Kira Artış Oranı ve Yasal Artış Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
Kira Artış Oranı ve Yasal Artış Sınırları

Konut ve iş yeri kiralarında yenilenen dönem kira artışı, Türk Borçlar Kanunu uyarınca bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Tarafların bu tavanı aşan kira artışına ilişkin mutabakatları hukuken geçerlilik taşımaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
MADDE 344 – Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır. III. Dava açma süresi ve kararın etkisi

Kira Sözleşmelerinde Değişiklik Yasağı ve Yasal Tavan

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 343. maddesi gereğince kira sözleşmelerinde kira parasının belirlenmesi haricinde kiracı aleyhine herhangi bir düzenleme yapılamaz. Yenilenen kira dönemlerinde yürürlüğe girecek kira bedeline yönelik sözleşme hükümleri, bir önceki dönemin tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşmamak şartıyla bağlayıcıdır. TBK m. 344/1 uyarınca bu yasal sınır, süresi bir yılı aşan kira sözleşmelerine de uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 343Kaynağı aç
MADDE 343- Kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında, kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz. II. Belirlenmesi2[3][4]

Konut kiralarında belirli bir dönem için istisnai mevzuatla yürürlüğe sokulan yüzde yirmi beş oranındaki kira artış tavanı, geçerlilik süresinin dolması sebebiyle uygulanamaz hale gelmiştir. Konut ve iş yeri kiralarındaki periyodik kira artışlarında genel yasal ölçüt tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama artış oranıdır.

Sözleşmede Artış Şartı Olmaması ve Hâkim Tarafından Kira Tespiti

Kira sözleşmesinde dönemsel artışa ilişkin bir hüküm kararlaştırılmamışsa yeni dönem kira bedeli Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında hâkim tarafından tayin edilir. Hâkim, kiralanan taşınmazın durumunu değerlendirerek hakkaniyete göre bir bedel tayin eder; ancak saptanacak tutar bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını hiçbir koşulda geçemez.

Beş Yılı Aşan Kira Sözleşmelerinde Kira Bedelinin Belirlenmesi

Sözleşmede artış koşulu bulunup bulunmadığı dikkate alınmaksızın, beş yıldan uzun süreli ya da beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve takip eden her beş yıllık sürecin bitiminde yeni kira parası mahkemece takdir edilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkeme, tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını, kiralananın fiziksel ve çevresel özelliklerini ve emsal kira bedellerini dikkate alarak hakkaniyete uygun biçimde karar verir.

Mahkemece beş yıllık sürenin nihayetinde hakkaniyete dayanılarak saptanan yeni kira bedeli, müteakip kira dönemlerinde yine tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı üst sınırı dikkate alınarak artırılabilir.

Kira Tespit Davası Açma Süresi ve İhtar Şartı

Türk Borçlar Kanunu'nun 345. maddesinin ilk fıkrası uyarınca kira bedelinin belirlenmesine yönelik tespit davası her zaman açılabilir. Mahkeme kararının yeni kira döneminin başlangıcından itibaren sonuç doğurabilmesi için davanın, yeni dönemin başlamasından en geç otuz gün önce açılması veya bu zaman aralığında kiraya veren tarafından artışa ilişkin yazılı bildirimin kiracıya iletilmesi ve davanın izleyen kira dönemi sonuna kadar ikame edilmesi gerekir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 345Kaynağı aç
MADDE 345- Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Ancak, bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur. IV. Kiracı aleyhine düzenleme yasağı2

Kira sözleşmesinde yeni dönemde kira bedelinin artırılacağına dair açık bir madde bulunması halinde, ihtar şartı aranmaksızın yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak tespit davasında takdir edilen bedel, bu yeni dönemin başlangıcından geçerli kabul edilir.

Yabancı Para Cinsinden Kiralar ve Aşırı İfa Güçlüğü

Sözleşmede kira bedelinin yabancı para olarak saptanmış olması durumunda, 1567 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak üzere beş yıl boyunca kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Beş yıllık sürenin doldurulmasının ardından yeni bedelin tayininde yabancı paranın değerindeki oynamalar da gözetilerek emsal bedel ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda belirleme yapılır.

Yabancı para veya Türk lirası sözleşmelerde, sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü olayların cereyan etmesi halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi uygulanabilir. Borçludan kaynaklanmayan bir nedenle ifanın dürüstlük kuralına aykırı biçimde aşırı derecede güçleşmesi ve borcun ifa edilmemiş veya hak saklı tutularak ödenmiş olması kaydıyla borçlu, mahkemeden sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasını, bunun imkânsızlığı halinde sözleşmeden dönme veya fesih hakkını talep edebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
MADDE 138- Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır. F. Takas I. Koşulları 1. Genel olarak

Hatalı Kira Ödemelerinin Hukuki Boyutu

Kiracının yenilenen dönemde yapacağı ödemeyi yasal tavan olan tüketici fiyat endeksi ortalamasının altında tutması veya hiç artış yapmaksızın eski bedel üzerinden ödemeye devam etmesi borçlu temerrüdüne yol açar. Temerrüt halinin oluşması kiraya verene tahliye davası açma imkânı tanır.

Buna karşılık yasal üst sınırın üzerinde yapılan kira artış ödemeleri hukuken sebepsiz zenginleşme olarak değerlendirilir. Kiracı, yasal tavanı aşan fazladan kira ödemelerini on yıllık genel zamanaşımı süresi boyunca kiraya verenden geri talep etme ve dava yoluyla tahsil etme hakkına sahiptir.

Kira Sözleşmesinin Sona Ermesi ve Bildirim Süresi

Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce fesih bildiriminde bulunmadığı müddetçe kira sözleşmesi aynı koşullarla bir yıl süreyle yenilenmiş sayılır. Kiracının tahliye hakkını hukuken geçerli biçimde kullanabilmesi için fesih bildiriminin sözleşme süresi bitmeden en az on beş gün önce kiraya verene fiilen ulaşmış olması şarttır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler. Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir. 2. Bildirimin geçerliliği a. Şekil
Yenilenen kira dönemlerinde uygulanabilecek en yüksek artış oranı nedir?

Yenilenen kira dönemlerinde artış oranı, bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez.

Yasal tavanın üzerinde ödenen fazla kira parası nasıl geri alınır?

Yasal sınırın üzerinde ödenen tutarlar sebepsiz zenginleşme teşkil eder ve kiracı tarafından on yıllık genel zamanaşımı süresi içinde kiraya verenden geri istenebilir.

Kira tespit davasında mahkeme kararının yeni dönemin başından itibaren geçerli olması için ne yapılmalıdır?

Yeni dönemin başlangıcından en az otuz gün önce davanın açılması veya aynı sürede yazılı artış bildirimi yapılması şartıyla yeni dönem sonuna kadar davanın açılması gerekir; ayrıca sözleşmede artış şartı varsa yeni dönemin sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel de dönemin başından itibaren geçerli olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu