Olağanüstü Zamanaşımı ile Mülkiyet Kazanımı ve Dava Usulü
Tapu kütüğünde kayıtlı bulunmayan bir taşınmaz üzerinde davasız ve aralıksız olarak en az 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetlik sürdüren kişiler, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilgili taşınmazın mülkiyetinin adlarına tescil edilmesini talep edebilirler. Taşınmazın tapu kütüğüne kayıtlı olduğu durumlarda ise malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması veya malik hakkında en az 20 yıl önce gaiplik kararı verilmiş olması şartıyla aynı tescil talebi ileri sürülebilmektedir. Kanunun 713. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca bu kapsamdaki tescil taleplerinde özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 713Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımı iddiasına dayalı tescil davası Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine ya da tapuda malik görünen kişinin mirasçılarına karşı yöneltilir. Dava konusu taşınmaz mahkemece bir gazete ve internet haber sitesinde ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç kez ilan edilir. Son ilandan itibaren üç ay içinde şartların oluşmadığına yönelik haklı bir itiraz yapılmaz veya itiraz yerinde görülmeyip davacının iddiası ispatlanırsa hâkim tescil kararı verir ve mülkiyet şartların sağlandığı anda kazanılır. Yargılama sürecinde davalılar veya itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tescil isteyebilir; verilen kararda taşınmazın niteliği, konumu, sınırları ile yüzölçümü gösterilir ve uzmanlarca düzenlenen teknik krokisi eklenir.
Orman Alanlarında Zilyetlik ve Özel Mülkiyet Yasağı
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi gereğince, tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 169. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri doğrultusunda orman niteliğindeki taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması veya özel mülkiyete konu yapılması kesin olarak yasaklanmıştır. Kadim orman vasfında olan araziler üzerinde ne kadar süre zilyetlik sürdürülürse sürdürülsün, bu durum mülkiyet hakkı doğurmamaktadır.
6831 sayılı ORMAN KANUNU m. 1Kaynağı aç
Orman Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca Devlet ormanlarında istisnalar haricinde tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi, bina ve hayvan barınağı yapılması ile orman içine yerleşilmesi yasaktır. Devlet ormanlarının herhangi bir sebeple yanması veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma, kesme, sökme, budama ya da boğma suretiyle elde edilen yerler ile buralarda inşa edilen yapılar şahıslar adına tapuya tescil edilemez. Bu tür alanlara doğrudan orman idaresince el konulmaktadır.
6831 sayılı ORMAN KANUNU m. 17Kaynağı aç
2/B Çıkmazı ve İdareyi Zorlayıcı Dava Yasağı
Bir taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması veya 2/B kapsamına alınması idari bir işlem niteliğindedir. Orman kadastrosu yapma ve bir taşınmazı orman rejimi dışına çıkarma yetkisi münhasıran orman kadastro komisyonlarına verilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2023/3771 Esas ve 2025/1375 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, orman tahdidi içinde kalan taşınmazların orman rejimi dışına çıkarılması talebiyle orman idaresini zorlayıcı nitelikte dava açılmasına hukuki olanak bulunmamaktadır. Mahkemeler idarenin yerine geçerek taşınmazı orman rejimi dışına çıkarıcı bir işlem tesis edemez; yalnızca tesis edilmiş idari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyebilir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3771, K. 2025/1375Kaynağı aç
Orman sayılan taşınmazlarda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği geçerli olmadığı gibi, taşınmaza dair ibraz edilen vergi kayıtları da mülkiyet belgesi niteliği taşımamaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2023/3771 Esas ve 2025/1375 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, öncesi Devlet ormanı niteliğinde bulunan bir yer 2/B uygulamasına konu olduğunda şahıslar adına değil, ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabilir. Davacının zilyetlikle tescil, taşınmazın 2/B'ye çıkarılması ve tapunun beyanlar hanesine zilyet olarak şerh verilmesi yönündeki talepleri orman vasfı ve idari yetki kuralları uyarınca reddedilmektedir. Arazinin orman niteliğinin saptanmasında geçmiş yıllara ait hava fotoğrafları ve uzman bilirkişilerin tohum ve kök analizleri belirleyici delil teşkil eder.
Atadan kalan tapusuz bir tarla zamanaşımıyla nasıl tescil edilir?
Tapu kütüğüne kayıtlı olmayan bir araziyi davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla en az 20 yıl süreyle zilyetliğinde bulunduran kişi Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı tescil davası açabilir; ilan sürecinde haklı bir itiraz gelmezse hâkim tescile karar verir.
Orman sayılan araziler zamanaşımı ve zilyetlikle kazanılabilir mi?
Orman Kanunu ve Anayasa m. 169 gereğince orman niteliğindeki alanlar özel mülkiyete konu edilemez ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülkiyet kazanılamaz.
Mahkemeden arazinin 2/B kapsamına çıkarılması istenebilir mi?
Taşınmazı orman rejimi dışına çıkarma yetkisi münhasıran orman kadastro komisyonlarına ait idari bir işlem olduğundan mahkemeler idareyi zorlayıcı nitelikte çıkarma kararı veremez.
Eski vergi kayıtları orman alanlarında mülkiyet ispatı sağlar mı?
Yargıtay içtihadı uyarınca vergi kayıtları mülkiyet belgesi niteliğinde değildir ve orman sayılan yerlerde zilyetlik iddiasına geçerlilik kazandırmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

