Evlilik birliğinde eşlerin birbirine sadık kalma yükümlülüğü 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi gereğince, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için yoksulluk nafakası isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylarda sadakatsizlik eylemi nedeniyle diğer eşe kıyasla daha ağır kusurlu kabul edilen taraf lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Buna karşılık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi kapsamında davanın devamı süresince geçici önlem olarak bağlanan tedbir nafakasında eşlerin kusur durumu gözetilmediğinden, yargılama sürecinde bu nafakaya hükmedilmesi mümkündür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
Boşanma Sürecinde Geçici Tedbir Nafakası
Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken barınma ve geçim ihtiyacı halinde hâkim tarafından re'sen veya talep üzerine alınan geçici nitelikte bir önlemdir. Bu nafakaya hükmedilirken eşlerin kusur durumu dikkate alınmaz. Dava dosyasında aldatma iddiasının veya eyleminin bulunması dahi dava sürecinde geçici tedbir nafakası kararı verilmesini engellemez.
Yoksulluk Nafakasında Kusur Koşulu ve Eşitlik İlkesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eşten mali gücü oranında süresiz yoksulluk nafakası talep edebilir. Kanunda geçen kusurun daha ağır olmaması şartı, nafaka talep eden eşin kusurunun eşit veya daha az olmasını kapsar ve nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz. Somut olaydaki kusur belirlemesinde aldatma fiili sebebiyle diğer eşe kıyasla daha ağır kusurlu bulunan taraf kendi geçimi için yoksulluk nafakası alamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2417, K. 2019/871Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakası kuralı cinsiyet ayrımı içermez. Boşanma sonrasında ekonomik durumu zayıf olan ve boşanmaya yol açan olaylarda kusuru daha ağır olmayan erkek ise, mahkeme kocanın talebi üzerine kadın aleyhine yoksulluk nafakası bağlayabilir. Aldatan kadının ekonomik durumunun elverişli olması ve kocanın yoksulluğa düşecek daha az kusurlu taraf olması durumunda, erkek lehine yoksulluk nafakasına karar verilmesi kanunen mümkündür.
Ortak Çocuğun Velayeti ve İştirak Nafakası
Evlilik birliğinde sadakatsizlik eylemi tek başına annenin velayet hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Mahkeme velayet düzenlemesinde çocuğun menfaatini gözeterek karar verir; annenin yaşam tarzı çocuğa zarar vermiyorsa salt aldatma olgusu velayetin anneye verilmesine engel teşkil etmez.
Boşanma sonucunda velayet kendisine verilen anne, çocukların bakım giderleri için karşı taraftan iştirak nafakası talep edebilir. Kadının aldatmış olması ve boşanmada ağır kusurlu bulunması, çocuk nafakası bakımından bir engel oluşturmaz.
Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca, boşanma neticesinde mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen taraf, kusursuz ya da daha az kusurlu olması kaydıyla diğer eşten uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebebiyet veren vakıalar dolayısıyla şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde zedelenen eş ise kusurlu taraftan manevi tazminat ödenmesini talep edebilir. Eşlerin kanunen uymak zorunda olduğu sadakat yükümlülüğünün ihlali boşanma sebebi oluşturduğu gibi, bu fiil nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan eş yararına manevi tazminata hükmedilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1453, K. 2018/1784Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesi uyarınca eşler birbirine sadık kalmakla yükümlüdür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/18431 Esas ve 2023/11721 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, üçüncü kişinin katıldığı aldatma eyleminde doğrudan aldatılan eşin kişilik haklarına yönelen bağımsız, özel ve nitelikli başkaca bir hukuka aykırı fiil kanıtlanmadıkça, sırf evli bir kimseyle birlikte olma olgusu üçüncü kişinin manevi tazminat sorumluluğunu doğurmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18431, K. 2023/11721Kaynağı aç
Zina Sebebiyle Boşanmada Mal Rejiminin Tasfiyesi
Boşanmanın mal paylaşımı rejimine etkileri bakımından aldatma vakıası özel bir düzenlemeye bağlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 236. maddesinin ikinci fıkrasına göre, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Aldatan kadın boşanma davası devam ederken nafaka alabilir mi?
Evet, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi gereğince boşanma davası sürecinde hükmedilen geçici tedbir nafakasında eşlerin kusur durumu dikkate alınmaz.
Aldatan kadın boşanma kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası alabilir mi?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi gereğince yoksulluk nafakası talep edebilmek için kusurun diğer eşten daha ağır olmaması şarttır; aldatma eylemi nedeniyle diğer eşe kıyasla daha ağır kusurlu kabul edilen taraf lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
Aldatan annenin çocuk için iştirak nafakası alma hakkı var mıdır?
Evet, velayet kendisine verilen anne çocukların bakım ve giderleri için iştirak nafakası alabilir; annenin aldatması çocuk nafakasına engel oluşturmaz.
Aldatan kadından koca lehine yoksulluk nafakası talep edilebilir mi?
Evet, yoksulluk nafakasında cinsiyet farkı gözetilmez; aldatan kadının ekonomik durumunun elverişli olması ve kocanın yoksulluğa düşecek daha az kusurlu taraf olması durumunda kadın aleyhine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.
Aldatılan eş üçüncü kişiden manevi tazminat isteyebilir mi?
Hayır, doğrudan aldatılan eşin kişilik değerlerine yönelik bağımsız ve nitelikli başkaca bir ihlal bulunmadıkça salt evli kişiyle birlikte olan üçüncü kişiden manevi tazminat talep edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/450, K. 2022/1048Kaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

