Velayet Davası Nasıl Açılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Velayet Davası Nasıl Açılır?

Velayet davası, çocuğun hangi ebeveyne bırakılacağını ya da mevcut velayet düzenlemesinin değiştirilmesini talep eden bir aile hukuku davasıdır. Bu dava boşanma sürecine dahil edilebileceği gibi boşanma kararının kesinleşmesinin ardından bağımsız olarak da açılabilir. Her iki hâlde de görevli yargı yeri aile mahkemesidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Velayet davaları aile mahkemelerinde görülür. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi, TMK İkinci Kitabı'ndan (Üçüncü Kısım hariç) doğan aile hukuku dava ve işlerini aile mahkemelerinin görev alanı olarak belirlemiştir; velayete ilişkin davalar bu kapsam içindedir. Aile mahkemesi kurulamamış yerlerde ise aynı kanunun 2. maddesi uyarınca bu davalara Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesince bakılır.

4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4- Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: 1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,[2] 2. 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3. Kanunlarla verilen diğer görevler. Uzmanlardan yararlanma[3]
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 2Kaynağı aç
Madde 2- Aile mahkemeleri, Adalet Bakanlığınca Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak her ilde ve merkez nüfusu yüzbinin üzerindeki her ilçede, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde olmak üzere kurulur. Aile mahkemelerinin yargı çevresi, kurulduğu il ve ilçenin mülkî sınırlarıyla belirlenir. Ancak yargı çevresi, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca değiştirilebilir. Gerektiğinde birinci fıkradaki usule göre bir yerdeki aile mahkemesinin birden çok dairesi kurulabilir. Bu durumda daireler numaralandırılır. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu Kanun kapsamına giren dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesince bakılır. Aile mahkemelerinde bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel bulunur. Aile mahkemeleri hâkimlerinin nitelikleri ve atanmaları

Boşanma ya da ayrılık davasıyla birlikte görülen velayet taleplerinde TMK m. 168 uyarınca yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da tarafların davadan önce son altı ay boyunca birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ise TMK m. 21 çerçevesinde, ebeveynlerin ortak yerleşim yeri bulunmuyorsa velayeti kendisine bırakılan ebeveynin yerleşim yeri olarak kabul edilir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/733, K. 2024/4268Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2024/733 E.  ,  2024/4268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/599 Esas, 2022/463 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Hakkari Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 25.04.2022 Tarihli ve 2022/104 Esas, 2022/175 Karar Sayılı Kararı Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde de belirtildiği üzere tarafların 3 yıldır ayrı yaşadıkları, son iki buçuk yıldır ise Hakkari de Jandarmada görevli olduğunu beyan ettiği, hem davacının hemde davalının yerleşim yerinin nüfus kayıtlarına göre … ili, … ilçesi olduğu, davalının cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçesi ile de yetkili mahkemenin … Mahkemeleri olduğunu belirttiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Davalı … … 2. Asliye Hukuk (Aile mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde nafaka talepli dava açmış olup mahkemece 11.04.2022 tarihli kararıyla tedbir nafakasının boşanma davasının feri niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle Hakkari Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 2022/104 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. B. … 2. Asliye Hukuk ( Aile mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 12.10.2022 Tarihli ve 2022/599 Esas, 2022/463 Karar Sayılı Kararı 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) kesin olmayan yetki itirazının bir ilk itiraz olduğu, ilk itirazların bir ön sorun gibi incelenmesi ve karara bağlanması gerektiği (HMK m. 117/3) belirlemiş olup somut olayda davalı karşı davacının yetki itirazı mahkemece ön sorun şeklinde incelenmeden, tarafların yetkiye ilişkin delilleri sorulup gösterdikleri takdirde toplanıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davalının cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin … olması sebebiyle dosya üzerinde dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve yetki hususundaki itirazın yeterince incelenip araştırılmadan yetkisizlik kararı verildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, boşanma, velayet ve nafaka istemlerine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanunu’nun 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Yetki” başlıklı 168 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.” C. Değerlendirme Somut olayda; dava Hakkari Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde açılmış olup davalı vekili tarafından süresinde ve usulüne yetki itirazında bulunulduğu ve … Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunun ileri sürüldüğü, davacının dava açıldığı tarihte yerleşim adresinin …/… olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın … 2. Asliye Hukuk (Aile mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir. III.KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince … 2. Asliye Hukuk (Aile mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/5146, K. 2022/7344Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2022/5146 E.  ,  2022/7344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davada Manisa 2. Aile ile Sivas 2. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun'un 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Davacı, dava dilekçesi ile birlikte, tarafların Sivas 1. Aile Mahkemesi’nin 2020/679 E. – 2020/653 K. sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, müşterek çocukların velayetinin babaya verildiğini, müvekkilinin baskı nedeniyle çocukların velayetini davalıya verdiğini, çocukların halaları ve babaanneleri ile birlikte yaşadıklarını belirterek müşterek çocukların velayetlerinin müvekkiline verilmesini ve müşterek çocuklar için 4.000,00 TL tedbir – iştirak nafakası talep ve dava etmiştir. Manisa 2. Aile Mahkemesi'nce, güncel MERNİS adres araştırmasında küçüklerin velayeti kendisine bırakılan davalı babanın ikametgah adresinin Sivas İli olduğu, davalının süresinde cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Sivas 2. Aile Mahkemesi'nce ise, HMK’nın 382. maddesinde belirtildiği üzere velayetin değiştirilmesi davasının çekişmesiz yargı işi olduğu, HMK’nın 384. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde yetkili mahkemenin talepte bulunan kişinin veya taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunun belirtildiği, davacının kendi yerleşim yerinde bu davayı açabileceği, davacının yerleşim yerinin “…” olduğu ve Manisa 2. Aile Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesi gereğince evlilik devam ettiği sürece ana-baba velayeti birlikte kullanırlar. Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanma veya ayrılığa karar verilmesi halinde hakim velayeti eşlerden birine vermek zorundadır. Velayetin düzenlenmesi kamu düzeni ile ilgilidir. Türk Medeni Kanunu’nun 411. maddesine göre, "Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir." Aynı Kanun’un 19/1. maddesi uyarınca “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” Yine, aynı Kanun’un 21. maddesine göre, velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. Diğer hallerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır. Nafaka davalarında kesin yetki kuralı bulunmayıp, 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Dosya kapsamından, küçüklerin velayeti kendisine bırakılan davalı babanın ikametgah adresinin "Merkez/Sivas" olduğu ve usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Sivas 2. Aile Mahkemesi'nde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanun'un 36/3. maddesi gereğince Sivas 2. Aile Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 25/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Velayetin değiştirilmesine yönelik davalarda yetki meselesi ayrıca değerlendirilmelidir. Bir uyuşmazlıkta Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, velayeti elinde bulunduran tarafın usulüne uygun yetki itirazında bulunması üzerine davanın o tarafın yerleşim yeri mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmetmiştir (E. 2022/5146, K. 2022/7344). Bu belirleme somut yetki uyuşmazlığına ilişkin olup her velayet değişikliği davasına doğrudan genellenemez. Kesin yetki kuralı bulunmayan davalarda yetki itirazının HMK m. 117/3 gereğince ilk itiraz olarak yapılması ve mahkemenin bunu ön sorun niteliğinde incelemesi gerekir.

Boşanma Davasında Velayet Talebi

Boşanma davasında velayet talep edilmişse ayrıca bağımsız bir velayet davası açmaya gerek yoktur; hâkim, boşanma davasıyla eş zamanlı olarak çocuğun çıkarını gözeterek velayet hakkında karar verir. Velayetin düzenlenmesi kamu düzeniyle ilgilidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
Madde 336- Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. III. Ana ve baba evli değilse

Çekişmeli boşanma davası sonuçlandıktan sonra ayrı bir velayet davası açılmak isteniyorsa öncelikle boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekir. Kesinleşme; tarafların temyiz haklarını kullanmadıkları ya da temyiz sürecinin tamamlandığı durumda gerçekleşir.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Velayet düzenlemesinde temel ilke çocuğun üstün yararıdır. Anne ve babanın yararı ile çocuğun yararı çatıştığında çocuğun yararına öncelik tanınır. Müşterek çocuğun velayeti konusunda mahkemece çocuğun görüşünün alınması, bu görüşün değerlendirilmesi ve gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup bu eksiklikle verilen kararlar bozma nedeni sayılmaktadır. Bununla birlikte çocuğun üstün yararının gerektirdiği durumlarda çocuğun beyan ettiği görüşün aksine de karar verilebilir.

Mahkeme yargılama sürecinde sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve eğitimciler gibi alanında uzman kişilerden rapor ve bilgi isteyebilir. Tıbbi raporlar, psikolojik değerlendirmeler ve öğretmen görüşleri de taraflarca sunulabilecek deliller arasında yer almaktadır; bu liste sınırlı değildir.

Davanın İşleyişi ve İlk Duruşma

Dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasının ardından gerçekleştirilen ilk duruşma ön inceleme duruşması niteliğindedir. Bu duruşmada dilekçedeki eksiklikler ve usule ilişkin meseleler ele alınır; esasa dair kesin velayet kararı verilmez. Ancak davacı dava dilekçesinde ihtiyati tedbir yoluyla geçici velayet talebinde bulunmuşsa ve hâkim bunu gerekli görürse ilk duruşmada geçici velayet verilebilir. Geçici velayet kararı, kesin velayet kararından ayrı bir tedbirdir.

Sonraki aşamalarda tarafların delilleri toplanır, gerekli uzman incelemeleri yaptırılabilir ve hâkim, tüm bu verileri değerlendirerek karar verir.

Velayetin Değiştirilmesi

Velayet kararı kesinleştikten sonra koşulların değişmesi hâlinde mevcut düzenlemenin yeniden ele alınması istenebilir. TMK m. 183 uyarınca ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. Bunun yanı sıra mevcut velayet düzenlemesinin çocuğun yüksek yararına hizmet etmediğinin kanıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 183Kaynağı aç
Madde 183- Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. D. Boşanmada yargılama usulü

Velayetin değiştirilmesi talebinin hangi mahkemeye yöneltileceği konusunda iki farklı yaklaşım söz konusudur: bir görüşe göre talep ilk velayet kararını veren mahkemeye sunulmalıdır; öte yandan velayeti elinde bulunduran tarafın usulüne uygun yetki itirazı yaptığı durumlarda bu tarafın yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu da kabul edilmiştir. Bu iki yaklaşım aynı düzeyde genel kural değildir; yetki, somut koşullara ve itirazın yapılıp yapılmadığına göre farklılaşabilir.

Velayet Hakkı Kime Tanınmıştır?

TMK m. 336 uyarınca evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş ya da ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Ana veya babadan birinin ölümü hâlinde velayet sağ kalana geçer.

Velayet yetkisi anne ve babaya tanınmıştır. Büyükanne ve büyükbabanın çocuğu evlat edinmesi durumunda velayet alması söz konusu olabilecektir.

Velayet Sahibinin Ölümü

Boşanmada velayetin bırakıldığı tarafın ölümü hâlinde velayet kendiliğinden sağ kalan eşe geçmez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/1196, K. 2017/3817 sayılı kararında; sağ eşe velayet davası açma imkânı tanınması ve davanın sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirlemiştir. Velayet sahibi bulunmayan çocuk vesayet altına alınabilirse de velayetin kurulması esastır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/1196, K. 2017/3817Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2017/1196 E.  ,  2017/3817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Nüfus Müdürlüğü ihbar yazısında İsmail Ünal'ın ölümü ile küçük …'a Türk Medeni Kanununun 404.maddesi gereği; birleşen dosya dava dilekçesinde ise, davacı … oğlu İsmail'in 24.01.2015'de öldüğünü, İsmail'in çocukları …. kendisinin vasi olarak atanması istenilmiştir. Mahkemece, çocukların velayetinin kaldırılması davası yönünden görevsizlik, vesayet davası yönünden ise velayet davasının bekletici mesele sayılmasına ilişkin karar davacı … tarafından temyiz edilmiştir. Dava, velayet hakkına sahip…. ölümü sebebi ile Türk Medeni Kanununun 404.maddesi gereği çocukların vesayet altına alınması istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; çocukların anne ve babası ….13.07.2001 tarihinde evlenmişler, bu evlilikten 2002 doğumlu Yasemin, 2003 doğumlu Yasin ile 2005 doğumlu … dünyaya gelmiştir…. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.04.2017 gün ve 2007/21-32 sayılı ilamı ile boşanmaları üzerine çocukların velayeti de 24.01.2015 tarihinde ölen İsmail'e bırakılmıştır. Türk Medeni Kanununun 336.maddesine göre boşanma halinde velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olup velayet hakkı sahibinin ölümü durumunda çocuğun velayeti doğrudan sağ eşe geçmez. Velayet altında bulunmayan çocuk vesayet altına alınır ise de aslolan velayet olup velayetin kendisine verilmesini isteyen sağ eşe velayet davası açma imkanı verilip bu davanın sonucuna göre karar verilmelidir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Anne…. 26.03.2015 tarihli duruşmada çocuklardan….n kendi yanında, Yasin ile Yasemin'in babaannesi olan …'ın yanında kaldıklarından,… velayetinin kendisine verilmesini, Yasin ile Yasemin'e ise babaannesi olan …'ın vasi atanmasını istediğine göre, mahkemece velayetleri anneleri tarafından istenilmeyen … ve Yasemin'e vasi atanması, …yönünden de anneye aile mahkemesinde velayetin kendisine verilmesi için dava açması için süre verilip, sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davacı …'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 16.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Velayet ile Fiilî Bakım Arasındaki Fark

Velayet hukuken bir ebeveynde olsa da çocuğa fiilen diğer ebeveyn bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin değiştirilmesini talep etmek zorunda kalmadan iştirak nafakası talebinde bulunabilir. Bu yol, çocuğun bakımını fiilen üstlenen ebeveyne velayetin devrine gerek kalmaksızın maddi destek talep etme imkânı sağlar.

Velayet davası hangi mahkemede görülür?

Velayet davaları aile mahkemelerinde görülür. Aile mahkemesi kurulamamış yerlerde 4787 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu davalara bakar.

Boşanma davası açmadan velayet talep edilebilir mi?

Boşanma davasına velayet talebi eklenirse ayrıca velayet davası açmaya gerek kalmaz; hâkim her iki konuda birlikte karar verir. Çekişmeli boşanma davası sona erdikten sonra ayrı bir velayet davası açmak isteniyorsa boşanma kararının önce kesinleşmesi gerekir.

Velayet ilk duruşmada verilebilir mi?

İlk duruşma ön inceleme duruşması niteliğindedir ve bu aşamada esasa ilişkin kesin velayet kararı verilmez. Ancak davacı dava dilekçesinde ihtiyati tedbir yoluyla geçici velayet talebinde bulunmuşsa ve hâkim bunu gerekli görürse ilk duruşmada geçici velayet verilebilir. Geçici velayet, kesin velayet kararından ayrı bir tedbirdir.

Mahkeme çocuğun görüşünü almak zorunda mı?

Müşterek çocuğun velayetine ilişkin kararlarda mahkemenin çocuğun görüşünü alması ve bu görüşü değerlendirmesi gerekmekte olup bu eksiklikle verilen kararlar bozma nedeni teşkil edebilmektedir. Bununla birlikte çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa onun beyan ettiği görüşün aksine karar verilmesi de mümkündür.

Büyükanne velayet alabilir mi?

Velayet yetkisi anne ve babaya tanınmıştır. Büyükanne ve büyükbabanın çocuğu evlat edinmesi durumunda velayet alması söz konusu olabilecektir.

Velayeti elinde tutan ebeveyn vefat ederse ne olur?

Boşanmada velayetin bırakıldığı tarafın ölümü hâlinde velayet kendiliğinden sağ kalan eşe geçmez. Sağ eşin velayeti alabilmesi için dava açması gerekir; mahkeme davanın sonucuna göre karar verir. Bu süreçte çocuk vesayet altına alınabilirse de asıl olan velayetin kurulmasıdır.

Velayetin değiştirilmesi davası nereye açılır?

Velayetin değiştirilmesi talebi konusunda iki farklı yaklaşım bulunmaktadır: bir görüşe göre ilk velayet kararını veren mahkemeye yöneltilmelidir. Öte yandan velayeti elinde bulunduran tarafın usulüne uygun yetki itirazında bulunması hâlinde o tarafın yerleşim yeri mahkemesi yetkili kabul edilebilmektedir. Yetki, somut koşullara ve yetki itirazının yapılıp yapılmadığına göre farklılaşabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu