Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları

TMK 165 Kapsamında Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Koşulları

Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesi uyarınca, eşlerden birinin akıl hastası olması durumunda boşanma davası açılabilmesi belirli yasal şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu hükme göre davanın kabulü için davalı eşin akıl hastası olması, bu sebeple ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir. Kanun metninde hastalığın ne kadar süredir devam ettiğine dair herhangi bir süre şartı öngörülmemiştir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 165Kaynağı aç
Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. VI. Evlilik birliğinin sarsılması

Boşanmaya karar verilebilmesi için mahkemece aldırılacak sağlık kurulu raporunda akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığı yönünde açık bir açıklamanın yer alması gerekir. Hastalığın iyileşme ihtimali hakkında bu tespiti içermeyen bir sağlık kurulu raporu, Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesi kapsamı karşısında yetersiz olup hükme esas alınmaya elverişli değildir.

Resmî Sağlık Kurulu Raporu ve Çekilmezlik Olgusunun Tespiti

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/22120 Esas ve 2014/4922 Karar sayılı ilamına göre, davalının hastalığının geçmesine olanak bulunup bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporu ile tıbben belirlenmeden salt tanık beyanlarına dayanılarak çekilmezlik olgusu saptanamaz ve eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Mahkemece resmî sağlık kurulu raporu tespiti ile dosyada mevcut tedavi evraklarında tespit edilen bulgular birlikte değerlendirilerek hastalığın ortak hayatı davacı eş için çekilmez hâle getirip getirmeyeceği belirlenmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22120, K. 2014/4922Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2013/22120 E.  ,  2014/4922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Yayladağı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :06.06.2013 NUMARASI :Esas no:2012/71 Karar no:2013/87 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, akıl hastalığı sebebiyle boşanma (TMK md. 165) isteğine ilişkindir. Mahkemece; "davalının şizofren olduğu" kabul edilmiş, "bu hastalığın ortak hayatı davacı eş için çekilmez hale getirdiği kanıtlanamadığı" gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davalının "şizofren" tanısıyla ilki 15.06.2012 ile 02.08.2012 tarihleri, ikincisi 09.11.2012 ile 23.12.2012 tarihleri arasında olmak üzere iki kez ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde yatırılarak tedaviye alındığı, 18.01.2013 tarihli resmi sağlık kurulu raporunda "şizofreni" tanısı konulduğu, medeni hakları kullanamayacağı ve başkalarının bakımına muhtaç olduğu bildirilmiştir. Bu rapora dayanılarak davalı vesayet altına alınmıştır. Dosyaya alınan, tedavisiyle ilgili evraklarda, öz bakımının azaldığı, duygulanımının künt, dikkatinin azaldığı, iç görüsünün bulunmadığına ilişkin tespitler yer almaktadır. Davalının hastalığının geçmesine tıbben olanak bulunup bulunmadığı raporda belirtilmemiştir. Bu haliyle rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. O halde, mahkemece davalının hastalığının geçmesine olanak bulunup bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile tespiti, bunun sonucuna ve dosyada mevcut tedavi evraklarında tespit edilen bulgulara göre hastalığın ortak hayatı davacı eş için çekilmez hale getirip getirmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekir. Hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı tıbben belirlenmeden salt tanık beyanlarıyla çekilmezlik olgusu saptanamaz. Açıklanan hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.03.2014 (Çrş.)

Davada Taraf Sıfatı ve Fiil Ehliyetinin Araştırılması

Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açma hakkı yalnızca akıl hastalığı bulunmayan eşe tanınmıştır. Akıl hastası eş bu özel maddeye dayanarak boşanma davası açamayacağı gibi akıl hastası eşin vasisi de Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedenine dayalı dava açamaz. Bununla birlikte tam ehliyetsiz eş adına vesayet makamından izin alınması şartıyla kanuni temsilci aracılığıyla boşanma davası açılabileceğine dair farklı hukuki değerlendirmeler bulunsa da akıl hastalığına dayalı özel boşanma sebebi kanun gereğince sağlıklı eşe özgülenmiştir.

Akıl hastası olduğu ileri sürülen davalı eşin davada fiil ehliyetine sahip olup olmadığı mahkemece kendiliğinden araştırılır. Bu kapsamda resmî kurumlardan rapor talep edilerek kişinin akıl hastası olduğuna kanaat getirilmesi durumunda, akıl hastalığı olan davalının yasal temsilcisinin davaya katılması sağlanır.

Tazminat ve Nafaka Taleplerinin Hukuki Niteliği

Akıl hastalığı iradi bir kusur oluşturmadığından, Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesine dayalı davalarda akıl hastası eş kural olarak kusursuz sayılır ve Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca aleyhine maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Akıl hastası eşin tazminat talebi bakımından ise kusursuzluğu sebebiyle diğer eşten tazminat talep edemeyeceği ileri sürülmekle birlikte, yasal şartların varlığı hâlinde lehine tazminata hükmedilmesine mutlak bir engel bulunmadığına ilişkin farklı yaklaşımlar da mevcuttur.

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma neticesinde yoksulluğa sürüklenecek taraf, daha ağır kusuru bulunmamak şartıyla diğer eşten mali gücüyle orantılı olacak biçimde süresiz nafaka talep edebilir. Yasada nafaka borçlusunun kusuru aranmadığından, akıl hastası eşin kusursuz sayılması yoksulluk nafakası yükümlülüğünün doğmasına engel teşkil etmez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi

Diğer Hukuki Sebeplerle İlişki ve Usul Kuralları

Evlenmeden önce var olan ancak gizlenen hastalıklar bakımından Türk Medeni Kanunu'nun 150. maddesi gündeme gelebilir; davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmiş olması hâlinde evlenmenin nisbi butlanla iptali dava edilebilir. Akıl hastalığının özel boşanma sebebi oluşturmadığı durumlarda ise ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılan eşler, Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel boşanma davası açabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150- Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir: 1. Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa, 2. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse. 4. Korkutma
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. B. Dava I. Konusu

Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi kapsamında boşanma davasına bakmaya eşlerden birinin yerleşim yerindeki ya da davadan önce son altı ay boyunca ortaklaşa oturdukları yerdeki mahkeme yetkilidir. Davalı tarafça sunulacak cevap layihasında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 129. maddesi doğrultusunda mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, varsa yasal temsilcilerin isimleri, savunmaya esas vakıaların sıralı özetleri, deliller, hukuki nedenler, netice-i talep ve imza yer almalıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. III. Geçici önlemler
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 129Kaynağı aç
MADDE 129- (1) Cevap dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davalı yurt dışında ise açılan dava ile ilgili işlemlere esas olmak üzere yurt içinde göstereceği bir adres. c) Davalının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa, tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. e) Savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. f) Dayanılan hukuki sebepler. g) Açık bir şekilde talep sonucu. ğ) Davalının veya varsa kanuni temsilcisinin yahut vekilinin imzası. (2) 121 inci madde hükmü cevap dilekçesi hakkında da uygulanır. Cevap dilekçesinde eksiklik bulunması
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında süre şartı var mıdır?

Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesinde akıl hastalığının belirli bir süre devam etmiş olması şartı yer almamaktadır; resmî sağlık kurulu raporuyla iyileşmeyeceğinin tespiti ve ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi yeterlidir.

Akıl hastası olan eş TMK 165'e dayanarak dava açabilir mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesine dayalı boşanma davası açma hakkı yalnızca akıl hastalığı bulunmayan eşe tanınmış olup akıl hastası eş ve vasisi bu maddeye dayanamaz; tam ehliyetsiz eş adına vesayet makamı izniyle dava açılmasına dair farklı değerlendirmeler bulunsa da TMK 165 kapsamındaki özel hak sağlıklı eşe aittir.

Hastalığın geçmeyeceği ve çekilmezlik salt tanıkla ispatlanabilir mi?

Hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporu ile tıbben belirlenmeli olup bu tespit yapılmadan salt tanık beyanlarına dayanılarak çekilmezlik olgusu saptanamaz.

Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada tazminat ve nafaka istenir mi?

Akıl hastalığı kusur sayılmadığından Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca taraflar lehine veya aleyhine tazminata hükmedilemez; ancak Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca nafaka yükümlüsünün kusuru aranmadığından yoksulluk nafakası talep edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu