Nafaka Kaldırılabilir mi ve Hangi Hallerde Sona Erer?

by Avukat Erdal Ersoy
Nafaka Kaldırılabilir mi ve Hangi Hallerde Sona Erer?

İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar. Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde ise nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Madde 176- Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 4. Yetki

Yoksulluk Nafakasının Koşulları ve Ödenme Biçimleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Bu istemde nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir; ancak manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.

Nafakanın Kendiliğinden Kalktığı Haller

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, irat şeklinde ödenmesi kararlaştırılan nafaka veya maddi tazminat; alacaklının yeniden evlenmesi yahut taraflardan birinin vefatı durumunda kendiliğinden ortadan kalkar.

Mahkeme Kararıyla Nafakanın Kaldırılmasını Gerektiren Sebepler

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, irat biçiminde ödenen nafaka veya maddi tazminat; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/17419 Esas ve 2016/2787 Karar sayılı kararında, yapılan kolluk araştırması ve nüfus kaydı incelemesinde nafaka alacaklısının başka bir şahısla yaşadığı, geçiminin bu şahısça karşılandığı ve müşterek çocuğun tanındığı belirlendiğinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrasındaki evlilik dışı birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği ve yoksulluk nafakasının kaldırılması gerektiği kabul edilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/17419, K. 2016/2787Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2015/17419 E.  ,  2016/2787 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : … AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2015 NUMARASI : 2014/293-2015/200 Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin davalıya aylık 200 TL yoksulluk nafakası ödediğini, davalının 3,5 senedir Birol Kaya adlı kişi ile nikahsız birlikte yaşadığını, bu birliktelikten çocuğu olduğunu belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dinlenen tanık anlatımları ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Somut olayda; tarafların … Aile Mahkemesinin … tarihinde tarafların boşanmalarına ve davalı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ve karar 03.02.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Yargılama sırasında kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalının .. adlı şahıs ile yaşadığı ve geçimini …’nın sağladığı, davalının nüfus kayıt örneğinde .. adlı çocuğunun … tarafından tanındığı tespit edilmiştir. Öyle ise mahkemece; somut olayda, TMK.’nun 176/3 maddesinde ifadesini bulan "evlilik dışı birlikte yaşama" olgusunun gerçekleştiği gözetilip, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mali Durumun Değişmesi ve Anlaşmalı Boşanma Protokolleri

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Anlaşmalı boşanma protokolüyle kararlaştırılan nafaka yükümlülüğü taraflar bakımından bağlayıcı kabul edilmekle birlikte; kanuni düzenleme mali durum değişikliğinde iradın artırılması ya da azaltılmasını öngörmektedir. Buna karşılık hayatın olağan akışındaki mali ve sosyal değişiklikler sebebiyle nafakanın tamamen kaldırılmasının da istenebileceği ileri sürülmektedir.

Hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.

Nafaka hangi durumlarda kendiliğinden kalkar?

İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar.

Nafaka alan kişinin başkasıyla fiilen yaşaması nafakayı sona erdirir mi?

Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması halinde, açılacak dava sonucunda mahkeme kararıyla nafaka kaldırılır.

Anlaşmalı boşanma ile belirlenen nafaka sonradan kaldırılabilir mi?

Anlaşmalı boşanma protokolü bağlayıcıdır; ancak mali durumun değişmesi halinde Türk Medeni Kanunu iradın artırılması veya azaltılmasına imkan vermektedir. Mali ve sosyal durum değişikliklerinin nafakanın tamamen kaldırılmasına da dayanak oluşturabileceği ileri sürülmekle birlikte, yasal olarak nafakanın tümüyle kalkması veya mahkemece kaldırılması evlenme, ölüm ya da yoksulluğun sona ermesi gibi özel hallere özgülenmiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu