Vesayet Nedir? Vasi Atanması ve Kısıtlama Hukuki Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Vesayet Nedir? Vasi Atanması ve Kısıtlama Hukuki Süreci

Vesayet, kişinin kendini ve malvarlığını hukuken koruyamadığı ya da korumasının beklenemeyeceği hallerde menfaatlerini güvence altına almak üzere işletilen bir koruma mekanizmasıdır. Bu kurum, hukuki işlem ehliyeti sınırlandırılan kısıtlılar ile velayet altında bulunmayan küçüklerin haklarının gözetilmesi amacıyla öngörülmüştür. Vesayet ilişkisi ilgililerin tek taraflı iradesi veya tayini ile kurulamaz; kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde yargısal karar ile doğar.

Küçüklük ve Ergin Olmayanların Kısıtlanması

Küçüklük nedeniyle vesayet, küçüğün velayet altında bulunmadığı veya velayet ilişkisinin fiilen yürütülemediği durumlarda küçüğün menfaatlerinin korunması için gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu'nun 419. maddesi uyarınca vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin çocuklar ise kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 419Kaynağı aç
Madde 419- Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velâyet altında bırakılır. II. Geçici önlemler

Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Sebebiyle Kısıtlama

Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen ya da korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Kanunun 409. maddesi gereğince bu sebeple kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir; rapor tanzimi için lüzum bulunması halinde aynı Kanun'un 436. maddesi hükümleri tatbik edilir. Hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 405Kaynağı aç
Madde 405- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 409Kaynağı aç
Madde 409- Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. (Değişik cümle:2/3/2024-7499/6 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. II. İlân

Görevlerini icra ederken vesayet altına alınmayı gerektiren bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, durumu derhâl yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.

Savurganlık, Bağımlılık, Kötü Yaşama Tarzı ve Kötü Yönetim

Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi gereğince savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. Mahkeme bu incelemede yalnızca alışkanlığın varlığını değil; eylemlerin kişiyi veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesini, kişinin sürekli korunmaya muhtaçlığını veya alternatif olarak başkalarının güvenliğini tehdit edip etmediğini değerlendirir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 406Kaynağı aç
Madde 406- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

Kişinin Kendi İsteği Üzerine Kısıtlanması

Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesi uyarınca yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını talep edebilir. Kanunun 409. maddesi uyarınca bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle vesayet altına alınamaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 408Kaynağı aç
Madde 408- Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.[26] C. Usul I. İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu

Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Nedeniyle Vesayet

Kesinleşmiş hapis cezasının infazı altında bulunan kişilerin dış dünyayla ilişkilerinin kesilmesi, hak takibi ve malvarlığı yönetiminde hukuki temsil ihtiyacı doğurur. Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
Madde 407- (Değişik:2/3/2024-7499/5 md.) Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır. IV. İstek üzerine

Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilir. Cezayı infazla görevli makam bu durumu derhâl vesayet makamına bildirir; vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.

Yetkili Mahkeme ve Yargılamada İlgilinin Dinlenmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesi uyarınca vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 19. maddesi gereğince yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/13199 Esas ve 2021/14434 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere vesayet işlerinde yerleşim yeri esasına dayalı yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 412. maddesi gereğince vesayet altındaki kişi izin almadıkça yerleşim yerini değiştiremez; izin olmaksızın dosya takibinde ilk vesayet makamı yetkilidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 411Kaynağı aç
Madde 411- Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. B. Yerleşim yerinin değişmesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4745, K. 2024/7888Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2024/4745 E.  ,  2024/7888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/617 Esas, 2024/618 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Kars Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.11.2012 Tarihli ve 2012/494 Esas, 2012/621 Karar Sayılı Kararı Kısıtlı …, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 405 inci maddesi gereğince kısıtlanmıştır. Mahkemece 17.08.2016 tarihli ek kararla, kısıtlının ikametinin Kırıkkale ili olduğu gerekçesiyle yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ve mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. B. Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.01.2017 Tarihli ve 2016/913 Esas, 2017/63 Karar Sayılı Kararı Kısıtlının kısıtlılık halinin devamına karar verilmiş, mahkemenin 12.07.2019 tarihli ek kararıyla da kendisine … vasi olarak atanmıştır. Vasi 05.10.2023 tarihli dilekçesi ile, kısıtlının Antalya ilindeki bakım kurumuna nakil olduğu için vasilik görevine son verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13.12.2023 tarihli ek kararla, kısıtlının yerleşim yeri adresinin Özel Mukaddes Aksoy Bakım Merkezi Döşemealtı/Antalya olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. C. Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.03.2024 Tarihli ve 2024/617 Esas, 2024/618 Karar Sayılı Kararı Vesayet işlerinde yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen nazara alınması gerektiği, dosya kapsamında yapılan incelemede vesayet makamı olan Kırıkkale Sulh Hukuk Mahkemesine adres değiştirilmesine izin mahiyetinde açıkça bir talep olmadığı gibi vesayet makamınca da yerleşim yeri değişikliğine izne dair herhangi bir karar verilmeden salt kişinin Antalya'da bulunan bakımevine taşınacağından bahisle yetkisizlik kararı verilmesi yetkili yer mahkemesini değiştirmeyeceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 405 inci maddesi uyarınca kısıtlanan kısıtlının vasisinin görevine son verilmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” 3. 4721 sayılı Kanun’un “Vesayet işlerinde yetki” başlıklı 411 inci maddesi şöyledir: “Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.” 4. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yerinin değişmesi” başlıklı 412 nci maddesi şöyledir: “Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.” C. Değerlendirme Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun’un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığı gibi kısıtlı veya vasinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi de olmadığından vesayet dosyasının takibi ile ilgili karar vermekte Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/13199, K. 2021/14434Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2021/13199 E.  ,  2021/14434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KÜÇÜK : … Kayyım tayini istemine ilişkin olarak açılan davada, … Sulh Hukuk ile … 8. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: – K A R A R – Dava, kayyım tayini istemine ilişkindir. … Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, kayyım tayini istenilen küçüğün alınan nüfus kayıt örneğinde yerleşim yerinin “… Mah. 3…. Sk. No:12 İç Kapı No:1 …/…” olduğunun görüldüğü gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. … 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce ise, kolluğa yazılan müzekkere cevabında küçüğün bildirilen adreste ikamet etmediği, adres kayıt sistemi üzerinde yapılan inceleme neticesinde "… Cad. No:30H İç Kapı No:19 …/…" adresinde ikamet ettiğinin bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. 4721 sayılı TMK'da kayyımlık; temsil kayyımlığı (TMK'nın m. 426), yönetim kayyımlığı (TMK'nın m. 427) ve isteğe bağlı kayyımlık (TMK'nın m. 428) olmak üzere üç türde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin hukuki sonuçları birbirinden farklı olup, aynı Kanun'un 403. maddesine göre kayyımın, belirli işleri görmek ya da mal varlığını yönetmek için atanacağı hüküm altına alınmıştır. Temsil kayyımlığı TMK'nın 426. maddesinde; "Vesayet makamı, ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar.” şeklinde düzenlenmiştir. TMK'nın 403/3. ve 431. maddeleri uyarınca vasinin atanmasına ilişkin hükümlerin, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım atanması hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Vesayet işlerinde yetki TMK'nın 411. maddesine göre; "Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir" şeklindedir. Temsil kayyımı atanmasında yetkili mahkeme TMK'nın 430/1. maddesinde; "Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır" şeklinde belirtilmiştir. Kayyım atanmasına ilişkin davada kesin yetki söz konusu olup, bu yön kamu düzenine ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan kolluk araştırması sonucunda, dava tarihi itibariyle kayyım tayini istenilen küçüğün …/… adresinde ikamet ettiği anlaşıldığından uyuşmazlığın … 8. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişinin belirli konularda görüşü alınabilir ve vasinin işlemlerine karşı şikâyet yolları gündeme gelebilir.

Vasi Atanması ve Göreve İlişkin Esaslar

Vasi tayininde kural olarak kısıtlı adayının eşi veya yakın hısımları öncelikli kabul edilir. Ancak taraflar arasında menfaat çatışması, husumet, güven problemi veya vasiliğe engel bir durum bulunması halinde mahkeme üçüncü bir kişiyi vasi olarak atayabilir.

Vasi olarak atanan kimse; yaş, sağlık durumu, yoğun aile sorumlulukları veya kamu görevleri gibi haklı sebeplerin varlığı durumunda bu görevi üstlenmek istemeyebilir.

Vasinin Yükümlülükleri ve İzne Tabi İşlemler

Vasi göreve başladığında yönetilecek malvarlığına ilişkin bir defter (envanter) düzenlemekle yükümlüdür. Vesayet kararının mahkemece ilan edilmesi ise üçüncü kişilerin bu ilişki kapsamındaki iyiniyet iddiasını sınırlandırır.

Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesi gereğince vesayet makamının iznini gerektiren başlıca işlemler şunlardır: taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka ayni hak kurulması; olağan yönetim dışındaki taşınır veya diğer malvarlığı haklarının devri veya rehni; olağan yönetimi aşan yapı işleri; ödünç alma ve verme; kambiyo taahhüdü altına girme; bir yıl veya daha uzun süreli ürün ile üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması; meslek veya sanat icrası; acele hallerdeki geçici önlemler saklı kalmak üzere dava açma, sulh, tahkim ve konkordato; mal rejimi sözleşmeleri, miras paylaştırması ve pay devri sözleşmeleri; aciz beyanı; hayat sigortası yaptırılması; çıraklık sözleşmesi düzenlenmesi; koruma amacıyla kuruma yerleştirme ve ilgilinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 462Kaynağı aç
Madde 462- Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir: 1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması, 2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi, 3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri, 4. Ödünç verme ve alma, 5. Kambiyo taahhüdü altına girme, 6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması, 7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması, 8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması, 9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması, 10. Borç ödemeden aciz beyanı, 11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması, 12. Çıraklık sözleşmesi yapılması, 13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi, 14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi. II. Denetim makamından

Türk Medeni Kanunu'nun 463. maddesi uyarınca kişinin hukuki statüsünü veya mali durumunu köklü biçimde etkileyen işlemlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni zorunludur. Bu işlemler arasında evlat edinme veya evlat edinilme; vatandaşlığa girme veya vatandaşlıktan çıkma; bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi ya da önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması; ömür boyu aylık veya gelir bağlama ile ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması; mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması; küçüğün ergin kılınması ve vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması yer alır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 463Kaynağı aç
Madde 463- Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir: 1. Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi, 2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması, 3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması, 4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması, 5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması, 6. Küçüğün ergin kılınması, 7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması. C. Rapor ve hesapların incelenmesi

Vasinin Görevden Alınması ve Vesayetin Sona Ermesi

Vasi görevini ağır şekilde savsakladığında, yetkilerini kötüye kullandığında veya güven sarsıcı davranışlar sergilediğinde mahkeme tarafından görevden alınabilir. Vasinin görevi sona erse dahi yeni vasi göreve başlayıncaya kadar kısıtlının zarara uğramasını önleyecek zorunlu işleri yürütme yükümlülüğü devam eder.

Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması durumunda vesayet ilişkisi bazı hallerde kendiliğinden sona ererken bazı hallerde mahkeme kararıyla kaldırılır. Türk Medeni Kanunu'nun 474. maddesi gereğince akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 474Kaynağı aç
Madde 474- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir. 3. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimde
Vesayet kararının ilanı hangi hukuki sonucu doğurur?

Vesayet kararının ilan edilmesi, üçüncü kişilerin kısıtlı ile gerçekleştirdikleri hukuki işlemlerde iyiniyet iddiasında bulunmasını sınırlandırır.

Akıl hastalığı sebebiyle tesis edilen vesayet nasıl kaldırılır?

Türk Medeni Kanunu'nun 474. maddesi uyarınca kısıtlama sebebinin kalktığı resmî sağlık kurulu raporu ile belgelendiğinde vesayet makamının kararıyla kaldırılır.

Hangi durumlarda vasilik görevi üstlenilmek istenmeyebilir?

Kişi yaş, sağlık durumu, yoğun aile sorumlulukları veya yürüttüğü kamu görevleri gibi haklı sebepler bulunduğunda bu görevi üstlenmek istemeyebilir.

Kısıtlama davasında hâkimin kişiyi dinlemesi hangi hallerde aranır?

Savurganlık, kötü yönetim, bağımlılık durumlarında veya kişinin kendi isteğiyle vesayet talep ettiği hallerde ilgilinin dinlenmesi zorunludur; akıl hastalığı veya zayıflığında ise hâkim raporu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilir.

Cezaevindeki hükümlülerin vesayet altına alınmasında hangi kural geçerlidir?

Kesinleşmiş hapis cezası infaz edilen hükümlü kural olarak isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır; ceza süresi toplam beş yıl veya daha fazla ise gerekli görülmesi halinde isteği aranmaksızın da kısıtlanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu