Aile Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk ve Dava Şartı

by Avukat Erdal Ersoy
Aile Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk ve Dava Şartı

Aile hukukunda arabuluculuk, tarafların konu üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken zorunlu bir dava şartıdır. Kamu düzenini etkileyen aile hukuku uyuşmazlıklarında ise arabuluculuk dava şartı değildir ve yasaklanmıştır.

Zorunlu arabuluculuk ve yasaklanan uyuşmazlıklar

Dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk, bütün aile uyuşmazlıklarına değil, tarafların serbestçe tasarrufta bulunabileceği konulara bağlanmıştır. Bu kapsamdaki örneklerden biri, nişanın haksız yere bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi veya maddi ve manevi tazminat taleplerinden doğan uyuşmazlıklardır. Bu örnek, zorunlu arabuluculuğun yalnız bu taleplerden ibaret olduğu anlamına gelmez.

Kamu düzenini etkileyen uyuşmazlıklarda arabuluculuk hem dava şartı olmaktan çıkarılmış hem de yasaklanmıştır. Bu alandaki örnekler arasında aile içi şiddetin söz konusu olduğu uyuşmazlıklar ile boşanma davası sürerken mahkeme tarafından alınabilecek tedbirlere ilişkin uyuşmazlıklar yer alır. Tedbir nafakası ve aile konutunun kullanımı bu tedbir örnekleri arasındadır.

Başvuru, yetki ve arabulucunun belirlenmesi

Başvuru, aile hukukuna ilişkin uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkemenin bağlı bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Başvuru, arabuluculuk bürosundaki formların doldurulup büroya verilmesiyle yapılabileceği gibi UYAP Vatandaş Portal üzerinden çevrim içi de yapılabilir.

Yetkisiz arabuluculuk bürosuna başvurulması üzerine süreç başlamışsa yetki itirazı ilk toplantıya kadar ileri sürülür.

Taraflar arabulucuyu kendileri belirleyebilir. Belirlenen kişinin arabuluculuk siciline kayıtlı olması zorunludur. Tarafların bu konuda ortak kararı yoksa atamayı başvurulan arabuluculuk bürosu yapar.

İlk oturum ve sürecin sona ermesi

Sürecin devam edebilmesi için tarafların ilk oturuma katılması zorunludur. Taraflardan biri katılmazsa arabulucu son tutanak düzenler ve süreç sona erer. Katılmamaya ilişkin bir mazeret varsa mazeretin geçerliliğini arabulucu takdir eder.

Süre bakımından iki ölçü bir arada anılmaktadır. Bir ölçüye göre zorunlu arabuluculuk süreci en fazla üç hafta sürer ve zorunluluk hâlinde arabulucu bu süreyi bir hafta uzatabilir. Diğer ölçüye göre ilk toplantıda uzlaşma sağlanamazsa azami dört hafta içinde yeni toplantılar planlanır; azami dört hafta içinde uzlaşılamaması da süreci sona erdirebilecek hâller arasında sayılır. Bu iki ölçüden biri diğerinin yerine kesin süre kuralı olarak alınamaz.

Süreç; tarafların uzlaşması, arabulucunun taraflara ulaşamaması, taraflardan birinin ilk toplantıya katılmaması veya taraflardan birinin ölmesiyle de sona erebilir. Uzlaşılamaması ya da taraflardan birinin yokluğu nedeniyle toplantı yapılamaması sonucu süreç sona ererse uyuşmazlık hakkında dava açılabilir.

Son tutanak ve icra edilebilirlik şerhi

Arabulucunun düzenlediği son tutanak; arabulucu, taraflar ve varsa vekilleri tarafından imzalanarak arabuluculuk bürosuna teslim edilir.

Son tutanaktaki hususların icra edilebilmesi için arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması öngörülür. Tarafların kendi iradeleriyle yerine getirmeyi taahhüt ettiği edimler ise şerh olmadan da ifa edilebilir. Noter huzurunda düzenlenen veya noter onaylı son tutanaklar resmî belge niteliğinde sayıldığından şerh alınmadan icraya konulabilir.

Dava, gizlilik, temsil ve sürelerin işlemesi

Arabuluculuk sonrasında aile hukukuna ilişkin dava ancak uzlaşılamayan konular hakkında açılabilir. Taraflar arabuluculukta uzlaştıkları konular hakkında yeniden dava açamaz.

Son tutanak dava dilekçesine eklenmezse mahkeme, eksikliğin giderilmesi için taraflara bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde son tutanak eklenmezse dava usulden reddedilir.

Taraflar, görüşmelerde ileri sürülen bilgi ve belgelerin gizliliğini korumakla yükümlüdür. Dosyaya atanan arabulucu da süreçte edindiği bilgileri korumakla yükümlüdür. Olumsuz sonuçlanan süreçten sonra açılan davada süreçteki teklifler, öneriler, beyanlar ve uyuşmazlığın giderilmesi için verilen teklifler dava konusu edilemez. Açılan davada süreci hangi tarafın başlattığına ilişkin bilgiler de gizli tutulur.

Aile hukukundaki zorunlu arabuluculukta avukatla temsil zorunlu değildir. İhtiyari arabuluculuğa tabi konularda taraflar süreci başlatma, yürütme ve sona erdirme bakımından serbesttir. Bu serbestlik zorunlu arabuluculuk sürecine genişletilemez.

Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler arabuluculuk başvurusunun yapılmasıyla durur. Son tutanağın imzalanmasıyla bu süreler yeniden işlemeye başlar.

Aile hukukunda arabuluculuk her uyuşmazlıkta zorunlu mudur?

Hayır. Zorunluluk, tarafların serbestçe tasarruf edebildiği uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce yerine getirilecek dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kamu düzenini etkileyen aile uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı değildir ve yasaktır.

Yetkisiz büroya başvurulursa itiraz ne zamana kadar yapılır?

Süreç yetkisiz büroya başvuru üzerine başlamışsa yetki itirazı ilk toplantıya kadar ileri sürülür.

İlk oturuma katılmayan taraf süreci sürdürebilir mi?

Hayır. İlk oturuma katılım sürecin devamı için zorunludur. Taraflardan biri katılmazsa son tutanak düzenlenir ve süreç sona erer. İleri sürülen mazeretin geçerliliğini arabulucu takdir eder.

Anlaşılan konu için yeniden dava açılabilir mi?

Hayır. Taraflar arabuluculukta uzlaştıkları konular hakkında yeniden dava açamaz. Dava ancak uzlaşılamayan konular bakımından açılabilir.

Zorunlu aile arabuluculuğunda avukat tutmak şart mıdır?

Hayır. Aile hukukundaki zorunlu arabuluculuk sürecinde avukatla temsil zorunlu değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu