Miras Kalan Evde Oturan Mirasçıdan Ecrimisil Talebi

by Avukat Erdal Ersoy
Miras Kalan Evde Oturan Mirasçıdan Ecrimisil Talebi

Miras Kalan Taşınmazda Ecrimisil Talebi ve Dava Hakkı

Terekeye dahil bir konutta mirasçılardan birinin tek başına ikamet etmesi durumunda ecrimisil talep edilebilmesi, kural olarak intifadan men şartının gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Bu şart, talepte bulunan mirasçının taşınmazı bizzat kullanma veya getirisinden faydalanma arzusunu geriye dönük istenen dönemden evvel konutu kullanan mirasçıya iletmesini ifade eder. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/4241 Esas ve 2016/8851 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, elbirliği mülkiyeti rejiminde ortaklardan her biri, kalan mirasçıların rızasını temin etmek veya terekeye temsilci atanmasını sağlamak zorunda kalmaksızın, kendisinin ortak mülkten faydalanmasını engelleyen diğer paydaşa karşı münferiden ecrimisil davası açma hakkına sahiptir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/4241, K. 2016/8851Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2015/4241 E.  ,  2016/8851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacılar, kayden paydaşı oldukları 274 ada 1 ve 2 ile 124 ada 11, 36 ve 37 sayılı parsellerin tamamını diğer paydaş olan davalının ev ve dükkan vasfındaki taşınmazları kiraya vermek ve tarla vasfındaki taşınmazları ise ekip biçmek suretiyle kök muris …'nin ölüm tarihi olan 03/07/2009'dan itibaren kullandığını, taşınmazlardan istifade edemediklerini ileri sürerek 03/07/2009 tarihinden dava tarihine kadar toplam 2.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınmasını istemişlerdir. Davalı, iddianın yersiz olduğunu, çekişmeli taşınmazlardan bir adet dükkanı 01/01/2010 – 01/10/2010 tarihleri arasında, bir adet dükkanı ise 01/05/2011 tarihinden itibaren kiraya verdiğini, evde ise kendisinin oturduğunu, diğer taşınmazların kendiliğinden gelir getiren yerlerden olmadığını, çekişmeli taşınmazlar için masraf yaptığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, istisnalar dahil intifadan men koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delilerden; çekişmeli tarla niteliğindeki 124 ada 11 ve 36 sayılı parsellerin kök muris Halise Hacıömeroğlu adına 2/8 oranında ve çocukları olan davacıların murisi … … ile diğerleri adına 1/8’er oranda kayıtlı olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden 124 ada 11 ve 36 sayılı parseller yönünden davalının intifadan men edilmediği, bu nedenle adı geçen taşınmazlar yönünden intifadan men koşulunun istisnalarının da bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddedilmesi doğrudur. Davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Somut olayda, çekişme konusu taşınmazlardan 124 ada 37 sayılı parselin bahçeli kargir ev, 274 ada 1 sayılı parselin bir dükkan ve üstü bir daire, 274 ada 2 sayılı parselin ise kargir dükkan niteliğinde olduğu ve kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması dikkate alınmadan intifadan men koşulunun aranması hatalıdır. Ne var ki, adı geçen taşınmazların tapu kayıtlarındaki eksiklikler nedeniyle davacılar ile tapu kayıt malikleri arasında bağlantı kurulamadığı açıktır. Hâl böyle olunca, çekişmeli 124 ada 37, 274 ada 1 ve 2 sayılı parseller yönünden tapu kayıt malikleri ile davacılar arasında bağlantı kurdurulması halinde yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca taşınmazların niteliği ve 124 ada 37 sayılı parselde davalının kendisinin ikamet ettiği de dikkate alınarak intifadan men koşulunun aranmadığı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile davalının intifadan men edilmediği gerekçesiyle adı geçen taşınmazlar yönünden davanın reddedilmesi hatalıdır. Davacılar vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Buna karşılık, paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer bulunması halinde açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Payından daha az yer kullandığını ileri süren paydaşın bu uyuşmazlığı kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekir.

İntifadan Men Koşulu ve İspat Usulü

Mirasçılar arasında ecrimisil talep edilebilmesi için gereken intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası her türlü delille kanıtlanabilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/19421 Esas ve 2014/5278 Karar sayılı kararına konu somut uyuşmazlıkta, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan ortaklığın giderilmesi davasına ait dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği tarih itibarıyla davalının intifadan men edilmiş olduğu kabul edilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/19421, K. 2014/5278Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2013/19421 E.  ,  2014/5278 K. "İçtihat Metni" ESAS NO : 2013/19421 KARAR NO : 2014/5278 MAHKEMESİ : ARAKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2013 NUMARASI : 2011/88-2013/57 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından katılma yoluyla ve davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece; tarafların taşınmazlarda el birliği halinde malik oldukları, taksim yapılmadığı, davacılardan Şöhret'in çekişmeli yerleri hiç kullanmadığı, diğer davacıların fındık bahçelerinden fındık topladıkları, ancak 101 ada 141 parsel üzerinde bulunan evi kullanmadıkları, fındık bahçelerinde intifadan mene gerek bulunmadığı, ev yönünden ise davacılar tarafından davalı aleyhine Araklı Sulh Hukuk Mahkemesinde 2009/209 esas sayılı dosyada ortaklığın giderilmesi davası açıldığından anılan dosyada dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 9.7.2009 tarihinden itibaren davalının intifadan men edilmiş olduğu, davalının esasa cevap süresinden çok sonra zamanaşımı itirazında bulunduğundan dikkate alınmadığı gerekçesiyle Şöhret yönünden kayıt malikinin ölüm tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için fındık gelirine ve tüm davacılar yönünden ise 09.07.2009 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için kira gelirine hükmedilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 101 ada 138 parsel sayılı taşınmazın fındık bahçesi, 101 ada 141 parsel sayılı taşınmazın ise fındık bahçesi ve ahşap ev cinsi ile tarafların miras bırakanı (babaları) adına kayıtlı olduğu, kayıt malikinin 10.06.1996 tarihinde öldüğü, o tarihten bu yana taşınmazları davalıların kullandıkları, davacılardan Şöhret'in çok uzun yıllar önce evlenerek Kıbrıs'a yerleştiği, Elmas'ında yine çok önceleri evlenerek Sürmene'ye yerleştiği, Nokta'nın ise köyde oturduğu, davacılardan Elmas ve Nokta'nın bazı yıllar fındık hasadında çekişmeli taşınmazlardan fındık topladıkları, davacı Şöhret'in ise hiç fındık toplamadığı gibi bu yerde bulunan evi de kullanmadığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar elbirliği halinde paydaştırlar. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) Bu durumda, tabi gelir getiren fındık bahçelerinde intifadan mene gerek bulunmadığı, ev yönünden ise davacılar tarafından davalı aleyhine Araklı Sulh Hukuk Mahkemesinde 2009/209 esas sayılı dosyada ortaklığın giderilmesi davası açıldığından anılan dosyada dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği 9.7.2009 tarihinden itibaren davalıların intifadan men edilmiş olduğu saptanarak, Şöhret yönünden fındık gelirine ve tüm davacılar yönünden ise 09.07.2009 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için kira gelirine hükmedilmiş olması kural olarak doğrudur. Ne var ki davalının, esasa cevap süresi geçmesinden sonra ıslah yoluyla zamanaşımı itirazında bulunduğu gözetilerek davacı Şöhret yönünden hesap edilecek fındık geliri konusunda 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre için hesap edilecek ecrimisille, diğer davacılar yönünden ise ortaklığın giderilmesi davasının dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 9.7.2009 tarihinden itibaren intifadan men gerçekleşmiş olduğundan, bu tarihten itibaren hesap edilecek ecrimisille sorumlu tutulmaları gerekir. Hal böyle olunca, davacı Şöhret yönünden usulünce ıslah suretiyle ileri sürülen zamanaşımı defi dikkate alınarak, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre bakımından, diğer davacılar yönünden ise ortaklığın giderilmesi dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 9.7.2009 tarihinden itibaren hesap edilecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken anılan husus gözardı edilerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün (6100 sayılı Kanunun geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İntifadan Men Şartının Aranmadığı Haller

Ecrimisile konu taşınmazın kamu malı olması, bağ ve bahçe gibi doğal ürün veren veya işyeri, konut gibi kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden bulunması hallerinde intifadan men koşulu aranmaz. Ayrıca paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddia ederek diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi halinde de intifadan men koşulu aranmamaktadır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/4241 Esas ve 2016/8851 Karar sayılı kararına konu somut uyuşmazlıkta, taşınmazların niteliği ve ilgili parselde davalının kendisinin ikamet ettiği olgusu birlikte dikkate alınarak intifadan men koşulu aranmamıştır.

Paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması durumunda da intifadan men aranmaz. Davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davaların açılmış olması yahut icra takibi yapılması hallerinde de men şartı aranmaksızın ecrimisil istenebilir. Bunun yanında biçilen ot, toplanan fındık ve çay gibi kendiliğinden oluşan doğal ürünlerin toplanması yahut muris tarafından kurulan veya başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde de intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

Ecrimisilde Zamanaşımı ve İtiraz Usulü

25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde ecrimisil alacakları beş yıllık zamanaşımına tabi tutulmuş olup, bahse konu zaman dilimi dava tarihinden geriye doğru hesaplanmaktadır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/10104 Esas ve 2017/949 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, ecrimisil davalarında beş yıllık zamanaşımı söz konusu olsa da, zamanaşımı itirazının davalılar tarafından yasal süresi içinde ileri sürülmesi gerekir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/10104, K. 2017/949Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2015/10104 E.  ,  2017/949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.02.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … Çalışkan, davalı … ve vekili Avukat …, davalı … Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat … ile diğer temyiz edenler vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacılar, kayden paydaşı oldukları 25 parsel sayılı taşınmazdaki çeltik fabrikasını davalıların haksız olarak işgal ettiklerini, davalılar aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinin 203/179 Esas sayılı dava dosyası ile açtıkları elatmanın önlenmesi ile ecrimisil istekli davanın kabulle sonuçlandığını; ancak, davalıların haksız işgallerini sürdürdüklerini ileri sürerek, 01.01.2002 ila 01.01.2010 tarihleri arasındaki dönem için 70.000,00 (ıslahla 372.272,41)TL ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 25 parsel sayılı taşınmazda davacılar ile davalı … ve …’in kayden paydaş olduğu, davalı şirketin kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmamakla birlikte diğer davalılardan kiralamak suretiyle taşınmaz üzerindeki çeltik fabrikasını kullandığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, gelir metodu hesabına göre belirlenen bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle ecrimisil isteğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. ./.. Davacıların temyiz itirazlarına gelince, Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa ve maddi zararı yoksa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşma sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali ve davaya konu taşınmazın kamu malı olması halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı). 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Somut olaya gelince; yukarıda belirtilen ilkeler ve gerçekleşen olgular dikkate alındığında fabrika niteliğinde bulunan ve kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen çeltik fabrikası yönünden paydaşlar arasında intifadan men şartı aranmayacağından davacılar yönünden ecrimisil koşullarının oluştuğu kuşkusuzdur. Ecrimisil davaları yukarıda belirtilen İBK uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi ise de davalılar tarafından yasal sürede zamanaşımı itirazında bulunulmamıştır. Öte yandan, ecrimisil davalarını malik olan kişinin o yeri kullanan ve kullandıran aleyhine açabileceği de açıktır. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, 2002-2010 tarihleri arasında davacıların payları oranında bilirkişi incelemesiyle belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. ../… Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacılar vekili için 1.480.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz edenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Görevli Mahkeme ve Birlikte Dava Yasağı

Mirasçılar arasında açılan ecrimisil davalarında, tazminat isteminin niteliği gözetilerek uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiği kabul edilmektedir.

Ortaklığın giderilmesi davaları Sulh Hukuk Mahkemesi'nde, ecrimisil davaları ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüldüğünden görevli mahkemelerin farklı olması nedeniyle ortaklığın giderilmesi davası ile ecrimisil davası aynı dava dosyasında birleştirilerek birlikte açılamaz.

Ecrimisil Hesabı ve Sorumluluğun Bitişi

Ecrimisil tutarı tespit edilirken tam kira bedeli üzerinden taşınmazı kullanan mirasçının kendi tapudaki miras payı oranı düşülür; tazminat diğer mirasçıların hissesine göre belirlenir.

Miras kalan konutta oturan mirasçı kişisel eşyalarını alıp konuttan ayrılmış olsa bile, dairenin anahtarını diğer mirasçılara veya mahkeme yahut icra dosyasına hukuki olarak teslim etmediği sürece ecrimisil işlemeye devam eder. Diğer mirasçıların haklı bir gerekçe olmaksızın anahtarı almaktan kaçınması halinde ise bu tarihten itibaren ecrimisil işlemez.

Miras kalan evi kullanan mirasçıya karşı tek başına dava açılabilir mi?

Elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan biri, diğer paydaşların rızasını almaksızın veya terekeye temsilci atanmasına gerek olmaksızın ortak mülkten faydalanmasına engel olan diğer ortak aleyhine tek başına dava açabilir; ancak payına karşılık uyuşmazlıksız şekilde kullandığı bir yer varsa dava dinlenmez.

İntifadan men koşulunun gerçekleştiği hangi delillerle ispatlanabilir?

İçtihatta sayılan istisnalar haricinde aranan intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası her türlü delille kanıtlanabilir.

Ecrimisil ile ortaklığın giderilmesi davası birlikte açılabilir mi?

Ortaklığın giderilmesi davası Sulh Hukuk Mahkemesi'nde, ecrimisil davası ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüldüğünden bu iki dava aynı dilekçeyle birleştirilerek birlikte açılamaz.

Miras kalan evden eşyaları alıp çıkmak ecrimisili durdurur mu?

Evdeki eşyalar boşaltılıp konuttan ayrılınsa dahi dairenin anahtarı diğer paydaşlara veya mahkeme yahut icra dosyasına teslim edilmediği sürece ecrimisil işlemeye devam eder; ancak diğer paydaşlar haklı bir gerekçe olmaksızın anahtarı teslim almaktan kaçınırsa bu tarihten sonra ecrimisil işlemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu