Tapuya Güven İlkesi ve İyiniyetli Kazanım
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yükleniciden bağımsız bölüm veya arsa payı edinen üçüncü kişilerin hukuki konumu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki tapu kütüğüne güven ilkesiyle değerlendirilir. Bu kurala göre tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. 4721 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Yükleniciden tapu devralan üçüncü kişinin iyiniyetli iktisabı kural olarak korunmakla birlikte, bu korumadan ancak alım sırasında kötüniyetin varlığının kanıtlanması halinde dönülebilmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1023Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3280, K. 2022/849Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Yolsuz Tescil Halleri ve İyiniyet Savunmasının Sınırları
4721 sayılı Kanun'un 1024. maddesi gereğince, bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Yolsuz tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen taraf, tescilin yolsuzluğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir. 4721 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Yüklenicinin inşaat borcuna ilişkin edimlerini yerine getirmediği durumlarda hakkın hukuki dayanağını ve kaynağını araştırmayan üçüncü kişinin rizikoyu bilerek üstlendiği ve mülkiyet hakkının korunmayacağı kabul edilmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1024Kaynağı aç
Üçüncü kişilerin ayni hak kazanımında aranan iyiniyetin tescil isteminin tapu yevmiye defterine kaydı esnasında mevcut olması şarttır. Tapu kütüğündeki tescilin dayanak belgelerle çeliştiğini bilmesine ya da bundan şüphelenmesine rağmen bunu incelemekten veya kendisinden beklenen gerekli özeni göstermekten kaçınan üçüncü kişiler iyiniyet iddiasında bulunamaz.
Sözleşmenin Feshi, İnşaat Seviyesi ve Yargı Kararlarındaki Ayrımlar
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmelerin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür; geriye etkili fesihte taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri talep edebilir. İnşaatın tamamlanma seviyesinin en az yüzde doksan oranına ulaşmaması ve yüklenicinin temerrüde düşmesi halinde sözleşmenin geriye etkili feshi ile yükleniciden devredilen bağımsız bölümlerin tapu iptali ve arsa sahipleri adına tescili talepleri kabul edilebilmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3747 Esas, 2024/86 Karar sayılı ilamında bu doğrultuda verilen yerel mahkeme kararı asıl dava yönünden onanmış; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/6633 Esas, 2022/1275 Karar sayılı ilamında da üçüncü kişilerin karar düzeltme istemleri Daire çoğunluğu tarafından reddedilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/3747, K. 2024/86Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/6633, K. 2022/1275Kaynağı aç
Buna karşılık yargı kararlarındaki karşı oy gerekçelerinde, tapu kütüğüne şerh koydurmayan arsa sahibine karşı yükleniciden pay alan iyi niyetli üçüncü kişilerin 4721 sayılı Kanun'un 1023. maddesi uyarınca mülkiyet edinimlerinin korunması gerektiği, aksi durumun sicile güveni sarsacağı ve üçüncü kişilerin sözleşme ilişkisinden doğan ihtilafları bilmek zorunda tutulamayacağı savunulmuştur. Ayrıca Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/3280 Esas, 2022/849 Karar sayılı bir başka kararında; sözleşmenin geriye etkili olarak feshedilmediği, arsa sahibinin bağımsız bölümü almaktan yazılı sözleşmeyle vazgeçtiği ve üçüncü kişinin kötüniyetinin ispatlanamadığı uyuşmazlıkta, üçüncü kişinin mülkiyet ediniminin 4721 sayılı Kanun'un 1023. maddesi gereğince korunması gerektiğine hükmedilmiştir.
Kötüniyet İddiası, İspat Yükü ve Fiili Karineler
Üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispatlama yükümlülüğü bunu iddia eden tarafa aittir. İyiniyet karinesi arsa sahibi tarafından çürütülebilir. İyiniyetin bulunmadığını kanıtlamak güç olduğundan iddia sahibi belirli fiili karinelerden yararlanabilir. Taşınmazı edinen kişi ile yüklenici arasında mirasçılık dışı yakın bir ilişkinin bulunması, taşınmazın kısa sürede el değiştirmesi, devir bedelinin piyasa rayicinin altında olması, yüklenicinin tapu devri için yetersiz edimler sunması ve taraflar arasında geçmişten gelen uyuşmazlık ve dava süreçlerinin mevcudiyeti kötüniyetin varlığına yönelik fiili karine oluşturabilir.
Önleyici Tedbirler ve Takyidat Lehtarlarının Taraf Teşkili
Sözleşme hükümlerinin veya devrin inşaat sözleşmesine dayandığının tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi, üçüncü kişilerin iyiniyet iddialarını bertaraf edebilir. Tapu siciline şerh koymaktan kaçınan arsa sahibinin iyi niyetli üçüncü kişiler aleyhine ve onların zararına korunması menfaat dengesine aykırı görülmektedir. Tarafların noter kanalıyla uyarıda bulunmaları veya ihtiyati tedbir taleplerinde bulunmaları da mülkiyet ihtilaflarında hak kaybı riskini azaltıcı önlemler arasındadır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu kaydındaki takyidatların silinmesi taleplerinde taraf teşkilinin tam olarak sağlanması usul bakımından zorunludur. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/3138 Esas, 2020/1909 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tapu kaydında haciz veya ipotek gibi takyidatları bulunan üçüncü kişilerin haklarını haleldar edecek şekilde terkin kararı verilemez; bu takyidatların silinebilmesi için lehine takyidat konulan kişilerin davalı sıfatıyla davaya dahil edilerek savunma yapmalarının temin edilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/3138, K. 2020/1909Kaynağı aç
Müteahhitten tapu devralan üçüncü kişinin mülkiyeti her durumda korunur mu?
Kural olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereğince tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanan üçüncü kişinin mülkiyeti korunur. Ancak sözleşmenin geriye etkili feshi halinde yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini bilen, gerekli özeni göstermeyen veya kötüniyeti ispatlanan üçüncü kişilerin kazanımı 4721 sayılı Kanun'un 1024. maddesi gereğince korunmaz.
Üçüncü kişinin kötüniyetli olduğu hangi olgularla ispatlanabilir?
İspat yükü kötüniyeti iddia eden arsa sahibine ait olup taşınmazın piyasa rayicinin altında devredilmesi, kısa sürede el değiştirmesi, yüklenici ile edinen kişi arasında yakın ilişki bulunması veya taraflar arasındaki geçmiş dava ve ihtilafların bilinmesi gibi fiili karineler ispatta kullanılabilir.
Tapuda haciz veya ipotek bulunması fesih davasını nasıl etkiler?
Tapu kaydında haciz veya ipotek bulunan hallerde, takyidatların silinmesine karar verilebilmesi için lehine takyidat konulan üçüncü kişilerin davalı sıfatıyla davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması zorunludur; davada taraf olmayan kişilerin haklarını etkileyecek biçimde silinme kararı verilemez.
Yargıtay denetiminden geçen dava ile birleşen yeni davanın kanun yolu nedir?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3747 Esas, 2024/86 Karar sayılı kararına göre davalar birleşmekle dahi bağımsızlıklarını koruduğundan, ilk dava Yargıtay incelemesinden geçmiş olsa bile sonradan birleşen ve daha önce temyiz denetiminden geçmemiş dosya hakkındaki karar istinaf kanun yoluna tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

