Ecrimisil Davasının Tanımı, Niteliği ve Kapsamı
Ecrimisil davası, bir taşınır veya taşınmazı haklı bir neden bulunmaksızın kötüniyetle elinde tutan kişiden haksız işgal tazminatı almak amacıyla hak sahibi tarafından açılan davadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7522 Esas ve 2018/778 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere ecrimisil; zilyet olmayan malik veya hak sahibinin, haklı bir dayanağı olmaksızın malı elinde bulunduran kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 995/1 gereğince iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü bulunduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemekle yükümlüdür. Ecrimisilin kapsamını haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime ve yıpranma şeklindeki olumlu zararlar ile malik ya da hak sahibinin yoksun kaldığı olumsuz faydalar oluşturur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 995Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7522, K. 2018/778Kaynağı aç
Haksız işgal tazminatına hükmedilebilmesi için işgalin kötüniyetle gerçekleştirilmiş olması zorunludur. İşgal edenin iyiniyetli sayılabilmesi için malı haksız bir şekilde elinde tuttuğunu bilmemesi veya mevcut şartlarda bilebilecek durumda olmaması gerekir; kötüniyet olgusu kanıtlanamadığı sürece ecrimisil istenemez. 4721 sayılı Kanun m. 995/2 uyarınca iyiniyetli olmayan zilyet, taşınmaza yaptığı harcamalardan yalnızca hak sahibi için de zorunlu bulunanların tazmin edilmesini isteyebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası doğrultusunda iyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği süre boyunca yalnızca kendi kusuruyla meydana getirdiği zararlardan sorumlu tutulur.
Dava Ehliyeti ve Paylı ile Elbirliği Mülkiyetinde Dava Hakkı
Ecrimisil davası açabilmek için mutlak surette mülkiyet hakkı sahibi olmak zorunlu değildir. Taşınır veya taşınmaz üzerinde zilyetlik hakkı bulunan intifa hakkı sahipleri gibi hak sahipleri de ecrimisil talebinde bulunabilir. Haksız işgal tazminatı alacağı bölünebilir bir alacak niteliğinde olduğundan, terekedeki veya paylı mülkiyetteki her bir paydaş kendi payı oranında tazminat talep etme hakkına sahiptir. Paylı mülkiyette ortak taşınmazdan yararlanamayan paydaş, bu engellemeye sebebiyet veren diğer paydaşlardan ecrimisil talep edebilir; haksız işgali gerçekleştiren taraf paydaşlar dışındaki üçüncü bir kişi ise her paydaş kendi payı oranında tazminat davası açabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7984, K. 2018/8190Kaynağı aç
Elbirliği mülkiyetinde paydaşlardan biri, diğer mirasçıların veya paydaşların olurunu almadan yahut terekeye temsilci atanmasına gerek kalmaksızın, ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar ya da üçüncü kişiler aleyhine tek başına ecrimisil davası açabilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7984 Esas ve 2018/8190 Karar sayılı ilamı gereğince, davacı paydaşın ortak malda kendi payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer bulunması halinde açtığı ecrimisil davası dinlenmez. Bununla birlikte yönetim kayyımı tayin edilen hallerde, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/4689 Esas ve 2020/694 Karar sayılı ilamına göre kayyımın atanma kararından önceki haksız işgal dönemleri için de ecrimisil talep edilebilmesi mümkündür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4689, K. 2020/694Kaynağı aç
Birden fazla davacının birlikte ecrimisil talebinde bulunduğu uyuşmazlıklarda mahkemenin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 297/2 hükmü uyarınca hükmün infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde davacılardan her birinin hangi miktarda ecrimisile hak kazandığını hüküm fıkrasında açık ve ayrı ayrı göstermesi zorunludur.
İntifadan Men Koşulu, Bildirim Usulü ve İstisnaları
Üçüncü kişilerin haksız işgali halinde hak sahibinin ecrimisil davası açabilmesi için dava öncesinde haksız işgalde bulunan kişiye ihtar veya bildirim yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak dava açılmadan önce haksız işgali yapan kişiye ihtarda bulunulması, davalıyı temerrüde düşürerek faiz başlangıcının dava tarihi yerine ihtar tarihinden itibaren başlamasını sağlar.
Paylı veya elbirliği mülkiyetinde paydaşların birbirlerinden ecrimisil talep edebilmesi kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmesine bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma iradesini davalı paydaşa iletmiş olmasını gerektirir. 11.03.1950 tarih ve 11/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda taşınmazdan bizzat kullanma suretiyle yararlanma hukuki semere sayılmadığından, mesken nitelikli konutun bizzat işgal edildiği durumlarda intifadan men ihtarının varlığı aranır. Bu koşulun sağlanması için ihtarname gönderilmesi veya el atmanın önlenmesi davası açılması yeterli olup ihtarın yazılı olması zorunlu değildir; ispatlanabilen her türlü bildirim geçerli sayılır.
İntifadan men koşulunun aranmadığı istisnai durumlar mevcuttur. Çekişme konusu taşınmazın kamu malı olması, bağ ve bahçe gibi doğal semere veren ya da dükkan ve konut gibi kiraya verilerek hukuki semere elde edilen yerlerden bulunması hallerinde intifadan men aranmaz. Ayrıca ortak taşınmazı işgal eden paydaşın taşınmazın tamamında hak iddia ederek diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin taksim veya kullanım anlaşmasının bulunması ya da davacının daha önce el atmanın önlenmesi, izale-i şüyu, ecrimisil davaları açmış olması veya icra takibi başlatması halinde intifadan men şartı aranmaksızın ecrimisile hükmedilir.
Ecrimisil Miktarının Hesaplanması ve Bilirkişi İncelemesi
Haksız işgal tazminatının belirlenmesinde alt sınır emsal kira bedeli, üst sınır ise yoksun kalınan tam gelir kaybıdır. Ecrimisil miktarının belirlenmesi teknik ve özel uzmanlık gerektirdiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266 ve devamı maddeleri uyarınca taşınmazın niteliğine uygun uzman bilirkişiler refakatinde keşif yapılarak ve tarafların talepleriyle bağlı kalınarak hesaplama yapılmalıdır. Bu sebeple ecrimisil bedelinin belirlenmesine ilişkin olarak tanık beyanına başvurulamaz; tanık delili yalnızca haksız işgal olgusunun varlığını ispatlamak amacıyla dinlenebilir.
Kira esasına göre ecrimisil takdirinde, dava konusu ilk dönemde taşınmazın mevcut haliyle serbest piyasa koşullarında getirebileceği rayiç kira bedeli emsalleriyle karşılaştırılarak saptanır. Sonraki dönemlerin ecrimisil bedeli ise ilk dönem için belirlenen tutara ÜFE artış oranının tamamı yansıtılarak hesaplanır; mahkemece keşif tarihinden geriye gidilerek soyut değerlendirmeyle ecrimisil belirlenemez. Davacı, taşınmazın eşyalı kullanımı üzerinden tazminat talep etmiş ancak eşyaların kendisine ait olduğunu kanıtlayamamışsa, ecrimisil bedelinin taşınmazın eşyasız hali üzerinden hesaplanması gerekir.
Haksız kullanıma konu yerin tarım arazisi olması ve ürün esasına göre ecrimisil talep edilmesi durumunda resmi veriler toplanmalıdır. Bu doğrultuda yörede ekilen ürünlerin neler olduğu tarım ilçe veya il müdürlüğünden, birim fiyatlar ve dekara verim değerleri hal müdürlüğünden getirtilir; arazide münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı ve taşınmazın nadasa bırakılma durumu tespit edilir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2013/26361 Esas ve 2013/21013 Karar sayılı ilamına göre taşınmazın fındıklık niteliğinde olması halinde ecrimisil hesabı net fındık geliri üzerinden yürütülür.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2013/26361, K. 2013/21013Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Zamanaşımı Süreci
Ecrimisil davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Dava, davacının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 16/1 gereğince haksız fiilden doğan davalarda; haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir ve bu süre dava tarihinden geriye doğru hesaplanır. Beş yıllık zamanaşımı süresi işgalin öğrenildiği tarihten değil, fiilen işgalin gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımı bir def'i olduğundan, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/13845 Esas ve 2015/11828 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmadığı takdirde hakim zamanaşımını kendiliğinden gözetemez ve beş yılı aşan süreler için de ecrimisile hükmedilebilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/13845, K. 2015/11828Kaynağı aç
İdare tarafından gerçekleştirilen haksız fiiller neticesinde taşınmaz malikinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açması halinde, davanın açıldığı tarih itibarıyla malik idarenin kullanımına rıza göstermiş sayılır. Bu sebeple kamulaştırmasız el atma tazminat davasının açıldığı tarihten sonraki dönem için ecrimisile hükmedilemez.
Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Ecrimisil davaları 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olup dava tarihinden geriye doğru işletilir; davalı süresinde zamanaşımı def'i ileri sürmezse mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz.
Ecrimisil davası açmadan önce ihtarname çekmek şart mıdır?
Üçüncü kişilere karşı açılacak ecrimisil davalarında bildirim şartı aranmaz; ancak paylı veya elbirliği mülkiyetinde paydaşların birbirinden tazminat talep edebilmesi için intifadan men koşulunun ihtar veya dava yoluyla sağlanması kural olarak şarttır.
Ecrimisilde dava öncesi ihtar çekilmesinin hukuki sonucu nedir?
Haksız işgali gerçekleştiren kişiye dava öncesinde ihtar gönderilmesi işgalciyi temerrüde düşürür ve faiz başlangıcının dava tarihi yerine ihtar tarihinden itibaren hesaplanmasını sağlar.
Ecrimisil tazminatının miktarının ispatında tanık dinlenebilir mi?
Ecrimisil bedeli bilirkişi incelemesi ve teknik araştırmayla belirlendiğinden tazminat miktarına ilişkin tanık dinlenemez; tanık anlatımları yalnızca haksız işgal fiilinin varlığını kanıtlamak amacıyla dinlenebilir.
Kötüniyetli işgalci taşınmaza yaptığı masrafları talep edebilir mi?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 995/2 uyarınca iyiniyetli olmayan zilyet, taşınmaza yaptığı masraflardan sadece hak sahibi için de zorunlu olan harcamaların tazmin edilmesini talep edebilir.
Elbirliği mülkiyetinde paydaş tek başına ecrimisil davası açabilir mi?
Elbirliği mülkiyetinde her paydaş diğerlerinin onayını almadan ve temsilci atanmasına gerek olmadan kendi payı oranında ecrimisil davası açabilir; ancak payına karşılık çekişmesiz kullandığı yer bulunan paydaşın davası dinlenmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

