Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davası ve Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davası ve Usulü

Eşlerden birinin yabancı uyruklu olması, tarafların ikametgâhlarının ayrı ülkelerde yer alması veya evliliğin yurt dışında yapılmış olması hallerinde boşanma davasında yabancılık unsuru ortaya çıkar. Eşlerden birinin yabancı uyruklu olması Türkiye'de boşanma davası açılmasına engel oluşturmaz. Bu davalara bakmakla görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; Aile Mahkemesinin kurulmadığı yerlerde ise davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.

Türk Mahkemelerinin Yetkisi ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 40. maddesi gereğince Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, iç hukukun yer yönünden yetki kurallarına göre belirlenir. Türkiye'de mukim yabancı eşe karşı yöneltilecek boşanma davasında yer yetkisi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi kapsamında eşlerden birinin ikamet ettiği yer ya da davadan evvel son altı aydır ortaklaşa oturulan yer mahkemesine aittir. Boşanma davalarındaki yetki kuralı kamu düzenine dayalı olmadığından, bu yerler dışında açılan davalarda davalı taraf yetkisizlik itirazı ileri sürmezse yargılamayı yapan mahkeme yetkili duruma gelir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. III. Geçici önlemler

5718 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca, Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaların yabancı devlet mahkemelerinde açılmaması veya açılamaması durumunda yetkili merci kademeli olarak tayin edilir. Buna göre uyuşmazlık öncelikle Türkiye'de yer yönünden yetkili mahkemede; böyle bir mahkeme yoksa ilgilinin sakin bulunduğu yerde, şayet kişi Türkiye'de sakin değilse son yerleşim yerinde, bunun da bulunmadığı hallerde ise Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde incelenir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 41Kaynağı aç
MADDE 41 – (1) Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür. Yabancıların kişi hâllerine ilişkin bazı davalar

Boşanma, Nafaka ve Tazminatta Uygulanacak Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yabancı unsurlu boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümleri, öncelikle eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Eşlerin ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutad mesken hukuku uygulanır; müşterek mutad meskenin de bulunmaması durumunda uyuşmazlığa Türk hukuku tatbik edilir. Boşanma davalarında ileri sürülen geçici tedbir taleplerine ise her zaman Türk hukuku uygulanır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
MADDE 14 – (1) Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır. (2) Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu hüküm ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlinde de geçerlidir. (3) Boşanmada velâyet ve velâyete ilişkin sorunlar da birinci fıkra hükmüne tâbidir. (4) Geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır. Evlilik malları

5718 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri ile boşanmada velayet ve velayete ilişkin hususlar; eşlerin müşterek millî hukukuna, ayrı vatandaşlık bulunması halinde müşterek mutad mesken hukukuna, bunun da bulunmaması durumunda Türk hukukuna tâbidir. Nafakaya dair bu kademeli düzenleme, ayrılık ve evlenmenin butlanı durumlarında da uygulanır.

Yargılama Usulü, Anlaşmalı Boşanma ve Tebligat Süreci

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 184. maddesi uyarınca hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Hâkim bu olgular hakkında re'sen veya istem üzerine taraflara yemin öneremez, tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz ve deliller serbestçe takdir edilir. Tarafların boşanma hususunda mutabık kalmaları, çocuklar ve tüm mali sonuçlar üzerinde uzlaşarak hazırladıkları protokolü mahkemeye sunmalarıyla anlaşmalı boşanma süreci işletilebilir; ancak boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 184Kaynağı aç
Madde 184- Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir: 1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. 2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez. 3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz. 4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder. 5. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. 6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM EVLİLİĞİN GENEL HÜKÜMLERİ A. Haklar ve yükümlülükler I. Genel olarak

Adresi bilinmeyen yabancı uyruklu eşin bulunması için ilgili resmi kurumlardan adres araştırması yapılır. Resmi kurumlar aracılığıyla da herhangi bir adrese ulaşılamaması durumunda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca ilanen tebligat yoluna başvurulur. Bu kapsamda ön inceleme aşaması, duruşma günleri ve kararın kesinleşmesi gazetede ilan verilerek duyurulur; ilanen yapılan tebligatlar geçerli kabul edilerek yargılama yürütülür.

Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Yabancı Boşanma Kararlarının Tenfizi

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi için ayrı bir dava açılması gerekebilir.

Yabancı mahkemece verilen boşanma hükmünün Türkiye'de geçerlilik kazanabilmesi için tanıma ve tenfiz prosedürünün tamamlanması icap eder; bu işlem yapılmadığı müddetçe eşler Türkiye'de hukuken evli kalmayı sürdürür. 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca tenfiz kararı verilebilmesi; Türkiye ile hükmü tesis eden devlet arasında karşılıklılık ilişkisinin bulunmasına, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetki alanına girmeyen bir hususta verilmesine ve kamu düzenine açıkça aykırı olmamasına bağlıdır. Karşı tarafın itirazı halinde, ilamın dava konusu veya taraflarla somut bir bağı bulunmadığı halde yetki üstlenen bir yabancı mahkemeden verilmemiş olması da gözetilir. Savunma hakkı bakımından ise o ülke kanunlarına aykırı biçimde tebligat yapılmaması veya gıyapta hüküm kurulması tek başına tenfize engel olmayıp, aleyhine tenfiz istenen kişinin bu usulsüzlüklere dayanarak Türk mahkemesinde itiraz etmiş bulunması aranır. 5718 sayılı Kanun'un 53. maddesi doğrultusunda tenfiz talebine; yabancı mahkeme ilamının onaylı nüshası veya örneği ile resmi tercümesinin yanı sıra ilamın kesinleşme durumunu ispatlayan onaylı belgenin ve tercümesinin eklenmesi zorunludur.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 53Kaynağı aç
MADDE 53 – (1) Tenfiz dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir: a) Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi. b) İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi. Tenfiz şartları
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
MADDE 54 – (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması. Tebliğ ve itiraz

Boşanmanın Vatandaşlık, İkamet ve Çalışma Haklarına Etkisi

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığı kazandırmaz. En az üç yıldan beri bir Türk vatandaşı ile evli olan ve evliliği devam eden yabancılar; aile birliği içinde yaşama, evlilik birliğiyle bağdaşmayacak faaliyette bulunmama ve millî güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunmama koşullarıyla başvuruda bulunabilirler. Kanuna uygun şekilde evlilik yoluyla vatandaşlık kazanan kişi, boşanma neticesinde vatandaşlığını kendiliğinden kaybetmez. Evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde ise yabancı eş ancak evlenmede iyiniyetli ise Türk vatandaşlığını korur.

5901 sayılı TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU m. 16Kaynağı aç
MADDE 16 – (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler. Türk vatandaşlığının evlat edinilme ile kazanılması

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 36. maddesi çerçevesinde, kanuni şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması halinde aile ikamet izni iptal edilebilir. Evliliğe bağlı olarak verilen çalışma izinleri de boşanma sonrasında iptal konusu yapılabilir; ancak yabancı eş nitelikli iş gücü veya uzun süreli ikamet gibi bağımsız bir yasal statüye sahipse çalışma izninin devam etmesi mümkündür.

Yabancı eşten boşanırken hangi ülkenin hukuku uygulanır?

5718 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince öncelikle eşlerin müşterek millî hukukuna, ayrı vatandaşlıkta iseler müşterek mutad mesken hukukuna, bu da yoksa Türk hukukuna tâbidir. Geçici tedbir taleplerinde her zaman Türk hukuku uygulanır.

Adresi bilinmeyen yabancı eşe boşanma davası açılabilir mi?

Resmi adres araştırması neticesinde tebligat yapılacak adres tespit edilemezse, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi kapsamında ilanen tebligat yapılarak dava sürdürülebilir.

Boşanma gerçekleştiğinde yabancı eş Türk vatandaşlığını kaybeder mi?

5901 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı, boşanma nedeniyle vatandaşlığını otomatik olarak kaybetmez; ancak evliliğin butlanı halinde vatandaşlığın korunması iyiniyet koşuluna bağlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu