Kiracı Aleyhine Tahliye Şartı Düzenleme Yasağı

by Avukat Erdal Ersoy
Kiracı Aleyhine Tahliye Şartı Düzenleme Yasağı

Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağının Kapsamı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 354. maddesi uyarınca dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez. Kira hukukunda tahliye sebeplerinin sınırlı olması ilkesi geçerlidir. Bu çerçevede kiracının tahliyesi ancak kanunda açıkça düzenlenen nedenlerin gerçekleşmesi durumunda istenebilir. Kiraya veren, sözleşmede kararlaştırılmış olsa dahi kanunda yer almayan bir sebebe dayanarak tahliye talep edemez ve sözleşme yoluyla yeni tahliye sebepleri oluşturulamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 354Kaynağı aç
MADDE 354- Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler, kiracı aleyhine değiştirilemez. 5. Yeniden kiralama yasağı

Tahliye sebeplerine ilişkin yasal düzenlemelerde kiracı aleyhine değişiklik yapılması kanunen yasaklanmış olmakla birlikte, kiracı lehine sonuç doğuracak nitelikte düzenlemelerin yapılması mümkündür.

Yasağın Emredici Niteliği ve Re'sen Dikkate Alınması

Kiracı aleyhine tahliye şartı düzenleme yasağı emredici niteliktedir. Bu nedenle uyuşmazlıklarda taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme, kanuna aykırı tahliye şartının geçersizliğini kendiliğinden göz önünde bulundurur. Kiracının sözleşmeyi imzalamış veya aleyhe düzenlenen şartı başlangıçta kabul etmiş olması bu kuralı geçersiz kılmaz; kanuna aykırı tahliye şartları baştan itibaren geçersizdir ve sonradan geçerlilik kazanamaz.

Kanunda Öngörülen Dava Yoluyla Tahliye Sebepleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesine göre kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa veya kiralananın yeniden inşası ya da imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olup bu işler sırasında kullanımı imkânsız ise belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlerdeki fesih dönemi ve bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sözleşmeyi sona erdirebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir. b. Yeni malikin gereksinimi

Aynı Kanun'un 351. maddesi uyarınca kiralananı sonradan edinen yeni malik, taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunuyorsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla altı ay sonra açacağı davayla sözleşmeyi sona erdirebilir. Yeni malik, gereksinim sebebine dayalı tahliye hakkını dilerse sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
MADDE 351- Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. 2. Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle

Sözleşmedeki Kanun Dışı Tahliye Hükümlerinin Hukuki Sonucu

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kanunda yazılı olmayan bir fesih nedeni sözleşmeye eklenmiş olsa dahi kiraya verene tek taraflı bildirimle fesih yetkisi tanımaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/4869 E., 2017/12183 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, fesih ve tahliye sebepleri kanunda sınırlı olarak sayıldığından, kanunda yer almayan sözleşme şartlarına dayanılarak kiraya veren tarafından açılan tahliye davalarının mahkemece reddedilmesi gerekir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4869, K. 2017/12183Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2017/4869 E.  ,  2017/12183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiştir. Davanın niteliği gereği duruşma isteğinin reddiyle süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelenmesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, taraflar arasında 15/03/2010 düzenleme, 05/06/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira sözleşmesinin 13/n madde ile taraflara 10 yıllık sözleşme süresinin ilk 5 yıllık kısmının bitimine en geç 1 ay kala diğer tarafa noter kanalı ile ulaştırılacakları yazılı fesih bildirimi ile sözleşmeyi feshetme hakkı tanındığını, bu madde uyarınca 07/04/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini davalıya bildirdikleri belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada dayanılan 15/03/2010 düzenleme tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 13/n maddesinde " Taraflar 10 yıllık sözleşme süresinin ilk 5 yıllık kısmının bitimine en geç 1 ay kala diğer tarafa noter kanalı ile ulaştıracakları yazılı fesih bildirimi ile kira sözleşmesini sona erdirmek hakkına haizdirler. " hükmü yer almaktadır. Davacı tarafından sözleşmenin belirtilen hükmüne göre kiralananın tahliyesi talep edilmiş ise de taşınmazın mağaza olarak kiralandığı, 6098 Sayılı Türk BorçlarKanunu'ndaki düzenlemeye göre çatılı işyeri olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347.maddesinde de konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin ancak on yıllık uzama süresi sonunda bildirim yoluyla kira sözleşmesine son verebileceği belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 350. ve müteakip maddelerinde ise, kira sözleşmesinin hangi hallerde dava yoluyla sonlandırılacağı; TBK'nun 354. maddesinde ise dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümlerin kiracı aleyhine değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Kiralananın niteliği ve tabi olduğu Yasa itibariyle fesih ve tahliye sebepleri sınırlı olup, kanunda yazılı olmayan bir neden sözleşmede yazılı olsa da kiraya verene tek taraflı bildirimle fesih hakkı vermediğinden, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kira sözleşmesine kanunda olmayan yeni bir tahliye sebebi eklenebilir mi?

Kira sözleşmesine kanunda yer almayan yeni bir tahliye sebebi eklenemez; Türk Borçlar Kanunu'nun 354. maddesi gereğince dava yoluyla tahliye hükümleri kiracı aleyhine değiştirilemez.

Kiracının sözleşmedeki tahliye şartını imzalamış olması şartı geçerli yapar mı?

Kiracının sözleşmeyi imzalaması veya aleyhe tahliye şartını kabul etmiş olması şartı geçerli kılmaz; kanuna aykırı hükümler baştan itibaren geçersizdir ve sonradan geçerlilik kazanamaz.

Kiracı aleyhine tahliye şartı mahkemece kendiliğinden gözetilir mi?

Mahkeme kanuna aykırı tahliye şartının geçersizliğini kiracı açıkça ileri sürmese dahi kendiliğinden dikkate alır, çünkü kiracı aleyhine tahliye şartı düzenleme yasağı emredici niteliktedir.

Kira sözleşmesinde kiracı lehine tahliye düzenlemesi yapılabilir mi?

Tahliye sebeplerinde kiracı aleyhine değişiklik yapılması yasaklanmış olmakla beraber, kiracı lehine olacak şekilde düzenleme yapılması mümkündür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu