Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, eşler arasında ortak hayatı sürdürmelerinin kendilerinden beklenemeyecek derecede bağların kopması durumunda başvurulan genel boşanma sebebidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Evlenmeyle birlikte eşler arasında evlilik birliği kurulur; Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesi uyarınca eşler bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak, çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermek, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlüdürler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
Kusur Dengesi ve İtiraz Hakkı
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrasında, davacının kusurunun daha ağır olması davalıya itiraz imkânı tanır. İtirazın hakkın kötüye kullanılması sayılması ve birliğin sürmesinde davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yararın kalmaması birlikte varsa boşanmaya karar verilebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Hukukun genel ilkelerinden olan kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği kuralı uyarınca, evlilik birliğinin sarsılmasında davacının tam kusurlu olması halinde açılan boşanma davası reddedilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/25609 esas ve 2018/12030 karar sayılı kararında, kadının eşine karşı aşırı kıskanç davranışları kusur değerlendirmesine alınmıştır. Erkeğin mahkemece kabul edilen davranışlarının yanında, son olayda kadından boşanmak istediğini söyleyerek ortak konuttan ayrılması da aynı uyuşmazlıkta dikkate alınmıştır. Bu belirleme o davadaki olaylara özgüdür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25609, K. 2018/12030Kaynağı aç
Anlaşmalı Boşanma ve Fiili Ayrılık Halleri
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası, evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurmasını veya birinin diğerinin davasını kabul etmesini birliğin temelinden sarsılmış sayıldığı bir durum olarak düzenler. Boşanma kararı için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna dair kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak boşanma anlaşmasında gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur ve bu halde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağına ilişkin genel usul kuralı uygulanmaz.
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, herhangi bir boşanma sebebiyle açılan davanın reddi kesinleştikten sonra bir yıl geçer ve bu sürede ortak hayat her ne sebeple olursa olsun yeniden kurulamazsa birlik temelden sarsılmış sayılır. Eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Kusur Sayılmayan Durumlar ve Hastalık Hali
Eşlerden birinin başka bir kişinin cinsel saldırısına veya tacizine uğraması, uğrayan eşe kusur yüklemez. Bu olgu, evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanılarak boşanma davasına konu edilemez.
Davalının evlilik birliğine ilişkin görevlerini hastalık nedeniyle yerine getirmediği anlaşılırsa boşanma kararı verilemez. Akıl hastalığı bu istisnanın dışında tutulmuştur ve akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilir.
Af Niteliğindeki Davranışların Etkisi
Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açılan davada affın varlığının kabul edilebilmesi için kayıtsız şartsız bir irade beyanının bulunması ve bu durumun somut delillerle kanıtlanması gerekir. Tarafların barışması, hoşgörüyle karşılama, boşanma davası esnasında davadan feragat etme veya olaylara rağmen cinsel birliktelik yaşama halleri af iradesini gösteren durumlar kapsamındadır.
Cinsel Yükümlülükler ve Tedavi Tutumu
Evlilik birliğinde eşlerin sebepsiz yere ve sürekli olarak cinsel ilişkiden kaçınması cinsel şiddet kapsamında kabul edilerek boşanma konusu oluşturur. Buna karşın haklı sebeplere dayalı olarak belirli bir süre cinsel ilişkiden kaçınılması boşanma sebebi teşkil etmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/25609 esas ve 2018/12030 karar sayılı kararında, kadına yüklenen cinsel ilişki kuramama vakıasının kanıtlanamadığı kabul edilmiştir. Kadının bu nedenle tedavi gördüğü ve ameliyat olduğu belirtilmiş, tedaviden kaçınmadığı için bu vakıa ona kusur olarak yüklenmemiştir. Aynı uyuşmazlıkta erkeğin gerçekleşen davranışları nedeniyle kadına göre daha ağır kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Maddi ve Manevi Tazminat ile Kanun Yolu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/25609 esas ve 2018/12030 karar sayılı kararında, o uyuşmazlıkta kadına takdir edilen maddi ve manevi tazminat az bulunmuştur. Değerlendirmede ekonomik ve sosyal durum, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecesi, paranın alım gücü, kişilik hakkına saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat gözetilmiş; Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ölçüsü, Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri ile Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları anılmıştır. Bu sonuç, anılan davadaki takdirle sınırlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/25609 esas ve 2018/12030 karar sayılı kararında, bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğu belirtilmiştir.
Boşanma Davasında Usul Kuralları ve Yetki
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri uyarınca davacı, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini dava dilekçesinde açıkça göstermek zorundadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde iddia veya savunmanın serbestçe genişletilmesine ya da değiştirilmesine imkân verir. Karşılıklı dilekçeler tamamlandıktan sonra bu imkân sona erer; ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati ise saklı tutulmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Tam kusurlu eş boşanma davası açabilir mi?
Tam kusurlu davacının davasının reddedileceği ve kimsenin kendi kusurundan hak elde edemeyeceği ayrıca ileri sürülmekte, bu sonuç Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine dayandırılmaktadır. Madde metni ise hakların kullanılmasında ve borçların yerine getirilmesinde dürüstlük kuralına uyulmasını ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının korunmamasını düzenler.
Anlaşmalı boşanmada hâkim protokole müdahale edebilir mi?
Evet, hâkim tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişikliklerin taraflarca kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.
Reddedilen boşanma davasından sonra ortak hayat kurulamazsa ne zaman dava açılabilir?
Boşanma davasının reddine dair kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın kurulamaması halinde eşlerden birinin istemi üzerine boşanma kararı verilir.
Eşlerin birbirini affetmesi boşanma davasını nasıl etkiler?
Affın kabul edilebilmesi için kayıtsız ve şartsız bir irade bulunmalı, bu irade somut delillerle kanıtlanmalıdır. Kapının açık olduğuna ilişkin beyan, barışma, hoşgörü, davadan feragat ve olaylara rağmen cinsel birliktelik af iradesine örnek gösterilen durumlardır.
Boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya davadan önce son altı aydır eşlerin birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

