Vesayet Altındaki Kişinin Mallarının Satışında Mahkeme İzni

by Avukat Erdal Ersoy
Vesayet Altındaki Kişinin Mallarının Satışında Mahkeme İzni

Satışa izin davası, vesayet altındaki kişiye ait taşınır ya da taşınmaz malların satılabilmesi için vasi tarafından vesayet makamına başvurulan ve mahkeme iznini konu alan bir dava türüdür. Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesi, taşınmazların satımını vesayet makamının iznine bağlamış; olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır, diğer hak ve değerlerin satışını da aynı izin şartına tabi tutmuştur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 462Kaynağı aç
Madde 462- Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir: 1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması, 2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi, 3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri, 4. Ödünç verme ve alma, 5. Kambiyo taahhüdü altına girme, 6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması, 7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması, 8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması, 9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması, 10. Borç ödemeden aciz beyanı, 11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması, 12. Çıraklık sözleşmesi yapılması, 13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi, 14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi. II. Denetim makamından

İzin Alınmasını Gerektiren Satış İşlemleri

TMK m. 462/1, taşınmazların alımını, satımını, rehnedilmesini ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulmasını vesayet makamının iznine bağlamıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımını, satımını, devrini ve rehnini de izin kapsamına almıştır. Hangi işlemlerin olağan yönetim sınırı içinde kaldığı somut duruma göre değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

TMK m. 462, mal satışının ötesinde pek çok işlemi daha izin şartına bağlamıştır. Bunlar arasında bir yıl veya daha uzun süreli ürün kirası ile üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri, kambiyo taahhüdü verilmesi, mal rejimi ve miras sözleşmesi düzenlenmesi, vasinin yönetim yükümlülüklerini aşan yapı işleri, borç ödemelerine ilişkin aciz beyanı ve vesayet altındaki kişinin ikametgâhının değiştirilmesi yer almaktadır. Bunlara ek olarak vesayet altındaki kişinin zanaat, sanat veya meslekle uğraşması ile adına çıraklık sözleşmesi yapılması da izne tabidir. Dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması da acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere aynı izin şartına bağlıdır.

Davanın Tarafları ve Temel Koşul

Davayı açacak kişi vasidir. Vasi, hangi malların hangi gerekçelerle satılması gerektiğini delilleriyle mahkemeye sunmak zorundadır. Mahkemenin izin verebilmesi için satışın vesayet altındaki kişinin menfaatine uygun olması ve onu zarara uğratmaması gerekir; bu, satış izni taleplerinin değerlendirilmesinde temel ön koşuldur. Mahkemeler uygulamada satışa konu malın değerini tespite yönelik bilirkişi atama yoluna gidebilmektedir; bu adım mahkemenin takdirindedir.

Yetkili Mahkeme

Satış iznini veren esas makam, vesayet makamı sıfatını taşıyan sulh hukuk mahkemesidir; bu mahkemenin yetkisinin vesayet altındaki kişinin bulunduğu yer esasına dayandığı belirtilmektedir. Taşınmaz mal satışlarında sulh hukuk mahkemesinin iznine ek olarak denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesinin de onayının aranıp aranmadığı konusunda bu çift onay zorunluluğunu düzenleyen madde metninden kesin bir belirleme yapılamamaktadır; bu husus tartışmalı olmaya devam etmektedir.

Kısmi İzin: Malın Tamamı Yerine Bir Kısmının Satışı

Satış izni bütün olarak verilebileceği gibi nispi biçimde de verilebilir. Mahkeme, sunulan delillerin malın tamamının satışı için yeterli görülmediği sonucuna varırsa yalnızca malın bir kısmı için satış izni verebilir.

Taşınır Malların Satış Usulü: Açık Artırma veya Pazarlık

TMK m. 440/1 uyarınca, vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiğinde değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat doğrultusunda açık artırma ile satılır. Aynı madde, hâkime özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önünde bulundurarak pazarlıkla satışa karar verme yetkisi de tanımaktadır. Dolayısıyla taşınır satışında açık artırma genel kural olmakla birlikte hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde pazarlık yolu da açıktır. Değerli taşınırlar için madde metninde ayrı bir usul öngörülüp öngörülmediği bu hükümden çıkarılamamaktadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 440Kaynağı aç
Madde 440- Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz. IV. Paraların yatırılması 1.Yatırma zorunluluğu

TMK m. 440/2, vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeylerin zorunluluk olmadıkça satılamayacağını açıkça düzenlemiştir. Madde lafzı bu korumayı belirli bir mal türüyle sınırlandırmamaktadır.

Satış Bedelinin Akıbeti

TMK m. 441, vesayet altındaki kişinin malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paraların faiz getirmek üzere vesayet makamınca belirlenen millî bir bankaya yatırılmasını ya da Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilmesini zorunlu tutmaktadır. Aynı madde, paranın yatırılmasının bir aydan fazla geciktirilmesi hâlinde vasinin faiz kaybını ödemekle yükümlü olduğunu da hükme bağlamıştır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 441Kaynağı aç
Madde 441- Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen millî bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir. Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür. 2. Yatırımların dönüştürülmesi

Tereke Yönetiminde Vesayet Hükümlerinin Uygulanması

TMK m. 593, terekenin resmen yönetilmesi durumunda sulh hâkimi ile yöneticinin işlemlerine, niteliklerine uygun olduğu ölçüde vesayete ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörmektedir. Aynı madde, mirasçıların menfaatlerine veya iyi bir yönetimin gereklerine uygun düşmesi hâlinde terekedeki malların satılmasına da olanak tanımaktadır. Bu hüküm temel olarak miras hukukuna ilişkindir; vesayet hükümleriyle kurulan bağ ise sınırlı ve niteliğe uygun olduğu ölçüde geçerlidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 593Kaynağı aç
Madde 593- Terekeyi resmen yöneten sulh hâkimi veya onun yönetimle görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek ve özellikle aşağıda yazılı işleri görmekle yükümlüdür: 1. Henüz yapılmamışsa, terekenin yazımı, 2. Gereken koruma önlemlerinin alınması, 3. Mirasçıların menfaatlerine veya iyi bir yönetimin gereklerine uygun düştüğü takdirde terekedeki malların satılması, 4. Mirasbırakanın alacaklarının tahsili ve borçlarının ödenmesi, 5. Mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan vasiyetlerin, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı ile yerine getirilmesi, 6. Terekeye ait paraların faiz getirmek üzere Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen bir bankaya yatırılması veya bu paralarla Devlet tahvili alınması ve yeterli güvencesi bulunmayan yatırımların güvenceli yatırımlara dönüştürülmesi,[30] 7. Terekede ticarethane, imalâthane veya başka bir işletme varsa, bunların olduğu gibi sürdürülmesi; sürdürmede yarar yoksa, tasfiyesi için gerekli önlemlerin alınması. Tereke yöneticisi, görevine giren hususlarda miras ortaklığının temsilcisi olup, ortaklık aleyhine açılan davalarda ve yapılan icra takiplerinde ortaklığı temsil eder ve gereken hâllerde ortaklık adına dava açmaya, icra takibinde bulunmaya, davadan feragate, kabule, sulh olmaya ve tahkime yetkilidir; davaları ve takipleri mirasçılara ihbar eder. Terekenin resmen yönetilmesinde, sulh hâkimi ile yöneticinin işlemleri konusunda, niteliklerine uygun olduğu ölçüde, vesayete ilişkin hükümler uygulanır. III. Mirasçıların bilinmemesi

Sık Sorulan Sorular

Satışa izin davasını kim açabilir?

Davayı vesayet altındaki kişinin vasisi açar. Vasinin, hangi malın hangi gerekçelerle satılması gerektiğini delilleriyle mahkemeye ortaya koyması zorunludur.

Taşınmaz satışında mahkeme izni zorunlu mudur?

TMK m. 462/1 uyarınca vesayet altındaki kişiye ait taşınmazların satımı vesayet makamının iznine bağlıdır.

Taşınmaz satışında yalnızca sulh hukuk mahkemesinin izni yeterli midir?

Taşınmaz satışlarında sulh hukuk mahkemesinin iznine ek olarak denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesinin onayının da aranıp aranmadığı konusunda bu çift aşamalı denetimi düzenleyen madde metninden kesin bir belirleme yapılamamaktadır; konu tartışmalı olmaya devam etmektedir.

Mahkeme satışın tamamına izin vermek zorunda mı?

Hayır. Mahkeme, sunulan delilleri yeterli bulmadığında malın yalnızca bir kısmının satışına izin verebilir. İzin bütün olarak da nispi olarak da verilebilir.

Vesayet altındaki kişi için özel değer taşıyan eşyalar satılabilir mi?

TMK m. 440/2, vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeylerin zorunluluk olmadıkça satılamayacağını hükme bağlamıştır. Bu tür eşyaların satışı ancak zorunluluk hâlinde mümkündür.

Satış bedelinin geç yatırılması vasiye yükümlülük doğurur mu?

TMK m. 441 uyarınca vasinin, malvarlığı yönetimi için gerekli olmayan paraları belirlenen millî bir bankaya yatırması ya da Hazine menkul kıymetlerine çevirmesi zorunludur. Yatırma işleminin bir aydan fazla geciktirilmesi hâlinde vasi faiz kaybını ödemekle yükümlü olur.

Olağan taşınır satışları da izne tabi midir?

TMK m. 462/2 yalnızca olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin satışlarını izne bağlamıştır. Olağan yönetim kapsamındaki işlemlerin bu şartın dışında kalabileceği madde metninden anlaşılmakla birlikte sınırın somut duruma göre değerlendirilmesi gerekir.

Kira sözleşmesi yapmak için de mahkeme izni gerekir mi?

TMK m. 462/6 uyarınca bir yıl veya daha uzun süreli ürün kirası ile üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri vesayet makamının iznine bağlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu