Süresiz nafaka, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde hükme bağlanan yoksulluk nafakasıdır. Kanun düzenlemesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka talep edebilir. Bu talepte nafaka yükümlüsünün kusurlu olup olmadığı aranmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Yoksulluk Nafakasının Koşulları ve Taleple Bağlılık
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için talepte bulunan eşin boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek bulunması ve boşanmaya neden olan olaylarda kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Nafaka borçlusunun kusursuzluğu nafaka tayinine engel oluşturmaz; borçlunun malî gücü oranında nafaka takdir edilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Evlenmenin Butlanı Halinde Nafaka Hükümleri
Evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda da nafaka yönünden boşanma hükümleri uygulanır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca, evlenmenin butlanına karar verildiğinde eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler tatbik edilir; evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 158Kaynağı aç
Nafakanın Ödenme Biçimleri: İrat veya Toptan Ödeme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin birinci fıkrasına göre yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Öte yandan manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve istekleri göz önünde bulundurulur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/6013 Esas ve 2024/3183 Karar sayılı ilamında, somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuk bulunmayışı dikkate alındığında toptan ödeme hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek irat biçiminde karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2024/44 Esas ve 2024/6742 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta ise ilk derece mahkemesince fiili evlilik süresinin bir yıldan az olması ve tarafların sosyal-ekonomik durumları ile kusur durumları gözetilerek toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı temyiz denetiminden geçerek onanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6013, K. 2024/3183Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/44, K. 2024/6742Kaynağı aç
Nafaka Miktarının Değiştirilmesi ve Belirlenmesi
İrat biçiminde belirlenen yoksulluk nafakasında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Ayrıca aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
İrat Biçimindeki Nafakanın Sona Ermesi
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın sona ermesi kanunda iki ayrı hukuki sebebe bağlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar.
Buna karşılık alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde nafaka kendiliğinden kalkmaz; bu olguların varlığı hâlinde nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması gerekir.
Diğer Bakım ve Nafaka Yükümlülükleri ile Ayrımı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Akrabalık ilişkisine dayanan nafaka borcu ise Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesinde yer alır. Hükme göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile refah içinde bulunmaları koşuluyla kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler ise saklıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 364Kaynağı aç
Nafaka Alacağının İcrası, Sıra Cetveli ve Zamanaşımı
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi sıra cetveli düzenler. Alacaklılar Kanun'un 206. maddesi mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar ve ilk üç sıraya kayıt için haciz talebi tarihi esas alınır. Haciz yolu ile takiplerde kural alacaklıların haciz tarihlerine göre sıralanmasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesindeki imtiyazlar, hacze iştirak hali hariç, sonraki tarihli haciz alacaklısını önceki tarihli haciz alacaklısının önüne geçirmez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 140Kaynağı aç
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/5075, K. 2014/4871Kaynağı aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 101. maddesi uyarınca nafaka ilamına dayanan alacaklı, önceden takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın, suiniyet hali müstesna olmak üzere her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir; bu hak satış bedeli icra veznesine girinceye kadar kullanılabilir. İştirak halinde, Kanun'un 206. maddesi gereğince nafaka alacağının haciz talep tarihinden önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan kısmı satış bedelinden öncelikle karşılanır; anılan imtiyazdan yararlanmayan aşan kısım ise garameten paylaştırmaya tabi tutulur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/947, K. 2020/3231Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 101Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 206Kaynağı aç
Sıra cetveline yönelik şikayetlerde, nafaka alacağının ne kadarının rüçhanlı kabul edileceğinin açıkça belirlenmesi gerekir. Bu uyuşmazlıklarda icra mahkemesi yeni cetvelin hangi esas ve ilkelere göre tanzim edileceğini gerekçesinde belirterek sıra cetvelini iptal etmekle yetinmeli; icra müdürünün yerine geçerek bizzat hüküm fıkrasında paylaştırma yapmamalıdır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/6561, K. 2017/3142Kaynağı aç
İlama dayalı icra takipleri yönünden zamanaşımı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 39. maddesinin birinci fıkrasında belirlenmiştir; hükme göre ilama dayalı takip son muamele üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 39Kaynağı aç
Süresiz nafaka hangi şartlarla talep edilir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer tarafın malî gücü oranında süresiz nafaka talep edebilir; borçlunun kusuru aranmaz.
Nafaka hangi durumlarda kendiliğinden sona erer?
İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar.
Nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması hangi hallerde istenir?
Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması için yetkili mahkemede dava açılması ve bu durumun ispatlanması gerekir.
Nafaka alacağı haciz sırasında öncelikli olarak nasıl tahsil edilir?
Nafaka ilamına dayanan alacaklı, satış bedeli icra veznesine girinceye kadar önceden takibe gerek olmaksızın hacze iştirak edebilir; haciz talep tarihinden önceki son bir yıl içinde tahakkuk eden nafaka alacağı imtiyazlı olarak öncelikle ödenir, aşan kısım ise garameten paylaştırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

