İkinci El Yat Alımında Hukuki İnceleme

by Avukat Erdal Ersoy
İkinci El Yat Alımında Hukuki İnceleme

İkinci el yat alımı, alıcıyı ciddi hukuki risklerle karşı karşıya bırakır. Sözleşmenin geçerli biçimde kurulması, ayıptan doğan sorumluluğun zamanında ileri sürülmesi ve gözden geçirme ile bildirim yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilmesi bu risklerin başında gelir. Yabancı bayraklı yatlarda hangi ülke hukukunun uygulanacağı sorusu ise bu tabloyu daha da karmaşık hale getirir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 207Kaynağı aç
MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir. B. Yarar ve hasar
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
MADDE 22 – (1) Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki aynî haklar, menşe ülke hukukuna tâbidir. (2) Menşe ülke, hava ve deniz taşıma araçlarında aynî hakların tescil edildiği sicil yeri, deniz taşıma araçlarında bu sicil yeri yoksa bağlama limanı, raylı taşıma araçlarında ruhsat yeridir. Fikrî mülkiyete ilişkin haklara uygulanacak hukuk

Satış Sözleşmesinin Temeli ve Şekil Koşulu

Türk Borçlar Kanunu m. 207 uyarınca satış sözleşmesi, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretmeyi, alıcının ise buna karşılık bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Taraflar aksi kararlaştırmadıkça borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla ifa sırası ve zamanlamasına ilişkin farklı bir düzenleme yapılmak isteniyorsa bu husus sözleşmede açıkça belirtilmelidir.

TBK m. 17 uyarınca kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşme için taraflarca belirli bir şekil kararlaştırılmışsa, bu şekle uyulmadan yapılan sözleşme tarafları bağlamaz. Yat alım-satımında taraflar yazılı sözleşme ya da özel bir şekil öngörmüşlerse bu şarta eksiksiz uymak zorunludur; aksi takdirde sözleşme tarafları bağlamaz. Ayrıca herhangi bir belirleme olmaksızın yalnızca yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 17Kaynağı aç
MADDE 17- Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz. Herhangi bir belirleme olmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır. C. Borç tanıması

Ayıp Sorumluluğu: Maddi, Hukuki ve Ekonomik Boyutlar

TBK m. 219, satıcının yalnızca açıkça bildirdiği niteliklerin yokluğundan değil; kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumlu olduğunu düzenler. Satıcının bu ayıpların varlığından habersiz olması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Satıcının sorumluluğu bununla birlikte sınırsız değildir. TBK m. 222 uyarınca sözleşmenin kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıplardan satıcı sorumlu tutulamaz. Alıcının yeterli bir gözden geçirmeyle görebileceği ayıplardan ise satıcı, yalnızca bu tür ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Bu nedenle alım öncesinde yapılacak teknik muayene, alıcının hangi ayıpları bildiğini ya da bilebileceğini ortaya koyması açısından önem taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 222Kaynağı aç
MADDE 222- Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. 4. Gözden geçirme ve satıcıya bildirme a. Genel olarak

Gözden Geçirme ve Bildirim Yükümlülüğü

TBK m. 223, alıcıya devirden sonra imkân bulunur bulunmaz satılanı gözden geçirme ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görülürse bunu uygun sürede bildirme yükümlülüğü yükler. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen alıcı, satılanı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. b. Hayvan satışında

Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan gizli bir ayıp sonradan anlaşılırsa alıcı bunu hemen satıcıya bildirmelidir. Bildirim yapılmazsa satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır (TBK m. 223). Yatlarda zamanla ortaya çıkabilen yapısal sorunlar veya gizli donanım arızaları bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ağır kusurlu satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen dahi kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar için de aynı kural geçerlidir (TBK m. 225). Bu düzenleme, profesyonel yat satıcıları veya aracılarıyla yapılan işlemlerde alıcıya ek bir güvence sağlar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 225Kaynağı aç
MADDE 225- Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. 6. Satılanın başka yerden gönderilmesi

Ayıp Halinde Alıcının Seçimlik Hakları

TBK m. 227, ayıptan sorumluluğun doğduğu hallerde alıcıya dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, bedelden indirim, aşırı masraf gerektirmeyen hallerde ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme. Alıcı bu haklardan birini seçmekte özgürdür; ayrıca genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır. Satıcı ise alıcıya aynı malın ayıpsız benzerini hemen teslim edip zararın tamamını gidererek bu seçimlik hakların kullanılmasını önleyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması

Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediği hallerde hâkim, durumun bunu haklı kılmadığı kanısına varırsa onarıma veya bedel indirimine karar verebilir. Öte yandan satılandaki değer eksikliğinin satış bedeline çok yakın olduğu durumlarda alıcı yalnızca sözleşmeden dönme ya da ayıpsız benzeriyle değiştirme haklarından birini tercih edebilir (TBK m. 227).

Ayıptan Doğan Davalarda Zamanaşımı

TBK m. 231, satılandaki ayıptan doğan her türlü davanın, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Satıcının daha uzun bir süre üstlenmesi ya da satıcının ağır kusurlu olması halinde bu süre farklı biçimde uygulanır; satıcı ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 231Kaynağı aç
MADDE 231- Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. C. Alıcının borçları I. Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması

Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, iki yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olsa bile ortadan kalkmaz. Bu kural yalnızca alıcının iki yıl içinde satıcıya bildirdiği ayıplar bakımından geçerlidir.

Yabancı Bayraklı Yatlarda Uygulanacak Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 22. maddesi, hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki ayni hakların menşe ülke hukukuna tabi olduğunu hükme bağlar. Deniz taşıma araçlarında menşe ülke, ayni hakların tescil edildiği sicil yeridir; tescil sicili bulunmayan durumlarda ise bağlama limanı esas alınır. Sicil yeri bulunduğunda sicil yeri önceliği taşır; sicil yoksa bağlama limanının bulunduğu ülke menşe ülke sayılır. Bu kural, yabancı bayraklı bir yatı satın almak isteyen alıcının mülkiyet devrine ve yat üzerindeki olası ipotek ya da diğer ayni haklara ilişkin soruları öncelikle o ülkenin hukukuna göre değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyar.

Farklı hukuk düzenlerinde mülkiyet devri koşulları ve ipotek rejimleri birbirinden önemli ölçüde ayrışabilir. Bu nedenle yabancı bayraklı bir yatın alımında hangi ülke hukukunun uygulanacağının ve o hukuk kapsamındaki geçerli devir koşullarının önceden belirlenmesi gerekir.

Yabancılık unsuru taşıyan yat alım-satımı sözleşmelerinde, ayni haklara uygulanacak hukukun yanı sıra sözleşmeden doğan borç ilişkisine uygulanacak hukuk da ayrıca belirlenmelidir. MÖHUK m. 24 uyarınca taraflar, sözleşmeden doğan borç ilişkilerini açık bir hukuk seçimiyle belirleyebilir; sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen bir seçim de geçerlidir. Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya yalnızca bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilir. Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir ya da değiştirilebilir; sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi ise üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak geçerli sayılır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler

Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk kural olarak karakteristik edim borçlusunun sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku; ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde ise karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku olarak kabul edilir. Bu kural yalnızca sözleşme statüsüne uygulanır; ayni haklar bakımından MÖHUK m. 22 ayrıca değerlendirilir.

Tüketici Hukuku Boyutu

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un tüketici ürününe ilişkin düzenlemeleri, yeni, kullanılmış veya ıslah edilmiş ürünleri kapsayabilmektedir. Ancak antika olan ya da kullanılmadan önce tamir veya ıslah edilmesi gereken ikinci el ürünler, tüketiciye açıkça bilgi verilmesi koşuluyla farklı biçimde değerlendirilebilir. Bu ayrımın yat alımına nasıl uygulanacağı, somut işlemin koşullarına ve tarafların niteliğine göre belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

İkinci el yat alımında ayıp bildirimi ne zaman yapılmalıdır?

Yat teslim alındıktan sonra alıcı, imkân bulunur bulunmaz aracı gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp fark ederse bunu uygun sürede bildirmekle yükümlüdür. Olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayan gizli bir ayıp sonradan ortaya çıkarsa bu ayıp da hemen bildirilmelidir. TBK m. 223 uyarınca bu yükümlülüğü yerine getirmeyen alıcı, satılanı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır.

Satıcı ayıbı bilmiyorsa sorumlu olur mu?

TBK m. 219 açıkça satıcının ayıpların varlığını bilmese dahi onlardan sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Satıcının ayıptan habersiz olması sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir.

Alım öncesi muayene yapıldıysa sonradan ayıp iddiasında bulunulabilir mi?

TBK m. 222'ye göre alıcının yeterli bir gözden geçirmeyle görebileceği ayıplardan satıcı, yalnızca bu tür ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu tutulabilir. Muayene sırasında görülebilecek durumdaki ayıplar bakımından alıcının bilgisi sorumluluğu sınırlayabilir; ancak olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıplar bu kuralın dışında kalır.

Ayıptan doğan davalarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

TBK m. 231 uyarınca ayıptan doğan davalar kural olarak yatın tesliminden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıbın daha sonra ortaya çıkması bu süreyi uzatmaz. Satıcının daha uzun süre üstlenmesi ya da satıcının ağır kusurlu olması halinde bu iki yıllık süre farklı biçimde uygulanır; ağır kusurlu satıcı söz konusu zamanaşımından yararlanamaz. Ayrıca alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, zamanaşımı süresi geçmiş olsa bile ortadan kalkmaz.

Yabancı bayraklı bir yat satın alınırken hangi ülkenin hukuku uygulanır?

MÖHUK m. 22 uyarınca deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar menşe ülke hukukuna tabidir. Menşe ülke, ayni hakların tescil edildiği sicil yeridir; sicil yoksa bağlama limanının bulunduğu ülke esas alınır. Sözleşmeden doğan borç ilişkisine uygulanacak hukuk ise MÖHUK m. 24 kapsamında taraflarca ayrıca belirlenebilir; hukuk seçimi yoksa en sıkı ilişkili hukuk ölçütü devreye girer.

Alıcı hangi seçimlik hakkı kullanacağını nasıl belirler?

TBK m. 227 dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım ve ayıpsız benzeriyle değiştirme. Satılandaki değer eksikliğinin satış bedeline çok yakın olması halinde alıcı yalnızca dönme veya değiştirme haklarından birini seçebilir. Hâkim, sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının durumla orantılı olmadığı kanısına varırsa onarıma ya da bedel indirimine karar verebilir.

Yat satışında hukuk seçimi sözleşme kurulduktan sonra değiştirilebilir mi?

MÖHUK m. 24 uyarınca hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak geçerlidir. Yat üzerinde daha önce ipotek veya başka bir ayni hak tesis edilmişse, sonradan yapılan hukuk seçimi bu hak sahiplerinin durumunu etkilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu