Taşınır Kira Sözleşmesinin Kurulması ve Sona Ermesi

by Avukat Erdal Ersoy
Taşınır Kira Sözleşmesinin Kurulması ve Sona Ermesi

Taşınır kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte yararlanılmasını kiracıya bırakması, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlenmesidir. Türk Borçlar Kanunu m. 299’daki bu tanım, taşınmazlar yanında niteliği gereği taşınabilen maddi mallar için de geçerlidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
MADDE 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Kira süresi

Konu, tüketilemeyen mal ve mülkiyet

Sözleşmenin konusu yer değiştirebilen maddi maldır. Yakıt, gıda veya para gibi kullanıldıkça tükenen şeyler bu sözleşmeye konu olamaz. Kullanılmak üzere bırakılan ve tüketilmeyen menkul eşyalar kapsamda kalır.

Kiraya veren mülkiyeti devretmez; mal kendisine ait olmaya devam eder. Kiracıya verilen yetki, belirli süre boyunca zilyet olmak ve malı amacına uygun kullanmaktır. Sürenin sonunda aynı malın geri verilmesi esastır.

Bedel, şekil ve sözleşmenin kurulması

Kiracı, kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlenir. Bu bedel para dışında başka bir ekonomik değer olarak da istisnai hâllerde kararlaştırılabilir; parasal edim temel unsur olarak gösterilir.

Genel kira sözleşmeleri bakımından bir şekil şartı öngörülmemiştir ve bu sonuç taşınır kirası için de geçerlidir. Tarafların karşılıklı iradelerini açıklayıp malı teslim etmesiyle sözleşme sözlü olarak da kurulabilir. Yazılı yapılması kanun gereği değildir. Malın durumu, seri numarası, birlikte teslim edilen parçalar ve sürenin tutanakla belirlenmesi ispatı kolaylaştırır.

Teslim, bedelin ödenmesi ve kullanım

Kiraya veren, kararlaştırılan malı kararlaştırılan tarihte, sözleşmenin amacına uygun, kullanılabilir ve çalışır durumda teslim etmelidir. Sözleşme devam ederken kiracının huzurlu kullanımını engelleyecek müdahalelerden kaçınmak zorundadır. Mülkiyetten doğan temel vergi, harç ve mülkiyete bağlı yasal yükümlülükler, aksi kararlaştırılmadıkça kiraya verene aittir.

Kiracı, sözleşmede gösterilen haftalık, aylık veya dönemsel tarihlerde bedeli eksiksiz ödemelidir. Malı kendi malı gibi korumalı, kılavuzuna ve teknik gereklerine uygun kullanmalıdır. Olağan kullanımdan doğan küçük bakım, temizlik ve tüketim malzemesi giderleri kiracıya düşer.

Kiraya verenin yazılı onayı bulunmadıkça kiracı malı alt kiraya veremez, ödünç bırakamaz ve üçüncü kişinin kullanmasına açamaz.

Onarım ile zarar ve zıya

Yapıdan, üretim hatasından veya normal kullanım sınırını aşan sebepten doğan büyük yapısal arızalar kiraya verene aittir. Kiracı bu esaslı onarımları üstlenmek zorunda değildir; durumu derhal kiraya verene bildirir.

Mal kiracının kusuru, dikkatsizliği veya tedbirsizliği yüzünden zarar görürse kiracı zararı giderir. Buna karşılık zarar bütünüyle kiracının hiçbir kusuru olmaksızın malın gizli ayıbından veya mücbir sebepten doğmuşsa kiracı sorumlu tutulamaz.

Çalınma, yanma veya malın tamamen kullanılamaz hâle gelmesinde kiracının, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın ve ispat yükü kurallarına göre, o andaki rayiç değeri ödemekle yükümlü hâle gelebileceği kabul edilir. Aynı konuda kiracının zarar veya kayıpta hiçbir kusuru olmadığını, gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ve ihmalkâr davranmadığını ispat etmesi gerektiği; bunu başaramazsa bedeli ödemek zorunda kalacağı da belirtilir. Bu iki ölçü tek ve kesin bir sonuca indirgenemez. Ödeme söz konusu olduğunda rayiç, malın o günkü ikinci el veya benzer şartlardaki güncel piyasa değeridir.

Sona erme ve iade

Taraflar belirli bir süre kararlaştırmışsa süre dolunca sözleşme kendiliğinden biter. Ayrı bir fesih bildirimi aranmaksızın malın derhal geri verilmesi gerekir. Süre bittiği hâlde mal geri verilmez, kullanım sürer ve kiraya veren buna sessiz kalırsa ilişkinin belirsiz süreliye dönüşmesi mümkündür; taşınır kiralarında bu durumun hızlı biçimde tasfiye edildiği belirtilir. Dönüşme zorunlu bir sonuç değildir.

Süre kararlaştırılmamışsa taraflar, kanundaki veya sözleşmedeki ihbar sürelerine uyarak fesih bildirimi yapabilir. Taşınırda bu süreler malın niteliğine ve günlük ya da haftalık ödeme düzenine göre kısa olabilir. Bedelin ödenmemesi, sözleşmeye aykırı kullanım, malın başkasına devri veya güvenliğinin tehlikeye sokulması hâlinde kiraya veren ihbar süresi beklemeden sözleşmeyi derhal feshedebilir ve malın hemen geri verilmesini isteyebilir.

Sözleşme bittiğinde kiracı, malı teslim aldığı yerde ve teslim aldığı andaki işlevsel durumda, olağan eskime dışında, kiraya verene bizzat geri verir. Birlikte yapılan kontrol ve düzenlenen tutanak, sonradan çıkabilecek uyuşmazlığı önlemeye yönelik bir yöntemdir.

Dava şartı, görev ve yetki

Taşınır kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu dava şartı olarak kabul edilir.

İki tacir arasında ticari işletmeyle ilgili kiralama asliye ticaret mahkemesinin görevine girer. Taraflardan biri tüketici ise uyuşmazlık tüketici mahkemesinde veya tüketici hakem heyetinde görülür. Tarafların tacir ya da tüketici olmadığı adi bireysel kiralamada sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeye konulan yetki kaydı ile malın teslim veya iade edileceği yer de yetkili mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınır.

Finansal kiralamadan ayrılan sonuç

19. Hukuk Dairesinin 2016/5783 esas ve 2017/2171 karar sayılı uyuşmazlığı adi taşınır kirasına değil, finansal kiralamaya ilişkindir. Bu olayda davacı şirketin temel borcu, finansal kiralamaya konu malın teslimini sağlamaktır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına dayanılarak davacının temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş; hüküm ayrıca ilgili davalı yararına bozulmuştur. Bu sonuç, adi taşınır kirasının teslim, fesih veya tazminat şartlarına genel kural olarak taşınamaz.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5783, K. 2017/2171Kaynağı aç
19. Hukuk Dairesi         2016/5783 E.  ,  2017/2171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R – Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında finansal kira sözleşmesinin imzalandığını, davalılardan … ve …' in sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, sözleşmeye konu taşınırların, satıcı … Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.' nden kiracı … tarafından alındığını ancak taşınırların adreste mevcut olmadığının tutanakla tespit edildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, kiralanan taşınırların iadesine, aksi halde sözleşme bedeli olan 52.080.96 Euro' nun davalıların müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı … Pazarlama San. Tic Ltd Şti vekili, müvekkili şirketin ekonomik krizde olduğunu ve benzer 19 sözleşmede ürünleri teslim edemediğini belirtmiştir. Davalılardan …, kira konusu malların zilyetliğine geçmediğini, şahsının sorumluluğunun ancak bu teslimden sonra başlayacağını, kendisinin da davacı gibi dolandırıldığını, davacının bu güne kadar onlarca kişiyi dolandıran satıcıya karşı basiretli bir tüccar gibi tedbirlerini almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar … ve Nuray Şahin sözleşmede kefil olduklarını, mal teslim edilmediği için sorumluluklarının doğmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, satıcı… Paz.San.Tic.Ltd Şti’ nin mal bedelini tahsil ettiği halde herhangi bir mal tesliminde bulunmadığı, davalı …'nın satıcıdan malı teslim almamasına rağmen bir tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığı davalı kefillerin mal teslimi gerçekleşmediğinden sözleşme gereğince bir sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle … Paz.San.Tic.Ltd Şti ve … yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı …’ nın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, … ile davacı şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı şirketin borcu, finansal kiralamaya konu malın teslimini davalıya sağlamaktır. Bu borç davacının temel borcudur. Somut olayda satışa konu taşınırların davalı …’ ya teslim edilmediği diğer davalı satıcı … Paz.San.Tic.Ltd Şti’ nin mahkemeye sunduğu cevabından ve mahkemeninde bu yöndeki kabulünden anlaşılmaktadır. Davacı teslimini gerçekleştirmediği taşınırların bedelini davalı …’ dan talep etmekte haklı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bent gereğince davacının tüm temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tüketilen mallar kiralanabilir mi?

Hayır. Yakıt, gıda ve para gibi tüketilen şeyler kira konusu olamaz. Kullanılmak üzere bırakılan ve tüketilmeyen menkul eşya kiralanabilir.

Sözleşme sözlü olarak kurulur mu?

Evet. Genel kira için şekil şartı aranmaz. Karşılıklı irade ve malın teslimiyle taşınır kirası sözlü kurulabilir; yazılı tutanak ispatı kolaylaştırır.

Gizli ayıptan doğan zararı kim karşılar?

Zarar bütünüyle kiracının hiçbir kusuru olmaksızın malın gizli ayıbından veya mücbir sebepten doğmuşsa kiracı bu zarardan sorumlu tutulamaz. Zarar veya kayıpta hiçbir kusurun bulunmadığının ispat edilememesi hâlinde bedelin ödenmesi gerektiği de ayrıca belirtilir; bu iki ölçü tek sonuca indirgenemez. Kusur, dikkatsizlik veya tedbirsizlikten doğan zararı kiracı giderir.

Belirli süre bitince bildirim gerekir mi?

Hayır. Kararlaştırılan süre dolunca sözleşme kendiliğinden sona erer ve ayrı bildirim olmaksızın mal derhal iade edilir.

Bedel ödenmezse fesih için süre beklenir mi?

Hayır. Bedelin ödenmemesi, aykırı kullanım, devir veya güvenliğin tehlikeye sokulması hâlinde kiraya veren ihbar süresi olmadan sözleşmeyi derhal feshedip iadeyi isteyebilir.

Uyuşmazlık hangi mahkemede görülür?

Tacirler arasındaki ticari işletmeyle ilgili kiralamada asliye ticaret, tüketici işleminde tüketici mahkemesi veya tüketici hakem heyeti, diğer adi bireysel kiralamada sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmedeki yetki kaydı ile malın teslim veya iade yeri de dikkate alınır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu