Uçak Kiralama Türleri ve Operasyonel Sorumluluk Dağılımı
Uçak kiralama operasyonlarında hukuki çerçeve dry-lease ve wet-lease ayrımı üzerinden şekillenir. SHT-KİRALAMA uyarınca dry-lease hava aracının kiracının işletme ruhsatı kapsamında işletildiği, wet-lease ise hava aracının kiraya verenin işletme ruhsatı kapsamında işletildiği operasyon olarak tanımlanmaktadır.
Türkiye'deki wet-lease ve kısa süreli wet-lease operasyonlarında sürekli uçuşa elverişlilik, uçuş operasyonu ve idari sorumluluklar kiraya veren işletmede; ticari sorumluluk ise kiracıda yer alır. İlgili düzenleme uyarınca bu görev ve sorumluluk dağılımının kira sözleşmesinde açıkça gösterilmesi zorunludur.
Türkiye ile yabancı bir devlet arasında yürütülecek dry-lease in veya dry-lease out operasyonlarında uluslararası yetki devri kuralları devreye girer. SHT-KİRALAMA kapsamında, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile yabancı sivil havacılık otoritesi arasında Chicago Sözleşmesi m. 83 bis uyarınca yetki devri anlaşması yapılması öngörülmektedir.
Düzenleyici İzinlerin Korunması ve İptal Riski
Sivil havacılık mevzuatına uyum, sözleşmenin yürütülmesinde süreklilik arz eden bir koşuldur. SHT-KİRALAMA çerçevesinde mevzuata aykırılıklar veya ilgililerince giderilmeyen uygunsuzluklar tespit edildiğinde, onaylanmış wet-lease veya dry-lease izinleri iptal edilebilmektedir. Bu durum, idari yaptırımları taraflar açısından doğrudan sözleşmesel bir risk haline getirir.
Teknik Kabul Klozları ve Bakım Yükümlülükleri
Hava aracının tesliminde düzenlenen teknik kabul beyanları ve mevcut haliyle kabule ilişkin mekanizmalar, teslim sonrasında kiracının hukuki başvuru imkanlarını etkileyebilir. Uçağın kabul edilmesinden sonra gizli yapısal onarımlar, eksik kayıtlar, ömürlü parçaların izlenebilirliğindeki hatalar, bildirilmemiş hasarlar veya gerçeği yansıtmayan bakım durumları ortaya çıksa dahi sözleşmedeki kabul klozu kiraya verene karşı başvuruları sınırlandırabilmektedir.
Kira süresi sonunda uçağın fiili durumu bakımından fiziksel bakım koşulu yerine sözleşme sonu bakım tazminatı yöntemi kararlaştırılabilir. Bu usulde hava aracı revizyondan geçirilmeden iade edilebilir; ancak kiracı, tükettiği ve eksik kalan bakım ömrünün ekonomik karşılığını belirlenen formül üzerinden kiraya verene ödemekle yükümlü tutulabilir.
Mali Yükümlülükler ve Sorumluluktan Muafiyet Klozları
Kira bedelleri üzerinden kiracının bulunduğu ülkede stopaj veya benzeri yerel vergilerin doğması halinde, kiraya verenler net kira bedelini eksiksiz temin etmek amacıyla brüte tamamlama talebinde bulunabilmektedir. Bu klozlar uygulandığında doğan yerel vergi yükü fiilen kiracı üzerinde kalabilmektedir.
Sözleşmelerde yer alan sorumluluktan muafiyet klozlarının kiracı aleyhine aşırı genişlemesini önlemek için kapsamın sınırlandırılması önem taşır. Kiraya verenin ağır kusuru, kastı, mülkiyet ayıpları ve kendi ihlallerinden kaynaklanan zararların muafiyet kapsamı dışında tutulması tarafların risk dengesini korur.
Cape Town Sistemi ve Uluslararası Teminat Hakları
Taşınır donanım üzerindeki hakları düzenleyen Cape Town Sözleşmesi sistemi, belirli şartları haiz uçak motorları üzerinde gövdeden bağımsız uluslararası teminat hakları tesis edilmesine imkan tanımaktadır. Bu düzenleme, hava aracı motorlarının finansman ve teminat yapılandırmasında bağımsız varlık olarak değerlendirilmesini sağlar.
Türkiye, Cape Town Uçak Protokolü m. VIII'i ve m. XIII kapsamındaki geri tescil ve ihraç yetki belgesi mekanizmasını uygulamayı beyan etmiştir. İdari uygulamada Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü mevzuatında SHT-IDERA düzenlemesi ile bu belgeye ilişkin başvuru ve iptal formları yer almaktadır.
İflas hallerinde uygulanacak kurallar bakımından Türkiye, Cape Town Uçak Protokolü m. XI kapsamında Alternatif A rejimini ve tüm iflas süreçleri için 60 takvim günlük bekleme süresini uygulamayı seçmiştir. Ayrıca Cape Town Sözleşmesi m. 54(2) beyanı ile, Sözleşme kapsamında mahkeme başvurusu zorunlu tutulmayan alacaklı yollarının mahkeme izni olmaksızın kullanılabilmesi tercih edilmiştir.
Türkiye'nin belirli vergi, kamu alacakları ve rızai olmayan haklara ilişkin özel Cape Town beyanları bulunması sebebiyle, Uluslararası Sicil'deki kayda rağmen bu haklar öncelik taşıyabilir.
Dry-lease ve wet-lease operasyonlarında teknik ve operasyonel sorumluluk kime aittir?
Dry-lease sözleşmelerinde hava aracı kiracının işletme ruhsatı kapsamında işletilirken, wet-lease operasyonlarında kiraya verenin işletme ruhsatı esas alınır; dolayısıyla wet-lease işlemlerinde sürekli uçuşa elverişlilik, uçuş operasyonu ve idari sorumluluklar kiraya veren işletmede, ticari sorumluluk ise kiracıda kalır.
Uçak motorları hava aracı gövdesinden ayrı olarak teminata konu edilebilir mi?
Evet, Cape Town Sözleşmesi sistemi uyarınca aranan niteliklere sahip uçak motorları üzerinde hava aracı gövdesinden bağımsız uluslararası teminat hakları kurulması mümkündür.
Kiracının iflası halinde kiraya verenler için geçerli bekleme süresi ne kadardır?
Türkiye'nin Cape Town Uçak Protokolü m. XI kapsamındaki Alternatif A tercihi doğrultusunda, tüm iflas süreçleri için 60 takvim günlük bekleme süresi uygulanmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

