Hava Aracı Kira Sözleşmelerinde Şekil ve İade Yükümlülüğü
Hava aracı kira ve çarter sözleşmelerinin geçerliliği, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 119 uyarınca yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Sözleşmenin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için de uçak siciline şerh edilmesi yasal bir gerekliliktir. Sözleşmenin sona ermesiyle birlikte kiracının temel borcu kiralananı teslim aldığı durumda geri vermektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 334/1 uyarınca kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür; bununla birlikte kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 334Kaynağı aç
2920 sayılı TÜRK SİVİL HAVACILIK KANUNU m. 119Kaynağı aç
Hava Aracı Kiralama Usul ve Esasları Talimatı (SHT-KİRALAMA) kapsamında, yabancı işletmeden mürettebatsız (dry-lease) olarak kiralanacak hava aracının gerekli sertifikasyon ve uçuşa elverişlilik koşullarını taşıması aranır. Kiralama dönemindeki operasyonlar açısından ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasındaki sorumluluk ise sözleşmenin ilgili hükmüne muhatap işletme veya işletmelerdedir.
Teknik Uçuşa Elverişlilik ile Sözleşmesel İade Koşulu Arasındaki Ayrım
Bir hava aracının teknik olarak uçabiliyor olması, kira sözleşmesine uygun iade koşulları içerisinde bulunduğu anlamına gelmez. Düzenleyici kurallar çerçevesinde uçuşa elverişli sayılmak ile tarafların kira sözleşmesinde kararlaştırdığı teknik ve operasyonel iade standartlarını sağlamak birbirinden farklı kavramlardır.
Hava aracının fiziki teslimi gündeme geldiğinde, İhraç Uçuşa Elverişlilik Sertifikası (Export Certificate of Airworthiness) ve sözleşmede öngörülen zorunlu belgelerin bulunmaması teslim şartının gerçekleşmemesi sonucunu doğurabilmektedir. Kira başlangıcındaki teslime dair somut uyuşmazlıklarda sözleşmesel prosedürlere ve sertifikasyon şartlarına uyulmaması nedeniyle teslim girişiminin geçersiz sayılabileceği değerlendirilmiş olup bu yaklaşım iade aşamasındaki belge yükümlülükleri açısından da önem taşır.
Uçak Motorları ve Sınırlı Kullanım Ömürlü Parçalar
Cape Town Sözleşmesi Uçak Protokolü m. XIV(3) uyarınca, bir uçak motoru üzerindeki mülkiyet veya diğer haklar, motorun bir hava aracına takılması veya hava aracından sökülmesi nedeniyle etkilenmez. Dolayısıyla bir motorun fiziksel olarak başka bir gövde üzerine takılması, tek başına motor üzerindeki mülkiyet haklarını değiştirmez.
Sınırlı kullanım ömrü bulunan parçalar (LLP), belirlenen döngü sınırına ulaştığında teknik olarak halen sağlam görünseler dahi hizmetten çıkarılmaları gerekebilir. Bu çerçevede sözleşmede belirlenen kullanım ömrü iade şartlarının karşılanmaması halinde kiraya veren, kalan ömür eksikliğinin ekonomik karşılığını kiracıdan ileri sürebilir.
Bakım Rezervi, Kira Sonu Bakım Ayarlaması ve İade Tazminatları
Bakım rezervi, kira süresi boyunca periyodik olarak ödenen bir ekonomik güvence mekanizmasıdır. Buna karşılık kira sonu bakım tazminatı veya bakım ayarlaması, kira bitiminde hava aracının bakım durumunun sözleşmede belirlenen seviyeden farklı olması nedeniyle yapılan mali hesaplaşmadır.
Kira sözleşmesinin bitiminde uçağın sözleşmesel iade koşullarına getirilmesi için gerekli aykırılık giderme maliyetleri, eksik bakım ömrünün karşılığı olan bakım ayarlaması, gecikmiş teslim dolayısıyla ek veya gecikme kirası, uçağın kullanılamadığı dönem bakımından kullanım kaybı, intikal ve konumlama giderleri, depolama masrafları, denetim giderleri ve teknik kayıtların yeniden oluşturulması maliyetleri ileri sürülebilir.
Kiraya verenin kira sonu iade talepleri incelenirken, aynı ekonomik kayıp için hem bakım tazminatı hem aykırılık giderme maliyeti hem de değer kaybı talep edilerek mükerrer tahsilat elde edilip edilmediğinin denetlenmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 334/2 hükmüne göre kiracının, sözleşmenin sona ermesi halinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir. Bununla birlikte uluslararası kiralama uygulamasındaki kira sonu bakım denkleştirmelerinin tamamı otomatik olarak bu kapsamdaki yasak tazminat olarak nitelendirilemeyeceği gibi, tamamının hiçbir sınırlama olmaksızın geçerli olduğunu kabul etmek de hukuki değerlendirme gerektirir. Kullanım miktarına bağlı bakım rezervi borcu ile yalnızca iade olgusuna bağlanan soyut cezalar arasındaki ekonomik işlev farkı gözetilmelidir.
Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlıkların Çözümü
Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde uygulanacak kurallar 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 24 kapsamında düzenlenmiştir. Buna göre taraflar borç ilişkisinde uygulanacak hukuku açık bir iradeyle belirleyebilecekleri gibi, sözleşme içeriğinden veya somut durumun koşullarından açıkça anlaşılan irade beyanları da geçerli sayılır. Sözleşme tarafları seçilen hukukun sözleşmenin tamamını veya yalnızca belirli bir kısmını kapsamasını öngörebilir; hukuk seçimi iradesi sonradan ortaya konulabileceği gibi değiştirilebilir ve üçüncü kişilerin hakları zedelenmemek kaydıyla geçmişe etkili sonuç doğurur. Taraflarca bir hukuk seçimi yapılmadığında ise uyuşmazlığa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır; bu kapsamda karakteristik edim borçlusunun sözleşme anındaki mutat meskeni veya ticari faaliyet yeri, işyeri bulunmadığında yerleşim yeri, birden fazla işyerinin varlığı halinde ise sözleşmeyle en doğrudan bağlantılı işyeri hukuku esas alınır. Bununla birlikte olayın tüm şartları değerlendirildiğinde daha sıkı irtibatlı bir hukukun tespiti halinde uyuşmazlık o hukuka bağlanır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
Uçak kiralama sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar bakımından taraflar İngiliz mahkemelerini yetkilendirebilecekleri gibi LCIA, ICC veya SIAC nezdinde tahkim yoluna da başvurabilirler. Nitekim İngiliz Ticaret Mahkemesi önündeki bir uyuşmazlıkta, sözleşmesel kesin delil kaydı kapsamında kiraya verenin belgelendirdiği tutarın bariz bir hata bulunmadıkça esas alınabileceğine hükmedilmiştir. Motor parçalarının kalan ömrü ve gövdenin teslim anındaki durumuna ilişkin teknik tartışmalar yalnızca hukuki incelemeyle sınırlı kalmadığından, bu dosyalarda havacılık alanında çalışan hukukçuların yanı sıra teknik uzmanlar, kayıt inceleme uzmanları ve değerleme uzmanları birlikte yer almaktadır.
Uçağın teknik olarak uçabilmesi sözleşmeye uygun iade edildiği anlamına gelir mi?
Hayır, bir hava aracının teknik olarak uçabiliyor olması, kira sözleşmesinde kararlaştırılan iade koşullarına uygun bulunduğu anlamına gelmez.
Bakım rezervi ile kira sonu bakım ayarlaması arasındaki fark nedir?
Bakım rezervi kira süresi boyunca periyodik ödenen bir ekonomik güvence mekanizmasıyken, kira sonu bakım ayarlaması kira bitiminde bakım durumunun sözleşmedeki seviyeden farklı olması sebebiyle yapılan mali hesaplaşmadır.
Uçak motoru başka bir gövdeye takıldığında motor üzerindeki haklar değişir mi?
Hayır, Cape Town Sözleşmesi Uçak Protokolü m. XIV(3) uyarınca motor üzerindeki mülkiyet veya diğer haklar, motorun bir hava aracına takılması ya da sökülmesi sebebiyle etkilenmez.
Sınırlı ömürlü parçalar döngü sınırına ulaştığında ne yapılır?
Sınırlı kullanım ömrü bulunan parçalar döngü sınırına ulaştığında teknik olarak sağlam görünseler bile hizmetten çıkarılmaları gerekebilir; sözleşmedeki şartların karşılanmaması durumunda kiraya veren kalan ömür eksikliğinin ekonomik karşılığını ileri sürebilir.
Kiracı sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmadan sorumlu mudur?
Hayır, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 334/1 gereğince kiracı, kiralananda sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir.
Kira sonu taleplerinde mükerrer tahsilat denetimi nasıl yapılır?
Kiraya verenin aynı ekonomik kayıp kalemi için hem bakım tazminatı hem aykırılık giderme masrafı hem de değer kaybı talep ederek mükerrer tahsilat elde edip etmediği hukuki denetime tabi tutulur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

