Sözleşmenin Feshi ve Tapu Kaydının Yolsuz Hale Gelmesi
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geçerliliği, bu sözleşmelerin noterde düzenleme şeklinde yapılmasına bağlıdır. Sözleşme kapsamında arsa sahibi tarafından yükleniciye devredilen arsa payları avans niteliği taşır. Sözleşmenin feshedilmesi halinde yükleniciye yapılan devrin hukuki dayanağı ortadan kalkar.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6059, K. 2020/1489Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesi uyarınca bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Sözleşmenin feshiyle birlikte yüklenici adına oluşan tapu kaydı yolsuz tescil niteliği kazanır. Arsa paylarının rızaen iade edilmemesi durumunda arsa sahibi ayni hakkına dayanarak tapu iptal ve tescil davası açabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1024Kaynağı aç
Feshin Şartları, Temerrüt ve Fesih Usulü
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde fesih; yüklenicinin borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi, temerrüde düşmesi ya da sözleşme amacının gerçekleşmesinin objektif olarak imkânsız hale gelmesi hallerinde gündeme gelir. Yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan sürede veya makul sürede inşaata hiç başlamaması veya belirlenen teslim süresinde tamamlamaması durumunda arsa sahibi uygun süre vererek temerrüt hükümlerine dayanabilir.
Yapının projeye, imar mevzuatına veya sözleşmeye aykırı olarak esaslı nitelikte eksik veya ayıplı yapılması ya da ayıbın giderilmesinin mümkün olmaması fesih hakkı doğurabilir. Benzer şekilde yapı ruhsatının temin edilememesi, ruhsata aykırı imalat yapılması veya iskân belgesinin alınamaması sözleşmenin amacına ulaşmasını engelleyerek haklı fesih sebebi oluşturur.
Yüklenicinin borcunu ifada temerrüde düşmesi durumunda arsa sahibinin noter aracılığıyla ihtar göndererek uygun bir süre tanıması gerekir. Arsa payı devrini içeren kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin karma niteliği nedeniyle, tarafların fesih iradeleri birleşmedikçe veya fesih karşı tarafça kabul edilmedikçe sözleşmenin tek taraflı irade beyanıyla feshedilemeyeceği ve haklı sebeplerin varlığı halinde feshin mahkeme kararıyla gerçekleşeceği kabul edilmektedir. İhtara rağmen ifanın gerçekleşmemesi üzerine tek taraflı fesih iradesi açıklansa dahi, taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde feshin mahkeme kararına bağlanması aranır.
Feshin haklı bir nedene dayanması durumunda fesheden taraf sözleşmeden dönmenin sonuçlarından yararlanır ve kural olarak tazminat sorumluluğu doğmaz. Haklı sebep bulunmaksızın gerçekleştirilen fesih ise haksız fesih sayılır ve fesheden tarafın karşı tarafın uğradığı zararları tazmin yükümlülüğü doğar.
Geriye ve İleriye Etkili Fesih Ayrımı ile İnşaat Seviyesi
Sözleşmenin geriye etkili feshi durumunda sözleşme hiç yapılmamış sayılarak taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alırlar. Yükleniciye devredilen tapular avans niteliğinde olduğundan arsa sahibi bu tapuların iptali ile kendi adına tescilini isteyebilir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/6059 Esas ve 2020/1489 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, somut olayın niteliği ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gözetilerek, inşaat seviyesinin yüzde 90 ve üzeri orana ulaştığı hallerde ileriye etkili feshin koşullarının gerçekleştiği, bu oran gerçekleşmemişse kural olarak geriye etkili fesih koşullarının oluştuğu kabul edilir. İnşaat seviyesinin yüzde 90 olduğunun anlaşılması halinde, bilirkişi marifetiyle belirlenecek eksik ve ayıplı imalat bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesiyle geriye etkili fesih ve tapu iptali davasının reddine karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Üçüncü Kişilerin Hukuki Durumu ve Dava Arkadaşlığı
Yüklenicinin arsa paylarını üçüncü kişilere devretmesi halinde tapu iptal ve tescil davasının bu kişilere de yöneltilmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak hak kazanan üçüncü kişilerin kazanımı korunurken, aynı Kanun'un 1024. maddesi gereğince tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken iyiniyetli olmayan kişilere karşı tapu kaydının iptali istenebilir. Bununla birlikte, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yükleniciden bağımsız bölüm devralan kişilere karşı arsa sahibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 188. maddesi çerçevesinde yükleniciye karşı ileri sürebileceği eksik ve ayıplı imalat ile ödemezlik defilerini ileri sürebilmekte; bu durumda üçüncü kişinin edinimi mutlak bir sicile güven koruması altında kalmamaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1023Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 188Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1184, K. 2022/624Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1184 Esas ve 2022/624 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, eserin arsa sahibinin reddedemeyeceği bir seviyeye getirilmiş olmasıyla birlikte yüklenicinin eksik ve ayıplı işler veya borçları bulunuyorsa, yüklenicinin halefi olarak pay devralan üçüncü kişiye borçları yerine getirmek üzere süre tanınması veya karşılıklarının depo ettirilmesi yoluna gidilebilir.
Tapu iptal ve tescil davası arsa sahibi, paylı mülkiyette paydaşlar, kat mülkiyetinde kat malikleri veya arsa sahibinin ölümü halinde mirasçıları tarafından açılabilir. Davalı taraf ise yüklenici veya tapuda malik görünen üçüncü kişilerdir. Taşınmazın birden fazla kişiye devredilmiş olması durumunda tapu sicilinde malik olarak yer alan tüm kişilerin davaya dahil edilmesi gerekir; bu durum zorunlu dava arkadaşlığı teşkil ettiğinden eksik husumet davanın usulden reddi riskini doğurur.
Yargılama Usulü, İhtiyati Tedbir ve Kararın Kesinleşmesi
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dayalı tapu iptal ve tescil davalarında görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olup davanın başka bir yargı çevresinde açılması durumunda mahkeme yetkisizlik kararı verir.
Dava konusu arsa paylarının dava sürecinde devrinin önlenmesi amacıyla davacının yaklaşık ispat sağlaması halinde mahkemece tapu kaydına satış ve devir yasağı şeklinde ihtiyati tedbir konulabilir. Bu dava mülkiyet hakkına dayalı ayni bir talep niteliğinde olduğundan kural olarak zamanaşımına tabi değildir; tescilin iptali her zaman istenebilir, ancak somut olayda hakkın kötüye kullanılması iddiası incelenebilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca tapu iptal ve tescil kararları kesinleşmeden icra edilemez. İstinaf ve temyiz süreçleri tamamlanıp karar kesinleşmeden tapuda tescil işlemi yapılamaz. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açıktır. Temyiz incelemesi her yıl yeniden değerleme oranına göre belirlenen parasal limite tabidir.
Müteahhide devredilen tapunun geri alınması için zamanaşımı süresi var mıdır?
Sözleşmenin feshinden sonra açılan tapu iptal ve tescil davası ayni mülkiyet hakkına dayandığından kural olarak zamanaşımına tabi değildir; iptal talebi her zaman ileri sürülebilir ancak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı gözetilir.
Müteahhit inşaatı tamamlamazsa sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?
Arsa payı devrini içeren kat karşılığı inşaat sözleşmeleri kural olarak tek taraflı irade beyanıyla feshedilemez; fesih için tarafların iradelerinin birleşmesi veya haklı sebep halinde mahkeme kararı verilmesi gerekir.
Mahkemenin tapu iptal kararı verilmesiyle tescil hemen yapılabilir mi?
Tapu iptal ve tescil ilamları kesinleşmeden uygulanamaz; istinaf ve temyiz kanun yolu süreçleri tamamlanıp karar kesinleşmedikçe tapu sicilinde tescil gerçekleştirilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

