Tahliyenin Durdurulması Talebi ve İdari Yargı Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Tahliyenin Durdurulması Talebi ve İdari Yargı Yolu

Taşınmaz mal zilyetliğine tecavüzün önlenmesi amacıyla verilen tecavüzün meni ve infaz kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılması, idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle taşınmazdan tahliye edilmeye yönelik işlemlerin infazının önüne geçilebilmesi amacıyla iptal davasıyla birlikte mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

İdari Tahliye Kararları ve Yürütmenin Durdurulması Talebi

Kaymakamlık makamınca 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca verilen tecavüzün meni ve taşınmazın tahliyesine dair infaz işlemlerine karşı idare mahkemesinde dava açılabilir. İlgililer, idari işlemin iptali talebiyle birlikte tahliyenin infaz edilmesini engellemek üzere yürütmenin durdurulmasını isteyebilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27/1 uyarınca, Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılmış olması, dava konusu edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu kural sebebiyle yalnızca iptal davası açmak idari tahliye işlemlerini askıya almaz; taşınmazdan çıkarılmanın önlenmesi adına yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

3091 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru Süreleri ve Fuzuli İşgal

3091 sayılı Kanun m. 4 gereğince, taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için yetkililerin tecavüzü öğrendikleri tarihten itibaren altmış gün ve her halükarda eylemin oluşundan itibaren bir yıl içinde idari makama başvurmaları şarttır. Tecavüzün üzerinden bir yıl geçtikten sonra idari makamlara başvurulamaz. Ancak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile kamu yararına ayrılan taşınmazlara yönelik tecavüz veya müdahalelerde bu başvuru süreleri aranmaz.

3091 sayılı TAŞINMAZ MAL ZİLYEDLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Yetkililerin; tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten altmış gün içinde, idari makama başvuruda bulunmaları gerekir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde süre aranmaz. Soruşturma

Konut, dükkan, depo ve ahır gibi damlı yapılarda 3091 sayılı Kanun hükümlerinin işletilebilmesi, yapının fuzulen işgal edilmiş bulunmasına bağlıdır. Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik m. 15 düzenlemesi uyarınca, damlı binalarda idari yoldan tahliye kararı verilebilmesi için fuzuli işgal halinin gerçekleşmesi aranır.

Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik m. 15 kapsamında fuzuli işgal; bir taşınmazın sahibinin izni ve rızası bulunmaksızın işgal edilmesi olarak tanımlanır. Başka bir anlatımla malik veya onun adına işlem yapmaya yetkili vekil ya da mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağ kurulmadan rıza hilafına, henüz boşaltılmamış veya boşalmış durumdaki damlı bir yapıya fiili bir durum oluşturularak kendiliğinden girilmesi fuzuli işgal sayılır.

Taşınmazın Kullanımı ve İntifa Hakkının Devredilmesi

Türk Medeni Kanunu m. 806 uyarınca, sözleşmede aksine bir hüküm yer almıyorsa veya durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa intifa hakkının kullanılması başkasına devredilebilir.

Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilmesinin Yasal Şartları

2577 sayılı Kanun m. 27/2 uyarınca idare mahkemelerinin yürütmeyi durdurabilmesi, dava konusu işlemin uygulanması neticesinde telafisi güç ya da imkânsız zararların ortaya çıkması ve işlemin açık biçimde hukuka aykırılık taşıması koşullarının bir arada bulunmasına bağlıdır. Bu iki şart gerçekleştiğinde mahkeme, davalı idarenin savunması alındıktan ya da yasal savunma süresi dolduktan sonra gerekçesini belirterek durdurma kararı verebilir.

Uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki idari işlemlerin yürütülmesi bakımından 2577 sayılı Kanun m. 27/2 özel bir koruma öngörmüştür. Bu tür işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, davalı idarenin savunması henüz alınmaksızın da durdurulabilir.

Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğunun ve işlemin uygulanması halinde hangi telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağının açıkça belirtilmesi yasal zorunluluktur. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı açıkça anlaşılırsa, 2577 sayılı Kanun m. 27/3 uyarınca davalı idarenin savunması beklenmeksizin talep reddedilebilir.

Yargılama Usulü, Teminat ve Karara İtiraz

Yürütmenin durdurulması istemli davalarda usul işlemlerinin hızlandırılması amacıyla 2577 sayılı Kanun m. 27/5 uyarınca kanuni tebligat ve cevap süreleri kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır; bu kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır.

2577 sayılı Kanun m. 27/6 uyarınca yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kişilerden teminat alınmaz. Taraflar arasında teminata ilişkin doğacak uyuşmazlıklar kararı veren mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir.

2577 sayılı Kanun m. 27/7 uyarınca yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kabule veya redde ilişkin kararlara karşı, tebligatı takip eden günden başlayarak yedi günlük süre zarfında sadece bir defa itiraz yoluna başvurulabilir. İtirazı inceleyen merci, evrakın intikalinden itibaren yedi gün içinde kesin karara varır. Kanunun 27/10 maddesi gereğince aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez.

Kaymakamlığın verdiği tahliye kararı dava açılınca kendiliğinden durur mu?

Hayır, idare mahkemesinde dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz; infazın durması için mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

İdare mahkemesinde yürütmenin durdurulması için hangi şartlar aranır?

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.

Yürütmenin durdurulması kararına kaç gün içinde itiraz edilebilir?

Yürütmenin durdurulması hakkındaki kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir.

3091 sayılı Kanun uyarınca idareye başvuru süresi ne kadardır?

Yetkililerin tecavüzü öğrendikleri tarihten itibaren altmış gün ve her halükarda eylemin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde idari makama başvurmaları gerekir.

Damlı yapılarda 3091 sayılı Kanunun uygulanması hangi şarta bağlıdır?

Konut, dükkan, depo ve ahır gibi damlı yapılarda 3091 sayılı Kanunun uygulanabilmesi taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu