Kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası, tapu sicilinde usule ve hukuka aykırı yapılan ya da artık gerçek durumu yansıtmayan tescil işlemlerinin gerçeğe uygun hale getirilmesi amacıyla açılan ve doğrudan mülkiyet hakkını ilgilendiren bir davadır. Bu sözleşme türünde arsa sahibi arsa payını yükleniciye devretmeyi, yüklenici ise bağımsız bölümleri inşa ederek arsa sahibine teslim etmeyi üstlenir. İki tarafa borç yükleyen karma ve isimsiz nitelikteki bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesi ve taşınmaz satış sözleşmesine ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Sözleşmenin Kurulması ve İradelerin Yorumlanması
Sözleşme ilişkisi, tarafların iradelerini birbirine uygun biçimde açıkça yahut zımnen bildirmeleri neticesinde vücut bulur. Türk Borçlar Kanunu'nun 1 ve 2. maddeleri çerçevesinde, taraflar sözleşmenin kurucu unsurlarında mutabakata vardıkları takdirde yan hususlar üzerinde durulmamış olsa dahi akit kurulmuş sayılır; ikinci derecedeki bu noktalarda anlaşmazlık doğarsa hâkim uyuşmazlığı somut işin niteliğine göre karara bağlar. Kanunun 19. maddesi gereğince de sözleşmenin niteliği ile içeriği tayin edilirken taraflarca yanılgıyla ya da asıl gayeyi gizlemek amacıyla kullanılan ifadelere bakılmaksızın gerçek ve müşterek iradeleri esas alınır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 1Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 2Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/434, K. 2022/50Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/434 Esas ve 2022/50 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, resmi sözleşme akdedildikten sonra taraflarca düzenlenen adi yazılı belgede noter sözleşmesinin geçersiz olduğuna dair bir ibare bulunsa dahi, dosya kapsamı ve sözleşmelerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde bu ifadenin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bütününe yönelik olmayıp yalnızca bağımsız bölümlerin paylaşım hükümlerine yönelik olduğu kabul edilebilir.
Yüklenicinin ve Üçüncü Kişilerin Mülkiyetin Tescilini Talep Etmesi
Türk Medeni Kanunu'nun 716. maddesinin 1. fıkrasına göre, taşınmaz mülkiyetinin devrini haklı kılan hukuki bir sebebe dayanarak tescil talep etme yetkisine sahip kimse, taşınmaz malikinin bu borcu yerine getirmekten kaçınması durumunda mülkiyet hakkının mahkeme kararıyla adına hükmen geçirilmesini isteyebilir. Kat karşılığı inşaat ilişkisinden kaynaklanan davada tescile karar verilebilmesi için davalı tarafın mülkiyeti devretme yükümlülüğünün kanıtlanması gerekir. Malikin devirden imtina ettiğinin gösterilmesinde noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi ispat bakımından kolaylık sağlar. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/13949 Esas ve 2019/5741 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, karşılıklı borç doğuran bu sözleşmede yüklenicinin kendi adına tescil talebinde bulunabilmesi için taahhüt ettiği inşaat edimini eksiksiz ve kusursuz şekilde yerine getirmiş olması şarttır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/13949, K. 2019/5741Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 716Kaynağı aç
Yükleniciden taşınmaz satın alan üçüncü kişiler, aralarındaki taşınmaz satış sözleşmesi adi yazılı olsa dahi gerekli şartların varlığı halinde arsa sahibine karşı tapu iptali ve tescil davası açabilirler. Yüklenici ile üçüncü kişi arasındaki işlem alacağın temliki niteliğinde kabul edildiğinde, arsa sahibinin yükleniciye karşı ileri sürebileceği gecikme tazminatı, eksik veya ayıplı ifa bedeli gibi talepler üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir. Bu gibi eksikliklerin varlığı halinde, ilgili bedellerin üçüncü kişi tarafından mahkemenin belirleyeceği yere depo edilmesi şartıyla tapu iptali ve tescil talebi kabul edilebilir.
Arsa Sahibinin Tapu İptali Talebi ve İyiniyet Değerlendirmesi
Arsa sahibi tarafından, yüklenici ile satış sözleşmesi yaparak taşınmazı devralan üçüncü kişilere karşı açılan tapu iptali ve tescil davasında davanın kabulü için davalının tapuyu iade ve devir yükümlülüğü ispatlanmalıdır. Bu davada yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği veya eksik ifa ettiği kanıtlanmalı olup, üçüncü kişinin yükleniciye ödeme yapmış olup olmadığı dikkate alınmaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/9110 Esas ve 2019/5739 Karar sayılı ilamı uyarınca, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı terditli tapu iptali, tescil ve bedel davalarında, öncelikle taşınmazı devralan kişilerin Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi anlamında iyiniyetli olup olmadıklarının araştırılması gerekir. Bu kişilerin iyiniyetli olduklarının tespit edilmesi halinde tazminat istemi yönünden inceleme yapılarak karar verilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/9110, K. 2019/5739Kaynağı aç
İnşaatın Tamamlanmaması Halinde Sözleşmeden Dönme ve Tasfiye
Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin 1. fıkrasına göre yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir. Maddenin 2. fıkrası uyarınca, eserin meydana getirilmesi sırasında yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı meydana getirileceği açıkça görülürse, iş sahibi ayıbın veya aykırılığın giderilmesi için uygun bir süre verebilir; aksi takdirde onarımın veya işe devamın hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
Sözleşmenin feshine ilişkin taleplerde mahkeme keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırarak inşaatın tamamlanma oranını belirler. Yargıtay uygulamasına göre yüzde doksan inşaat tamamlanma oranı, sözleşmenin feshinin ileriye veya geriye etkili sonuç doğurması bakımından sınır teşkil etmekle birlikte, taraflar sözleşmede bu orandan farklı bir tamamlanma seviyesi de kararlaştırabilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesi hükmü kapsamında yüklenicinin inşaatı süresinde tamamlayamayacağının anlaşılması durumunda sözleşmenin geriye etkili feshine ve tasfiyesine karar verilir. Sözleşmeden dönme halinde taraflar ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/434 Esas ve 2022/50 Karar sayılı ilamına göre, geriye etkili fesihte yüklenicinin inşaata ilişkin iş bedelinin dava tarihi itibarıyla rayiç değeri hesaplanmalı, arsa sahibi tarafından yükleniciye sözleşmeler kapsamında yapılan ödemeler dikkate alınmalı ve geriye etkili fesihle birlikte tapu iptali ve tescil istemi karara bağlanmalıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Arabuluculuk Şartı
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan tapu iptali ve tescil davalarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; ancak üçüncü kişi tarafından doğrudan yükleniciye karşı açılacak davalarda tüketici mahkemesinin görevi söz konusu olabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrası gereğince taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu davalar birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava şartı arabuluculuk söz konusu değildir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince taşınmazın aynından doğan davalar zorunlu arabuluculuk kapsamında yer almamaktadır. Bununla birlikte taraflar aralarındaki uyuşmazlığın giderilmesi için ihtiyari arabuluculuk sürecini işletebilirler.
Tapu iptali ve tescil davasında arabuluculuk zorunlu mudur?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında arabuluculuk bir dava şartı değildir. 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca taşınmazın aynından doğan davalar zorunlu arabuluculuk kapsamında sayılmamıştır; ancak taraflar uyuşmazlığı ihtiyari arabuluculuk yoluyla çözebilirler.
Yükleniciden yer alan üçüncü kişi arsa sahibine dava açabilir mi?
Gerekli şartların varlığı halinde, yükleniciden bağımsız bölüm devralan üçüncü kişiler adi yazılı satış sözleşmesi yapmış olsalar dahi arsa sahibine karşı tapu iptali ve tescil davası açabilirler. Ancak alacağın temliki sayılan bu ilişkide, arsa sahibinin gecikme tazminatı veya eksik ve ayıplı ifa alacaklarının mahkemenin göstereceği yere depo edilmesi şart koşulabilir.
İnşaat süresinde bitmeyecekse arsa sahibi teslim tarihini beklemek zorunda mıdır?
İş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, yüklenicinin işe zamanında başlamaması, geciktirmesi veya tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda iş sahibi sözleşmeden dönebilir; ayrıca ayıplı yapım tehlikesine karşı ihtarda bulunarak işin üçüncü kişiye verilmesini sağlayabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

