Terk Nedeniyle Boşanma Davasının Kanuni Şartları
Türk Medeni Kanunu m. 164/1 uyarınca, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi durumunda terk sebebine dayalı boşanma davası açılabilir. Bu davanın açılabilmesi için ayrılığın en az altı ay sürmüş olması, bu durumun devam etmesi ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtarın sonuçsuz kalması şarttır. Terk edilen eş, sayılan bu yasal koşulların birlikte varlığı hâlinde boşanma davası açma hakkına kavuşur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 164Kaynağı aç
Ortak konuttan fiilen ayrılmayan tarafın durumu da kanun koyucu tarafından ayrıca düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu m. 164/1 hükmü uyarınca, diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de hukuken terk etmiş sayılır.
Terk nedenine dayalı boşanma davası yalnızca terk edilen eş tarafından açılabilir. Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini aksatarak konutu terk eden eşin bu sebebe dayanarak boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır.
Ayrı Yaşama Hakkı ve Mahkemeden Tedbir Talebi
Eşlerin birlikte yaşama yükümlülüğünün kanunda öngörülen haklı nedenleri bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu m. 197/1 uyarınca eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
Ortak hayata haklı bir sebeple ara verilmesi hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine diğer eşin yapacağı parasal katkıyı belirler; ayrıca konut ile ev eşyasından yararlanma ve eşlerin mallarının yönetimi konularında gerekli önlemleri alır. Türk Medeni Kanunu m. 197/3 uyarınca, eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple imkânsız hâle gelmesi durumunda da aynı önlemlerin alınmasını talep edebilir.
İhtar Talebi ve Kanuni Süreler
Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi belirli sürelerin tamamlanmasına bağlanmıştır. Türk Medeni Kanunu m. 164/2 uyarınca, boşanma davası açmak için ayrılık süresinin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz. Ayrıca noter veya hâkim tarafından yapılan ihtardan itibaren iki ay geçmedikçe davanın açılması mümkün değildir.
Davaya hakkı olan eşin istemde bulunması üzerine hâkim veya noter, işin esasını incelemeksizin terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi yönünde ihtarda bulunur. Dönmeme hâlinde doğacak yasal sonuçların bildirildiği bu ihtar, gereklilik hâlinde ilân yoluyla da yapılabilir.
Aile mahkemesinden ihtar gönderilmesi talebi bağımsız bir dava niteliğinde olmayıp mahkemenin değişik iş kalemine kaydedilerek karara bağlanır. İhtar istemine yönelik bir yetki kısıtlaması öngörülmediğinden, ihtar çekilmesi işlemi herhangi bir adliyedeki aile mahkemesinde gerçekleştirilebilir.
İhtar noter kanalıyla da yürütülebilir. Notere başvuran terk edilen eşin yazılı veya sözlü beyanı noter tarafından tutanağa geçirilir ve düzenlenen ihtar muhataba tebliğ edilir.
İhtarda Bulunması Gereken Unsurlar ve Samimiyet Şartı
Aile mahkemesince çekilecek ihtarda dönülecek konutun adresinin açıkça gösterilmesi, konuta dönüş süresinin açıkça belirtilmesi, davet edilen eşin potansiyel yol giderinin karşılanması ve bu tutarın konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir.
İhtarın yalnızca biçimsel unsurları taşıması yeterli görülmemektedir. Davet eden eşin samimi olması, dönülecek konutu hazır hâle getirmesi ve diğer eşe karşı güven sarsıcı, hakaret içeren veya evlilik birliğini zedeleyici olumsuz beyanlarda bulunmaması gerekir. Bu tür olumsuzlukların varlığı ihtarın samimi olmadığı sonucunu doğurur ve ihtar hukuki değerini yitirir.
İhtara İlişkin Mahkeme Kararlarına Karşı Kanun Yolları
Aile mahkemesinin ihtar çekilmesine yönelik verdiği kabul kararına karşı mevzuatta herhangi bir itiraz veya kanun yolu düzenlenmemiş olup bu karar kesindir. Buna karşılık aile mahkemesinin ihtar istemine ilişkin verdiği ret kararı kesin nitelikte olmayıp bu karara karşı yasa yoluna başvurulabilir.
Yargılama Usulü, Kabul Beyanı ve Islah
Terk nedenine dayalı boşanma davasında davanın davalı tarafından kabul edilmesi aile mahkemesi hâkimini bağlamaz ve davayı kabul herhangi bir sonuç doğurmaz.
Terk hukuki sebebine dayanılarak açılmış bir boşanma davası, tahkikat aşamasında usulüne uygun biçimde ıslah edilerek başka bir boşanma sebebine dayandırılabileceği gibi anlaşmalı boşanma davasına da dönüştürülebilir. Bu durumda eşler anlaşmalı boşanma protokolü düzenleyerek anlaşmalı olarak boşanabilirler.
Terk ihtarı çekebilmek için ayrılığın üzerinden ne kadar süre geçmelidir?
Terk ihtarında bulunabilmek için ayrılık süresinin dördüncü ayının bitmesi gerekir; dördüncü ay tamamlanmadıkça ihtar isteminde bulunulamaz.
Eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan taraf terk etmiş sayılır mı?
Evet, Türk Medeni Kanunu m. 164/1 uyarınca diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın eve dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Terk ihtarında yol gideri nasıl gönderilmelidir?
İhtarda davet edilen eşin potansiyel yol gideri karşılanmalı ve belirlenen bu tutar konutta ödemeli olarak gönderilmelidir.
Davalı eşin terk davasını kabul etmesi davanın kabulü için yeterli midir?
Hayır, davanın davalı tarafından kabul edilmesi aile mahkemesi hâkimini bağlamaz ve kabul beyanı hukuki sonuç doğurmaz.
Terk davası açıldıktan sonra anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir mi?
Evet, dava tahkikat evresinde ıslah edilerek anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülebilir ve hazırlanan protokol doğrultusunda anlaşmalı boşanma kararı verilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

