Alacağın Devri ve Temlikname Kapsamı
Temlikname, bir alacağın başka kişiye devrini belgeleyen sözleşmedir. Güncel düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183–194 hükümleridir; eski 818 sayılı Borçlar Kanunu m.162 ve devamına ait numaralar güncel sözleşmede doğrudan esas alınmamalıdır. Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızası aranmadan devir yapılabilir; iradi devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
Temlik Alanın Yetkileri ve Tebliğ Kaydı
Temlik sözleşmesinde temlik alan tarafın, yapılan ödemelerin izlenmesi amacıyla gerekli her türlü belge, hesap ve kayıtları incelemeye yetkili olduğu hükme bağlanabilir. Bunun yanı sıra temliknamede alacağı devralanın söz konusu alacağı talep, takip, tahsil ve ahzu kabza yetkili bulunduğu ile temlik durumunun tebliğ edilmesinin kabul ve ikrar edildiği düzenlenebilir.
Borçlunun Defileri Karşısında Sorumluluk Taahhüdü
Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları TBK m.188 çerçevesinde devralana da ileri sürebilir; takas için aynı maddede ayrıca şartlar vardır. Temlik eden ile temlik alanın masraf ve garanti sorumluluğuna ilişkin anlaşmaları, borçlunun kanuni savunmalarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bedelli ve bedelsiz devirde devredenin sorumluluğu ile sözleşmedeki garanti kayıtları TBK m.191–193 kapsamında incelenmelidir.
Temliknamede alacağı devralan tarafa hangi yetkiler verilebilir?
Temliknamede devralan tarafın ödemeleri izlemek için belge, hesap ve kayıtları inceleme yetkisi ile devredilen alacağı talep, takip, tahsil ve ahzu kabza yetkili olduğu kararlaştırılabilir.
Borçlunun defi ileri sürmesi halinde temlik edenin sorumluluğu kararlaştırılabilir mi?
Borçlunun takas dahil herhangi bir defi ileri sürmesi durumunda, temlik edenin borçtan sorumlu olacağı ve dava ile takip nedeniyle doğabilecek masrafları karşılayacağı temlik sözleşmesinde taahhüt edilebilir.
Temliknamede hangi alacak açıkça belirtilmelidir?
Devreden ve devralanın kimliği, borçlu, alacağın doğduğu sözleşme veya fatura, tutar ya da belirlenebilir hesap yöntemi, devrin tam mı kısmi mi olduğu ve faiz gibi bağlı hakların kapsamı yazılmalıdır. Borç ilişkisinde devir yasağı veya özel kanuni sınırlama bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Alacak devri, sözleşmenin bütünüyle devri veya borcun üstlenilmesiyle aynı hukuki işlem değildir.
TBK m.186 uyarınca devir borçluya bildirilmemişse, önceki alacaklıya iyiniyetle yapılan ödeme borçluyu borcundan kurtarabilir. Bu nedenle yazılı devir ile borçluya bildirim ayrı adımlar olarak belgelenir. Devralana alacak senedi ve ispat belgeleri teslim edilmeli; teslim listesi ve varsa önceki ödemeler gösterilmelidir. Sözleşmede “her türlü yetki” yazılması, başkasına ait dava ve takip işlerini avukatlık yetkisi olmadan yürütme izni sağlamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

