Vesayet, kişinin kendini ve malvarlığını hukuken koruyamadığı ya da korumasının beklenemeyeceği hallerde menfaatlerini güvence altına almak üzere işletilen bir koruma mekanizmasıdır. Bu kurum, hukuki işlem ehliyeti sınırlandırılan kısıtlılar ile velayet altında bulunmayan küçüklerin haklarının gözetilmesi amacıyla öngörülmüştür. Vesayet ilişkisi ilgililerin tek taraflı iradesi veya tayini ile kurulamaz; kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde yargısal karar ile doğar.
Küçüklük ve Ergin Olmayanların Kısıtlanması
Küçüklük nedeniyle vesayet, küçüğün velayet altında bulunmadığı veya velayet ilişkisinin fiilen yürütülemediği durumlarda küçüğün menfaatlerinin korunması için gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu'nun 419. maddesi uyarınca vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin çocuklar ise kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 419Kaynağı aç
Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Sebebiyle Kısıtlama
Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen ya da korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Kanunun 409. maddesi gereğince bu sebeple kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir; rapor tanzimi için lüzum bulunması halinde aynı Kanun'un 436. maddesi hükümleri tatbik edilir. Hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 405Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 409Kaynağı aç
Görevlerini icra ederken vesayet altına alınmayı gerektiren bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, durumu derhâl yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.
Savurganlık, Bağımlılık, Kötü Yaşama Tarzı ve Kötü Yönetim
Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi gereğince savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. Mahkeme bu incelemede yalnızca alışkanlığın varlığını değil; eylemlerin kişiyi veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesini, kişinin sürekli korunmaya muhtaçlığını veya alternatif olarak başkalarının güvenliğini tehdit edip etmediğini değerlendirir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 406Kaynağı aç
Kişinin Kendi İsteği Üzerine Kısıtlanması
Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesi uyarınca yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını talep edebilir. Kanunun 409. maddesi uyarınca bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle vesayet altına alınamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 408Kaynağı aç
Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Nedeniyle Vesayet
Kesinleşmiş hapis cezasının infazı altında bulunan kişilerin dış dünyayla ilişkilerinin kesilmesi, hak takibi ve malvarlığı yönetiminde hukuki temsil ihtiyacı doğurur. Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilir. Cezayı infazla görevli makam bu durumu derhâl vesayet makamına bildirir; vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
Yetkili Mahkeme ve Yargılamada İlgilinin Dinlenmesi
Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesi uyarınca vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 19. maddesi gereğince yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/13199 Esas ve 2021/14434 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere vesayet işlerinde yerleşim yeri esasına dayalı yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 412. maddesi gereğince vesayet altındaki kişi izin almadıkça yerleşim yerini değiştiremez; izin olmaksızın dosya takibinde ilk vesayet makamı yetkilidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 411Kaynağı aç
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4745, K. 2024/7888Kaynağı aç
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/13199, K. 2021/14434Kaynağı aç
Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişinin belirli konularda görüşü alınabilir ve vasinin işlemlerine karşı şikâyet yolları gündeme gelebilir.
Vasi Atanması ve Göreve İlişkin Esaslar
Vasi tayininde kural olarak kısıtlı adayının eşi veya yakın hısımları öncelikli kabul edilir. Ancak taraflar arasında menfaat çatışması, husumet, güven problemi veya vasiliğe engel bir durum bulunması halinde mahkeme üçüncü bir kişiyi vasi olarak atayabilir.
Vasi olarak atanan kimse; yaş, sağlık durumu, yoğun aile sorumlulukları veya kamu görevleri gibi haklı sebeplerin varlığı durumunda bu görevi üstlenmek istemeyebilir.
Vasinin Yükümlülükleri ve İzne Tabi İşlemler
Vasi göreve başladığında yönetilecek malvarlığına ilişkin bir defter (envanter) düzenlemekle yükümlüdür. Vesayet kararının mahkemece ilan edilmesi ise üçüncü kişilerin bu ilişki kapsamındaki iyiniyet iddiasını sınırlandırır.
Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesi gereğince vesayet makamının iznini gerektiren başlıca işlemler şunlardır: taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka ayni hak kurulması; olağan yönetim dışındaki taşınır veya diğer malvarlığı haklarının devri veya rehni; olağan yönetimi aşan yapı işleri; ödünç alma ve verme; kambiyo taahhüdü altına girme; bir yıl veya daha uzun süreli ürün ile üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması; meslek veya sanat icrası; acele hallerdeki geçici önlemler saklı kalmak üzere dava açma, sulh, tahkim ve konkordato; mal rejimi sözleşmeleri, miras paylaştırması ve pay devri sözleşmeleri; aciz beyanı; hayat sigortası yaptırılması; çıraklık sözleşmesi düzenlenmesi; koruma amacıyla kuruma yerleştirme ve ilgilinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 462Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 463. maddesi uyarınca kişinin hukuki statüsünü veya mali durumunu köklü biçimde etkileyen işlemlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni zorunludur. Bu işlemler arasında evlat edinme veya evlat edinilme; vatandaşlığa girme veya vatandaşlıktan çıkma; bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi ya da önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması; ömür boyu aylık veya gelir bağlama ile ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması; mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması; küçüğün ergin kılınması ve vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması yer alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 463Kaynağı aç
Vasinin Görevden Alınması ve Vesayetin Sona Ermesi
Vasi görevini ağır şekilde savsakladığında, yetkilerini kötüye kullandığında veya güven sarsıcı davranışlar sergilediğinde mahkeme tarafından görevden alınabilir. Vasinin görevi sona erse dahi yeni vasi göreve başlayıncaya kadar kısıtlının zarara uğramasını önleyecek zorunlu işleri yürütme yükümlülüğü devam eder.
Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması durumunda vesayet ilişkisi bazı hallerde kendiliğinden sona ererken bazı hallerde mahkeme kararıyla kaldırılır. Türk Medeni Kanunu'nun 474. maddesi gereğince akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 474Kaynağı aç
Vesayet kararının ilanı hangi hukuki sonucu doğurur?
Vesayet kararının ilan edilmesi, üçüncü kişilerin kısıtlı ile gerçekleştirdikleri hukuki işlemlerde iyiniyet iddiasında bulunmasını sınırlandırır.
Akıl hastalığı sebebiyle tesis edilen vesayet nasıl kaldırılır?
Türk Medeni Kanunu'nun 474. maddesi uyarınca kısıtlama sebebinin kalktığı resmî sağlık kurulu raporu ile belgelendiğinde vesayet makamının kararıyla kaldırılır.
Hangi durumlarda vasilik görevi üstlenilmek istenmeyebilir?
Kişi yaş, sağlık durumu, yoğun aile sorumlulukları veya yürüttüğü kamu görevleri gibi haklı sebepler bulunduğunda bu görevi üstlenmek istemeyebilir.
Kısıtlama davasında hâkimin kişiyi dinlemesi hangi hallerde aranır?
Savurganlık, kötü yönetim, bağımlılık durumlarında veya kişinin kendi isteğiyle vesayet talep ettiği hallerde ilgilinin dinlenmesi zorunludur; akıl hastalığı veya zayıflığında ise hâkim raporu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilir.
Cezaevindeki hükümlülerin vesayet altına alınmasında hangi kural geçerlidir?
Kesinleşmiş hapis cezası infaz edilen hükümlü kural olarak isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır; ceza süresi toplam beş yıl veya daha fazla ise gerekli görülmesi halinde isteği aranmaksızın da kısıtlanabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

