Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar da geçersizdir. Tahliye tarihine uyulmaması için kararlaştırılan bedel bu hükümde ayrıca adlandırılmamıştır. İlk kira sözleşmesiyle ve kiracının müzayakası altında verilen tahliye taahhüdüne dayalı cezai şart, incelenen kira uyuşmazlığında çoğunluk gerekçesiyle geçerli sayılmamış ve tahsiline karar verilemeyeceği açıklanmıştır. Karar oyçokluğuyla verilmiş; karşı oy cezai şartı geçerli saymıştır. Bayilik, intifa hakkı ve fuzuli işgale ilişkin kararlar bu kira olayıyla aynı kapsamda değildir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 346Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5531, K. 2012/10427Kaynağı aç
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/19637, K. 2017/5814Kaynağı aç
Kira bedeli ve yan giderler dışındaki ödeme yasağı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesine göre kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Madde, yasaklanan ödemeyi tahliye taahhüdüne aykırılık nedeniyle kararlaştırılan cezai şart olarak ayrıca adlandırmamaktadır. İlk cümle, kira ilişkisinde kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğini gösterir; tahliye tarihine uyulmaması için kararlaştırılan bedelin bu cümle kapsamında olup olmadığını ayrıca belirtmez.
Kira gecikmesine bağlanan ceza koşulu ve muacceliyet
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesi iki anlaşmayı özellikle geçersiz sayar. Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ilişkin anlaşma geçersizdir. Sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşma da geçersizdir. Geçersizlik, hükmün açıkça saydığı bu anlaşmalar bakımındandır.
Teslim kaydının tahliye taahhüdü olarak nitelendirilmesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2012/5531 esas ve 2012/10427 karar sayılı kararında incelenen kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 3. maddesi, kiralananın kira süresi sonunda tam ve sağlam teslim edilmesine, aksi hâlde yıllık kira bedelinin yüzde 50 fazlasının ödenmesine ilişkindir. Daire, bu düzenlemeyi kiralananın kira süresi sonunda tahliye edilmesini amaçlayan ve tahliyeye zorlayan bir tahliye taahhüdü niteliğinde değerlendirmiştir. Bu nitelendirme, kararda incelenen düzenlemeye özgüdür; her teslim veya cezai şart kaydının tahliye taahhüdü sayılacağı sonucu buradan çıkarılmaz.
İlk kira sözleşmesiyle verilen taahhüde bağlı cezai şart
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2012/5531 esas ve 2012/10427 karar sayılı kararı 10.07.2012 tarihinde oyçokluğuyla verilmiştir. Oyçokluğu, çoğunluk gerekçesini tek görüş hâline getirmez.
Çoğunluk gerekçesine göre, ilk kira sözleşmesiyle verilen tahliye taahhüdü kiracının müzayakası altında verildiğinden geçerli bir tahliye taahhüdü olarak kabul edilmemektedir. Bu durumda sözleşmede kararlaştırılan cezai şart, geçersiz tahliye taahhüdüne dayalı ve onun devamı niteliğindedir. Tahliye taahhüdü ile birlikte cezai şartın da geçerli olduğundan söz edilemez ve cezai şartın tahsiline karar verilemez. Karşı oy ise cezai şartı geçerli saymıştır. Karşı oy, çoğunluğun bağlayıcı sonucu değildir.
Aynı kararda asıl davaya ilişkin hüküm onanmıştır. Birleşen davada cezai şartın tahsiline hükmeden karar ise bozulmuştur. Bozma gerekçesinde, hor kullanma tazminatı ve onarım süresi kirası talepleri üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilmiştir. Ret veya kabulün usul ya da esas yönü ayrıca belirtilmemiştir.
Bayilik, intifa ve fuzuli işgal cezai şartının ayrılması
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/19637 esas ve 2017/5814 karar sayılı kararı, bayilik sözleşmesinin haksız fesih nedeniyle sona erdiği kabul edilen olayda bayinin işlettiği akaryakıt istasyonunu intifa hakkı sahibi olan tarafa teslim etmekle yükümlü olduğunu belirtmiştir. Aksi takdirde bayinin fuzuli şagil durumuna düşeceği açıklanmış; fuzuli işgale ilişkin taahhütname hükmü gözetilmeden hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Bu olay bayilik, intifa ve fuzuli işgale ilişkindir ve ilk kira sözleşmesiyle verilen tahliye taahhüdüyle aynı kapsamda değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/336 esas ve 2024/5919 karar sayılı kararında, bayinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek tahliye davası açma yönünde girişimi olmaması, cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirir nitelikte görülmüştür. Ekonomik mahva ilişkin bilirkişi tespitleri de bununla birlikte değerlendirilerek belirlenecek cezai şarttan makul bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. İndirim bu uyuşmazlıkta belirtilen olgulara bağlanmıştır; karar, cezai şartın her olayda indirilmesini zorunlu kılan genel bir kural kurmamaktadır. Birleşen davalarda davalı yararına bozma kararı verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/336, K. 2024/5919Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/336 esas ve 2024/5919 karar sayılı kararında yalnız madde numaraları sayılmıştır. Karar bu maddelerin metinlerini aktarmamaktadır. Numaraların sayılması, madde içeriğinin belirlendiği veya tahliye taahhüdüne uygulanabilirliğin çıkarılabileceği anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
Kiracıya kira ve yan gider dışında ödeme yüklenebilir mi?
Hayır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesine göre kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez.
Kira zamanında ödenmezse cezai şart geçerli olur mu?
Hayır. Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ilişkin anlaşma, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesine göre geçersizdir.
Ödenmeyen kira sonraki bedelleri muaccel yapar mı?
Sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşma, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesine göre geçersizdir.
İlk sözleşmedeki tahliye taahhüdüne bağlı cezai şart tahsil edilir mi?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2012/5531 esas ve 2012/10427 karar sayılı kararı oyçokluğuyladır. Çoğunluk gerekçesinde, ilk kira sözleşmesiyle ve kiracının müzayakası altında verilen tahliye taahhüdü geçerli kabul edilmemiş; bu taahhüde dayalı ve onun devamı niteliğindeki cezai şartın tahsiline karar verilemeyeceği açıklanmıştır. Karşı oy cezai şartı geçerli saymış, ancak bu görüş çoğunluğun sonucu değildir.
Tam teslim edilmezse yıllık kiranın yüzde 50 fazlası her kayıtta tahliye taahhüdü müdür?
Hayır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yıllık kira bedelinin yüzde 50 fazlasının ödenmesine ilişkin kaydı, incelediği sözleşmedeki teslim düzenlemesi bakımından tahliyeyi amaçlayan tahliye taahhüdü niteliğinde değerlendirmiştir. Bu sonuç her teslim veya cezai şart kaydına genellenemez.
Bayilikte teslim edilmeyen süre için cezai şart ayrıca incelenir mi?
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/19637 esas ve 2017/5814 karar sayılı kararında, haksız fesih nedeniyle sona eren bayilik ilişkisinde istasyonun intifa hakkı sahibine teslim edilmemesi hâlinde fuzuli işgale ilişkin cezai şart taahhüdünün gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu değerlendirme ilk kira sözleşmesiyle verilen tahliye taahhüdüyle aynı kapsamda değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

