WhatsApp Mesajlarına Kullanıcı Müdahalesi ve Delil Niteliği

by Avukat Erdal Ersoy
WhatsApp Mesajlarına Kullanıcı Müdahalesi ve Delil Niteliği

WhatsApp ve benzeri anlık mesajlaşma mecralarında paylaşılan iletilere dışarıdan müdahale edilerek paylaşımların silinmesi ya da bozulması bilişim suçları kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık yazışmaların ilgililerce delil maksadıyla kayıt altına alınması veya kanuni usullere uygun elde edilerek yargı mercilerine sunulması delil değerlendirmesi kurallarına tabidir.

Mesajlaşma Gruplarına Yetkisiz Erişim ve Bilişim Suçları

Bir mesajlaşma grubuna şifresi kırılarak izinsiz girilmesi ve grubun izlenmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin 1. fıkrasına göre suç teşkil eder. İzinsiz girilen bilişim sisteminde yer alan verilerin ortadan kaldırılması, değiştirilmesi, başka bir yere nakledilmesi veya sisteme girilmeksizin teknik araçlarla grubun hukuka aykırı şekilde izlenmesi hallerinde ise Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında düzenlenen suçlar gündeme gelir.

Mesajlaşma grubuna dışarıdan hukuka aykırı bir müdahalede bulunularak dijital ortamdaki paylaşımların silinmesi ya da bozulması fiilleri, Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinde düzenlenen bilişim sistemine girme suçu ile 244. maddesinde düzenlenen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu kapsamında cezai sorumluluk doğurur.

Mesajların Silinmesi, Delil Karartma ve Fikri İçtima

Gruptaki veya ikili yazışmalardaki verilerin izinsiz silinmesi ya da süreli mesaj yöntemiyle ortadan kaybolmasının sağlanması durumunda, failin sorumluluğu Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin 3. fıkrası, 244. maddesinin 2. fıkrası ve 281. maddesi çerçevesinde incelenir. Gerçeğin meydana çıkmasını önlemek maksadıyla bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kimse Türk Ceza Kanunu'nun 281. maddesinin 1. fıkrası gereğince altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanır; failin kendi işlediği veya iştirak ettiği suçun delillerini yok etmesi halinde ise bu fıkra uyarınca ceza tayin edilmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 281Kaynağı aç
Madde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez. (2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama[110]

Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilinin bir kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı şekilde icra edilmesi durumunda Türk Ceza Kanunu'nun 281. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Buna karşılık ilgili suç hakkında mahkemece hüküm tesis edilmeden evvel gizlenen delillerin bizzat mahkemeye teslim edilmesi halinde, 3. fıkra gereğince verilecek cezada beşte dört indirim uygulanır.

Tek bir eylemle hem bilişim sistemindeki verilerin bozulup silinmesi hem de suç delillerinin ortadan kaldırılması gibi birden fazla farklı suç tipinin ihlali gündeme geldiğinde, Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesindeki fikri içtima kuralı uyarınca fail bu suçlardan en ağır cezayı gerektireni ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 44Kaynağı aç
Madde 44- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. ÜÇÜNCÜ KISIM Yaptırımlar BİRİNCİ BÖLÜM Cezalar Cezalar

Sözleşmesel Düzenlemeler ve Süreli Mesajlarda Rıza

Türk Ceza Kanunu'nun 26. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, kişinin mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen eylemlerden dolayı ceza verilmez. Mesajlaşma grubunun yazılı veya dijital ortamdaki kurallarını içeren bir sözleşme yahut işe başlangıçta akdedilen bir hizmet sözleşmesi bulunması ve gruba dahil olan kişinin paylaştığı iletilerin ayrıca onay alınmaksızın silinebileceğini önceden kabul etmesi halinde, paylaşımların tahrif edilmeksizin silinmesi hukuka uygunluk sebebi sayılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26- (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. (2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez. Sınırın aşılması

Uygulamalarda yer alan süreli mesaj mekanizması, iletilerin belirli bir zaman diliminden sonra kaybolacağına ilişkin sistem bildirimlerini taraflara sunmaktadır. Bu kaydın önceden sistemde yer alması ve muhataplarca bilinmesi koşuluyla, iletilerin kendiliğinden silinmesine rıza gösterildiği kabul edilir ve bu yöndeki kaybolmalar bakımından hukuka aykırılık teşkil eden bir durum meydana gelmez.

Ekran Görüntüsü Alınmasının Ceza Sorumluluğuna Etkisi

Mesajlaşma grubundaki bir kullanıcının, gruptaki paylaşımların diğer katılımcıların izni olmaksızın ekran görüntüsünü alarak saklaması, suçta ve cezada kanunilik prensibi gereğince Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal, 133. maddesindeki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını meydana getirmez. Kanunun 132. maddesinin 1. fıkrasında haberleşmenin gizliliğini ihlal fiiline bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş ve ihlalin haberleşme içeriklerinin kaydı yoluyla işlenmesi cezanın bir kat artırılması sebebi sayılmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. (4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.) Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]

Grupta bulunan bir tarafın ileride verilerin silinmesi veya değiştirilmesi tehlikesine karşı ispat olanağını koruma amacıyla ekran görüntüsü alması fiili bakımından, failin kastı hukuka aykırı veri edinimi olmayıp delil saklama amacına dayandığından, Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesindeki bir yıldan üç yıla kadar hapis öngören kişisel verileri kaydetme ve 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarının oluşmayacağı değerlendirilmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60] (2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61] Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Ekran görüntüsünün saklanması eyleminin cezasızlık kapsamında kalabilmesi belirli sınırlamalara tabidir. Paylaşılan verilerin tahrif edilmeksizin, Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin 2. fıkrasındaki izinsiz aktarım fiiline yol açmayacak biçimde ve meslek veya görev gereği öğrenilen sırların 239. maddede yer alan ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri yetkisiz kimselere ifşa etmeme kuralına uyularak korunması gerekir. Zira Türk Ceza Kanunu'nun 239. maddesinin 1. fıkrası, bu sırları açıklayan kimseler hakkında şikayet üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 239Kaynağı aç
Madde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur. (2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır. (3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz. (4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Mal veya hizmet satımından kaçınma[98]

İş Yerindeki İletişim Kanalları ve Denetim Yetkisi

İş yerlerinde mesleki yazışmaların kurumsal e-posta ya da ikili ve çoklu WhatsApp grupları üzerinden yapılması, bu sistemlerin yönetimi ve denetimi iş yerinin çıkaracağı talimatlar ile hizmet sözleşmeleri dairesinde tayin edilir. Ancak işverenin denetim ve müdahale sınırları belirlenirken çalışanların özel hayatının gizliliği korunmalı; sözleşme hükümleri kamu düzenine ve Anayasa'nın 13. maddesinde ifadesini bulan temel hak ve hürriyetlerin özüne aykırılık taşımamalıdır.

Yargılamada WhatsApp Yazışmalarının Delil Niteliği

WhatsApp yazışmalarının yargılamada delil gücü tartışmalı bulunmakla birlikte, elde ediliş usulünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. ve 135. maddelerine uygun olması, veri sahibinin izninin bulunması veya yazışmanın muhatabınca delil maksadıyla ekran kaydı alınması hallerinde dava dosyasına sunulması mümkündür. Bu iletilerin özel hukuk uyuşmazlıklarında delil başlangıcı niteliğinde sayılabileceği kabul edilirken, ceza muhakemesinde başka somut delillerle desteklenmesi gereken bir delil vasfı taşıdığı değerlendirilir.

Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözülen metinler derhâl imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde elkonulabilir; şifrenin çözülmesi ve kopyaların alınması üzerine bu cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma yapılmaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir ve kâğıda yazdırılarak tutanağa kaydedilip ilgililerce imzalanır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ise yalnızca maddede sayılan katalog suçlarla ilgili olarak uygulanabilir. Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz; ayrıca şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz, kayda alma gerçekleştikten sonra bu durum anlaşılırsa kayıtlar derhâl yok edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135 – (1) (Değişik: 21/2/2014–6526/12 md.) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.[38] (Mülga son iki cümle: 24/11/2016-6763/26 md.) (2) (Ek: 21/2/2014–6526/12 md.) Talepte bulunulurken hakkında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir. (3) Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir.[39] (4) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir. (Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir. (5) Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için, mobil telefonun yeri, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir. Bu hususa ilişkin olarak verilen kararda, mobil telefon numarası ve tespit işleminin süresi belirtilir. Tespit işlemi en çok iki ay için yapılabilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir.[40] (6) (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır. Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir. (Ek cümleler: 24/11/2016-6763/26 md.) Cumhuriyet savcısı kararını yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir. (7) Bu madde hükümlerine göre alınan karar ve yapılan işlemler, tedbir süresince gizli tutulur. (8) Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91), 2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83), 3. İşkence (madde 94, 95), 4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102), 5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103), 6. (Ek: 21/2/2014 – 6526/12 md.) Nitelikli hırsızlık (madde 142) ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli dolandırıcılık (madde 158), 7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), 8. Parada sahtecilik (madde 197), 9. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/12 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/26 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç), 10. (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Fuhuş (madde 227), 11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235), 12. (Ek: 24/11/2016-6763/26 md.) Tefecilik (madde 241), 13. Rüşvet (madde 252), 14. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282), 15. (Değişik: 2/12/2014-6572/42 md.) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302) , 16. (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316), 17. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları. b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları. c) (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,[41] d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar. e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar. (9) Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz. Müdafiin bürosu ve yerleşim yeri
Gruptaki mesajların ekran görüntüsünü almak suç teşkil eder mi?

Veriler tahrif edilmedikçe, izinsiz yayılmadıkça ve ticari, bankacılık veya müşteri sırrı ifşa edilmedikçe delil saklamak gayesiyle ekran görüntüsü alınması haberleşmenin gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturmaz. Kişisel verileri kaydetme veya ele geçirme suçları bakımından ise failin amacının hukuka aykırı veri edinimi olmayıp ispat imkânını korumaya dayanması halinde bu suç tiplerinin oluşmayacağı değerlendirilmektedir.

Süreli mesaj özelliğinin kullanımı delil karartma suçu sayılır mı?

Süreli mesaj kaydının önceden sistemde yer alması ve taraflarca bilinmesi halinde paylaşımları silmeye rıza gösterildiği kabul edilerek hukuka aykırılığın bulunmadığı ileri sürülmekle birlikte; süreli mesaj tekniğiyle verilerin silinmesini sağlama fiili, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla yapıldığında Türk Ceza Kanunu'nun 281. maddesindeki suç delillerini yok etme suçu ve fikri içtima kuralları kapsamında sorumluluk doğurabilmektedir.

WhatsApp kayıtları ceza muhakemesinde tek başına delil olarak yeterli midir?

Kanuna uygun yöntemlerle elde edilmiş veya ilgilisi tarafından delil maksadıyla sunulmuş WhatsApp iletilerinin delil niteliği ve gücü tartışmalı bulunmakta; özel hukukta delil başlangıcı sayılabileceği kabul edilirken, ceza muhakemesinde başka somut delillerle desteklenmesi gereken delillerden olacağı değerlendirilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu