Mehir sözleşmeleri, evlenme sözleşmesiyle veya evlilik birliği içerisinde kararlaştırılan ve hukuki niteliği itibarıyla bağışlama sözü verme sayılan borçlandırıcı işlemlerdir. İfası ileriye bırakılmış mehr-i müeccel alacaklarının tahsili istemiyle açılan davalarda uyuşmazlıklar; senedin şekil şartlarına uygunluğu, ispat kuralları, zamanaşımı ve davanın hangi mahkemede görüleceği noktalarında toplanmaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 288Kaynağı aç
Mehir Sözleşmesinin Şekil Şartları ve Geçerliliği
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 288/1 uyarınca bağışlama sözü vermenin geçerliliği yazılı şekilde yapılması şartına bağlanmıştır. Taşınır nitelikteki eşya veya nakit mehir taahhütlerinde, borç altına giren tarafın imzasının senet üzerinde bulunması geçerlilik için yeterlidir. Buna karşılık Türk Borçlar Kanunu m. 288/2 gereğince, bir taşınmazın devri veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması vaadinin geçerliliği ancak resmî memur önünde düzenlenmiş olmasına bağlıdır.
Tapu sicilinde tescilli olmayan taşınmazlar hukuki bakımdan taşınır eşya rejimine tabi tutulduğundan, bu taşınmazlara ilişkin mehir taahhütlerinde resmî şekil aranmamakta ve adi yazılı belge geçerlilik kazanmaktadır.
Şekil kurallarına uyulmadan yapılan bağışlama taahhütlerinin hukuki sonucu Türk Borçlar Kanunu m. 288/3 hükmünde gösterilmiştir. Şekil noksanlığı sebebiyle geçersiz sayılan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından fiilen yerine getirildiğinde elden bağışlama niteliği kazanır. Ancak kanunen geçerliliği resmî şekle bağlanmış bulunan taşınmaz bağışlama vaatlerinde bu kural uygulanmaz.
Mehrin ödenmesi borçlu eşin ölümüne ertelenmişse, işlem bağışlayanın ölümüne bağlı bağışlama kurallarına tabi olur. Bu tür anlaşmaların miras sözleşmesi usulünde ve resmî şekilde akdedilmesi yasal zorunluluktur. Doğmuş olan mehir borcu mirasçılara intikal ettiğinden, borçlunun vefatı sonrasında borç tereke malvarlığından karşılanır.
Görevli Mahkemenin Belirlenmesi
Mehir alacağı davası boşanma davasıyla birlikte aile mahkemesinde açılabileceği gibi, boşanmadan bağımsız salt bir malvarlığı talebi olarak davalının yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde ya da evlilik ilişkisinden doğması sebebiyle aile mahkemesinde de ileri sürülebilmektedir.
Yetkili Mahkeme ve Yetki İtirazı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6 gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Bununla birlikte sözleşmeden doğan para borcu mehir alacaklarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 89/1 uyarınca borç aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2020/1445 E., 2020/2120 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kesin yetki kuralı bulunmayan hallerde davacı seçimlik hakkını kullanarak davayı genel yetkili mahkemede veya sözleşmenin ifa yeri olan kendi yerleşim yerinde açabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 89Kaynağı aç
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1445, K. 2020/2120Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu m. 89 hükmü gereğince, alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi borcun ifasını önemli ölçüde güçleştirmişse, borç alacaklının önceki yerleşim yerinde ödenebilir.
Kesin yetki halinin bulunmadığı mehir davalarında yetki itirazı ilk itirazlardandır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 117/1 gereğince ilk itirazların tamamı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; yasal süresinde sunulmayan yetki itirazı mahkemece dinlenmez. Mahkeme ilk itirazları dava şartlarından sonra ve ön sorun usulüyle inceleyip karara bağlar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 117Kaynağı aç
5235 sayılı Kanun m. 36/3 uyarınca bölge adliye mahkemeleri kendi yargı çevresi içerisindeki ilk derece mahkemelerinin yetki uyuşmazlıklarını çözmekle görevli olduğundan, iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde bulunan ilk derece mahkemelerinin karşılıklı olarak yetkisizlik kararı vermesi durumunda yargı yerinin belirlenmesi görevi Yargıtay'a aittir.
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 36Kaynağı aç
Senette İmza Eksikliği ve Yemin Deliliyle İspat
Mehir senedinde borç altına giren eşin imzasının bulunmadığı ve alacağın tanık veya diğer yan delillerle ispatlanamadığı durumlarda ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması şartıyla, mahkemece ispat yükü altındaki tarafa diğer yana yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak usul işlemleri yerine getirilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 225/1 uyarınca yeminin konusunu, davanın çözümü için önem taşıyan, taraflar arasında çekişmeli bulunan ve kişinin bizzat kendisinden kaynaklanan vakıalar oluşturur. Bir kimsenin belirli bir olayı veya durumu bilmesi de kanunen kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
Mehir Alacağında Zamanaşımı Süresi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 gereğince, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Mehir sözleşmesinde ödeme belirli bir vadeye bağlanmışsa alacak muaccel olduğu tarihten itibaren, ifa boşanma veya ölüm gibi olgulara bağlanmışsa boşanma kararının kesinleşmesi veya ölümün gerçekleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
Mehir sözleşmesinin geçerli olması için hangi şekil şartı gerekir?
Taşınır eşya ve para mehri taahhütlerinde borçlunun imzasını içeren yazılı şekil yeterliyken, tapulu taşınmazların devri vaadinde resmî şekil zorunludur; tapusuz taşınmazlarda ise yazılı şekil geçerli sayılır.
Şekil şartına uyulmayan mehir sözleşmesi ifa edilirse geçerli hale gelir mi?
Şekil noksanlığı sebebiyle geçersiz olan bağışlama taahhüdü borçlu tarafından kendiliğinden ifa edildiğinde elden bağışlama hükmündedir; fakat resmî şekle tabi taşınmaz vaatlerinde bu kural uygulanmaz.
Mehir borçlusu vefat ettiğinde alacak kimden talep edilir?
Ölüme bağlı kılınan mehir vaatleri miras sözleşmesi hükmünde olup, borçlunun vefatıyla birlikte borç mirasçılara geçtiğinden alacak terekeden tahsil edilir.
Mehir alacağı davası hangi mahkemede açılabilir?
Dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, para alacaklarında aksi kararlaştırılmadıkça borcun ifa yeri sayılan alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
Mehir alacağı davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Türk Borçlar Kanunu m. 146 uyarınca mehir alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir; bu süre alacağın muaccel olduğu ya da bağlandığı boşanma veya ölüm tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İmzasız mehir senediyle açılan davada ispat nasıl sağlanır?
Senette imza bulunmadığında ve diğer deliller yetersiz kaldığında, dava dilekçesinde açıkça dayanılmış olması kaydıyla karşı tarafa usulüne uygun yemin teklif edilerek ispat süreci yürütülür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

