Tapu sicilindeki yüzölçümünden fazla çıkan miktar, bitişik araziye el uzatmaktan ileri gelmiyorsa ve sınırda da değişiklik yoksa mahkeme bu yönde karar verebilir; sicil, verilen karara göre yazılır. Sınırların nasıl belirleneceği ise tapu planı ve yerdeki sınır işaretleriyle ele alınır.
2644 sayılı TAPU KANUNU m. 31Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 719Kaynağı aç
Sicildeki yüzölçümünün düzeltilmesinin yasal ölçüsü
2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 31. maddesi, gayrimenkulün yüz ölçüsünün tapu sicilinde yazılı miktardan fazla çıkması halinde iki noktayı birlikte arar. Fazlalığın bitişik araziye el uzatmaktan ileri gelmediğine ve sınırca bir değişiklik olmadığına mahkemece karar verilirse sicil, karar uyarınca kaydolunur. Maddenin 25/1/1950 tarihli ve 5520 sayılı Kanun’la değişik metni bu esası gösterir.
Aynı madde, mahkemenin gayrimenkulün başında incelemeler yapmasını ve bitişik gayrimenkul maliklerini dinlemesini öngörür. Karara, tapu fen memurlarına; bunlar yoksa yetkili fen memurlarına veya mühendislere yaptırılacak yere ait harita eklenir. İtiraz halinde genel hükümler çerçevesinde dava açılır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 719. maddesine göre taşınmazın sınırları tapu planları ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir. Plan ile yerdeki işaretler birbirini tutmazsa asıl olan plandaki sınırdır. Bu kural, yetkili makamlarca heyelan bölgesi olduğu belirlenen yörelerde uygulanmaz.
Fazlalığın komşuya el atmadan ve sınır değişikliğinden ayrılması
Gerçek miktarın kayıtta yazılı miktardan fazla olması yanında, bu fazlalığın komşu taşınmazlara el atmaktan ileri gelmemiş olması ve sınır itibarıyla bir değişiklik bulunmaması gerekir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/8535, K. 2013/11410 sayılı kararında 31. maddeyi aynı koşullarla açıklamış; bu koşullar mahkemece tespit edilirse gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verileceğini belirtmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/8535, K. 2013/11410Kaynağı aç
Aynı kararda, yüzölçümü daha önce hükmen değiştirilmemiş tapulu taşınmazlar için miktar düzeltimi istenebileceği göz önüne alınarak, artırımı istenen kaydın dayanaklarıyla birlikte getirtilmesi gerekli görülmüştür. Bu ifade, somut kayıtta daha önce hüküm bulunduğunun kesinleşmiş bir saptaması değil, bozma gerekçesindeki araştırma yönüdür. Sınırların değişken nitelik göstermesi ihtimalinde ise kayıtta yazılı miktara değer verileceği ve bu nitelikteki kayıtlarda miktar düzeltme olanağı bulunmadığının düşünülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yerinde inceleme, komşular ve harita
Kanun, incelemenin taşınmazın başında yapılmasını ve bitişik maliklerin dinlenmesini ister. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin E. 2013/8535, K. 2013/11410 sayılı kararında, komşu parsellere sınır olunması halinde komşu kayıtların uygulanması ve komşu maliklerin dinlenmesi istenmiştir. Dinlenme olanağı bulunmayanlar için, davanın niteliğini açıklayan ve yargılamaya katılmadıkları takdirde davacıyla aralarında sınır çekişmesi olmadığını kabul ettiklerini belirten açıklamalı davetiye çıkarılması da o yargılama için gerekli görülmüştür.
İtiraz halinde 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 31. maddesi, genel hükümler çerçevesinde dava açılmasını öngörür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu’nun 719. maddesi uyarınca fenni esaslara uygun ve gerçek duruma ters düşmeyen bir haritanın varlığı saptanırsa yüzölçümünün belirlenmesinde öncelikle sınırlara değil haritaya itibar edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Kanundaki plan üstünlüğü, yetkili makamlarca heyelan bölgesi belirlenen yörelerde uygulanmaz. Karara eklenecek harita, tapu fen memurlarına; yoksa yetkili fen memurlarına veya mühendislere yaptırılır.
Davanın tarafları ve husumetin kapsamı
Yüzölçümü veya sınır düzeltmesi istenen taşınmazın maliki ya da mirasçılarının davayı açabileceği ve davanın taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde hasımsız açılabileceği belirtilir. İstek sınır değişikliğini de içeriyorsa, değişikliği ilgilendiren sınır sahiplerinin davada davalı olarak yer alması da ayrıca söylenir. Bu iki anlatım aynı kesin taraf kuralına indirgenemez; istemin yalnız yüzölçümüne mi yoksa sınır değişikliğine mi yöneldiği ayrımı korunmalıdır.
Hazine kural olarak hasım gösterilmez. Bununla birlikte sınırda orman, tepe veya dere bulunması halinde Hazinenin menfaati nedeniyle husumet yöneltmenin mümkün olabileceği ifade edilir. Bu ifade kesin bir zorunluluk değil, menfaate bağlı bir olanaktır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi ise E. 2013/8535, K. 2013/11410 sayılı kararında, o dosyada tapu kaydı kapsamında orman ve dere gibi taşınmazlar bulunması nedeniyle Hazine ve Orman Yönetimine husumetin yaygınlaştırılmasını istemiştir. Direktif, dosyadaki bu ihtimale bağlıdır.
Değişken sınır ile orman ve dere ihtimali
Sınırların değişken nitelik göstermesi, yüzölçümü artırımında kayıtta yazılı miktara değer verilmesini ve miktar düzeltme olanağının bulunmadığının düşünülmesini gerektiren bir ihtimal olarak ele alınmıştır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin E. 2020/1382, K. 2020/1687 sayılı kararında somut bilirkişi incelemesinde kaydın üç yönünün orman olduğunun ve büyük kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği görülmüştür. Daire, değişken sınır nedeniyle yazılı miktara değer verilip miktar düzeltmesi yapılamayacağından kooperatifin davasının reddi gerekirken kabul edilmesini usul ve kanuna aykırı bulmuştur. Bu sonuç, o dosyadaki bilirkişi ve önceki bozma bulgularına bağlıdır; bütün tapu kayıtları için genel bir ret kuralı değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1382, K. 2020/1687Kaynağı aç
Aynı kararda Orman Yönetiminin iptal ve tescil istemi yönünden, 1955 tarih ve 8 sıra numaralı kaydın tüm malikleri davaya dahil edilmeden karar verilmesi hatalı görülmüştür. Kayıt zinciri, revizyon ve komşu davaların araştırılması ile taraf teşkilinin tamamlanması istenmiş; taşınmazın orman olduğuna veya tapunun iptal edildiğine ilişkin kesin bir sonuç kurulmamıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de E. 2023/2299, K. 2025/6234 sayılı kararında, önceki iki bozma ilamına uyularak oluşan usuli kazanılmış hakka uyulmadan yüzölçümü artırımı davasının yeniden kabul edilmesini usul ve kanuna aykırı bulmuştur. Orman idaresinin isteminde aynı kaydın tüm geldi-gitti zinciri getirtilmeden ve kayıtta adı yazılı kişilerin tamamı dahil edilmeden karar verilmesini de bozma nedeni saymıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2299, K. 2025/6234Kaynağı aç
Taleple bağlılık ve kararın sonucu
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/8535, K. 2013/11410 sayılı kararında yüzölçümü artırımı davası açılmışken ve tapu iptali için açılmış dava bulunmazken taleple bağlılık aşılarak kaydın bir kısmının iptaline ve orman niteliğiyle tesciline karar verilmesini doğru bulmamıştır. Daire, davacı vekili ile davalı idare vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek 11.12.2012 tarihli hükmün oy birliğiyle bozulmasına karar vermiştir. Bozma, eksik inceleme ve talebin aşılması gerekçelerine dayanır; ret türü ayrıca nitelendirilmemiştir.
Sicildeki yüzölçümünden fazla çıkan miktar ne zaman yazılır?
Fazlalığın bitişik araziye el uzatmaktan ileri gelmediğine ve sınırda değişiklik olmadığına mahkeme karar verirse sicil bu karara göre yazılır. Gerçek miktarın kayıttan fazla olması yanında, fazlalığın komşu taşınmaza el atmaktan kaynaklanmaması ve sınır değişikliğinin bulunmaması birlikte aranır.
Mahkeme komşu malikleri dinler mi?
2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 31. maddesi, mahkemenin taşınmazın başında inceleme yapmasını ve bitişik taşınmaz maliklerini dinlemesini öngörür.
İtiraz halinde hangi yol öngörülür?
İtiraz halinde genel hükümler çerçevesinde dava açılır.
Değişken sınırda miktar düzeltmesi nasıl ele alınır?
Sınırlar değişken nitelik gösteriyorsa kayıtta yazılı miktara değer verileceği ve bu nitelikteki kayıtlarda miktar düzeltme olanağı bulunmadığının düşünülmesi gerekir. Bu değerlendirme, incelemede değişkenliğin saptanmasına bağlı bir ihtimaldir ve her kayıt için önceden ret sonucu doğurmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

