Türk Hukukunda Yoksulluk Nafakası ve Talep Koşulları
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Kanun koyucu bu nafaka türünde nafaka yükümlüsünün kusurlu olması koşulunu aramamıştır. Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşme tehlikesinin bulunması ve talepte bulunan eşin kusurunun diğer eşe kıyasla daha ağır olmaması yeterli görülmüştür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Nafakanın Ödenme Biçimi ve Manevi Tazminattan Farkı
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Ancak aynı yasa hükmü gereğince manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. Bu çerçevede yoksulluk nafakası dönemsel ödemeler biçiminde tayin edilebilirken manevi tazminatta irat ödemesi kanunen yasaklanmıştır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Nafakanın Kendiliğinden Kalkması, Mahkemece Kaldırılması ve Uyarlanması
Dönemsel ödemeler şeklinde hükmedilen yoksulluk nafakası veya maddi tazminat, alacaklının tekrar evlenmesi yahut taraflardan birinin vefatı durumunda kendiliğinden kalkar. Nafaka alacaklısının resmi nikah olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde ise nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılmasına hükmedilir.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılması kararlaştırılabilir. Hakim ayrıca istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.
Yoksulluk Nafakasında Tarihsel Süreç
1926 yılında yürürlüğe giren mülga 743 sayılı Medeni Kanun'un 144. maddesinin ilk düzenlemesine göre boşanma neticesinde kusursuz olan eş, büyük bir yoksulluğa düşmesi halinde diğer taraftan nafaka isteyebilmekteydi. Ancak bu dönemde yoksulluk nafakası süresi en fazla bir yıl ile sınırlandırılmıştı.
Söz konusu bir yıllık yasal süre sınırı, 04.05.1988 tarihli yasa değişikliğiyle yürürlükten kaldırılmış ve bu düzenleme 12.05.1988 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yapılan değişiklikle birlikte yoksulluk nafakasının süre sınırlaması olmaksızın istenebilmesinin yolu açılmış ve bu yaklaşım 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda da sürdürülmüştür.
Karşılaştırmalı Hukukta Nafaka Sistemleri
Amerika Birleşik Devletleri hukukunda nafaka düzenlemeleri eyaletler arasında farklılık göstermekle birlikte, kural olarak nafakanın süreli olması ve eşlerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının teşvik edilmesi benimsenmiştir. Bu sistemde nafaka türleri geçici, rehabilitasyon, tazminat ve nadir durumlarda süresiz olarak gruplandırılmaktadır.
İngiltere hukukunda mahkemelere nafaka konusunda geniş bir takdir yetkisi tanınmış olmakla birlikte tarafların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları teşvik edilir. Bu sistemde geçici ve süreli nafakalar öngörülmekte; süresiz nafaka ise yalnızca çok uzun süren evliliklerde ve çalışamayacak durumdaki eşler yönünden istisnai olarak bağlanmaktadır.
Almanya hukukunda nafaka geçici bir mali destek olarak kabul edilir ve boşanan eşin en kısa sürede ekonomik bağımsızlığını kazanması temel alınır. Evliliğin süresi nafaka miktarını ve süresini belirleyen önemli bir ölçüttür. Nafaka genellikle boşanmadan en fazla birkaç yıl sonra sona erer; süresiz nafaka uygulaması yok denecek kadar az görülmektedir.
İsveç, Norveç ve Danimarka gibi İskandinav ülkelerinde nafaka süreleri çoğunlukla bir ila üç yıl arasında sınırlandırılmış olup süresiz nafaka uygulaması neredeyse hiç bulunmamaktadır.
İslam hukukunda da süresiz nafaka düzenlemesi yer almamaktadır. Boşanmış kadına sağlanan nafaka iddet süresiyle sınırlandırılmış olup bu süre genellikle üç ay, gebelik durumunda ise doğuma kadar devam eder. Bunun yanında çocuk nafakası ve belirli şartlarda mut'a ödemesi tatbik edilmektedir.
Süresiz yoksulluk nafakası hangi hallerde mahkeme kararı olmadan sona erer?
İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar.
Yoksulluk nafakası istenebilmesi için borçlu tarafın kusuru şart mıdır?
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası talep edilebilmesi için nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz.
Manevi tazminat nafaka gibi irat biçiminde ödenebilir mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi gereğince yoksulluk nafakası irat biçiminde ödenebilirken manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
Yabancı hukuk düzenlerinde süresiz nafaka yaygın mıdır?
Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkelerinde kural olarak eşlerin ekonomik bağımsızlığı amaçlanmakta, nafaka süreli olarak öngörülmekte ve süresiz nafaka ya hiç uygulanmamakta ya da istisnai hallerde bağlanmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

