Ev Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

by Avukat Erdal Ersoy
Ev Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Ev Alımında Temel Hukuki İncelemeler

Ev alırken taşınmazın tapu kaydı, mülkiyet türü, sözleşmenin şekil şartları ve olası hukuki ayıplar dikkatle incelenmelidir. Taşınmaz devrinin kanuna uygun usulde tamamlanması, aile konutu veya miras uyuşmazlıkları gibi üçüncü kişilerin hak iddialarının araştırılması, alıcının mülkiyet hakkını güvence altına alması bakımından zorunludur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Madde 194- Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.[16] Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. E. Birliğin korunması I. Genel olarak

Satış İşlemlerinde Yetkili Merciler ve Noterlerin Yetkisi

Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan gayrimenkul satış işlemleri tapu müdürlükleri nezdinde yürütülmekle birlikte, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 61/A maddesi uyarınca 1 Temmuz 2023 tarihinden itibaren noterler tarafından da gerçekleştirilebilmektedir.

1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 61/AKaynağı aç
Madde 61/A- (Ek: 23/6/2022-7413/12 md.) Taşınmaz satış sözleşmesi noterler tarafından da yapılabilir. Noterler, taşınmaz satış başvurusu üzerine başvuru belgesi düzenler, taşınmaz üzerindeki her türlü kısıtlamaları dikkate alır ve taşınmaz satışıyla ilgili diğer kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esasları gözetir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce tapu kayıt örneği ve diğer belgeler tapu bilişim sistemi vasıtasıyla noterlerle paylaşılır. Taşınmaza ilişkin kayıt ve belgelerin eksik olması hâlinde ilgili tapu müdürlüğünden eksik olan hususlar bu sistem üzerinden talep edilir ve eksiklikler tapu müdürlüğünce giderilerek sisteme aktarılır. Noterlerce hak sahibi belirlendikten ve taşınmazın satışına engel hukuki bir durumun bulunmadığı tespit edildikten sonra taşınmaz satış sözleşmesi yapılır. Satış sözleşmesi taraflarca imzalandığı anda noter, tapu bilişim sisteminden yevmiye numarası alarak sözleşmeyi bu sisteme kaydeder. Sözleşmenin sisteme kaydından sonra tapu müdürlüğünce taşınmazın tapu siciline tescili sağlanır. Satış sözleşmesi ile diğer belgeler, noter tarafından sisteme aktarılır ve fiziki olarak arşivlenir. Noterler, taşınmaz satış sözleşmesiyle ilgili işlemleri bizzat yaparlar. Tapu kayıt örneği ve diğer belgelerden hak sahibinin belirlenememesi veya satışa engel hukuki bir durumun varlığı hâlinde noterlerce satış işlemi gerçekleştirilmez. Noterler tarafından yapılacak taşınmaz satış sözleşmelerinden yalnızca 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün (20) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca tapu harcı alınır. Bu işlemler için 492 sayılı Kanunun tapu harçlarına ilişkin hükümleri ve gerekli harcı tamamen almadan işlem yapan noterler hakkında aynı Kanunun 128 inci maddesi hükmü uygulanır. Taşınmaz satış sözleşmeleri damga vergisinden ve bu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar değerli kâğıt bedellerinden istisnadır. Bu madde kapsamında yapılan işlemler karşılığında noter ücreti dışında herhangi bir ücret alınmaz. Noter ücreti taşınmazın değerine göre beş yüz Türk lirasından az ve dört bin Türk lirasından fazla olamaz ve ücret tarifesinde gösterilir. Bu miktarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Taşınmaz satış işlemleri için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü döner sermaye işletmesine gelir kaydedilmek üzere hizmet bedeli alınır ve bu işlemler sebebiyle noterlere herhangi bir pay veya aidat ödenmez. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının mütalaası alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Emanet işleri:

Noterler yapılan başvuru sonrasında ilgili evrakı hazırlar; taşınmaz kaydındaki takyidatları, kanuni sınırlamaları ve hak sahipliği durumunu inceler. Tapu kayıtları veya ibraz edilen belgeler üzerinden malikin tespit edilemediği yahut devri engelleyen hukuki bir engelin bulunduğu durumlarda noterler satışı tamamlamaz.

Tarafların noterde satış sözleşmesini imzalamasıyla birlikte noter, tapu bilişim sistemine bağlanarak yevmiye numarası alır ve işlemi kayda geçirir; ardından tapu müdürlüğü tescili yerine getirir. Bu kapsamda noter huzurunda akdedilen sözleşmeler damga vergisinden, tanzim edilen evrak ise değerli kâğıt bedellerinden muaftır.

2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi kapsamında, mülkiyet devri içeren sözleşmelerde alıcı ve satıcının ayrı tapu birimlerinde veya yurt dışı temsilciliklerinde yer alması halinde, resmî memurların irade beyanlarını birbirlerinden bağımsız şekilde tutanağa bağlaması yoluyla devir gerçekleştirilebilir.

2644 sayılı TAPU KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – (Değişik: 6/1/1954 – 6217/1 md.)[3] Mülkiyete, mülkiyetin gayrı ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında bunlardan birinin veya bir kaçının o gayrimenkul üzerinde mevcut veya inşa edilecek binanın, muayyen bir katından veya dairesinden yahut müstakillen istimale elverişli bir bölümünden munhasıran istifadesini temin gayesiyle Medeni Kanunun 753 üncü maddesi hükümlerine göre irtifak hakkı tesisine veya tesisi vadine mütedair resmi senetler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından tanzim edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/1 md.) Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerde, tarafların farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunmaları hâlinde, taraf iradeleri resmî görevliler tarafından ayrı ayrı alınarak sözleşme tamamlanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. (Ek fıkra: 15/1/2009-5831/1 md.) İllerde bulunan tapu sicil müdürlükleri dışındaki müdürlüklerden akitli ve akitsiz işlemleri yıllık 500'ün altında olan yerlerde işleri yapmak üzere, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yakın il veya ilçelerde görevli tapu sicil müdürü veya görevlendirilen yetkili memura belirli günlerde yetki verilebilir. (Ek fıkra: 15/1/2009-5831/1 md.) Resmi senetlerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Alakalıların isteği halinde resmi senedi tanzim için memurlar ikametgahlara giderler, bu sırada gelecek haciz ve tahdit kararları resmi senedi yapmak için ikametgaha gitmiş olan memura tebliğ olunur. (Ek hüküm: 2/4/1998 – 4358/3 md.) Resmi senede tarafların kimlik bilgileri ile birlikte vergi kimlik numaraları da kaydedilir.(Değişik:6/3/1981-2421/1 md.) Resmi senedi, taraflar ile hazırlayan tapu sicil müdürlüğü görevlileri imzalar, tapu sicil müdürü veya görevlendirilen memur onaylar.Tarafların kimliklerinde şüpheye düşülen hallerde tanık getirilmesi istenebilir. Kanunların tanık bulundurulmasını zorunlu kıldığı hükümler saklıdır.11 Ocak 1926 tarihli ve 711 sayılı Kanun gereğince yapılacak akitlerde de aynı usul uygulanır. Birinci fıkrada beyan olunan irtifak hakkı tesisi vaitleri tapu siciline re'sen şerh verilir. Bunlardan irtifak hakkı tesisi vadine mütedair resmi senetler tapuya şerh verilmekle, taallük ettiği gayrimenkulün sonraki maliklerini de ilzam eder. Noterlik Kanununun 44 üncü maddesinin (B) bendi mucibince noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vadi sözleşmeleri  ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri de taraflardan biri isterse gayrimenkul siciline şerh verilir. Şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse işbu şerh tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından re'sen terkin olunur. (Ek : 26/4/1984 – 3000/1 md.; Değişik: 15/2/2018-7099/1 md.) Kamu kurum ve kuruluşları, kredi kuruluşları, bankalar, esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile tarım kredi kooperatiflerince açılmış veya açılacak tüm borç ve kredilere karşılık teminat gösterilen taşınmazların ipotek işlemleri, tarafların istemi halinde, taraflarınca imzalanan kredi veya borç sözleşmesine istinaden tapu müdürlüklerinde tapuya tescil olunur. (Ek: 12/3/1985 – 3163/1 md.; Mülga son fıkra: 15/1/2009-5831/1 md.) (Ek fıkra:4/3/2021-7292/19 md.) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki tasarruf finansman şirketleri tarafından müşterilere sağlanan veya sağlanacak finansmana karşılık teminat gösterilen taşınmazların ipotek işlemleri, tarafların istemi hâlinde, imzalanan tasarruf finansman sözleşmesine istinaden tapu müdürlüklerinde tapuya tescil olunur.

Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve Tapu Şerhi

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçerli kabul edilebilmesi için mutlaka noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması gerekmektedir. Taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri hukuken geçersizdir.

2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi gereğince, noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri taraflardan birinin talebi üzerine tapu siciline şerh verilebilir. Bu şerh, satıcının taşınmazı bir başkasına satması durumunda dahi alıcının öncelik hakkını korur. Ancak şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis edilerek tapuya tescil edilmezse söz konusu şerh tapu idaresince re'sen terkin edilir.

Mülkiyet Türüne Göre Karar Alma ve Önalım Hakkı

Satın alınacak taşınmaz üzerinde elbirliği mülkiyeti bulunuyorsa, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 702. maddesi uyarınca, kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermesi zorunludur. Bu nedenle ortakların tamamının katılımı veya rızası bulunmaksızın yapılan tasarruf işlemleri geçerlilik kazanmaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 702Kaynağı aç
Madde 702- Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. 3. Sona ermesi

Taşınmazda paylı mülkiyet söz konusu olduğunda ise Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi gereğince, paydaşlardan birinin taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye satması hâlinde diğer paydaşlar yasal önalım hakkını kullanabilir. Paylı taşınmazdan pay edinen alıcılar, diğer paydaşların bu hakkı dava yoluyla ileri sürmesi riskiyle karşılaşabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 732Kaynağı aç
Madde 732- Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler. b. Kullanma yasağı, feragat ve hak düşürücü süre

Aile Konutu Niteliği ve Malik Olmayan Eşin Rızası

Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi doğrultusunda eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden talep edebilir.

Malik olmayan eşin aile konutunun devrine izin vermesi hususunda kanunda özel bir şekil şartı öngörülmemiş olsa dahi devrin geçerli sayılması için verilen rızanın açık olması zorunludur. Aile konutuna ilişkin rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmaksızın kendisine rıza verilmeyen eş ise Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkimin müdahalesini talep edebilir.

Vekâletname ile Yapılan Satışlar ve Sahtelik Riski

Taşınmaz satışında satıcı adına vekil hareket ediyorsa yetki sınırları ve vekâletnamenin sıhhati dikkatle incelenmelidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/17757, K. 2020/2024 sayılı ilamında vurgulandığı üzere, satış işleminde kullanılan vekâletnamenin sahte olduğunun tespiti durumunda ilk el konumundaki alıcının iyi niyet iddiası dinlenmez ve alıcı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki tapu kütüğüne güven ilkesinin korumasından yararlanamaz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/17757, K. 2020/2024Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2016/17757 E.  ,  2020/2024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kimlik bilgileri kullanılarak çıkarılan sahte nüfus cüzdanı ile … 1. Noterliğinin 23.08.2012 tarih ve 008274 yevmiye sayısı ile davalı … adına düzenlenen sahte vekaletname kullanılarak maliki olduğu 1730 ada 3 parsel sayılı taşınmazın diğer davalı …’na satış suretiyle devredildiğini, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.Davalı …, sicil kayıtlarına güvenerek taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, iyi niyetli olduğunu; diğer davalı …, vekaletnamenin resmi memur huzurunda usulüne uygun olarak düzenlendiğini ve sahte olmadığını, husumetin kendisine yöneltilmemesi gerektiğini, davacının iradesine uygun olarak işlem yaptığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, satış işleminde kullanılan vekaletnamedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumunca saptandığı, sahte vekaletname kullanılmak suretiyle yapılan tescilin yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı … ve davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle satış işleminde kullanılan vekâletnamenin sahte olduğunun Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulundan alınan rapor ile saptandığı, ilk el konumunda olan davalı …’ın iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, Türk Medeni Kanununun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10.246.50 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılar … ve …'tan alınmasına, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İnşaat Projelerinden Konut Alımı ve Yüklenici İlişkileri

Arsa sahibinin, taşınmazı edinen üçüncü kişinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ihtimalini bildiğini ve kötü niyetli olduğunu somut delil ve vakıalarla ispat etmesi halinde tapunun arsa sahibine dönmesi gerekir.

Taşınmazdaki Ayıplar ve Hukuki Sorumluluk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi gereğince satıcı; alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, konutun kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumludur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumluluk taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında

Taşınmazın eser sözleşmesine dayalı üretildiği hallerde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi uyarınca işsahibi, teslim sonrasında olağan işleyiş elverir elvermez yapıyı muayene etmek ve tespit ettiği kusurları makul bir sürede yükleniciye iletmekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir. b. İşsahibinin seçimlik hakları

Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 477. maddesi uyarınca işsahibinin durumu gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi şarttır; bu bildirim yapılmazsa eser mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren taraf meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 477Kaynağı aç
MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. e. Zamanaşımı
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

Miras Hukuku Yönünden Muris Muvazaası Tehlikesi

Satın alınan taşınmazın geçmiş devirlerinde mirasbırakan tarafından diğer mirasçılardan mal kaçırmak kastıyla yapılan muvazaalı işlemler varsa tapu kaydının iptali tehlikesi doğabilir. Muris muvazaasının varlığı halinde saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar, muvazaa sebebiyle resmî sözleşmenin geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini dava edebilirler.

Noter huzurunda yapılmayan satış vaadi sözleşmesi geçerli midir?

Geçerli değildir; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçerlilik kazanabilmesi için mutlaka noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması gerekir, adi yazılı sözleşmeler hukuken geçersizdir.

Tapuya şerh edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ne kadar süreyle geçerlidir?

Tapu kütüğüne şerh edilen satış vaadi sözleşmesi 5 yıl süreyle alıcıya öncelik hakkı sağlar; bu süre içinde satış veya irtifak tescili yapılmazsa şerh tapu idaresince re'sen terkin edilir.

Noterde yapılan taşınmaz satışında mülkiyet tescili nasıl sağlanır?

Sözleşme noterde imzalandığında noter tapu bilişim sisteminden yevmiye numarası alarak işlemi kaydeder ve taşınmazın tescili tapu müdürlüğünce gerçekleştirilir.

Paylı mülkiyetteki bir evden pay alındığında diğer hissedarlar ne yapabilir?

Hissedarlardan birinin payını üçüncü kişiye satması durumunda diğer paydaşlar Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi kapsamında yasal önalım hakkını kullanabilirler.

Aile konutunun devrine eşlerden biri haklı sebep olmaksızın rıza göstermezse ne yapılır?

Rızayı sağlayamayan veya kendisine haklı bir sebep olmadan rıza verilmeyen eş, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi gereğince hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Sahte vekâletnameyle satılan taşınmazı satın alan kişi tapuyu koruyabilir mi?

Vekâletnamenin sahte olduğunun tespiti halinde ilk el konumundaki alıcının iyi niyet iddiası dinlenmez ve Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi korumasından yararlanılamaz.

Satın alınan yapıda sonradan fark edilen gizli ayıplar ne zaman bildirilmelidir?

Teslim anında anlaşılamayan ve sonradan ortaya çıkan ayıpların gecikmeksizin yükleniciye bildirilmesi zorunludur; bildirilmezse yapı olduğu gibi kabul edilmiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu