taahhüdün geçerliliğini etkileyebilir.

Taahhüt edilen tarihten sonra icra takibi ne zamana kadar başlatılabilir?

Taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatılmalı veya dava açılmalıdır. TBK m. 353 ise kiraya verenin en geç dava açma süresi dolmadan önce kiracıya yazılı bildirimde bulunması hâlinde dava açma süresinin bir kira yılı uzayacağını öngörmektedir; ancak bu hükmün bir aylık icra takip süresiyle ilişkisi mevcut düzenlemelerde açıkça ortaya konulmamıştır.

Kiracı tahliye taahhüdündeki tarihi inkâr ederse ne olur?

İmza kabul edilmiş olsa bile tarihin inkâr edilmesi hâlinde, adi yazılı belgeye dayanan kiraya veren İİK m. 275 ve 04.12.1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez. Uyuşmazlık yargılama gerektirdiğinden icra mahkemesi bu durumda istemin reddine karar vermelidir.

İmza ve tarih birlikte inkâr edilirse hangi mahkemeye başvurulmalıdır?

İmza ve tahliye tarihinin birlikte inkâr edildiği durumlarda, kiraya verenin noterlikçe resen tanzim edilmiş veya tarih ve imzası onaylanmış ya da ikrar edilmiş bir belgeye dayanması zorunludur; aksi hâlde icra mahkemesinden tahliye istenemez. Uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden dava genel mahkemede açılmalıdır.

Kiracı tahliye emrine nasıl itiraz edebilir?

İİK m. 272 uyarınca kiracı, tahliye emrinde belirtilen süre içinde icra dairesine başvurarak kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair itirazını beyan edebilir. İtiraz etmez ya da taşınmazı boşaltmazsa zorla tahliye yoluna gidilebilir.

Adi yazılı taahhüt noterden onaylı taahhütten farklı mı değerlendirilir?

İmza veya tarih uyuşmazlığı çıktığında iki belge arasındaki fark belirleyici olur: noterlikçe resen tanzim edilmiş veya tarih ve imzası noterce tasdik edilmiş ya da kiracı tarafından ikrar edilmiş bir belgeye dayanılıyorsa ve kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı nitelikte bir belge gösteremiyor ise itiraz kaldırılır. Adi yazılı belgede ise imza ya da tarihe itiraz edilmesi hâlinde itirazın kaldırılması talebi reddedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu