İkinci el yat alımı, alıcıyı ciddi hukuki risklerle karşı karşıya bırakır. Sözleşmenin geçerli biçimde kurulması, ayıptan doğan sorumluluğun zamanında ileri sürülmesi ve gözden geçirme ile bildirim yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilmesi bu risklerin başında gelir. Yabancı bayraklı yatlarda hangi ülke hukukunun uygulanacağı sorusu ise bu tabloyu daha da karmaşık hale getirir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 207Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
Satış Sözleşmesinin Temeli ve Şekil Koşulu
Türk Borçlar Kanunu m. 207 uyarınca satış sözleşmesi, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretmeyi, alıcının ise buna karşılık bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Taraflar aksi kararlaştırmadıkça borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla ifa sırası ve zamanlamasına ilişkin farklı bir düzenleme yapılmak isteniyorsa bu husus sözleşmede açıkça belirtilmelidir.
TBK m. 17 uyarınca kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşme için taraflarca belirli bir şekil kararlaştırılmışsa, bu şekle uyulmadan yapılan sözleşme tarafları bağlamaz. Yat alım-satımında taraflar yazılı sözleşme ya da özel bir şekil öngörmüşlerse bu şarta eksiksiz uymak zorunludur; aksi takdirde sözleşme tarafları bağlamaz. Ayrıca herhangi bir belirleme olmaksızın yalnızca yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 17Kaynağı aç
Ayıp Sorumluluğu: Maddi, Hukuki ve Ekonomik Boyutlar
TBK m. 219, satıcının yalnızca açıkça bildirdiği niteliklerin yokluğundan değil; kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumlu olduğunu düzenler. Satıcının bu ayıpların varlığından habersiz olması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Satıcının sorumluluğu bununla birlikte sınırsız değildir. TBK m. 222 uyarınca sözleşmenin kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıplardan satıcı sorumlu tutulamaz. Alıcının yeterli bir gözden geçirmeyle görebileceği ayıplardan ise satıcı, yalnızca bu tür ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Bu nedenle alım öncesinde yapılacak teknik muayene, alıcının hangi ayıpları bildiğini ya da bilebileceğini ortaya koyması açısından önem taşır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 222Kaynağı aç
Gözden Geçirme ve Bildirim Yükümlülüğü
TBK m. 223, alıcıya devirden sonra imkân bulunur bulunmaz satılanı gözden geçirme ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görülürse bunu uygun sürede bildirme yükümlülüğü yükler. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen alıcı, satılanı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan gizli bir ayıp sonradan anlaşılırsa alıcı bunu hemen satıcıya bildirmelidir. Bildirim yapılmazsa satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır (TBK m. 223). Yatlarda zamanla ortaya çıkabilen yapısal sorunlar veya gizli donanım arızaları bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ağır kusurlu satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen dahi kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar için de aynı kural geçerlidir (TBK m. 225). Bu düzenleme, profesyonel yat satıcıları veya aracılarıyla yapılan işlemlerde alıcıya ek bir güvence sağlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 225Kaynağı aç
Ayıp Halinde Alıcının Seçimlik Hakları
TBK m. 227, ayıptan sorumluluğun doğduğu hallerde alıcıya dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, bedelden indirim, aşırı masraf gerektirmeyen hallerde ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme. Alıcı bu haklardan birini seçmekte özgürdür; ayrıca genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır. Satıcı ise alıcıya aynı malın ayıpsız benzerini hemen teslim edip zararın tamamını gidererek bu seçimlik hakların kullanılmasını önleyebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediği hallerde hâkim, durumun bunu haklı kılmadığı kanısına varırsa onarıma veya bedel indirimine karar verebilir. Öte yandan satılandaki değer eksikliğinin satış bedeline çok yakın olduğu durumlarda alıcı yalnızca sözleşmeden dönme ya da ayıpsız benzeriyle değiştirme haklarından birini tercih edebilir (TBK m. 227).
Ayıptan Doğan Davalarda Zamanaşımı
TBK m. 231, satılandaki ayıptan doğan her türlü davanın, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Satıcının daha uzun bir süre üstlenmesi ya da satıcının ağır kusurlu olması halinde bu süre farklı biçimde uygulanır; satıcı ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 231Kaynağı aç
Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, iki yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olsa bile ortadan kalkmaz. Bu kural yalnızca alıcının iki yıl içinde satıcıya bildirdiği ayıplar bakımından geçerlidir.
Yabancı Bayraklı Yatlarda Uygulanacak Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 22. maddesi, hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki ayni hakların menşe ülke hukukuna tabi olduğunu hükme bağlar. Deniz taşıma araçlarında menşe ülke, ayni hakların tescil edildiği sicil yeridir; tescil sicili bulunmayan durumlarda ise bağlama limanı esas alınır. Sicil yeri bulunduğunda sicil yeri önceliği taşır; sicil yoksa bağlama limanının bulunduğu ülke menşe ülke sayılır. Bu kural, yabancı bayraklı bir yatı satın almak isteyen alıcının mülkiyet devrine ve yat üzerindeki olası ipotek ya da diğer ayni haklara ilişkin soruları öncelikle o ülkenin hukukuna göre değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyar.
Farklı hukuk düzenlerinde mülkiyet devri koşulları ve ipotek rejimleri birbirinden önemli ölçüde ayrışabilir. Bu nedenle yabancı bayraklı bir yatın alımında hangi ülke hukukunun uygulanacağının ve o hukuk kapsamındaki geçerli devir koşullarının önceden belirlenmesi gerekir.
Yabancılık unsuru taşıyan yat alım-satımı sözleşmelerinde, ayni haklara uygulanacak hukukun yanı sıra sözleşmeden doğan borç ilişkisine uygulanacak hukuk da ayrıca belirlenmelidir. MÖHUK m. 24 uyarınca taraflar, sözleşmeden doğan borç ilişkilerini açık bir hukuk seçimiyle belirleyebilir; sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen bir seçim de geçerlidir. Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya yalnızca bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilir. Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir ya da değiştirilebilir; sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi ise üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak geçerli sayılır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk kural olarak karakteristik edim borçlusunun sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku; ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde ise karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku olarak kabul edilir. Bu kural yalnızca sözleşme statüsüne uygulanır; ayni haklar bakımından MÖHUK m. 22 ayrıca değerlendirilir.
Tüketici Hukuku Boyutu
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un tüketici ürününe ilişkin düzenlemeleri, yeni, kullanılmış veya ıslah edilmiş ürünleri kapsayabilmektedir. Ancak antika olan ya da kullanılmadan önce tamir veya ıslah edilmesi gereken ikinci el ürünler, tüketiciye açıkça bilgi verilmesi koşuluyla farklı biçimde değerlendirilebilir. Bu ayrımın yat alımına nasıl uygulanacağı, somut işlemin koşullarına ve tarafların niteliğine göre belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
İkinci el yat alımında ayıp bildirimi ne zaman yapılmalıdır?
Yat teslim alındıktan sonra alıcı, imkân bulunur bulunmaz aracı gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp fark ederse bunu uygun sürede bildirmekle yükümlüdür. Olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayan gizli bir ayıp sonradan ortaya çıkarsa bu ayıp da hemen bildirilmelidir. TBK m. 223 uyarınca bu yükümlülüğü yerine getirmeyen alıcı, satılanı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır.
Satıcı ayıbı bilmiyorsa sorumlu olur mu?
TBK m. 219 açıkça satıcının ayıpların varlığını bilmese dahi onlardan sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Satıcının ayıptan habersiz olması sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir.
Alım öncesi muayene yapıldıysa sonradan ayıp iddiasında bulunulabilir mi?
TBK m. 222'ye göre alıcının yeterli bir gözden geçirmeyle görebileceği ayıplardan satıcı, yalnızca bu tür ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu tutulabilir. Muayene sırasında görülebilecek durumdaki ayıplar bakımından alıcının bilgisi sorumluluğu sınırlayabilir; ancak olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıplar bu kuralın dışında kalır.
Ayıptan doğan davalarda zamanaşımı süresi ne kadardır?
TBK m. 231 uyarınca ayıptan doğan davalar kural olarak yatın tesliminden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıbın daha sonra ortaya çıkması bu süreyi uzatmaz. Satıcının daha uzun süre üstlenmesi ya da satıcının ağır kusurlu olması halinde bu iki yıllık süre farklı biçimde uygulanır; ağır kusurlu satıcı söz konusu zamanaşımından yararlanamaz. Ayrıca alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, zamanaşımı süresi geçmiş olsa bile ortadan kalkmaz.
Yabancı bayraklı bir yat satın alınırken hangi ülkenin hukuku uygulanır?
MÖHUK m. 22 uyarınca deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar menşe ülke hukukuna tabidir. Menşe ülke, ayni hakların tescil edildiği sicil yeridir; sicil yoksa bağlama limanının bulunduğu ülke esas alınır. Sözleşmeden doğan borç ilişkisine uygulanacak hukuk ise MÖHUK m. 24 kapsamında taraflarca ayrıca belirlenebilir; hukuk seçimi yoksa en sıkı ilişkili hukuk ölçütü devreye girer.
Alıcı hangi seçimlik hakkı kullanacağını nasıl belirler?
TBK m. 227 dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım ve ayıpsız benzeriyle değiştirme. Satılandaki değer eksikliğinin satış bedeline çok yakın olması halinde alıcı yalnızca dönme veya değiştirme haklarından birini seçebilir. Hâkim, sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının durumla orantılı olmadığı kanısına varırsa onarıma ya da bedel indirimine karar verebilir.
Yat satışında hukuk seçimi sözleşme kurulduktan sonra değiştirilebilir mi?
MÖHUK m. 24 uyarınca hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak geçerlidir. Yat üzerinde daha önce ipotek veya başka bir ayni hak tesis edilmişse, sonradan yapılan hukuk seçimi bu hak sahiplerinin durumunu etkilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

