Tescil Tarihi Nedir ve Ne Zaman Hüküm Doğurur?

by Avukat Erdal Ersoy
Tescil Tarihi Nedir ve Ne Zaman Hüküm Doğurur?

Tescil Tarihinin Tanımı ve Önemi

Tescil tarihi, yetkili resmi merci nezdinde tutulan sicile bir hakkın, hukuki durumun veya işlemin kayden geçirildiği zamanı belirtir. Bu an; hakların tesis edilmesi, birden çok hak arasındaki öncelik düzeninin saptanması ve işlemin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik kazanması açısından hukuki süreçlerde temel alınır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin kurulduğu gün, idari başvuru tarihi veya parasal edimin yerine getirildiği an ile tescil tarihi birbirinden farklılaşabilir. Hukuken tescil tarihi, işlemin yetkili merci tarafından resmi kütüğe fiilen geçirilerek kaydın tamamlandığı andır.

Tescilin Kurucu ve Bildirici Niteliği ile İşlem Sırası

Tescil işlemi tabi olduğu hukuki müesseseye göre kurucu ya da bildirici nitelik gösterebilir. Kurucu nitelikteki işlemlerde hakkın varlık kazanması tescilin gerçekleşmesine bağlıdır. Bildirici nitelikteki durumlarda ise hak tescilden önce meydana gelmiş olup tescil işlemi bu durumun alenileşmesini ve üçüncü kişilere duyurulmasını temin eder.

Aynı hak veya malvarlığı unsuru üzerinde birden çok tasarruf veya hukuki işlem tesis edildiğinde, hakların sıralaması ve üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi çoğunlukla tescilin gün ve saatine göre tespit edilir. Bu sıralama prensibi ipotek, devir, rehin ve haciz uygulamalarında belirleyicidir.

Taşınmaz ve Ticaret Sicilinde Tescilin Hükümleri

Tapu sicilinde tescil tarihi; mülkiyet, sınırlı ayni haklar ve ipotek gibi tasarrufların kütük sayfasına işlendiği günü gösterir. Taşınmaz üzerindeki ayni hakların vücut bulmasında ve birden fazla hak arasındaki öncelik derecesinin takdirinde bu kayıt tarihi esas tutulur.

Ticaret sicilinde tescil işlemi; şirketin tüzel kişilik kazanması, sermaye değişiklikleri, adres nakli ve temsilci yetkilendirmesi gibi temel şirket işlemlerinin kaydını oluşturur. Bu işlemler üçüncü kişiler bakımından kural olarak tescil tarihinin kendisinden ziyade, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 36/1 uyarınca tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği veya ilanın parçalı yayımlanması durumunda son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuç meydana getirir. Kanuni sürelerin hesabında da ilanın yayımlandığı günü izleyen iş günü başlangıç kabul edilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 36Kaynağı aç
MADDE 36- (1) Ticaret sicili kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği; ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise, son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğurur. Bu günler, tescilin ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan sürelere de başlangıç olur. (2) Bir hususun tescil ile beraber derhâl üçüncü kişiler hakkında sonuç doğuracağına veya sürelerin derhâl işleyeceğine ilişkin özel hükümler saklıdır. (3) Üçüncü kişilerin, kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenmez. (4) Tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan olunmamış bir husus, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. 2. Görünüşe güven

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 36/2 uyarınca, bir hususun tescille birlikte derhal üçüncü kişiler hakkında sonuç doğuracağını veya sürelerin tescille işlemeye başlayacağını öngören özel düzenlemeler saklı tutulmuştur. Tescil ve ilanı tamamlanarak üçüncü kişilere karşı bağlayıcılık kazanan ticaret sicili kayıtlarının bilinmediği iddiası 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 36/3 gereği dinlenmez. Buna karşılık tescili zorunlu olduğu halde tescili yapılmamış veya ilanı gerektiği halde ilan edilmemiş hususlar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 36/4 çerçevesinde ancak ilgili üçüncü kişilerin durumu bildiği veya bilmesi gerektiği ispatlanabildiği takdirde kendilerine karşı ileri sürülebilir.

Araç, Sınai Mülkiyet ve Tüzel Kişilik Sicillerinde Tescil

Araç tescil tarihi, bir taşıtın trafik siciline kaydedilerek karayoluna yasal olarak çıkabilme yetkisini kazandığı tarihi belirler. Taşıtın mülkiyeti el değiştirse ya da elden ele devredilse dahi sistemdeki ilk tescil tarihi sabit kalır ve değişmez.

Marka ve patent sicilinde tescil tarihi, tescil talebinin yetkili kurumca kabul edilip sicile işlendiği gündür. Bu tarih sınai korumanın başladığı, rüçhan ve öncelik hakkının belirlendiği, lisans veya devir gibi hukuki muamelelerin geçerliliğinde gözetilen zaman dilimidir.

Dernek ve vakıflar bakımından tescil tarihi, kuruluş işlemlerinin ya da tüzük/senet değişikliklerinin resmi sicil kayıtlarına geçirildiği andır. Bu kayıt tüzel kişiliğin hukuki statüsünün başlangıcını, temsil yetkisini ve organların yetki alanını üçüncü kişilere duyurma vasfını taşır.

Sicil Kayıtlarındaki Hataların Giderilmesi

Tescil tarihinde herhangi bir yanlışlık bulunması halinde, ilk aşamada sicil kaydını tutan ilgili idari mercie düzeltme başvurusunda bulunulması gerekir. Belgelere dayanan açık maddi hatalar idari yoldan tashih edilebilir. Bununla birlikte üçüncü kişilerin hak iddia ettiği veya kaydın düzeltilmesinin hukuki çekişme ve hak kayıpları doğurabileceği hallerde yargı yoluna başvurulması gerekebilir.

Tescil tarihi ile sözleşme veya başvuru tarihi aynı mıdır?

Tescil tarihi sözleşme, ödeme veya başvuru tarihinden farklıdır; hakkın veya işlemin resmi sicile fiilen geçirilip hukuki işlemin tamamlandığı anı gösterir.

Araç devredildiğinde tescil tarihi değişir mi?

Araç el değiştirse veya yeni malike devredilse dahi ilk tescil tarihi değişmez, trafik kayıt geçmişi bakımından sabit kalır.

Ticaret sicili tescili üçüncü kişileri ne zaman bağlar?

Ticaret sicili kayıtları, özel kanuni hükümler saklı kalmak kaydıyla, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği günü izleyen iş gününden itibaren üçüncü kişiler hakkında hüküm doğurur.

Hatalı tescil tarihi nasıl düzeltilir?

Açık maddi hatalarda öncelikle ilgili resmi kuruma idari düzeltme talebi yapılmalıdır; hak sahipliğinin çekişmeli olduğu ve üçüncü kişilerin etkilendiği hallerde ise dava açılması gerekebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu