İş Davasında WhatsApp Yazışmalarının Delil Niteliği

by Avukat Erdal Ersoy
İş Davasında WhatsApp Yazışmalarının Delil Niteliği

WhatsApp Mesajlarının Hukuki Delil ve Belge Niteliği

Elektronik haberleşme kayıtları iş yargılamasında iddia ve savunmaların ispatında sıklıkla ileri sürülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199 uyarınca uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metinler, fotoğraflar, ses ve görüntü kayıtları ile elektronik ortamdaki veriler belge olarak kabul edilir. Bu düzenleme çerçevesinde WhatsApp yazışmaları da belge vasfı taşır. Ancak bir verinin belge niteliğinde olması, onun kesin delil sayılmasını gerektirmez. Mahkemeye sunulan mesaj çıktıları kural olarak hâkimin serbestçe takdir edeceği takdiri delil niteliğindedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Senetle ispat zorunluluğu

Hukuka Aykırı Delil Yasağı ve Kişisel Verilerin Korunması

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 uyarınca, hukuka aykırılık teşkil eden yöntemlerle temin edilen delillerin uyuşmazlığın ispatında hâkim tarafından gözetilmesi mümkün değildir. Maddenin dördüncü fıkrası uyarınca delilin kabul edilebilirliği mahkemenin değerlendirmesine tabidir. Bu usul güvenceleri işverenin gözetme borcuyla doğrudan bağlantılıdır. Türk Borçlar Kanunu m. 417/1 kapsamında işveren, çalışma düzeninde işçinin kişiliğine hürmet göstermek, dürüstlük kuralına uygun bir ortam oluşturmak ve işçiyi korumakla mükelleftir. Benzer şekilde anılan Kanun'un 419. maddesi, işçiye ait kişisel verilerin kullanımını işçinin göreve yatkınlığı veya iş sözleşmesinin gereklilikleri ile sınırlandırmış, özel kanun hükümlerini saklı tutmuştur. Kişilik haklarını zedeleyen bu neviden yükümlülük ihlallerine dayalı zararların giderimi ise Türk Borçlar Kanunu m. 417/3 gereğince akde aykırılık sorumluluğu esaslarına göre çözümlenir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
MADDE 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. İspat yükü
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 417Kaynağı aç
MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir. 2. Ev düzeni içinde çalışmada
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 419Kaynağı aç
MADDE 419- İşveren, işçiye ait kişisel verileri, ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir. Özel kanun hükümleri saklıdır. V. Ceza koşulu ve ibra

İşçilerin Kapalı Grup Yazışmaları ve Feshin Haksızlığı

İşçilerin kendi aralarında kurdukları mesajlaşma gruplarına ilişkin uyuşmazlıklarda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2018/10718 Esas ve 2019/559 Karar sayılı ilamı belirleyici ilkeler koymaktadır. Anılan karara göre WhatsApp sistemi kendi içinde korunan ve üçüncü kişilere kapalı olan bir haberleşme kanalıdır. İş akışını bozmadığı ve çalışmaları etkilemediği sürece işçilerin kendi aralarında grup kurarak iletişim kurmaları yasak değildir ve bu yazışmaların kişisel veri olarak korunması esastır. Kararda, bu nitelikteki grup mesajlarının gizlilik içeren kişisel veri vasfında olduğu, kaynağı ve nasıl temin edildiği anlaşılamayan yazışmalara dayanılarak iş sözleşmesinin feshedilmesinin haksız fesih teşkil ettiği hükme bağlanmıştır. Bu tür bir fesih sonucunda işçinin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerekir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/10718, K. 2019/559Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2018/10718 E.  ,  2019/559 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının 13.6.2014 tarihinde çağrıldığını ve arkadaşları arasında kullandıkları whatsapp kullanımı ile ilgili birbirlerine vermiş oldukları mesajların bir arkadaşlarının telefonundan tespit edildiği, mesajlarda işyeri aleyhinde görüşmelerin olduğu, bu nedenle istifa etmesinin lehine olduğu, istifa etmezse kendisine şirket tarafından manevi tazminat davası açılabileceği belirtilerek, davacıya istifa dilekçesi imzalatılmak istendiğini, davacının reddetmesi üzerine işten çıkarıldığını, whatsappın özel bir mesajlaşma sistemi olup kişilerin özel hayatı ile ilgili olduğunu, bu mesajların arkadaşının telefonundan baskı ile işverence alınmasının özel hayatın gizliliğine müdahale yani suç olduğunu, özel hayat kapsamındaki görüşmelerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini ve delil olarak kullanılamayacağını, davacının işverene işten çıkarılmasına neden olabilecek hakaret tarzında bir şey de demediğini, davacının iş aktine haksız son verildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, iş aktinin davalı tarafından haklı feshedildiğini, davacının, iş arkadaşları ile aralarında kurdukları mesajlaşma grubunda davalı şirket aleyhinde söylemlerde bulunduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme'nin 2014/472 Esas sayılı kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2017 tarihli kararı ile bozulduğu, dosya içerisinde bulunan hizmet cetveline, detay sicil bilgilerine, fesih tutanağına, banka hesap dökümüne, savunma yazısına, feshe dayanak yapılan mesajlaşma kayıtlarına, ücret bordrolarına, tanık beyanlarına, bilirkişi raporuna, bozma ilamına, bozma sonrası davalı vekili tarafından sunulan evraklara ve tüm dosya kapsamına göre delillerin değerlendirilmesi neticesinde; davacının 01.06.2012-13.06.2014 tarihleri arasında aylık çıplak brüt 1.075,00 TL ücret üzerinden davalı işveren nezdinde çalıştığı, iş akdinin davacı ve bir kısım iş arkadaşının cep telefonu üzerinden kullanılan whatsapp mesajlaşma ortamındaki yazışmaları gerekçe göstererek İş Kanunu'nun 25/2-b-e maddeleri uyarınca işveren tarafından feshedildiği, 13.06.2014 tarihli fesih bildiriminde davacının imzadan imtina ettiğine dair düzenlenmiş tutanağın dosyada olduğu ancak yazılı fesih bildiriminin ibraz edilmediği, mesajlarda işveren vekili sıfatı bulunan mağaza yöneticisi hakkında yapılan konuşmaların yer aldığı, bunların sataşma olarak değerlendirildiği, şirket çalışanlarının ücretlerine ilişkin bilgilerin yayılması ve çalışanları terfi etmemesi için bir takım şirket uygulamalarının yapıldığının belirtilmesinin 25/2-e maddesi kapsamında değerlendirilerek feshin gerçekleştirildiğinin beyan edildiği, mağaza yöneticisine sataşma niteliği taşıdığı belirtilen davacıya ait mesaj kayıtlarına rastlanmadığı, ancak davacının ve iş arkadaşlarının kendilerine ödenen ücretleri ve özellik satış primlerini yeterli bulmadıkları yönünde birbirleriyle mesajlaştığı, ayrıca davacının ücret yönünden memnuniyetsizliğini ifade ederken diğer arkadaşlarına "fazla gayretli çalışmamaları, çabalarının boşuna olacağı yönünde" telkinlerde bulunduğu, buna göre iş arkadaşlarına yönelik olan fazla gayretli çalışmalarının boşuna olacağı şeklindeki mesajların İş Kanunu 25/2-e kapsamında haklı bir fesih nedeni olarak kabul edileceği, davacı taraf whatsapp kullanımı ile ilgili işyerine yöneltilmiş olmayan mesajların muhatap olmayan işyeri yetkilileri tarafından baskı ile alınarak deşifre edilmesinin özel hayatın gizliliğine müdahale niteliğinde olduğunu, suç teşkil ettiğini, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olup delil olarak kullanılamayacağını ileri sürmüş ise de davacı savunmasında whatsapp daki konuşma metinlerinin kendisine ait olduğunu, ancak içeriğinde küfürlü konuşmalara kendisinin girmediğini, sohbet amaçlı kurulmuş grubun bu aşamaya gelmesinin üzücü bir durum olduğunu, telefonun numarasının kendisine ait olduğunu ve kullanmakta olduğunu beyan ettiği, davacının sözleşmesi gereği almış olduğu ücreti ve prim sistemleri hakkında hiç kimseyle paylaşmaması gerektiği, oysaki ister mesaj atma kanalı ile ister birebir özel görüşmede isterse toplu bir alanda açıklanmış olmasının hiçbir farkının bulunmadığı, davacının sözleşmeye aykırı bir şekilde doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayarak hareket ettiği, whatsapp mesaj sistemine yazılan mesajların o gruba üye olanlar tarafından görülüyor olmasının sözleşme ihlali için yeterli kabul edileceği, işverenin bu mesajlara yasadışı yollarla ulaştığı hususunda somut bir delilin ortaya konulamadığı, davacının savunmasının 05/06/2014 tarihinde alınmış olduğu, davalı Şirket Mağazalar Denetim Müdürlüğü tarafından feshe konu olay ile ilgili 11/06/2014 tarihli soruşturma raporu düzenlendiği ve davacının iş akdinin 13/06/2014 tarihinde feshedilmiş olduğu, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi nedeniyle 6 iş günlük hak düşürücü sürenin başlamayacağı ve raporun düzenlendiği tarih itibariyle hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu, bu nedenle iş akdi haklı nedenle işveren tarafından feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatı kazanamayacağından bu yöndeki taleplerinin reddine karar verildiği, davacının kıdemine göre hak kazandığı izin süresinden izin dökümü ve puantaj kayıtları birlikte değerlendirildiğinde 17 günlük izin kullandığı tespit edilmekle, bakiye izin süresinin karşılığı olan ücretin de bordroda tahakkuk edilerek ödenmiş olduğu, bu yönüyle izin alacağı talebinin de sabit görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talepleri bakımından; Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içiresinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve 3. kişilere kapalı bir konumdadır. Dolayısı ile işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaların etkilemediği sürece bir grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır. Somut uyuşmazlıkta, whatsapp konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğundan, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak iş aktinin feshi haksız olup, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddi hatalıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazışmanın Tarafı Olma ile Üçüncü Kişilerin Müdahalesi

Yazışmayı dosyaya sunan kişinin iletişimde taraf olup olmaması delilin hukuki değerlendirmesinde önem taşır. İşçinin bizzat tarafı olduğu bir konuşmayı, örneğin amiriyle yaptığı ücret görüşmesini ya da çalışma talimatlarını mahkemeye sunması ile üçüncü kişilerin haberleşmesine gizlice müdahale edilmesi hukuken farklı sonuçlar doğurur. Buna karşılık konuşmanın tarafı olunması, mesajların sınırsız bir biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez. Taraf olunan yazışmaların dahi yalnızca uyuşmazlığın ispatı için gerekli olduğu ölçüde ve orantılı biçimde dava dosyasına sunulması gerekir.

Ekran Görüntülerinin Güvenilirliği ve Noter Tespiti

Dava dosyasına yalnızca mesaj ekran görüntüsünün sunulması ispat açısından tek başına her zaman yeterli ve güvenilir kabul edilmeyebilir. Telefon rehberinde kayıtlı isimlerin değiştirilebilmesi, aradaki mesajların silinmesi suretiyle bağlamın koparılabilmesi veya dijital görseller üzerinde teknik değişiklikler yapılabilmesi ihtimali mevcuttur. Bu nedenle mesajların bütünlüğü, telefon numaraları ve zaman kayıtları önem arz eder. Noter tespit tutanağı ise belirli bir tarihte cihaz üzerinde hangi verilerin kayıtlı olduğunu tespit etmesi bakımından delili güçlendirebilirse de iletinin gerçekten karşı taraftan gönderildiğini ya da tespitten önce tahrif edilmediğini tek başına kesin olarak kanıtlamaz.

İşe İade Davalarında İspat Yükü ve Kanuni Süreler

4857 sayılı İş Kanunu m. 20/2 uyarınca fesih gerekçesinin geçerliliğini ispatlama külfeti işveren üzerindedir; buna karşılık işçi feshin öne sürülenden farklı bir nedene dayandığını ileri sürerse bunu ispatlamak durumundadır. İşveren feshi mesaj kayıtlarına dayandırıyorsa iletilere hukuka uygun yollardan eriştiğini ve yazışmaların çalışma ilişkisini sürdürülemez boyuta taşıdığını göstermelidir. Fesih bildiriminde gerekçe gösterilmemesi ya da gösterilen nedenin geçerli olmaması hâlinde işçi, 4857 sayılı Kanun m. 20/1 uyarınca bildirimin tebliğinden başlayarak bir aylık süre zarfında arabuluculuk sürecini işletmelidir. Arabuluculuk aşamasında uzlaşma sağlanamaması durumunda, son tutanak tarihinden itibaren iki haftalık hak düşürücü süre içinde iş mahkemesinde dava ikame edilebilir veya mutabakat sağlandığı takdirde aynı sürede özel hakem yoluna gidilebilir. Arabuluculuk şartı yerine getirilmeden doğrudan açılan davalarda verilen usulden ret kararının kesinleşip taraflara resen tebliğ edilmesini takip eden iki hafta içinde de arabulucuya başvuru imkânı tanınmıştır. Yargılama süreci 4857 sayılı Kanun m. 20/3 doğrultusunda ivedi usulde yürütülür ve istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi ivedilikle kesin karar verir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. (Değişik üçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir. (İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72 sayılı Kararı ile.) Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
WhatsApp mesajları iş davasında kesin delil midir?

Hayır, elektronik ortamdaki veriler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199 gereğince belge niteliğinde olsa da kural olarak tek başına kesin delil değil, hâkimin serbestçe değerlendireceği takdiri delildir.

Kaynağı açıklanamayan WhatsApp konuşmasıyla işçi işten çıkarılabilir mi?

Hayır, kapalı grup konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğindedir; nasıl temin edildiği anlaşılamayan yazışmalara dayanılarak yapılan fesih haksız olup kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir.

Noter tespiti yapılmış mesaj ekran görüntüsü kesin ispat sağlar mı?

Noter tespit tutanağı cihazda anılan tarihte var olan görüntüyü doğrular; ancak mesajın gerçekten muhatap tarafından gönderildiğini ve tahrif edilmediğini tek başına kesin olarak ispatlamaz.

İşe iade davasında ispat yükü kime aittir ve başvuru süresi ne kadardır?

4857 sayılı Kanun m. 20 uyarınca feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükü işverene aittir; işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu