Kiracının Tahliyesi Şartları ve Tahliye Davası Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Kiracının Tahliyesi Şartları ve Tahliye Davası Yolları

Tahliye Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

Kiracının tahliyesine ilişkin uyuşmazlıklarda mahkemede dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması kanuni bir zorunluluktur. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı haline gelmiş olup, arabulucuya başvurulmadan açılan tahliye davaları usulden reddedilir.

Kira Sözleşmesinin Süresi ve Fesih Bildirimi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 347/1 uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, yalnızca sözleşme süresinin sona ermesine dayanarak sözleşmeyi feshedemez ve kiracının tahliyesini isteyemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler. Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir. 2. Bildirimin geçerliliği a. Şekil

Türk Borçlar Kanunu m. 347/1 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında on yıllık uzama süresi tamamlandığında kiraya veren, takip eden her uzama senesinin bitiminden en az üç ay evvel bildirim yapmak kaydıyla herhangi bir gerekçe ileri sürmeksizin sözleşmeyi feshedebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre belirsiz süreli sözleşmelerde kiracı dilediği zaman, kiraya veren ise sözleşmenin başlangıcından itibaren on yıl geçtikten sonra genel fesih bildirimi kurallarına uyarak akdi sonlandırabilir. Genel hükümlere dayalı fesih hakkının doğduğu durumlarda taraflar bu yolla sözleşmeyi bitirebilir.

Yazılı Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye

Türk Borçlar Kanunu m. 352/1 gereğince kiracı, taşınmazın kendisine teslim edilmesinin ardından kiraya verene karşı mecuru belirli bir günde boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmesine rağmen mecuru tahliye etmezse, kiraya veren belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde icra takibine başvurarak veya dava açarak sözleşmeyi sonlandırabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir. Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir. 3. Dava süresinin uzaması

Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için yazılı yapılması, tahliye tarihini açıkça taşıması ve sözleşmenin imzasından sonraki bir tarihte verilmiş olması aranır. Uygulamada kira sözleşmesiyle aynı gün düzenlenen veya boş kağıda imza atılmak suretiyle alınan taahhütler genellikle geçersiz kabul edilmektedir.

Gereksinim ve Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

Türk Borçlar Kanunu m. 350 b. 1 uyarınca kiraya veren; kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer şahısların konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle taşınmazı kullanma mecburiyeti bulunuyorsa dava açarak sözleşmenin feshini ve kiralananın tahliyesini isteyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir. b. Yeni malikin gereksinimi

Taşınmazı sonradan iktisap eden malik, Türk Borçlar Kanunu m. 351 uyarınca kendisi veya kanunda sayılan yakınlarının konut ya da işyeri gereksinimi nedeniyle taşınmazı kullanma zorunluluğu taşıyorsa, tapu tescilinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı bildirimle ileterek altı ay sonra açacağı davayla sözleşmeyi sona erdirebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
MADDE 351- Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. 2. Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle

Türk Borçlar Kanunu m. 355/1 hükmü gereğince, gereksinim sebebiyle kiralananın tahliyesi sağlandıktan sonra kiraya veren, haklı bir sebebi bulunmadıkça taşınmazı üç yıl geçmeden eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Bu yasağa aykırı hareket edilmesi halinde kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş bulunan bir yıllık kira tutarından az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 355Kaynağı aç
MADDE 355- Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür. 6. Kiracının ölümünde sözleşmenin sürdürülmesi

Kira Borcunun Ödenmemesi ve İki Haklı İhtar

Kira borcunun süresinde ifa edilmemesi halinde kiraya veren ilamsız tahliye takibi yoluna başvurabilir. Gönderilen ödeme emrinde borcun ödenmesi için tanınan 30 günlük yasal süre içinde ödeme yapılmazsa icra mahkemesinden kiracının taşınmazdan tahliyesi istenebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 269Kaynağı aç
Madde 269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.) Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder. Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır. İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz. Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür. İtiraz etmemenin sonuçları:

Türk Borçlar Kanunu m. 352/2 uyarınca kiracı, bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde kira vadesi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde ise bir kira yılı veya bu süreyi aşan dönem içinde kira bedelini ödememesi sebebiyle yazılı iki haklı ihtara muhatap olmuşsa; kiraya veren, kira süresinin ve bir yılı aşan kiralamalarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilir.

Kiracının Konutunun Bulunması ve Dava Açma Süresinin Uzaması

Türk Borçlar Kanunu m. 352/3 gereğince, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bu durumu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.

Türk Borçlar Kanunu m. 353 uyarınca kiraya veren, dava açılması için öngörülen sürenin bitimine kadar dava açacağını kiracıya yazılı bir ihtar ile bildirdiği takdirde, kanuni dava açma süresi bir kira yılı kadar uzamış sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 353Kaynağı aç
MADDE 353- Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. 4. Dava sebeplerinin sınırlılığı2

Taşınmazın Yeniden İnşası, Esaslı Tadilatı ve Yok Olması

Kiralanan taşınmazın imarı veya yeniden inşası maksadıyla esaslı biçimde onarımı ya da genişletilmesi zorunlu olup bu çalışmalar esnasında taşınmazın kullanımı fiilen imkânsız hale geliyorsa, kiraya veren Türk Borçlar Kanunu m. 350 b. 2 kapsamında bu gereksinimi ispatlamak suretiyle tahliye talep edebilir.

Taşınmazın tamamen yıkılması yahut kullanılamaz duruma gelmesi halinde kira ilişkisi kendiliğinden son bulur ve kiracının mecuru tahliyesi gündeme gelir.

Tahliye Kararının İcrası

Tahliye davası neticesinde mahkeme tarafından verilen tahliye kararına rağmen kiracı taşınmazı rızasıyla boşaltmazsa, icra müdürlüğü kanalıyla tahliye işlemi zorla yerine getirilir.

Tahliye taahhütnamesi düzenlenirken nelere dikkat edilmelidir?

Tahliye taahhütnamesinin yazılı olması, tahliye tarihini açıkça içermesi ve kira sözleşmesinin imza tarihinden sonra verilmesi gerekir. Boş kağıda atılan veya sözleşmeyle aynı gün düzenlenen taahhütler genellikle geçersiz kabul edilmektedir.

Yeni malikin ihtiyacı sebebiyle tahliye davası ne zaman açılabilir?

Taşınmazı edinen yeni malik, iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim yapmak kaydıyla edinmeden altı ay sonra veya sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açabilir.

Gereksinim sebebiyle tahliye edilen yer başkasına kiralanabilir mi?

İhtiyaç gerekçesiyle tahliye sağlandıktan sonra kiraya veren, haklı bir sebep olmaksızın taşınmazı üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralayamaz; aksi halde en az bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat sorumluluğu doğabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu