Unutulma Hakkının Tanımı ve Kapsamı
Unutulma hakkı, üstün bir kamu yararı bulunmadığı sürece bireyin dijital hafızada yer alan geçmişteki olumsuz yaşantılarının bir süre sonra unutulmasını, başkalarınca bilinmesini istemediği kişisel verilerinin silinmesini ve yayılmasının önlenmesini isteme hakkıdır. Bu hak kişiye geçmişini kontrol etme, belirli hususların geçmişinden silinmesini ve hatırlanmamayı isteme hakkı sağlarken; muhataplarına da kişi hakkındaki bilgilerin üçüncü kişilerce kullanılmasını veya hatırlanmasını engellemeye yönelik tedbirleri alma yükümlülüğü yükler.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/56, K. 2015/1679Kaynağı aç
Unutulma hakkı, kavramsal özellikleri ve temel insan haklarıyla kurduğu bağ gereğince sırf elektronik ortamla sınırlı kalmayıp, kamunun kolaylıkla ulaşabileceği fiziki veya basılı ortamlarda saklanan kişisel veriler yönünden de geçerlilik taşır.
Kişisel Veriler ve Kişilik Haklarının Korunması
Kişisel veri, belirli veya belirlenebilir nitelikteki gerçek ya da tüzel kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder. İncelenen somut uyuşmazlıkta da davacının izni dışında basılı eserde isminin yer alması kişisel veri kapsamında değerlendirilmiştir.
Anayasa'nın 20. maddesi her bireye kendi verilerinin korunmasını talep etme yetkisi tanımakta; kişiye bu kayıtlar hakkında bilgi edinme, verilere erişme, silinmesini veya düzeltilmesini isteme ve amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme imkânı sağlamaktadır. Kanunda yer alan istisnalar ya da ilgilinin rızası dışında bu verilerin işlenmesi kural olarak mümkün değildir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi de bireylerin özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesini teminat altına almakta, kamu makamlarının müdahalesini kanunla öngörülen meşru gerekliliklerle sınırlandırmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi kapsamında, şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde müdahale edilen kimse hâkimden korunma talep etme yetkisine sahiptir. Mağdurun rızası, daha üstün nitelikte özel yahut kamusal bir yarar ya da kanunun verdiği yetkinin icrası bulunmadığı müddetçe, kişisel değerlere yönelen her türlü saldırı hukuka aykırı kabul edilir.
Bilimsel Araştırma Özgürlüğü ile Kişilik Haklarının Karşılaşması
Anayasa'nın 27. maddesi uyarınca herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme, öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir. Ancak tüm özgürlüklerde olduğu gibi bilimsel özgürlük de sınırsız değildir; bilim özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda somut olaydaki olgular itibarıyla koruma altına alınmış bulunan bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7193, K. 2012/16450Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08.11.2012 tarihli ve E. 2011/7193, K. 2012/16450 sayılı kararında; kamuya açık hale gelen Yargıtay kararının bilimsel çalışma ürünü olan kitapta olduğu gibi yer almasından dolayı sorumluluk doğmayacağı, çatışan yararlar dengesinin bozulmadığı ve kişilik haklarına saldırı teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.06.2015 tarihli ve E. 2014/56, K. 2015/1679 sayılı kararında ise bu değerlendirme aşılmıştır. Yaklaşık dört yıl önce gerçekleşen bir cinsel saldırı olayının mağduru olan kişinin adının bilimsel eserde açıkça yazılması halinde unutulma hakkının ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği kabul edilmiştir. İlgili verinin kamu hayatında oynadığı önemli rol ve halkın konuya yönelik yoğun ilgisi şeklinde üstün bir kamu yararını ortaya koyan özel sebepler bulunmadıkça bilimsel esere alınan kararda kişisel verilerin açık şekilde yer almaması gerekir. Görüşmeler sırasında yargılamanın ve hükmün aleni olmasının isimlerin açık yazılmasını haklı kıldığı yönündeki görüş azınlıkta kalmış; uyuşmazlığın mahkeme kararında isimlerin yer alması değil, kararın kitaba aktarılması sırasında rumuzlanması gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu çoğunlukça vurgulanmıştır.
Manevi Tazminat ve Temyiz Usulü
Somut uyuşmazlıkta mağdurun isminin rumuzlanmadan kitapta yer almasının unutulma hakkını ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle davacı lehine manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği kabul edilmiş; miktar yönünden temyiz incelemesi yapılması amacıyla dosya Özel Daireye gönderilmiştir.
Davanın temyiz incelemesinde davacının hem asıl hem de karşı temyiz süresini geçirdikten sonra dilekçe vermesi nedeniyle dosyanın geri çevrilmesine gerek olmadığı oybirliğiyle kabul edilmiştir.
Unutulma hakkı yalnızca internetteki verileri mi kapsar?
Hayır, unutulma hakkı yalnızca dijital ortama münhasır olmayıp kamunun kolayca ulaşabileceği yerde tutulan kişisel veriler yönünden de geçerlidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararındaki somut olayda mağdurun adının kitapta açıkça yazılması neden hukuka aykırı bulunmuştur?
İncelenen olayda, yaklaşık dört yıl önce yaşanan cinsel saldırının mağduruna ait adın bilimsel kitaptaki yargı kararında rumuzlanmadan yayımlanması, üstün bir kamusal yararı ortaya koyan özel nedenler bulunmadığı için unutulma hakkını ve özel hayatın gizliliğini ihlal edici nitelikte kabul edilmiştir.
Yargılamanın ve hükmün aleni olması bilimsel eserde isimlerin rumuzsuz yazılmasını haklı kılar mı?
Hayır, mahkeme kararlarının ve tefhimin aleni olması kararın kitaba alınması sırasında rumuzlama gerekliliğini ortadan kaldırmaz; bu yöndeki savunma Hukuk Genel Kurulu çoğunluğunca kabul görmemiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

