İntifa hakkı, mülkiyeti bir başkasına ait olan taşınmaz veya diğer mallar üzerinde hak sahibine kullanma ve tam yararlanma yetkisi tanıyan sınırlı bir ayni haktır. Türk Medeni Kanunu m. 794 uyarınca bu hak kurulduğunda taşınmazın çıplak mülkiyeti malikte kalmaya devam ederken malı fiilen kullanma, kiraya verme ve semerelerinden faydalanma yetkisi intifa hakkı sahibine geçer. Ayni hak niteliği taşıması sebebiyle intifa hakkı herkese karşı ileri sürülebilir; aile içi taşınmaz paylaşımlarında, bağışlama işlemlerinde, miras planlamalarında ve yaşlılık dönemine yönelik tasarruflarda sıklıkla tercih edilir.
İntifa Hakkının Konusu ve Hukuki Niteliği
Türk Medeni Kanunu m. 794 çerçevesinde intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde tesis edilebilir. Uygulamada şirket paylarından doğan mali haklar, hisse senetleri, fikri mülkiyet hakları ve banka hesaplarından doğan gelirler de intifa hakkının konusunu oluşturabilmektedir. Aksine bir düzenleme bulunmadıkça intifa hakkı, hak sahibine konusu üzerinde doğrudan kullanım ve tam yararlanma yetkisi verir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 794Kaynağı aç
İntifa hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı sınırlı ayni haklardandır; bu özelliği gereği kural olarak başkasına devredilemez ve mirasçılara intikal etmez. Hak belirli bir süre için tesis edilebileceği gibi, aksi kararlaştırılmadıkça gerçek kişiler bakımından hak sahibinin yaşamı boyunca geçerliliğini sürdürür. Türk Medeni Kanunu m. 797 uyarınca tüzel kişiler lehine kurulan intifa hakları ise en çok yüz yıl devam edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 797Kaynağı aç
İntifa Hakkının Kurulması ve Tescil Usulü
Türk Medeni Kanunu m. 795 uyarınca intifa hakkı; taşınırlarda zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, taşınmazlarda ise tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Taşınır ve taşınmaz mallarda intifa hakkının kazanılması ve tescil edilmesinde, aksine kanuni bir düzenleme bulunmadıkça mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 795Kaynağı aç
Taşınmaz mallar üzerinde sözleşme yoluyla intifa hakkı kurulabilmesi için tapu müdürlüğünde resmi senet düzenlenmesi ve hakkın tapu kütüğüne tescil edilmesi şarttır. İntifa hakkı bir bedel karşılığında kurulabileceği gibi bağışlama niteliğinde bedelsiz olarak da tesis edilebilir. Taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa dahi durumu bilen kişilere karşı ileri sürülebilir; tapu kütüğüne tescil edilmesi hâlinde ise herkese karşı ileri sürülebilmektedir.
Malik, düzenleyeceği vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi bir ölüme bağlı tasarrufla da intifa hakkı kurabilir. Bu yolla kurulan hak mirasbırakanın ölümüyle sonuç doğurmakla birlikte taşınmazlarda ayni hak niteliği kazanabilmesi için tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Geçerli bir hukuki sebebin bulunmasına karşın tapuda intifa hakkı tesisinden kaçınılması durumunda, lehine hak kurulacak kişi tescile zorlama davası açarak mahkeme kararı doğrultusunda tescili sağlayabilir.
Türk Medeni Kanunu m. 652 uyarınca, haklı nedenlerin bulunması durumunda sağ kalan eşin veya diğer yasal mirasçılardan birinin talebi üzerine, aile konutu ya da ev eşyası üzerinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı verilmesine hükmedilebilir. Mirasbırakanın icra ettiği meslek veya sanatın altsoydan biri tarafından sürdürülmesi için aranan kısımlar ile tarımsal taşınmazlara ilişkin özel kanuni kurallar bu kapsamın dışındadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 652Kaynağı aç
Hakkın Kullanımı, Kapsamı ve Özel Mal Türleri
İntifa hakkı sahibi taşınmaz veya diğer malları kullanma, kiraya verme ve semerelerinden tam olarak yararlanma hakkına sahiptir. Taşınır mallarda zilyetliği devralan hak sahibi malı kullanıp ekonomik yarar elde edebilir; ancak kullanım sırasında malın özüne zarar vermemek ve korunmasına özen göstermekle yükümlüdür. Tüketime tabi eşyalarda ise aksine bir anlaşma yoksa eşyaların mülkiyeti intifa hakkı sahibine geçer; ancak hak sahibi geri verme zamanı geldiğinde bu malların iade tarihindeki değerini ödemek zorundadır.
İntifa hakkının kendisi kişiye bağlı bir hak olduğundan tamamen devredilemez veya başkasına geçirilemez. Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu m. 806 uyarınca, sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça veya durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmadıkça hakkın kullanılması başkasına devredilebilir. Bu durumda malik, haklarını devralana karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir. İntifa hakkı herhangi bir sebeple son bulduğunda ise kullanım yetkisi bırakılan üçüncü kişilerin bu hakları kendiliğinden sona erer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 806Kaynağı aç
Alacak üzerinde intifa hakkı bulunması durumunda Türk Medeni Kanunu m. 821 uyarınca, alacaklı ve intifa hakkı sahibinden birine ödemeye yetkili kılınmamış olan borçlu, borcunu her ikisine birlikte ödemek veya hâkimin belirleyeceği yere tevdi etmekle yükümlüdür. Bu çerçevede yerine getirilen edimin konusu ve özellikle geri ödenecek ana para intifa hakkına tabi kalır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 821Kaynağı aç
Malikin Korunması, Güvence ve Sulh Hâkiminin Müdahalesi
Türk Medeni Kanunu m. 808 uyarınca haklarının tehlikeye düştüğünü ispat eden malik, intifa hakkı sahibinden güvence isteyebilir. İntifa hakkının konusu tüketilebilen bir şey veya kıymetli evrak ise malik tehlikenin ispatına gerek olmaksızın teslimden önce de güvence verilmesini talep edebilir. Aynı madde uyarınca kıymetli evrakın güvenilir bir yere tevdi edilmesi de kanunen güvence yerine geçer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 808Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 810 çerçevesinde intifa hakkı sahibi, tanınan uygun mühlet içinde güvence sunmazsa veya malikin itirazına karşın eşyayı hukuka aykırı biçimde kullanmaya devam ederse; sulh hâkimi, yeni bir hüküm verilinceye kadar hak sahibinin zilyetliğini kaldırarak malı bir kayyıma tevdi eder. İntifa hakkı sahibinin yükümlülüklerine uymaması, taşınmazı özensiz veya amaca aykırı kullanması gibi uyuşmazlıklarda ise malik mahkemeden gerekli önlemlerin alınmasını talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 810Kaynağı aç
İntifa Hakkının Sona Ermesi ve Hukuki Sonuçları
Türk Medeni Kanunu m. 796 uyarınca intifa hakkı, hakkın konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini ile; yasal intifa hakkı ise dayanağı olan sebebin kalkmasıyla son bulur. Taşınmazlarda sürenin dolması, hak sahibinin hakkından vazgeçmesi veya vefatı gibi sona erme durumları malike tapu kütüğünden terkini talep etme yetkisi verir. Hak sahibinin vazgeçmesi durumunda kullanım yetkisi malike geçmekle birlikte taşınmazlar yönünden sicil kaydının terkini malikçe istenebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 796Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 797 çerçevesinde intifa hakkı gerçek kişilerde hak sahibinin ölümüyle; tüzel kişilerde ise kararlaştırılan sürenin dolması veya bir süre öngörülmemişse tüzel kişiliğin sona ermesiyle ortadan kalkar. Taşınmazlarda sürenin dolması malike tapu sicilinden terkin isteme yetkisi verir. Gerçek kişilerde ölümle intifa hakkı son bulduğundan bu hak mirasçılara intikal etmez ve kullanım yetkisi malike döner.
Türk Medeni Kanunu m. 798 uyarınca malik, yararlanılamayacak derecede harap olan intifa konusu malı yeniden yararlanılacak hâle getirmekle yükümlü değildir; ancak malı bu duruma getirirse intifa hakkı yeniden kurulmuş sayılır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre sigorta ve kamulaştırma gibi hâllerde intifa hakkı, hakkın konusu yerine geçen karşılık üzerinde varlığını sürdürür. Kamulaştırmadan vazgeçilip taşınmazın eski sahibine dönmesi durumunda da hak yeniden kurulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 798Kaynağı aç
İntifa konusu taşınmaz üzerinde haktan önce tesis edilmiş bir ipotek bulunması ve bu taşınmazın paraya çevrilmesi hâlinde intifa hakkı sona erer. Buna karşılık intifa hakkı kurulduktan sonra mülkiyet sahibinin borçları sebebiyle taşınmaz cebri icra kanalıyla satılsa dahi intifa hakkı varlığını korur.
İntifa hakkı mirasçılara devredilebilir mi?
Hayır, intifa hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için gerçek kişilerde hak sahibinin vefatıyla kendiliğinden sona erer ve mirasçılara geçmez.
İntifa hakkı sahibi taşınmazı kiraya verebilir mi?
Evet, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa veya durum ve koşullardan şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa intifa hakkı sahibi taşınmazı kiraya verebilir. Ancak intifa hakkı sona erdiğinde üçüncü kişinin kullanım hakkı da kendiliğinden biter.
Taşınmaz icra yoluyla satılırsa intifa hakkı sona erer mi?
İntifa hakkından önce tesis edilmiş bir ipotek nedeniyle taşınmaz paraya çevrilirse intifa hakkı sona erer; ancak intifa hakkının tesisinden sonra mülkiyet sahibinin borçları sebebiyle yapılan cebri satışlarda intifa hakkı devam eder.
Tüzel kişiler lehine intifa hakkı en fazla ne kadar süreyle kurulabilir?
Türk Medeni Kanunu m. 797 uyarınca tüzel kişilerin intifa hakkı, kararlaştırılan sürenin dolması veya süre belirlenmemişse tüzel kişiliğin kalkmasıyla son bulur ve en çok yüz yıl devam edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

