Suç İşleme ve Haysiyetsiz Yaşam Nedeniyle Boşanma

by Avukat Erdal Ersoy
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Yaşam Nedeniyle Boşanma

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu yüzden onunla birlikte yaşamak diğer eşten beklenemezse, diğer eş her zaman boşanma davası açabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 163. maddesi imkânı bu iki davranışa bağlamış, her ikisinde de ortak yaşamın beklenemez olmasını ayrıca aramıştır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. IV. Terk[15]

Kanundaki sebebin unsurları

Dava, eşin küçük düşürücü bir suç işlemesine ya da haysiyetsiz bir hayat sürmesine dayanabilir. Maddede bu davranışlardan biri öngörülmüştür. Davranışın bulunması yeterli bırakılmamış; davranış nedeniyle diğer eşin onunla birlikte yaşamasının beklenememesi de şart tutulmuştur. Şartlar gerçekleşirse kanun diğer eşe her zaman dava açma imkânı verir.

Küçük düşürücü suç ile haysiyetsiz hayat aynı maddede yer alsa da aynı davranış değildir. Suç yönünden fiilin bir kez işlenmesi boşanma sebebi olabilir. Haysiyetsiz hayat ise toplumun ahlak, şeref ve namus değerlerine aykırı bir yaşamın benimsenmesini, bunun belirli süre devam etmesini ve evlilik birliği sırasında sürdürülmesini gerektirir. Bir defalık davranış ikinci sebebin şartlarını taşımaz.

Küçük düşürücü suçun değerlendirilmesi

Bir suçun küçük düşürücü sayılıp sayılmayacağı, toplumda egemen ahlak anlayışı, failin toplum gözünde düşeceği güç durum ve diğer eşin toplumsal kınama nedeniyle yaşayacağı güçlük dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Kanun bu suçları tek tek saymaz. Örnek olarak hırsızlık, evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık gibi malvarlığına yönelen bazı fiiller ile uyuşturucu ticareti, cinsel taciz ve cinsel istismar gösterilebilir.

Meşru savunma, taksirle işlenme, cebir veya haksız tahrik hâllerinde yüz kızartıcı suçtan söz edilemeyeceği ve failin küçük düşmediği kabul edilir. Suçun birden fazla işlenmesi aranmaz; bir kez işlenmesi de boşanma sebebi olabilir. Birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi şartı ayrıca değerlendirilir.

Suçun evlenmeden önce işlenmesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2016/20524, K. 2018/8173 sayılı kararında, Türk Medeni Kanunu'nun 163. maddesine göre boşanma kararı verilebilmesi için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerektiği belirtilmiştir. İncelenen olayda suç tarihinden sonra evlenildiği saptanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/20524, K. 2018/8173Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2016/20524 E.  ,  2018/8173 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminat miktarları, yoksulluk nafakası miktarı ve tedbir nafakası yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dava, Türk Medeni Kanununun 163. maddesinde yer alan suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme hukuksal sebebine dayalı boşanma istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 163. maddesi hükmüne göre boşanma kararı verebilmek için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların davalının işlediği suç tarihinden sonra evlendikleri anlaşılmaktadır. Bu halde Türk Medeni Kanununun 163. maddesine dayalı boşanma kararı verilebilmesi için gerekli olan “işlenen suç nedeniyle diğer eş için birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi” koşulu gerçekleşmediğinden davacının davasının reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-Davalı erkeğin eşya talebi yönünden usulüne uygun şekilde açılmış bir karşı davası bulunmamaktadır. Sonradan, nisbi karar harcının ikmal edilmesi de cevap dilekçesini karşı dava haline getirmez. O halde, erkeğin karşı davası varmış gibi karşı davasının reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: : Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2018 (Çrş.)

Aynı kararda suç evlilikten önce işlendiği için birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesi koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır. Ret, usul veya esas ayrımı yapılmadan ifade edilmiş ve bu olayda saptanan evlilik ile suç sırasına ilişkindir.

Dava zamanı ve ceza yargılaması

Türk Medeni Kanunu'nun 163. maddesi, şartlar gerçekleştiğinde diğer eşin her zaman dava açabileceğini söyler ve belirli bir hak düşürücü süre koymaz. Buna karşılık, suç işlendikten çok uzun süre sonra bu sebebe dayanılarak açılan davanın kötüniyetli değerlendirilebileceği de ileri sürülür. Belirli bir gün veya yıl sayısı gösterilmemiştir; bu iki ölçü aynı sonucu zorunlu kılmaz.

Ceza soruşturması veya kovuşturması varsa boşanma davasının sonuçlanması için ceza davasının sonucunun bekleneceği, fakat boşanma hâkiminin ceza davasına bağlı karar vermek zorunda olmadığı ifade edilir. Beraat hâlinde dahi hukuk hâkiminin boşanmayı reddetmesi zorunlu değildir.

Haysiyetsiz hayat

Haysiyetsiz hayat sürme, toplumun ahlak, şeref ve namus değerlerine aykırı bir yaşamın benimsenmesi olarak tanımlanır. Somut nitelendirmeyi hâkim yapar. Davranışın bir kez gerçekleşmesi yetmez; bu yaşamın belirli süre devam etmesi ve evlilik sırasında sürdürülmesi gerekir. Sürenin ne kadar uzun olacağı belirlenmemiştir.

Örnekler arasında eşcinsel ilişki, başkalarıyla flört etme ve öpüşme, randevu evi işletme, alkol ve kumar bağımlılığı ile pavyonda çalışma sayılır. Bu örneklerin her olayda boşanma sonucu doğurduğu söylenemez. 163. madde, davranış nedeniyle diğer eşle birlikte yaşamanın beklenememesi şartını da arar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2016/14732, K. 2018/4831 sayılı kararında, davalı erkeğin davacı kadının ilk evliliğinden olan kızıyla cinsel ilişki yaşaması, Türk Medeni Kanunu'nun 163. maddesindeki haysiyetsiz hayat sürme niteliğinde kabul edilmiştir. Kararın bu yönüne ilişkin temyiz itirazları onanmıştır. Onama, bu somut eylem ve 163. maddeye dayanan bölümle sınırlıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14732, K. 2018/4831Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2016/14732 E.  ,  2018/4831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı erkeğin davacı kadının ilk evliliğinden olan kızı ile cinsel ilişki yaşadığı ve bu eyleminin TMK'nun 163. maddesinde geçen haysiyetsiz hayat sürme niteliğinde olduğu, bu nedenle mahkemece TMK'nun 163. maddesine göre verilen boşanma kararında bir isabetsizliğin olmadığının anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir 2-Dava münhasıran TMK'nun 163. maddesine dayalı olarak açılmıştır. Davacı kadın 21/04/2016 tarihli duruşmada sözlü yargılamaya geçildikten sonra sözlü olarak “dava dilekçesinde belirttiği boşanma sebebine ek olarak zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuksal nedenine dayanarak bu hususlarda da boşanmalarına karar verilmesini” talep etmiştir. Mahkemece davacı kadının ıslah talebi kabul edilmiş ve tarafların TMK'nun 161 ve 163. maddelerine göre boşanmalarına karar verilmiştir. Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir ise de ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir [HMK m. l77-(l)]. Davacı kadının ıslah talebi tahkikat bitirildikten sonra yapılmakla ıslah işlemi zamanında yapılmamıştır. Bu durumda ıslah isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde TMK'nun 161. maddesine uyarınca da tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.04.2018

Başka sebeplerin sonradan eklenmesi

Aynı kararda davacı, tahkikat bittikten ve sözlü yargılamaya geçildikten sonra zina ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebeplerini ıslah yoluyla eklemek istemiştir. Tahkikat sona erdikten sonra yapılan ıslah süresinde sayılmamış, bu nedenle Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesi uyarınca da boşanmaya karar verilmesi bozulmuştur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesinin birinci fıkrasına göre ıslah, tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir. Islah sözlü veya yazılı olabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse ya da talep duruşma dışında yapılmışsa, yazılı talep veya tutanak örneği haber vermek için karşı tarafa bildirilir. Bildirimin yöntemi ve süresi bu hükümde ayrıca gösterilmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 177Kaynağı aç
MADDE 177- (1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/18 md.) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz. (3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. Islah sebebiyle ortaya çıkan yargılama giderleri ve karşı tarafın zararının ödenmesi

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde mahkeme tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ise ortadan kaldırılamaz. Hangi işlemin tahkikata ilişkin sayılacağı bu metinde belirlenmemiştir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasından farkı

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası ayrı bir boşanma sebebidir. Ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenmeyecek derecede birlik temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri dava açabilir. Bu hüküm, 163. maddedeki küçük düşürücü suç veya haysiyetsiz hayat şartlarının yerine geçmez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. B. Dava I. Konusu

166. maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkradaki hâlde davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Bu itiraz, maddenin ifadesiyle birinci fıkrada belirtilen hâller içindir.

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde birlik temelinden sarsılmış sayılır. Karar için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir; bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

166. maddenin dördüncü fıkrasına göre, herhangi bir boşanma sebebine dayanan davanın reddi kesinleştikten sonra bir yıl geçer ve ortak hayat hangi nedenle olursa olsun yeniden kurulamazsa birlik temelden sarsılmış sayılır. Eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Sonuç, ret kararının kesinleşme tarihinden itibaren bir yılın geçmesine ve ortak hayatın kurulamamış olmasına bağlıdır.

Sık sorulan sorular

Küçük düşürücü suç nedeniyle ne zaman dava açılabilir?

Eş küçük düşürücü bir suç işlemiş ve bu nedenle onunla birlikte yaşamak diğer eşten beklenemez hâle gelmişse, diğer eş her zaman dava açabilir. Suçun birden fazla işlenmesi şart değildir.

Tek bir davranış haysiyetsiz hayat sayılır mı?

Hayır. Bir defalık haysiyetsiz davranış bu sebebin şartlarını taşımaz; aykırı yaşamın belirli süre devam etmesi ve evlilik sırasında sürdürülmesi gerekir.

Evlilikten önce işlenen suç bu sebebe girer mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2016/20524, K. 2018/8173 sayılı kararında, 163. maddeye göre boşanma için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Evlilikten önce işlenen suç nedeniyle birlikte yaşamanın beklenemezliği gerçekleşmemiş sayılmıştır.

Ceza davasında beraat boşanmayı engeller mi?

Boşanma hâkimi ceza davasının sonucuna bağlı karar vermek zorunda değildir. Beraat hâlinde dahi boşanma davasının reddedilmesi zorunlu görülmez.

Dava sebepleri tahkikat bittikten sonra eklenebilir mi?

Kural olarak ıslah tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir; tahkikat bitip sözlü yargılamaya geçildikten sonra yapılan ekleme süresinde kabul edilmemiştir. Bozma veya kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine döner ve mahkeme tahkikata ilişkin işlem yaparsa, tahkikat yeniden sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Bozmaya uymakla oluşan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu