Soybağının Reddi Davası Şartları ve İspat Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Soybağının Reddi Davası Şartları ve İspat Kuralları

Soybağının Reddi Davası ve Babalık Karinesi

Soybağının reddi davası; evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuğun babasının koca sayılacağına dair babalık karinesini çürütmek amacıyla açılan bir aile hukuku davasıdır. Bu davanın temel amacı, çocuk ile hukuki baba arasındaki soybağının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaktır.

Türk Medeni Kanunu'nun 286. maddesi uyarınca koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Dava, kural olarak dava hakkına sahip diğer ilgililere karşı yöneltilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286 – (Değişik:7/11/2024-7531/9 md.) Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır. II. İspat 1. Evlilik içinde ana rahmine düşme

Hukuk düzeninde mevcut bir soybağı ilişkisi devam ederken aynı çocuk üzerinde yeni bir bağ kurulması mümkün değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 295. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ mahkeme kararıyla geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 295Kaynağı aç
Madde 295- Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. II. Bildirim

Dava Açma Hakkı Olan Diğer İlgililer ve Temsil Durumu

Kocanın vefat etmesi, ayırt etme gücünü yitirmesi veya hakkında gaiplik kararı tesis edilmiş olması hallerinde soybağının reddi davasını açma hakkı diğer ilgililere geçer. Bu kapsamda kocanın altsoyu, anası veya babası; doğumu, kocanın ölümünü, ayırt etme gücünü kaybettiğini ya da gaipliğine karar verildiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde davayı açmak zorundadır.

Çocuk adına anne tarafından velayeten açılan davalarda menfaat uyuşmazlığına dikkat edilmelidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.01.2019 tarihli ve E. 2017/8316, K. 2019/109 sayılı kararında vurgulandığı üzere, annenin davalı sıfatının bulunması velayete dayalı dava açılmasında menfaat çatışması oluşturacağından, küçüklere kayyım atanması sağlanarak davanın kayyım huzuruyla yürütülmesi ve toplanan deliller değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/8316, K. 2019/109Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2017/8316 E.  ,  2019/109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Soybağının Reddi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K… A R A R Davacı … vekili dava dilekçesinde, davacı ile 10.12.2012 tarihinde boşandığı eşi Alpaslan'ın evlilik birliği içinde doğan İrem ile İpek Nisa'nın babalarının davalı … olmadığını ileri sürerek soybağının reddine karar verilmesini istemiş; mahkemece, soybağının reddi davasını sadece koca ile çocuğun açabileceği, annenin soybağının reddi davası yönünden sıfatı olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara, ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tesbit etmek görevi ise hakime aittir. Dosya içerisindeki nüfus kayıtlarından; davacı … ile davalı …'ın 03.11.1998 tarihinde evlendikleri, evlilik birliği içinde 15.03.2001 doğumlu Berkay, 22.12.2004 doğumlu İrem ve 25.08.2011 doğumlu İpek Nisa adında çocukların nüfusa tescil edildikleri, davacı ile davalının 10.12.2012 tarihinde boşandıkları anlaşılmaktadır. Dava, çocuklar adına yasal temsilci sıfatıyla anne tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 286. maddesi uyarınca açılan soybağının reddine ilişkin olup, somut olayda davacı anne tarafından çocuklara velayeten açılan davada, küçükler İrem ile İpek Nisa'nın gerçek babalarının Alpaslan olmadığının tespiti ile soybağının reddine karar verilmesinin istendiği anlaşıldığından; kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, her ne kadar soybağının reddi davası anne tarafından açılamayacak ise de, eldeki davanın küçükler İrem ile İpek Nisa'ya velayeten anne tarafından açılldığı, annenin davalı sıfatının bulunduğu, velayete dayalı dava açma hakkı menfat çatışması oluşturacağından, mahkemece küçüklere kayyım tayini sağlanarak davaya dahil edilip, gösterdikleri takdirde delillerinin toplanmasından sonra, bütün delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Gebe Kalma Dönemine Göre İspat Yükü

İspat kuralları çocuğun ana rahmine düştüğü kabul edilen zamana göre farklılık gösterir. Çocuğun evliliğin kurulmasından itibaren 180 gün geçtikten sonra veya evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğması halinde, evlilik içinde ana rahmine düşüldüğü kabul edilir; bu durumda davacı, kocanın çocuğun biyolojik babası olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Buna karşılık çocuk evlilik birliğinin kurulmasından itibaren 180 gün dolmadan doğarsa evlilik öncesinde ana rahmine düşmüş sayılır ve davacının yalnızca doğumun evlenmeden itibaren 180 gün dolmadan gerçekleştiğini ispatlaması babalık karinesinin çürütülmesi bakımından yeterlidir.

Çocuğun eşlerin ayrı yaşadığı dönemde ana rahmine düştüğü hallerde, davacının gebe kalma döneminde ayrı yaşandığını ve cinsel birliktelik ihtimalinin bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Ancak çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama döneminde ana rahmine düşmüş sayılsa dahi kadın, söz konusu dönemde kocasıyla cinsel ilişkiye girdiğini kanıtlarsa veya bu durumu kuvvetle muhtemel kılan deliller sunarsa babalık karinesi geçerliliğini korur.

Yargılama Usulü, DNA İncelemesi ve Sicil Kayıtları

Soybağının reddi davalarında kamu düzeni gereği re'sen araştırma ilkesi uygulanır. Mahkeme tarafların ayrıca bir talebi bulunmasa dahi kendiliğinden DNA testi yapılmasına ve genetik karşılaştırma verilerinin dosyaya kazandırılmasına karar verebilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak ve sağlık bakımından tehlike doğurmamak kaydıyla, herkes soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir neden olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması durumunda incelemenin zor kullanılarak yapılmasına hakim tarafından karar verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 292Kaynağı aç
MADDE 292- (1) Uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkes, soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir. (2) Üçüncü kişi tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu ileri sürerek bu yükümlülükten kaçınamaz. YEDİNCİ BÖLÜM Uzman Görüşü Uzman görüşü

Yargılama esnasında nüfus ve kayıt evrakının tam olması zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli ve E. 2022/11297, K. 2023/2016 sayılı kararında ifade edildiği üzere, soybağı düzenlenecek davalının nüfus kaydı, doğum tutanağı, doğum bildiriminin kim tarafından yapıldığını gösteren belgeler ve tescilin dayanağına ilişkin tüm evrak incelenmeksizin ve dosyaya eklenmeksizin karar verilemez; bu belgeler tamamlanmadan temyiz incelemesi yapılamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11297, K. 2023/2016Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2022/11297 E.  ,  2023/2016 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki soybağının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; soybağı düzenlenecek olan davalı …'in nüfus kaydının ve dayanağı olan tüm belgelerin (doğum tutanağı ve benzeri), doğum bildiriminin kim veya kimler tarafından yapıldığını gösteren belgelerin, davalının, davacının babasının nüfusuna tescilinin neye dayanarak yapıldığının ve buna ilişkin tüm belgelerin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Tazminat Talepleri

Türk Medeni Kanunu'nun 283. maddesi uyarınca soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava tarihindeki veya doğum anındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Dava bakımından görevli mahkeme aile mahkemeleridir; aile mahkemesinin kurulmadığı yerlerde ise dava asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 283Kaynağı aç
Madde 283 – Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. II. Yargılama usulü

Davanın kabulü neticesinde çocukla arasındaki soybağı hukuken ortadan kalkan taraf, şartları oluştuğu takdirde ekonomik malvarlığı eksilmesini ispatlayarak maddi tazminat ve uğradığı manevi zarar sebebiyle biyolojik babaya karşı manevi tazminat davası açabilir.

Soybağının reddi davası açılmadan çocuk başka bir erkek tarafından tanınabilir mi?

Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 295. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, mevcut bağ geçersiz kılınmadıkça başka bir kişi tarafından tanınamaz.

Soybağının tespiti için DNA testinden kaçınmak mümkün müdür?

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca bilimsel verilere uygun ve sağlık yönünden tehlikesiz testlere katlanma zorunluluğu vardır; haklı sebep olmadan kaçınılırsa hakim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına hükmeder.

Soybağının reddi davasında yetkili mahkeme neresidir?

Türk Medeni Kanunu'nun 283. maddesi gereğince yetkili mahkeme, taraflardan birinin dava açıldığı tarihteki veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir.

Kocanın ölümü halinde diğer ilgililer ne kadar sürede dava açmalıdır?

Kocanın ölümü, gaipliği veya ayırt etme gücünü kaybetmesi halinde ana, baba veya altsoyu; durumu ve doğumu öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde soybağının reddi davasını açmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu