Taşınmazın Geç Tesliminden Kaynaklanan Kira Kaybı Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Taşınmazın Geç Tesliminden Kaynaklanan Kira Kaybı Davası

Yüklenicinin Temerrüdü ve Kira Tazminatının Hukuki Dayanağı

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin temerrüdü, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinin gelmesine rağmen taşınmazın arsa sahibine usulüne uygun ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmemesiyle gerçekleşir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112 uyarınca, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Temerrüde düşen borçlu verilen mehil içinde ifayı gerçekleştirmezse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir hal bulunuyorsa, alacaklı 6098 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 125Kaynağı aç
MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. d. Sürekli edimli sözleşmelerde

Temerrüt hükümlerinin işletilebilmesi için borcun ifasının objektif olarak imkânsız hale gelmemiş olması gerekir. İnşaat alanının sonradan ortaya çıkan bir yasal engel ya da doğal afet nedeniyle yapılamaz duruma gelmesi ve bu engelin yüklenicinin kusuru dışında bulunması halinde temerrütten söz edilemez. Gecikme tazminatının doğması için yüklenicinin kusurlu olması aranmakla birlikte, kusursuzluğun ispat yükü 6098 sayılı Kanun m. 112 çerçevesinde yükleniciye aittir.

Temerrüdün Koşulları ve Sözleşmesel Yükümlülükler

Sözleşmede kesin bir vade kararlaştırılmışsa, teslim tarihinin geçmesiyle birlikte yüklenici başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer. Buna karşılık teslim tarihi için kesin bir vade belirlenmemişse, arsa sahibinin makul bir sürenin ardından yükleniciye ihtar çekerek borcun ifasını talep etmesi gerekir.

Arsa sahibinin yüklenici temerrüdüne dayanabilmesi için vekâletname verme veya yer teslimi yapma gibi kendi üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmiş olması zorunludur. Arsa sahibi bu edimleri ifa etmediği takdirde yükleniciyi teslimat konusunda temerrüde düşüremez.

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin noter huzurunda resmi şekilde yapılmış olması şarttır; hukuken geçersiz sözleşmelere dayanılarak kira tazminatı talep edilemez.

Aynen İfa Talebi, Sözleşmeden Dönme ve Hükümsüzlük Zararı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 125 uyarınca alacaklı, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından derhal vazgeçtiğini bildirerek ifa edilmeme zararının tazminini isteyebileceği gibi sözleşmeden de dönebilir. Sözleşmeden dönüldüğünde taraflar ifa yükümlülüğünden kurtulur ve verdiklerini karşılıklı olarak geri ister. Sözleşmeden dönülmesi halinde aynen ifaya bağlı geç teslim kira kaybı istenemez; ancak 6098 sayılı Kanun m. 125/3 gereğince borçlu temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispatlayamazsa, alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini talep edebilir. Fiili teslime kadar geçen dönem için kira tazminatının istenebilmesi ise arsa sahibinin aynen ifayı beklemeye devam etmesi haline bağlıdır.

İnşaatın büyük oranda tamamlandığı hallerde arsa sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması somut olayın özelliklerine göre dürüstlük kuralına aykırı bulunabilir ve bu durumda mahkemece yalnızca gecikme tazminatına hükmedilebilir.

Kira Kaybının Hesaplanması ve İspatı

Geç teslimden doğan kira kaybının talep edilebilmesi için sözleşmede bu hususta özel bir hüküm yer alması şart değildir. Sözleşmede maktu bir gecikme tazminatı kararlaştırılmışsa bu tutar esas alınır; herhangi bir miktar kararlaştırılmamışsa arsa sahibi taşınmazın emsal kira rayiçleri üzerinden tazminat isteyebilir.

Hesaplama; sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi ile taşınmazın arsa sahibine fiilen teslim edildiği tarih arasındaki dönem dikkate alınarak, sözleşmedeki maktu bedel veya bilirkişi marifetiyle belirlenecek emsal kira rayiçleri üzerinden yapılır.

Kira kaybı davasında ispat araçları arasında yazılı sözleşme, ek protokoller, teslim tutanakları, noter ihtarları, KEP kayıtları, yapı ruhsatı belgeleri, keşif ve bilirkişi raporları yer alır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Arabuluculuk Şartı

Arsa sahibi ticari bir işletme işletmeksizin bağımsız bölümü barınma gibi şahsi amaçlarla ediniyorsa dava Tüketici Mahkemesinde açılır. Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiği hallerde ise Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A uyarınca Tüketici Mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bununla birlikte tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar, bu heyet kararlarına itirazlar, tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan davalar ve Kanun'un ilgili fıkralarında sayılan istisnalarda dava şartı olarak arabuluculuk uygulanmaz. Uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olması durumunda da dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması zorunludur.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması

Tüketici uyuşmazlıklarında, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. Yetkili mahkeme bakımından genel kural borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olmakla birlikte, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir.

Zamanaşımı Süreleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 147 uyarınca kira bedelleri gibi dönemsel edimler ve yüklenicinin ağır kusuru hariç olmak üzere eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça 6098 sayılı Kanun m. 146 gereğince her alacak on yıllık genel zamanaşımına tabidir ve yüklenicinin ağır kusuru bu beş yıllık sürenin istisnasını oluşturur. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde zamanaşımının fiili teslim tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, yüklenicinin ağır kusuru veya hilesi halinde sürenin on yıla kadar uzayacağı da öngörülmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 147Kaynağı aç
MADDE 147- Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler. 2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri. 3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar. 4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar. 6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar. III. Sürelerin kesinliği
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı
Sözleşmede hüküm yoksa geç teslim nedeniyle kira kaybı istenebilir mi?

Evet, sözleşmede açık bir ceza veya gecikme tazminatı maddesi olmasa dahi arsa sahibi yüklenicinin temerrüdü sebebiyle rayiç kira bedeli üzerinden tazminat isteyebilir.

Yükleniciyi temerrüde düşürmek için her durumda ihtar çekilmeli midir?

Hayır, sözleşmede kesin bir teslim vadesi varsa vadenin dolmasıyla yüklenici kendiliğinden temerrüde düşer; teslim için kesin bir tarih kararlaştırılmamışsa makul süre sonunda ihtar çekilmesi gerekir.

Arsa sahibi sözleşmeden döndüğünde geçmiş kira kaybını talep edebilir mi?

Sözleşmeden dönüldüğünde aynen ifaya dayalı kira kaybı istenemez; taraflar verdiklerini geri alır. Ancak borçlu temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat edemezse alacaklı 6098 sayılı Kanun m. 125/3 kapsamında sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini talep edebilir.

Taşınmazın geç teslimi davasından önce arabuluculuk süreci zorunlu mudur?

Tüketici mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda ve konusu bir miktar para olan ticari davalarda kural olarak dava şartı arabuluculuğa başvurulması zorunludur; ancak tüketici hakem heyetinin görev alanı ile taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar gibi kanuni istisnalar bu kapsamın dışındadır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8] (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. B) Çeşitli hükümler I – Zamanaşımı

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu