Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu m. 164’te düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmiş veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemiş, ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam ediyorsa, istem üzerine hâkim ya da noter tarafından yapılan ihtar da sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş dava açabilir. Diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmaksızın dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 164Kaynağı aç
Bu sebebin arka planında evlilik birliğinin kurulması ve eşlerin birlikte yaşama yükümlülüğü vardır. Evlenmeyle eşler arasında birlik kurulur; eşler birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak, çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermek, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır. Ayrıca eşler oturacakları konutu birlikte seçer, birliği beraberce yönetir ve birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 186Kaynağı aç
Terk etmiş sayılma ve dava açma hakkı
Kanundaki terk, her ayrı yaşama hâline kendiliğinden bağlanmış bir boşanma sebebi değildir. Maddenin aradığı davranış, yükümlülüklerden kaçmak amacıyla diğer eşi terk etmek veya haklı sebep bulunmaksızın ortak konuta dönmemektir. Ayrılığın en az altı ay sürmesi ve bu durumun devam etmesi de ayrıca aranır.
Dava açma hakkı terk edilen eşe aittir. Eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen kişi de terk etmiş sayılır ve bu sebebe dayanarak boşanma davası açamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/14545 esas ve 2016/5851 karar sayılı kararında, davacı erkeğin davalı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, bu nedenle ceza aldığı ve kadının evi terk etmek zorunda kaldığı kabul edilmiştir. Daire, erkeği diğerini terke zorlayan eş saymış ve davanın kabulüne ilişkin hükmü bozmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14545, K. 2016/5851Kaynağı aç
Altı aylık ayrılık ile ihtar süreleri
İhtarı, davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter yapar. İhtarda esas incelenmez. Terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar bildirilir. İhtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılabilir.
Boşanma davası açmak için öngörülen belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar istenemez. İhtardan sonra iki ay geçmedikçe de dava açılamaz. Böylece altı aylık ayrılık, dördüncü ayın bitiminden önce istenemeyen ihtar ve ihtarı izleyen iki aylık bekleme aynı hüküm içinde yer alır.
Kanun, ayrılığın en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olmasını arar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/4026 esas ve 2015/18167 karar sayılı kararında ise davanın kabulü için öncelikli şart, davalı eşin haklı sebep olmadan en az dört aydan beri eşini terk etmiş olması biçiminde ifade edilmiştir. Altı aylık ayrılık ile en az dört aydan beri terk ifadeleri aynı süre ölçüsüne indirgenemez. Somut olayda kanuna uygun davetin bulunup bulunmadığı da ayrıca değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/4026, K. 2015/18167Kaynağı aç
Ortak konut ve davet
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/4026 esas ve 2015/18167 karar sayılı kararında, birlikte seçilen, Türk Medeni Kanunu m. 188’deki şartların oluşması nedeniyle eşlerden birinin seçtiği ya da m. 195 uyarınca hâkim tarafından belirlenen, eşlerin hâllerine uygun, oturmaya elverişli ve bağımsız bir konut yoksa terk eden eşin davranışının haklı sebebe dayanabileceği belirtilmiştir. Davetin bu koşullara uygun olması gerekir. Karara konu olayda davet edilen konutta tarafların hiç birlikte yaşamadığı ve kanuni koşullara uygun davet yapılmadığı sonucuna varılmış, ihtar geçersiz sayılmıştır. Boşanma davasının reddi gerekirken kabulü yönünde kurulan hüküm bozulmuştur.
Konutun birlikte seçilmesi kuralı Türk Medeni Kanunu m. 186’da yer alır. Birliğe ilişkin yükümlülükler yerine getirilmez veya önemli bir konuda uyuşmazlık çıkarsa eşler ayrı ayrı ya da birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hâkim eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve ortak rızayla uzman kişilerin yardımını isteyebilir; gerektiğinde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 195Kaynağı aç
Ayrı yaşama hakkı ve alınabilecek önlemler
Türk Medeni Kanunu m. 197, ortak hayatın ciddi tehlike doğurduğu hâllerde ayrı yaşama hakkını düzenler. Ortak hayat, eşlerden birinin kişiliğini, ekonomik güvenliğini veya ailenin huzurunu ciddi biçimde tehlikeye düşürdüğü sürece o eş ayrı yaşayabilir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, istem üzerine parasal katkıya, konuttan ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlem alabilir. Haklı sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınma veya ortak hayatın başka sebeple olanaksızlaşması hâlinde de aynı istemler ileri sürülebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
Eşlerin ergin olmayan çocuğu bulunuyorsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar çerçevesinde gerekli önlemleri alır.
İhtarın samimiyeti ve somut olaylar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/17490 esas ve 2018/5662 karar sayılı kararına göre, terk davasının kabulü için usulüne uygun ve samimi ihtara rağmen ihtar edilen eşin haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi gerekir. Bu dosyada davacı erkek 13.02.2012 tarihinde ihtar istemiş, boşanma davasını ise 02.11.2015 tarihinde açmıştır. Daire, aradan geçen bu uzun süreyi, o olayda ihtarın samimi olmadığını gösteren olgulardan biri kabul etmiştir. Karar bu tarihlerden genel bir azami dava açma süresi çıkarmamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17490, K. 2018/5662Kaynağı aç
Aynı kararda davalı kadının 03.12.2012 tarihinde açtığı, kabul edilip 18.06.2015 tarihinde kesinleşen ve Türk Medeni Kanunu m. 197’ye dayanan tedbir nafakası davası, kadının ayrı yaşamakta haklılığını kanıtladığı ve ortak konuta haklı sebeple dönmediği yönünde delil sayılmıştır. Bu nedenle terk davasının kabulü bozulmuştur. 2015/4026 esas ve 2015/18167 karar sayılı dosyada da kadının ayrı yaşamakta haklılığını ispatladığı kabul edilmiş, boşanma davasından bağımsız birleşen tedbir nafakası isteminin m. 197 uyarınca reddedilmesi bozma nedenleri arasında gösterilmiştir.
Terk sebebi ile evlilik birliğinin sarsılması
Terk, Türk Medeni Kanunu m. 166’daki genel boşanma sebebinin kendisi değildir. M. 166/1’e göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Evlilik en az bir yıl sürmüş ve eşler birlikte başvurmuş ya da bir eş diğerinin davasını kabul etmişse birlik temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Bu usul, terk davasının kendiliğinden anlaşmalı boşanmaya dönüştüğünü göstermez.
Türk Medeni Kanunu m. 166’nın dördüncü fıkrasına göre, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan davanın reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen, sebep ne olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa birlik temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir. Bu hüküm, reddedilmiş bir davadan sonra ortak hayatın kurulamaması hâlini düzenler; terk davasının m. 164’teki şartlarını ortadan kaldırmaz.
Terk nedeniyle boşanma davasını kim açabilir?
Dava açma hakkı terk edilen eşe aittir. Diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmaksızın dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır ve bu sebeple dava açamaz.
İhtar ne zaman istenebilir?
Boşanma için belirli sürenin dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez. İhtarı hâkim veya noter, esası incelemeden yapar; eşe iki ay içinde dönmesi ve dönmemenin sonuçları bildirilir. İhtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.
Ayrı yaşamak her durumda terk sayılır mı?
Hayır. Terk sebebi, haklı sebep olmadan ortak konuta dönmemeyi ve en az altı ay süren, devam eden ayrılığı arar. Kişilik, ekonomik güvenlik veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikedeyse eşin m. 197’ye göre ayrı yaşama hakkı vardır.
Uygun olmayan konuta yapılan davet yeterli olur mu?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/4026 esas ve 2015/18167 karar sayılı kararında, hâllere uygun, oturmaya elverişli ve bağımsız ortak konuta kanuni koşullara uygun davet yoksa ihtar geçersiz sayılmıştır. Tarafların hiç birlikte yaşamadığı konuta yapılan davet bu olayda yeterli bulunmamıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

