Nişanlanmanın Hukuki Niteliği ve Kanuni Çerçevesi
Türk Medeni Kanunu'nun 118. maddesinin birinci fıkrasına göre nişanlanma, karşılıklı evlenme vaadiyle meydana gelen bir aile hukuku sözleşmesidir. Kanun metninde nişanlanmanın geçerliliği için resmi, yazılı veya belirli bir törene bağlı herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlı kişilerin nişanlanması ise yasal temsilcilerinin rızası bulunmadıkça kendilerini bağlamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 118Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/22515, K. 2018/9548Kaynağı aç
Borçlar Hukukunda Şekil Serbestisi ve İradi Şekil
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 12. maddesi gereğince sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda bir sözleşme için geçerlilik şekli getirilmişse, bu şekle uyulmadan yapılan işlemler hüküm doğurmaz. Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, kanunen şekle tabi tutulmamış bir sözleşmenin belirli bir şekilde yapılması taraflarca kararlaştırılmışsa, bu iradi şekle uyulmaksızın kurulan sözleşme tarafları bağlamaz. Taraflar başka bir belirleme yapmaksızın yalnızca yazılı şekil kararlaştırdıklarında, yasal yazılı şekil kuralları uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 17Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 12Kaynağı aç
Öğretide Şekil Serbestisi ve İradenin Açıklanması
Hukuk öğretisinde kabul gören yaklaşıma göre nişanlanma herhangi bir geçerlilik şekline tabi tutulmamıştır. Tarafların evlenme konusundaki iradelerini sözlü veya yazılı olarak açıkça bildirmeleri mümkün olduğu gibi, bu irade örtülü davranışlarla da ortaya konabilir. Bu çerçevede nişan töreni yapılması veya tarafların birbirine yüzük takması kurucu bir geçerlilik şartı olarak değil, yalnızca evlenme yönündeki iradenin varlığını gösteren delil ve fiili durumlar olarak kabul edilir.
Yargı Kararlarında Ritüel, İlan ve Aile Şahitliği Ölçütü
Türk Medeni Kanunu'nun 118. maddesinde açık bir şekil koşulu düzenlenmemiş olmasına rağmen, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/22515 Esas, 2018/9548 Karar sayılı ilamında nişan, evlenme çağına gelmiş kadın ve erkeğin aileleri ile yakın dostları huzurunda yörenin örf ve adetleri doğrultusunda evleneceklerine ilişkin bir tür söz vermesi olarak tanımlanmıştır. Karara göre nişanın hukuken geçerli sayılabilmesi için belirli bir ritüel içinde gerçekleştirilmesi, çevresine ilan edilerek duyurulması ve aile bireylerinin şahitliği çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/12231 Esas, 2018/2059 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, evlilik planları yapılıp nikah günü alınmış, davetiye bastırılmış ve çeyiz eşyaları taşınmış olsa dahi geleneksel anlamda nişan merasimi bulunmadığında hukuken korunan bir nişanlılık ilişkisinin varlığı kabul edilmemektedir. Tarafların geleneksel merasim olmaksızın yalnızca fiili birliktelik kurması durumunda aile hukuku anlamında korunması gereken bir nişanlılık ilişkisi oluşmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/12231, K. 2018/2059Kaynağı aç
Görevli Mahkeme ve Hukuki Nitelendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesi gereğince davada maddi vakıaları açıklamak taraflara, bu olayların hukuki nitelendirmesini yaparak uygulanacak kanun hükümlerini belirlemek ise hâkime aittir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından kaynaklanan aile hukuku uyuşmazlıkları aile mahkemelerinde çözümlenir.
Buna karşılık, geleneksel merasim ve ritüel unsurlarının bulunmaması nedeniyle nişanlanmanın varlığı kabul edilmediğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık aile hukuku kurallarına göre değil genel hükümler kapsamındaki haksız fiil ilkelerine göre değerlendirilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olup kamu düzenindendir. Bu nedenle davanın nişanlılığa değil haksız fiile dayanması halinde aile mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekir.
Kanuna göre nişanlanmada resmi bir şekil şartı var mıdır?
Türk Medeni Kanunu'nun 118. maddesi uyarınca nişanlanma karşılıklı evlenme vaadiyle kurulur ve kanunda herhangi bir resmi veya yazılı geçerlilik şekli öngörülmemiştir.
Yargıtay kararlarına göre nişanın geçerli olması için merasim zorunlu mudur?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararlarında nişanın hukuken geçerli sayılması için yöresel örf ve adetlere uygun bir ritüel içinde yapılması, ilan edilmesi ve aile bireylerinin şahitliğinde gerçekleşmesi aranmaktadır.
Nikah günü almak veya çeyiz taşımak nişanlanma sayılır mı?
Nikah günü alınması, davetiye basılması ve çeyiz taşınması gibi fiili evlilik hazırlıkları bulunsa dahi, geleneksel anlamda bir nişan merasimi yapılmamışsa bu durum hukuken nişanlılık olarak kabul edilmemektedir.
Merasimsiz birlikteliklerin sonlanmasında dava hangi mahkemede açılır?
Geleneksel merasim yapılmadığı için nişanlılık sayılmayan ilişkilerden doğan talepler aile hukuku yerine haksız fiil hükümlerine tabi olduğundan dava asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Küçük veya kısıtlıların nişanlanması geçerli midir?
Ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlıların yaptığı nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası bulunmadığı sürece kendileri bakımından bağlayıcılık taşımaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

