Topraktan Ev Alma Kavramı ve Sözleşmesel Çerçeve
Topraktan veya temelden ev alma, henüz inşası tamamlanmamış daire veya müstakil konut niteliğindeki bağımsız bölümlerin proje aşamasında ya da yapım sürecinde yüklenici tarafından haricen satılmasını ifade eder. Bu tür işlemlerin temelini genellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri oluşturur. Arsa payı karşılığı inşaat ilişkisinde yüklenici, finansman sağlayarak arsa malikine ait taşınmaz üzerinde bina yapımını üstlenir; arsa maliki ise bu yapıya karşılık binadaki kararlaştırılan bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi taahhüt eder.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/1812, K. 2020/4793Kaynağı aç
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, iki tarafa borç yükleyen karma nitelikte bir sözleşmedir. Bu ilişkide arsa sahiplerinin arsa paylarını devretmeyi üstlenmesi satış sözleşmesinin asli edimini, yüklenicinin bağımsız bölümleri meydana getirip teslim etmesi ise eser sözleşmesinin asli edimini oluşturur. Eser ve satış sözleşmelerine ilişkin kuralların çatışması halinde hâkim tarafından örf, adet ve hakkaniyete göre karar verilir.
Taşınmaz Satımında Şekil Şartı ve Alacağın Temliki
Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin tapuda resmi şekilde düzenlenmesi, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin ise noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Ancak arsa payı karşılığı inşaat yapan yüklenicinin veya bizzat yap-satçı konumundaki kişinin inşa ettiği binalardan bağımsız bölüm satın alınması hukuken alacağın devri hükümlerine tabidir. Türk Borçlar Kanunu m. 184/1 gereğince yüklenicinin sözleşmeden doğan bağımsız bölüm talep hakkını üçüncü kişiye devretmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Buna karşılık Türk Borçlar Kanunu m. 184/2 uyarınca alacağın devri sözü verme taahhüdü herhangi bir geçerlilik şekline tabi tutulmamıştır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 184Kaynağı aç
Yükleniciden yapılan devir işleminin kapsamı, yüklenicinin arsa sahibiyle imzaladığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca hak kazandığı gerçek alacakla sınırlıdır. Bu sebeple yüklenicinin arsa sahibine karşı hak kazanmadığı bir bağımsız bölümü üçüncü kişiye devretmesi arsa sahibi bakımından hüküm doğurmaz.
Geçersiz Sözleşmeye Rağmen Dürüstlük Kuralı Uyarınca Tescil Talebi
Kanunun emrettiği resmi şekle uyulmadan yapılan taşınmaz satışlarında kural olarak tescil talep edilemez. Buna karşın Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanan taşınmazlarda dürüstlük kuralı çerçevesinde bir istisna mevcuttur. Tarafların bağımsız bölümün satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını ifa etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü fiilen teslim ederek alıcının malik gibi kullanmasına rıza göstermesine rağmen resmi devirden kaçınması durumunda, Türk Medeni Kanunu m. 2 hükmündeki dürüstlük kuralı uyarınca tescil davasının kabulü mümkündür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Arsa Sahibinin Savunma Hakları, Takas ve Ödemezlik Defi
Türk Borçlar Kanunu m. 188/1 uyarınca borçlu, alacağın devrini öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Bu doğrultuda temliki öğrenen arsa sahibi, devir gerçekleşmemiş olsaydı yükleniciye karşı öne sürebileceği tüm defileri bağımsız bölümü devralan kişiye karşı ileri sürebilme imkanına sahiptir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu m. 188/2 gereğince arsa sahibi, devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 188Kaynağı aç
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa talep eden tarafın, sözleşme şartlarına göre daha sonra ifa hakkı bulunmadıkça kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını önermiş olması gerekir. Türk Borçlar Kanunu m. 97 gereğince, yüklenici arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen ifa etmeden kişisel hakkını devrederse, ödemezlik defi hakkına sahip arsa sahibi ifaya zorlanamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 97Kaynağı aç
Tapu İptali ve Tescil Yargılamasında Usul, Eksik İş Bedeli ve İhtiyati Tedbir
Yüklenicinin temlikine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin incelenmesi gerektiğinden arsa sahipleri ile yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunun kabulü gerekir. Bağımsız bölümü devralan kişi, tapu iptali ve tescil talebinin yanında aynı davada terditli olarak yükleniciden tazminat talebinde de bulunabilir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/4743, K. 2019/782Kaynağı aç
Tescil davalarında mahkemece öncelikle yüklenicinin eseri meydana getirme, teslim ve sözleşmedeki iskan (oturma izni) alma borçlarını ifa edip etmediği araştırılır. Ayni hak sahibi malike karşı kötüniyetin ispatlanması halinde, saptanan eksik iş bedelini mahkemeye depo etmek üzere davacıya süre verilebilir; bu bedel verilen sürede depo edilirse davanın kabulüne karar verilebilir, aksi halde tescil talebi reddedilir. Yargılama sürecinde taşınmazın devrini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir taleplerinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 392 uyarınca kural olarak teminat gösterilmesi gerekse de mahkemece gerekçe belirtilerek teminatsız tedbir verilmesi de mümkündür.
Tapu Siciline Güven, İyiniyet ve Kötüniyetin İspatı
Türk Medeni Kanunu m. 3 uyarınca kanunun iyiniyete sonuç bağladığı alanlarda asıl olan iyiniyettir; ancak durumun gereklerine göre beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Türk Medeni Kanunu m. 1023 tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak edinen üçüncü kişinin kazanımını korurken, Türk Medeni Kanunu m. 1024 tescilin yolsuz olduğunu bilen ya da bilmesi gereken kişilerin bu tescile dayanamayacağını düzenler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Kişisel hak sahibi üçüncü kişi, ayni hak sahibi malike karşı kötüniyet iddiasını ispatlarsa alacağın temliki işleminin malik tarafından bilindiği ve mülkiyet devrinin sözleşmeden doğan hakkı bertaraf etmek amacıyla yapıldığı kabul edilir. Nitekim Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/4743, K. 2019/782 sayılı kararında; kötüniyetin kanıtlanması halinde devralanın iktisabının korunamayacağı ve saptanan eksik iş bedelinin depo ettirilmesi koşuluyla uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Topraktan ev alırken yapılan yazılı sözleşme doğrudan tapuyu verir mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 184 uyarınca alacağın devrinin yazılı yapılması geçerlilik için yeterlidir. Ancak yüklenici arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmemişse, Türk Borçlar Kanunu m. 97 uyarınca ödemezlik defi hakkı bulunan arsa sahibi tapu devrine zorlanamaz.
Müteahhit inşaatı bitirmezse arsa sahibine karşı tapu tescili istenebilir mi?
Yüklenici eseri meydana getirme, teslim ve iskan alma edimlerini ifa etmediğinde, Türk Borçlar Kanunu m. 97 uyarınca ödemezlik defi hakkı bulunan arsa sahibi tapu devrini yapmaya zorlanamaz.
İnşaatta eksik işler bulunması durumunda tescil davası nasıl sonuçlanır?
Tapuda devralan üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunun kanıtlandığı hallerde, saptanan eksik iş bedelini depo etmek üzere alıcıya süre tanınabilir; bu bedel süresinde yatırılırsa tescile hükmedilebilir, yatırılmazsa talep reddedilir.
Müteahhitten devralınan ev başkasına devredilmişse tapu geri alınabilir mi?
Tapu kütüğüne güvenerek mülkiyet kazanan üçüncü kişinin iyiniyeti Türk Medeni Kanunu m. 1023 gereğince korunur; ancak devralanın yolsuz tescili bildiği veya kötüniyetli olduğu ispat edilirse Türk Medeni Kanunu m. 1024 uyarınca tescil iptal edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

