Yasal Önalım Hakkının Niteliği ve Doğumu
Yasal önalım hakkı, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda paydaşlardan birinin payını tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye satması hâlinde diğer paydaşlara tanınan öncelikle satın alma yetkisidir. Türk Medenî Kanunu'nun 732. maddesi uyarınca bu hak, taşınmazdaki payın paydaş olmayan bir üçüncü kişiye satılması durumunda kullanılabilir hale gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/292 Esas, 2015/1544 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere önalım hakkı, paylı mülkiyet ilişkisinin kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılmasıyla kullanılabilir bir nitelik kazanır. Bu hakkın dava yoluyla kullanılmasıyla birlikte, önalım hakkını kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsamı ve şartları satıcı ile davalı alıcı arasındaki sözleşmeyle aynı olan bir satım ilişkisi kurulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 732Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/292, K. 2015/1544Kaynağı aç
Önalım Hakkının Kullanılamayacağı Haller ve Fiili Taksim
Türk Medenî Kanunu'nun 733. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla gerçekleştirilen satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Bunun yanı sıra paydaşlar arasında taşınmazın hangi kısmının kim tarafından kullanılacağı fiilen veya sözleşmeyle belirlenmişse, payın üçüncü kişiye satılması durumunda önalım hakkı kullanılamaz. 2886 sayılı Kanun kapsamındaki satışlara ilişkin yeni istisna, TMK geçici m. 1/1 gereği 25 Aralık 2025'ten önceki satışlara uygulanmaz; bu satışlar değişiklikten önceki hükümlere tabidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 733Kaynağı aç
Önalım Hakkından Feragat ve Belirli Satıştan Vazgeçme
Yasal önalım hakkından tamamen feragat edilmesi resmî şekilde yapılmadıkça ve tapu kütüğüne şerh verilmedikçe hüküm ifade etmez. Buna karşılık, somut ve belirli bir satış işleminde önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme işlemi yazılı şekle tabidir ve bu vazgeçme beyanı satıştan önce veya sonra verilebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 12. maddesi gereğince, kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmeler geçerlilik bakımından şekle bağlı olmamakla birlikte, kanunun öngördüğü geçerlilik şekline uyulmaksızın yapılan işlemler hukuki hüküm doğurmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 12Kaynağı aç
Noter Bildirimi ve Dava Açma Süreleri
Paylı taşınmazda payın satılması durumunda bu işlemin alıcı ya da satıcı tarafından öteki paydaşlara noter vasıtasıyla iletilmesi kanuni bir zorunluluktur. Türk Medenî Kanunu'nun 733. maddesinin dördüncü fıkrasına göre yasal önalım hakkı, yapılan satışın hak sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay ve her ihtimalde satış tarihinin üzerinden bir yılın dolmasıyla düşer. 25 Aralık 2025'ten önce yapılmış satışlarda TMK geçici m. 1/1 gereği değişiklikten önceki süre hükümleri uygulanır; bu satışlarda mutlak süre iki yıldır.
Yargılama Sürecinde Paydaşlık Sıfatının Korunması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/356 Esas, 2016/491 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere önalım hakkı, paylı mülkiyet ilişkisi devam ettiği sürece mevcuttur. Davacının yargılama boyunca paydaşlık sıfatını muhafaza etmesi zorunludur; davanın açılmasından sonra davacının herhangi bir şekilde payını kaybetmesi hâlinde önalım hakkı da kaybedilmiş sayılır. Aynı içtihatta belirtildiği üzere, ifraz veya imar uygulaması neticesinde davacının paydaşlığının bulunmadığı bağımsız parseller oluşmuşsa, paydaş olunmayan bu parseller yönünden önalım davasının reddi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/356, K. 2016/491Kaynağı aç
Davanın Tarafları, Görevli ve Yetkili Mahkeme
Türk Medenî Kanunu'nun 734. maddesinin birinci fıkrası uyarınca önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Bu uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 734Kaynağı aç
Önalım Bedelinin Belirlenmesi ve Depo Edilmesi
Türk Medenî Kanunu'nun 734. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, hâkimce belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere mahkemece tayin olunan yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu nakden yatırma yükümlülüğü verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse davacı adına payın tesciline karar verilemez; mahkemece belirlenen yere yatırılan bedel ise hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/356 E., 2016/491 K. sayılı ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2013/14152 E., 2013/15921 K. sayılı kararları, verildikleri dönemde önalım bedelinin tapudaki satış bedeli ile alıcıya ait harç ve masraflar üzerinden hesaplanmasını açıklamaktadır. 7571 sayılı Kanunla değişen TMK m. 734 bakımından güncel hesap, hâkimin belirlediği rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerine dayanır; bedel nemalandırılmak üzere depo edilir. TMK geçici m. 1/2 gereğince bu değişiklik, yürürlükten önce açılmış davalara da uygulanır. Eski kararlardaki tapu bedeli hesabı, sırf satış veya dava tarihi eski diye güncel hesap yerine kullanılamaz. Buna karşılık TMK m. 733 değişiklikleri için eski satışları koruyan geçici m. 1/1 ayrı bir geçiş kuralıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/14152, K. 2013/15921Kaynağı aç
Satış Bedelinde Muvazaa İddiaları ve İspat Kriterleri
Önalım hakkının engellenmesi amacıyla satış bedelinin resmi senette gerçekte olduğundan yüksek gösterildiği yönündeki muvazaa iddialarında ispat kuralları önem taşır. Muvazaalı işlemin tarafı olan kişiler satış bedelinin yüksek gösterildiğini yalnızca yazılı delille kanıtlayabilirken, paydaş olan davacı üçüncü kişi konumunda bulunduğundan muvazaa iddiasını her türlü delille ispatlayabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/292 Esas, 2015/1544 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, davalı alıcı resmi memur önünde yapılan satış akdinin tarafı olduğundan ve hiç kimse kendi muvazaasına dayanamayacağından, satış bedelinin tapuda düşük gösterildiği savunmasını ileri süremez ve bu yöndeki savunması dikkate alınmaz. Bu açıklamalar kararın verildiği dönemdeki tapu bedeli esaslı hesap ve muvazaa tartışmasını yansıtır. Güncel TMK m. 734 ve geçici m. 1/2 karşısında, bedelin yüksek veya düşük gösterildiği iddiası hâkimin rayiç bedel belirleme yükümlülüğünün yerine geçmez.
Satış bedelinin tapuda yüksek gösterilmesi durumunda gerçek bedelin ispatlanması hâlinde bu bedel üzerinden hakkın kullanılması kabul edilirken, bedelin tapuda düşük gösterildiği durumlarda ise alıcının kendi işlemine karşı muvazaa ileri süremeyeceği gerekçesiyle resmi senetteki düşük bedel dikkate alınmaktadır. Bu, eski bedel rejimine ilişkin açıklamadır. Bugünkü önalım bedeli, bu anlatımdan hareketle doğrudan tapudaki düşük bedel veya ispatlanan sözleşme bedeli olarak alınamaz; rayiç bedel ve alıcıya düşen tapu giderleri esas alınır.
Birden Çok Paydaşın Dava Açması
Taşınmazda birden fazla paydaşın aynı satış işlemine karşı yasal önalım hakkını dava yoluyla ileri sürmesi durumunda, davacı paydaşların mevcut mülkiyet oranlarına bakılmaksızın her bir paydaş üçüncü kişiye devredilen payın eşit oranda alıcısı durumuna gelir.
Sözleşmeden Doğan Önalım Hakkı ve Şerhin Hükümleri
Sözleşmeden doğan önalım hakkı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle güçlendirilir ve şerhte tayin olunan sürede ve koşullarla her malike karşı ileri sürülebilir. Kütükte özel bir koşul kararlaştırılmamışsa taşınmazın üçüncü kişiye satışındaki koşullar geçerli sayılır. Türk Medenî Kanunu'nun 735. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu şerhin etkisi, şerhin verildiği tarihten itibaren her durumda on yıl geçmekle sona erer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 735Kaynağı aç
Türk Medenî Kanunu'nun 735. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, yasal önalım hakkının dava yoluyla kullanılmasına ve haktan vazgeçmeye ilişkin hükümler sözleşmeden doğan önalım hakkında da uygulanır. Sözleşmeden doğan önalım hakkının üçüncü kişilere devredilmesi kural olarak mümkün olmamakla birlikte, taraflarca aksine bir anlaşma yapılmadığı müddetçe bu hak mirasçılara intikal eder.
Sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin önalım hakkı var mıdır?
Sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin önalım hakkına sahip olmasına ilişkin yasal düzenleme 28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
İcra veya ihale yoluyla yapılan satışlarda önalım davası açılabilir mi?
Türk Medenî Kanunu'nun 733. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla gerçekleştirilen satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. 2886 sayılı Kanun kapsamındaki satışlara ilişkin yeni istisna, TMK geçici m. 1/1 gereği 25 Aralık 2025'ten önceki satışlara uygulanmaz; bu satışlar değişiklikten önceki hükümlere tabidir.
Fiili taksim bulunan bir taşınmazda pay satılırsa önalım hakkı dinlenir mi?
Paydaşlar arasında taşınmazın hangi bölümünün kim tarafından kullanılacağı sözleşmeyle veya fiilen belirlenmişse, payın üçüncü kişiye satılması hâlinde önalım hakkı kullanılamaz.
Davacı yargılama sırasında taşınmazdaki payını devrederse dava nasıl sonuçlanır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/356 Esas, 2016/491 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere davacının yargılama süresince paydaşlığını koruması zorunludur; payın dava açıldıktan sonra kaybedilmesi durumunda önalım hakkı da kaybedilmiş sayılır.
7571 sayılı Kanun m. 35–37 — önalım ve geçiş hükümleriKaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

