Unutulma Hakkı Nedir? Şartları Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
Unutulma Hakkı Nedir? Şartları Nelerdir?

Unutulma Hakkının Tanımı ve Hukuki Niteliği

Bireyin geçmişte yaşadığı olumsuz gelişmelerin, kamusal bir üstün yarar bulunmadıkça dijital ortamlarda sürekli hatırlatılmasının önüne geçilmesi, verilerinin ortadan kaldırılması veya dolaşıma girmesinin engellenmesi unutulma hakkının özünü teşkil eder. Bu yetki ile bilgilerin yalnızca lüzumu kadar ve asgari süreyle sistemlerde tutulması, kişisel verilerin korunması rejiminin taşıyıcı sütunlarındandır. Buradaki esas gaye; kişinin şahsi verileri üzerinde serbestçe irade gösterebilmesi, maziye takılı kalmadan geleceğini şekillendirebilmesi ve mezkûr kayıtların kendisi aleyhine bir baskı aracına dönüşmesini engellemektir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/8285, K. 2019/5447Kaynağı aç
19. Ceza Dairesi         2018/8285 E.  ,  2019/5447 K. "İçtihat Metni" Muhtelif internet sitelerinde yayınlanan haberlerde kişilik haklarının ihlâl edildiğini iddia eden ilgilisi … vekili tarafından yapılan içeriğe erişimin engellenmesi talebinin reddine dair İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/07/2018 tarihli ve 2018/3762 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/07/2018 tarihli ve 2018/3615 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 03/12/2018 gün ve 13761 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2018 gün ve KYB. 2018/…… sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nun 9/1. maddesinde “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir.” ve anılan maddenin 3. fıkrasında “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda erişimin engellenmesine karar verebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, itiraz merciince erişimin engellenmesi talep edilen haberde kişilik haklarına saldırı olmadığından bahisle itirazın reddine ilişkin karar verilmiş ise de; Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/06/2017 tarihli ve 2016/15510 esas, 2017/5325 karar sayılı ilâmında yer alan, " Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir : "…Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır. Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir…" Yukarıda yapılan açıklamalar ve genel ilkeler bağlamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuruya konu haberlerin ilk kez yayınlandıkları tarihte, her hangi bir eleştiri veya yorum yapılmaksızın internet üzerinde yorumsuz biçimde yayınlanmalarının, olay tarihinde kişilik haklarına karşı bir saldırı veya ihlal içermediği, bu hâliyle ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği, başvuranların beraat etmeleri sonucu, aradan geçen dokuz yıl sonra, haberin "güncellik" değerini yitirdiği, dolayısıyla haberin o tarihte "gerçeklik ve doğruluk" kriterlerini karşılamasının artık bir önemi kalmadığı, habere konu olan yargılama sürecinin tüm aşamalarıyla sona ermesiyle birlikte, habere konu olan kişiler için haksızlık içeren durumun, toplum tarafından öğrenilmesinin, geçmişte gerçeklik ve doğruluk payı varmış gibi ifşa edilmesi anlamına gelebileceği, dolayısıyla adı geçen habere istenildiği zaman ulaşılmasının, toplum açısından yanlış algılamaya yol açabileceği, başvuranların beraatle sonuçlanan bir yargı sürecinde gözaltına alınması ve tutuklanması süreçlerine dair haberin basının arşivinde bulunmasının, haberin kamu yararı için gelecekte hatırlanması veya istatistiki açıdan değerlendirilmeye alınması gibi işlevi de taşımadığı, dolayısıyla haberin yayında kalmasının, toplumun ilerlemesi, gelişmesi için bir katkı sağlamayacağı gibi, kamu yararına toplum hafızasında yer etmesi gibi bir etkisi de olmadığı, haberin içeriğini oluşturan kişilerin; toplumu temsil ve topluma hizmet etme gayesiyle seçilmiş veya atanmış siyasilerden olmadığı gibi, topluma kendini anlatma ve toplumu aydınlatma gayesiyle eser veren sanatçılardan veya aydınlardan da olmaması nedeniyle, suç geçmişlerine dair bilgilerin kamuyu ilgilendirmediği, ayrıca bu bilgilerin sadece devletin belirli organlarınca kayıt altında tutulabileceğinin, başvuranların isimlerinin ad ve soyadı şeklinde açıkça yazılması suretiyle "örgüt, fuhuş ve insan ticareti" gibi kelimelerin yanında anılmaya devam etmesinin, şeref ve haysiyetlerine karşı bir eylem olduğu gibi, bu nedenle gözaltına alındıkları bilgisinin arşivlenmesinin kişisel verilerin izinsiz olarak işlenmesi ve yayınlanması anlamına geleceği, yukarıda yer alan değerlendirmeler karşısında, başvuranların istememesine rağmen, geçmişlerinde yer eden olumsuz tecrübelere dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranların kişilik haklarını zedelediği, sonuç ve kanaatine varıldığından …" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ilgili haber içeriğinde başvurucunun vefat eden eşinin ad, soyad ve açık adresi şeklinde açıkça yazılması ve başvuran ile birlikte eşinin fotoğrafının paylaşılmasının, başvuranın istememesine rağmen, vefat eden eşi ile ilgili olumsuz haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının kişilik haklarını zedelediği anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: İfade ve Basın Özgürlüğüne, kişilik hakları, kişisel verilerin korunması ve unutulma hakkı kavramlarına dair ulusal ve uluslararası mevzuat, doktrin ve başta Anayasa Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli, 2013/5653 bireysel başvuru sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2015 tarihli, 2014/4-56 E. ve 2015/1679 K. sayılı kararı, Dairemizin 24.09.2018 tarihli, 2018/3318 E., 2018/9281 K. ve 05.06.2017 tarihli, 2016/15510 E., 2017/5325 K. sayılı kararları olmak üzere emsal nitelikteki yüksek mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere; Yargının görevinin, internet haber arşivinin herhangi bir gerekçe olmaksızın ve tamamen ortadan kaldırılması değil, internet arşivinde kişilerin şeref ve saygınlığına yönelen, kişilerin özel hayatı ve kişisel verilerinin kamu yararına katkı sağlamayacak şekilde işlenen, ayrıca güncelliğini yitiren ve tarihsel bir veri olarak da kabul edilemeyeceği anlaşılan kısımların, kişilerin talebi halinde "unutulma hakkı" kapsamında artık herkesin erişimine açık halde tutulmasının engellenmesi olduğu değerlendirilmektedir. Kanun yararına bozma talebine konu somut olayda; Başvuranın, banka müdürü olan eşinin 2018 yılında evlerinde intihar sonucu vefat etmiş olması nedeniyle internet arama motorunda eşiyle ilgili değişik internet haber sitelerinde değişik içeriklerde yer alan ve kendisiyle arkadaşlarının eşiyle birlikte çektirdikleri fotoğrafla birlikte sunulan haberler yapıldığını, banka müdürünün sır ölümü başlıklı haberlerin 2003 doğumlu müşterek çocuklarının psikolojisini olumsuz etkilediğini, ailece psikolojik destek almaya devam ettiklerini, küçük çocuklarına babalarının kalp krizi sonucu vefat ettiğini söyledikleri, banka müdürü olan eşinin vefatına ilişkin internette yer alan tüm haberlerin artık güncelliğini yitirdiğini, ayrıca aile ve özel hayata dair bir olumsuz anı olarak hatırlanan olayın anlatılmasında kamu yararının artık kalmadığını, öte yandan kendisinin ve eşinin isim ve fotoğraflarının kişisel verileri kapsamında olduğunu, izin alınmaksızın yayınlanmasını da istemediklerini belirterek adı geçen haberlerin yer aldığı internet URL adreslerine erişimin engellenmesini talep ettiği görülmektedir. Başvuranın talebi, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/07/2018 tarihli ve 2018/3762 değişik iş sayılı kararıyla, talebin değişik internet haber sitelerinde yayınlanan haber içeriklerinin toplumun ilgisini çeken, haber alma özgürlüğü boyutuyla kamu yararı olan bir yönü bulunduğu, bu bağlamda basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, ayrıca haberlerin kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, buna karşı yapılan itiraz da kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Yukarıda yazılı emsal kararlarda belirtildiği üzere, somut uyuşmazlığın çözümü için yerel mahkemece yapılması gereken, başvuranın dilekçesinde belirtilen URL adresleri üzerinde bir bilirkişi marifetiyle araştırma yapılarak haber paylaşımları içerisinde başvuranın eşinin şüpheli bir intihar sonucu vefat ettiğini hatırlatacak nitelikte, başvuranın fotoğrafı ve adının da yer aldığı, güncelliğini yitiren ve üzerinde artık kamu yararı kalmayan mahiyette haberlerin tespitiyle bunlara kişisel veriler ve unutulma hakkı kapsamında erişimin engellenmesine karar verilmesi gerekirken, talebin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/07/2018 tarihli ve 2018/3615 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda yazılı bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 11/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Mevzuat sistematiğinde unutulma hakkını doğrudan ve müstakil olarak adlandıran tek bir kanun hükmü yer almamaktadır. Buna karşın Anayasa'da güvenceye bağlanan kişinin maddi ile manevi bütünlüğünün gözetilmesi, özel yaşam alanının gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına dair anayasal normlar ile yargısal kararlar bu hakkın meşru zeminini teşkil etmektedir.

Unutulma Hakkından Yararlanma Şartları ve Değerlendirme Kriterleri

Bir içeriğin unutulma hakkı çerçevesinde değerlendirilebilmesi; paylaşılan bilginin zamanla güncelliğini yitirmiş olması, yayında tutulmasında toplum açısından bir menfaatin bulunmaması, metnin tarihî ya da bilimsel bir değer taşımaması koşullarına bağlıdır. Bunun yanında yayının makul süreyi aşacak biçimde erişilebilir kalması, muhatabın kamuoyunca tanınan kamusal bir figür olmaması, içeriğin somut vakıaya mı yoksa şahsi bir kanaate mi dayandığının tahlili ve kamuoyunun konuya yönelik aktüel ilgisinin sönümlenmiş olması gibi kıstaslar birlikte tartılır.

İçeriğin internette kalma süresi bakımından kanunda belirlenmiş sabit bir zaman eşiği bulunmamaktadır. Makul süre somut olayın niteliğine göre takdir edilmekte; uyuşmazlığın özelliğine göre bir veya dört yıllık süreler yeterli görülmeyebilirken, beş, dokuz ya da on dört yıl gibi sürelerin geçmesiyle içeriklere müdahale edilebilmektedir.

Toplumu temsil etme gayesiyle seçilmiş veya atanmış siyasetçiler ile tanınan aydın ve sanatçılar arasında yer almayan kişilerin geçmiş suç iddialarına dair bilgileri kamuyu ilgilendirmez. Bu kişilerin ad ve soyadlarının açıkça yazılarak ağır suç isnatlarıyla arşivde tutulması şeref ve haysiyet ihlali oluşturduğu gibi, bu bilgilerin arşivlenmesi kişisel verilerin izinsiz işlenmesi sonucunu doğurur.

Yargısal İncelemenin Kapsamı ve Basın Özgürlüğü Dengesi

Unutulma hakkı basın özgürlüğünü bütünüyle ortadan kaldırmaz; bu hak basın özgürlüğü ile dengelenir. Kamu yararı bulunan haberler, tarihsel olaylar ve toplumu ilgilendiren yargısal süreçler korunurken; kişisel merakı besleyen, güncelliği kalmamış ve kişiyi hedef haline getiren içeriklerde silme veya erişim sınırlandırması ağır basar.

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2018/8285 Esas ve 2019/5447 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, yargının görevi internet haber arşivini herhangi bir gerekçe olmaksızın tamamen ortadan kaldırmak değildir. Yargısal incelemenin amacı; kişilerin şeref ve saygınlığına yönelen, özel hayatı ve kişisel verileri kamu yararına katkı sağlamayacak şekilde işleyen, güncelliğini yitirmiş ve tarihsel veri sayılamayacak içeriklerin talep halinde herkesin erişimine açık tutulmasını engellemektir. İlgili uyuşmazlık kapsamında, bildirilen internet adresleri üzerinde uzman incelemesi yaptırılarak güncelliğini yitiren ve kamu yararı kalmayan haberlerin tespitiyle unutulma hakkı doğrultusunda karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Silme, Erişimin Engellenmesi ve İndeksten Çıkarma Ayrımı

Unutulma hakkı kapsamında uygulanan yöntemlerin kapsamı ve sonuçları birbirinden farklıdır. İçeriğin çıkarılması materyalin kaynaktan tamamen kaldırılmasını ifade ederken, erişimin engellenmesi içeriğe teknik ya da hukuki yollarla ulaşılmasının durdurulmasıdır. Arama motorundan silme işlemi ise doğrudan kaynağı ortadan kaldırmaz; yalnızca kişinin ad ve soyadıyla yapılan aramalarda bağlantının listelenmesini ve görünürlüğünü azaltır.

Arama motorlarında isim ve soyisim aramalarında çıkan sonuçların dizinden çıkarılması taleplerinde öncelikle ilgili arama motoruna başvuru yapılması mümkündür. Başvurunun reddedilmesi veya yanıtsız bırakılması durumunda Kurula ya da yargı yoluna başvurulabilir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Çerçevesinde Başvuru Usulü

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında, mevzuata uygun şekilde işlenmiş veriler dahi işlenmelerini zorunlu kılan gerekçelerin kalkmasıyla birlikte kendiliğinden ya da ilgilisinin müracaatı üzerine veri sorumlusunca silinir, yok edilir veya kimliği belirlenemez hale getirilir. Özel kanunlardaki imha ve silme hükümleri saklı tutulmuş olup bu işlemlerin uygulanmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle tanzim edilir.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Bu Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir. (2) Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesine ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. (3) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hâle getirilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Kişisel verilerin aktarılması

Veri sorumlusuna yapılan başvurunun reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya süresinde cevap verilmemesi hâllerinde ilgili kişi, 6698 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca veri sorumlusunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren otuz ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyette bulunabilir. Kanunun 13. maddesinde düzenlenen veri sorumlusuna başvuru yolu tüketilmeden şikâyet yoluna başvurulamaz; kişilik hakları ihlal edilenlerin genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- (1) Başvurunun reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya süresinde başvuruya cevap verilmemesi hâllerinde; ilgili kişi, veri sorumlusunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren otuz ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kurula şikâyette bulunabilir. (2) 13 üncü madde uyarınca başvuru yolu tüketilmeden şikâyet yoluna başvurulamaz. (3) Kişilik hakları ihlal edilenlerin, genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır. Şikâyet üzerine veya resen incelemenin usul ve esasları

İnternet Yayınlarına Yönelik Yasal Düzenlemeler

İnternet ortamında yapılan yayınlar yoluyla kişilik haklarının ihlal edilmesine ilişkin olarak 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan erişimin engellenmesi mekanizması Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. İlgili yasal düzenlemenin iptal edilmiş olması karşısında, kişisel verilerin korunması ve unutulma hakkı talepleri 6698 sayılı Kanun hükümleri ve yargı içtihatları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
MADDE 9- (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76; K.: 2023/172 sayılı Kararı ile) Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi[34][35]
Unutulma hakkı nedir?

Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı bulunmadığı sürece dijital hafızadaki olumsuz geçmiş olayların unutulmasını, kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlenmesini isteme hakkıdır.

Unutulma hakkı için kanunda sabit bir süre öngörülmüş müdür?

İçeriğin internette kalma süresi bakımından mevzuatta belirlenmiş sabit bir zaman eşiği bulunmamakta olup makul sürenin aşılıp aşılmadığı somut olayın niteliğine göre takdir edilir.

Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet süresi ne kadardır?

Veri sorumlusunun cevabının öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün ve her hâlde veri sorumlusuna başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyette bulunulabilir.

Veri sorumlusuna başvurmadan Kurula şikâyette bulunulabilir mi?

Kanuni düzenleme uyarınca veri sorumlusuna başvuru yolu tüketilmeden Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yoluna başvurulamaz; ancak kişilik hakları ihlal edilenlerin genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı saklıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu