Kira Hukukunda Tahliye Sebepleri ve Dava Süreçleri

by Avukat Erdal Ersoy
Kira Hukukunda Tahliye Sebepleri ve Dava Süreçleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 299 uyarınca kira sözleşmesi; kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını ya da kullanımla beraber ondan semere elde edilmesini devretmeyi, kiracının ise bu ifaya karşılık kararlaştırılan bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Kanunun 339. maddesi gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler, bu taşınmazlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşyalar ve kamu kurum ve kuruluşlarının akdettiği tüm kira sözleşmelerine de uygulanır. Buna karşılık niteliği gereği geçici kullanıma tahsis edilmiş taşınmazların altı ay veya daha kısa süreli kiralamaları bu hükümlerin kapsamı dışında bırakılmıştır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
MADDE 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Kira süresi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 339Kaynağı aç
MADDE 339- Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır. Ancak bu hükümler, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında uygulanmaz. Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümler uygulanır. B. Bağlantılı sözleşme2

Türk hukuk düzeninde avukatların yalnızca belirli bir hukuk dalında uzmanlaşması kanuni bir zorunluluk olarak öngörülmemiştir ve her avukat kanunen her alanda mesleki faaliyet icra edebilir. Uygulamada ve toplumda yaygın olarak kullanılan kira avukatı, kira hukuku avukatı veya kiracı tahliye avukatı gibi ifadeler resmi ya da teknik bir uzmanlık unvanını değil, meslek mensuplarının kira uyuşmazlıkları ve tahliye süreçleri üzerindeki fiili çalışma yoğunluğunu ifade eder.

Özenle Kullanma ve Saygı Gösterme Borcuna Aykırılık

Kiracı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 316/1 hükmü doğrultusunda kiralananı sözleşmeye uygun şekilde özenle kullanmak ve kiralananın yer aldığı taşınmazda ikamet eden diğer kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı hareket etmesi durumunda, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren en az otuz günlük bir süre tanıyarak aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğini yazılı bir ihtarla bildirmek zorundadır. Konut ve çatılı işyeri niteliği taşımayan diğer kira ilişkilerinde ise kiraya veren önceden herhangi bir ihtarda bulunmaksızın yazılı bir bildirim yaparak sözleşmeyi derhal sona erdirebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. III. Temizlik ve bakım giderlerini ödeme borcu

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin sonuç doğurmayacağının anlaşılması veya kiracının yükümlülüğe aykırı tutumunun kiraya veren, taşınmazda oturanlar ya da komşular açısından çekilmez bir hal alması durumunda kanun istisnai bir fesih imkânı tanımıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 316/3 uyarınca bu şartların varlığı halinde kiraya veren, otuz günlük süre koşulunu beklemeksizin yazılı bir bildirimle kira sözleşmesini derhal feshedebilir.

Kira Bedelinin Belirlenmesi ve Artış Sınırları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 344/1 uyarınca tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin serbest anlaşmaları, bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşmamak şartıyla hukuken geçerlidir; bu kural bir yıldan uzun süreli kira ilişkilerinde de aynen geçerliliğini korur. Sözleşmede taraflarca bir artış oranı belirlenmemişse, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yeni kira bedeli, bir önceki kira yılının TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek kaydıyla hâkim tarafından kiralananın durumu dikkate alınarak hakkaniyete göre tayin edilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
MADDE 344 – Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır. III. Dava açma süresi ve kararın etkisi

Sözleşmede artışa dair hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve izleyen her beş yılın nihayetinde yeni dönem kira bedeli hâkim tarafından belirlenir. Bu belirleme, TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı, taşınmazın güncel durumu ve emsal kira bedelleri hakkaniyet ölçüsünde gözetilerek yapılır. Kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırıldığında ise 1567 sayılı Kanun hükümleri ile aşırı ifa güçlüğü hali saklı kalmak üzere beş yıl geçmedikçe bedelde değişiklik yapılamaz. Beş yıl tamamlandıktan sonra bedel belirlenirken yabancı paranın değerindeki değişimler de dikkate alınarak hakkaniyete göre hâkimce tespit yoluna gidilir.

Kiraya Verenden ve Kiracıdan Kaynaklanan Tahliye Nedenleri

Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için taşınmazı konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunuyorsa tahliye talebinde bulunabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 350 uyarınca bu gereksinim sebebiyle açılacak tahliye davası; belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlerdeki fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılmalıdır. Aynı süre kuralı, taşınmazın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olup bu süreçte kullanımı imkânsız hale gelen durumlar için de geçerlidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir. b. Yeni malikin gereksinimi

Kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinde ise yazılı tahliye taahhüdü ve iki haklı ihtar düzenlemeleri öne çıkar. Kiracı, kiralananın kendisine tesliminden sonraki bir tarihte kiralananı boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmiş ancak taşınmazı tahliye etmemişse, 6098 sayılı Kanun m. 352/1 uyarınca kiraya veren bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açmak suretiyle sözleşmeyi sonlandırabilir. İki haklı ihtar halinde ise bir yıldan kısa süreli kiralarda kira süresi içinde, bir yıl veya daha uzun süreli sözleşmelerde ise bir kira yılı veya aşan süre içinde kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle iki haklı yazılı ihtara sebebiyet verilmiş olmalıdır. Bu halde dava açma hakkı, bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden, bir yıl ve daha uzun süreli kiralarda ise ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden itibaren bir aylık süreye tabidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir. Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir. 3. Dava süresinin uzaması

Kiracının tahliyesine imkân veren bir diğer kanuni neden, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içerisinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunmasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 352/3 uyarınca kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bu durumu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.

İcra Yoluyla Tahliye ve İtiraz Usulü

Adi kira veya hasılat kirası takibinde borçlu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 269/2 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz sebeplerini icra dairesine bildirmek zorundadır. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Borçlar Kanununun kiralayana altı günlük sürenin sonunda akdi feshe izin verdiği hallerde ise itiraz süresi üç gündür.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 269Kaynağı aç
Madde 269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.) Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder. Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır. İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz. Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür. İtiraz etmemenin sonuçları:

Kira takibinde borçlunun itirazı takibi durdurur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 269/3 uyarınca, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz.

Ürün Kirası, Depozito ve Uyuşmazlık Çözüm Yolları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 357 uyarınca ürün kirası, kiraya verenin hasılat veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerinin devşirilmesini kiracıya bir ivaz karşılığında bırakmayı taahhüt ettiği sözleşme türüdür. Kira karşılığının elde edilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı durumlar ürüne katılmalı kira olarak adlandırılır ve bu oran sözleşmeyle belirlenmemişse yerel âdet esas alınarak tespit edilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında talep edilen depozito güvence bedelinin en fazla üç aylık kira tutarında kararlaştırılabileceği ve sözleşme bitiminde iadesinin gerekeceği öngörülmektedir. Tahliye davaları öncesinde ise uyuşmazlığın mahkemeye taşınmasından evvel arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 357Kaynağı aç
MADDE 357- Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Ürüne katılmalı kira, kira bedelinin devşirilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı ürün kirasıdır. Bu oran sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa, yerel âdete göre belirlenir. B. Genel hükümlerin uygulanması
Kira hukuku avukatı unvanı resmi bir uzmanlık alanı mıdır?

Kira hukuku avukatı veya tahliye avukatı mevzuatta yer alan teknik bir unvan olmayıp her avukat her davaya bakabileceğinden fiili çalışma alanını niteleyen yaygın bir ifadedir.

Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye süreci ne zaman başlatılabilir?

Kiracı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde boşaltmazsa, kiraya veren bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.

Yenilenen kira döneminde kira artış oranı nasıl belirlenir?

Yenilenen kira dönemlerinde tarafların anlaşması, bir önceki kira yılındaki TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerli olup beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde bedel emsal kira ve hakkaniyet de gözetilerek hâkim tarafından belirlenir.

Adi kira takibinde kiracının itiraz süresi kaç gündür?

Adi kira ve hasılat kirası takiplerinde kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün olup kanunun altı günlük süre sonunda feshe izin verdiği hallerde bu süre üç gündür.

Tahliye davası açmadan önce arabuluculuk şart mıdır?

Tahliye davası açılmadan önce uyuşmazlığın çözümü amacıyla öncelikle arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu