Ortak Alan İşgalinde Önleme ve Yaptırım Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Ortak Alan İşgalinde Önleme ve Yaptırım Yolları

Kat maliklerinden birinin ya da onun katından sürekli yararlanan kişinin borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki, anagayrimenkulün bulunduğu yer sulh mahkemesinden hâkimin müdahalesini isteyebilir. Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir. Ayrıca, çekilmez hâle gelen hak ihlalinde bağımsız bölümdeki mülkiyetin devri ve belirli hâllerde ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bina yapma fiili için ceza hükmü öngörülmüştür.

634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik birinci fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, ilgilileri dinledikten sonra, bu kanuna ve yönetim planına ve bunlarda bir hüküm yoksa, genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhal kararını verir ve bunun, tesbit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi lüzumunu ilgiliye tefhim veya tebliğ eder. (Değişik üçüncü fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Tespit edilen süre içinde hâkimin kararını yerine getirmeyenlere, aynı mahkemece, ikiyüz elli Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. 25 inci madde hükmü saklıdır. D) Yönetici: I – Atanması:
634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. Ek 1Kaynağı aç
Ek Madde 1 – (Ek: 13/4/1983-2814/15 md.) Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir. Kullanma yerlerinin boşaltılması:
634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını, onlar için çekilmez hale gelecek derecede ihlal ederse, onlar, o kat malikinin müstakil bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hakimden istiyebilirler. (Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/12 md.) Bu gibi bir kat maliki hakkında, bağımsız bölümün mülkiyetinin hükme en yakın tarihteki değeri o kat malikine ödenerek bu mülkiyetin diğer kat maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi için davanın açılması, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar vermesine bağlıdır. Bu karara rağmen kat maliklerinden bir kısmı bu davayı açmak istemezse, davayı öteki kat malikleri açar ve hâkim hüküm vermeden önce devir bedelinin ileride hak sahibine ödenmek üzere bankada üçer aylık vadeli hesaba yatırılması ve makbuzunun ibrazı için davacılara resen belirleyeceği uygun bir süre verir. Devir bedelinin süresi içinde yatırıldığına ilişkin belge ibraz edildiğinde ve davanın kabulü halinde hâkim, davalının bağımsız bölümünün mülkiyetinin davayı açmış olan kat maliklerine arsa payları oranında devredilmesine ve devir bedelinin işlemiş faiziyle birlikte davalıya ödenmesine karar verir. Aşağıdaki durumlarda, birinci fıkrada yazılı çekilmezlik, her halde mevcut farz edilir : a) Ortak giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları ödemediği için hakkında iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep olunması; b) Anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hakimi tarafından 33 üncü madde gereğince verilen emre rağmen, bu kanunda yazılı borç ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle öteki kat maliklerinin haklarını ihlal etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi; c) Kendi bağımsız bölümünü randevu evi veya kumarhane veya benzeri yer olarak kullanmak suretiyle ahlak ve adaba aykırı harekette bulunması. (Değişik dördüncü fıkra: 14/11/2007-5711/12 md.) Bu maddedeki dava hakkı, devir konusunda kat maliklerince alınan dava açma kararının öğrenilmesi tarihinden başlayarak altı ay ve her halde dava hakkının doğumundan başlayarak beş yıl içinde kullanılmazsa veya dava sebebi ortadan kalkmışsa düşer. B) Kat irtifakı sahiplerinin borçları:
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. (6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar Zehirli madde katma

Hâkimin müdahalesi

Sulh mahkemesine başvuru, kat malikinin veya onun katından kira akdi, oturma hakkı ya da başka bir sebeple sürekli yararlanan kişinin borç ve yükümlerini yerine getirmemesine ve bu nedenle kat malikinin veya kat maliklerinin zarara uğramasına bağlıdır. Hüküm, ortak alan işgalini ayrıca tanımlamaz.

Hâkim, ilgilileri dinledikten sonra Kat Mülkiyeti Kanununa ve yönetim planına göre karar verir. Bunlarda hüküm yoksa genel hükümler ve hakkaniyet kuralları uygulanır. Karar derhâl verilir ve hâkimin belirleyeceği kısa süre içinde yerine getirilmesi ilgiliye tefhim veya tebliğ edilir. Bu kısa sürenin gün sayısı hükümde sabitlenmemiştir.

Hâkimin tespit ettiği süre içinde kararını yerine getirmeyene aynı mahkeme iki yüz elli Türk lirasından iki bin Türk lirasına kadar idarî para cezası verir. Hükümde 25. madde saklı tutulmuştur.

Kat malikleri kurulunun yönetimi ve kararların iptali

Anagayrimenkul, kat malikleri kurulu tarafından sözleşme, yönetim planı ve kanun hükümleri uyarınca verilen kararlara göre yönetilir. Bütün kat malikleri ile küllî ve cüzî halefleri, yönetici ve denetçiler bu kararlara uymakla yükümlüdür.

634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Anagayrimenkul kat malikleri kurulu tarafından, sözleşme, yönetim planı ve kanun hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetilir. Bütün kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler, kat malikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler. Anagayrimenkulün kullanılmasından veya yönetiminden dolayı kat malikleri arasında veya bunlarla yönetici ve denetçiler arasında veya denetçilerle yöneticiler arasında çıkan anlaşmazlıklar, kat malikleri kurulunca çözülür ve karara bağlanır. Kat malikleri kurulu kararları (1) den başlayıp sırayla giden sayfa numaraları taşıyan her sayfası noter mühüriyle tasdikli bir deftere yazılarak, toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanır; karara aykırı oy verenler bu aykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar. Bir husus hakkında ilerde çıkan anlaşmazlıklar, karar defterinde aynı hususa dair daha önce verilmiş bir karar varsa kaide olarak ona göre çözülür. V – Hakimin müdahalesi:

Anagayrimenkulün kullanılmasından veya yönetiminden dolayı kat malikleri arasında ya da kat malikleri ile yönetici ve denetçiler arasında çıkan anlaşmazlıklar kat malikleri kurulunca çözülür ve karara bağlanır. Hüküm, kurul kararının ayrıca hangi dava, tazminat veya ceza sonucunu doğuracağını düzenlemez.

Kurul kararları, birden başlayarak sırayla sayfa numarası taşıyan ve her sayfası noter mühürlü deftere yazılır. Kararlar toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanır. Karara aykırı oy verenler, aykırılığın sebebini belirterek imza koyar.

Bir husus hakkında sonradan çıkan anlaşmazlıkta karar defterinde aynı hususa dair daha önce verilmiş bir karar varsa, çözüm kural olarak o karara göre yapılır.

Toplantıya katılıp 32. madde uyarınca aykırı oy kullanan her kat maliki, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde iptal davası açabilir. Toplantıya katılmayan her kat maliki, kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde dava açabilir. Dava, anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesinde açılır.

Kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Hangi kararın yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayılacağı bu hükümde tanımlanmamıştır.

Mülkiyetin devri

Kat maliklerinden biri, kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmeyerek diğer kat maliklerinin haklarını onlar için çekilmez hâle gelecek derecede ihlal ederse, diğer kat malikleri onun bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hâkimden isteyebilir. Bu yol, her ortak alan kullanımında kendiliğinden doğmaz.

Davanın açılması, aksi kararlaştırılmamışsa diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar vermesine bağlıdır. Bu karara rağmen kat maliklerinin bir kısmı davayı açmak istemezse davayı diğer kat malikleri açar.

Hâkim, kararını vermeden önce davacıların devir bedelini bankadaki üçer aylık vadeli hesaba yatırması ve buna ait makbuzu sunması için uygun göreceği bir süre tanır. Bu sürenin gün sayısı hükümde sabit bir sayı olarak yer almaz.

Devir bedelinin süresi içinde yatırıldığı belgelenir ve dava kabul edilirse hâkim, bağımsız bölümün mülkiyetinin davayı açmış olan kat maliklerine arsa payları oranında devredilmesine karar verir. Devir bedelinin işlemiş faiziyle birlikte davalıya ödenmesine de karar verilir.

Çekilmezlik, ortak giderlerden ve avanstan düşen borçların ödenmemesi nedeniyle iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep olunmasında her hâlde mevcut sayılır. Aynı karine, sulh hâkiminin 33. maddeye göre verdiği emre rağmen borç ve yükümlerin yerine getirilmemesi suretiyle hak ihlalinin bir yıl boyunca ısrarla sürdürülmesinde de vardır.

Bağımsız bölümün randevu evi, kumarhane veya benzeri yer olarak kullanılması suretiyle ahlak ve adaba aykırı harekette bulunulması hâlinde de çekilmezlik her hâlde mevcut sayılır. Bu karine, bağımsız bölümün sayılan biçimde kullanılmasına ilişkindir.

Mülkiyetin devrine ilişkin dava hakkı, dava açma kararının öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde dava hakkının doğumundan başlayarak beş yıl içinde kullanılmazsa düşer. Dava sebebi ortadan kalkmışsa da dava hakkı düşer.

Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi

Kat Mülkiyeti Kanunu, uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh mahkemelerinde çözümleneceğini belirtir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin E. 2017/4031, K. 2017/8659 sayılı kararında ise ecrimisil davasının bu Kanunun uygulanmasından kaynaklanmadığı kabul edilmiştir. Kararda, ecrimisil isteminin genel hükümlere göre sonuçlandırılması ve yalnızca kat mülkiyetinden kaynaklanan müdahalenin men'i isteminin tefrik edilerek sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/4031, K. 2017/8659Kaynağı aç
20. Hukuk Dairesi         2017/4031 E.  ,  2017/8659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu … ili, … ilçesi, … mevkii, … caddesi, … Geçidi 77 ada 3 sayılı parselde kain … Geçidi İş Merkezinin yönetimi olduğu, iş merkezinin ortak kullanım alanlarının malikler ve maliklerin dışındaki kişiler tarafından kullanımının iş merkezi yönetiminin muvafakati ile mümkün olduğu, davalı şirketin Şubat 2013 tarihinden itibaren iş merkezindeki C Blok 8 numaralı bağımsız bölümün kiracısı olduğunu ve kiracısı olduğu bağımsız bölüm hizasındaki ortak kullanım alanlarını ilk günden itibaren iş merkezi yönetiminden ve başkaca kimseden izin almadan haksız olarak bedelsiz kullandığı, davalının haksız el atmasının önlenilmesi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmazın haksız kullanımından dolayı müdahale tarihinden itibaren şimdilik 30.000,00.-TL (belirsiz alacak) ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenilmiş, mahkemece; dava, davacının yöneticisi olduğu ana taşınmazda, davalının kiracı olarak kullandığı bağımsız bölümdeki ortak kullanım alanına müdahalesinin men'i ve ecrimisil talebinden ibaret olup, uyuşmazlığın niteliği itibari ile Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek-1 maddesine göre, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli … Sulh Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ortak kullanım alanına yönelik müdahalenin men'i ve ecrimisil istemine ilişkindir. Dosyaya getirtilen tapu kaydından dava konusu anayapının tek parsel üzerinde ve kat mülkiyeti kurulu olduğu anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Ecrimisil davasının Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından kaynaklanmadığı, anılan Kanun maddesi hükmünün bu istem yönünden uygulama olanağı bulunmadığı için genel hükümlere göre sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece sadece kat mülkiyetinden kaynaklanan müdahalenin men'i istemi konusunda davanın tefrik edilip görevsizlik kararı verilerek dosyasının görevli ve yetkili sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken, müdahalenin men'i ile ecrimisil davalarına birlikte görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 31/10/2017 günü oy birliğiyle karar verildi.

Aynı kararda, her iki istem yönünden birlikte verilen görevsizlik hükmü bozulmuştur. Bozma nedeniyle diğer temyiz itirazları incelenmemiş ve karar oy birliğiyle verilmiştir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin E. 2017/4519, K. 2017/7507 sayılı kararında, ortak alan sayılan yerdeki müdahalenin önlenmesine, yerin 30 gün içinde boşaltılmasına ve süresinde yerine getirilmemesi hâlinde İcra ve İflas Kanununun 30. maddesinin infazda dikkate alınmasına ilişkin sulh hukuk mahkemesi hükmü onanmıştır. Bu 30 gün, onanan hükümde belirlenen süredir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/4519, K. 2017/7507Kaynağı aç
20. Hukuk Dairesi         2017/4519 E.  ,  2017/7507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıların yasalara aykırı olarak işgal ve müdahale edip mesken olarak kullandığı sığınağın yer aldığı … Mahallesi … Sokak No:11 …/… adresindeki apartmanın 1 nolu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, 5890 ada 15 nolu parsele inşa edilen apartmanın 8 nolu bağımsız bölüm ve bodrum katta yer alan kömürlükler ve ortak alan olan sığınaktan ibaret olduğunu, önceki apartman yöneticilerin apartmana gelir temin etmek amacı ile ortak alan olan sığınakta davalıların iskan edilmelerine izin verdiklerini belirterek apartmanın sığınağına vaki yasalara ve hukuka aykırı müdahalenin men'ine ve işgal altındaki sığınağın boşaltılmasına, keşidesine sebebiyet verilen 296,34.- TL ihtarname masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece dava konusu 5890 ada 15 parselin birinci bodrum katında bulunan mimari projede apartman ortak alanı olan hizmetli odası, sığınak ve kömürlüğün birleştirilerek 1968 tarihinde oy birliği ile alınan karar ile mesken haline getirilip kiraya verildiği görülmüş ise de 634 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince tadilat projesi yapılmayan yerin halen ortak alan olduğu 3194 sayılı Kanunun 13. maddeside gözetilerek davalıların müdahalelerinin önlenmesine, dava konusu yerin 30 gün içerisinde boşaltılmasına, süresinde müdahelenin önlenmemesi halinde İİK 30. maddesinin infazda nazara alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, mahkemece müdahalenin menine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/10/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.

Kararda müdahalenin men'ine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz itirazları reddedilmiş ve hükmün usule ve kanuna uygun olduğu kabul edilerek onama oy birliğiyle verilmiştir.

Yapma veya yapmama ilamının yerine getirilmesi

Bir işin yapılmasına ilişkin ilam icra dairesine verilince icra memuru, borçluya işi yapmasını emreder. İlamda süre gösterilmişse bu süre içinde, gösterilmemişse işin niteliğine göre belirlenen başlama ve bitirme zamanlarında yerine getirme istenir. Tebliğ, 24. maddede yazılı şekilde yapılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder. Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır. İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır. (Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir. İrtifak haklarına mütedair ilamlar:[17]

Borçlu belirlenen sürelerde işe başlamaz veya işi bitirmezse, iş başka bir kişi tarafından yapılabilecek nitelikteyse ve alacaklı da isterse gereken masraf icra memuru tarafından bilirkişilere takdir ettirilir. Alacaklı, masrafın sonradan hüküm gerekmeden borçludan tahsil edilip kendisine verilmesi için ifaya muvafakat ederse hükmolunan iş yaptırılır.

İlam bir işin yapılmamasına ilişkinse icra dairesi, ilamın hükmünü borçluya aynı süreli bir emirle tebliğ eder. Emirde, ilam hükmüne aykırılığın 343. maddedeki cezayı gerektirdiği yazılır.

Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilam yerine getirildikten sonra borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm alınmadan önceki ilam hükmü tekrar zorla yerine getirilir.

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina

Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Üçüncü fıkra hariç, maddenin hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

Kişi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yaptığı ya da yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirirse birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz. Açılmış kamu davası düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu sonuç üçüncü fıkrayı kapsayacak biçimde yazılmamıştır.

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. Hüküm, bu istisnanın birinci fıkrayı kapsadığını söylemez ve yapının tarihinin nasıl saptanacağını düzenlemez.

Hâkimin müdahalesi hangi mahkemeden istenir?

Anagayrimenkulün bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Başvuru, borç ve yükümün yerine getirilmemesi yüzünden kat malikinin veya kat maliklerinin zarar görmesine bağlıdır.

Kurul kararına karşı iptal süresi ne kadardır?

Aykırı oy kullanan kat maliki için süre karar tarihinden başlayarak bir aydır. Katılmayan kat maliki öğrenmeden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde dava açabilir. Yokluk veya mutlak butlan hâlinde süre koşulu aranmaz.

Mülkiyetin devri davası ne zaman düşer?

Dava açma kararının öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde hakkın doğumundan başlayarak beş yıl içinde açılmazsa düşer. Dava sebebi ortadan kalkmışsa da düşer.

İlam yerine getirildikten sonra ihlal tekrarlanırsa ne olur?

Borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa önceki ilam, yeni bir mahkeme hükmü alınmadan tekrar zorla yerine getirilir. Bu sonuç, yapma veya yapmama ilamı yerine getirildikten sonraki eylem için öngörülmüştür.

Ruhsata aykırı bina sonradan uygun hâle gelirse ne olur?

Birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz, açılmış dava düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu sonuç, binanın imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilmesine bağlıdır.

Hâkim kararını yerine getirmeyene hangi ceza verilir?

Hâkimin tespit ettiği süre içinde kararını yerine getirmeyene aynı mahkeme iki yüz elli Türk lirasından iki bin Türk lirasına kadar idarî para cezası verir. 25. madde hükmü saklıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu