Mal Ayrılığı Rejiminin Yasal Dayanağı ve Kapsamı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 242. maddesine göre mal ayrılığı rejimine tabi eşlerden her biri, yasal sınırlar dairesinde şahsi malvarlığına ilişkin yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkilerini muhafaza eder. Taraflar tercih ettikleri mal rejimini ancak kanunda belirlenen sınırlar dairesinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler (TMK m. 203).
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 203Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 242Kaynağı aç
Mal ayrılığı sözleşmesi hükümleri uyarınca eşlerden her birinin yasal sınırlar dahilinde kendisine ait malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkı bulunmaktadır. Bu hak, malvarlığının iktisap ve intikal biçimine bakılmaksızın evlilik öncesindeki ve evlilik sonrasındaki bütün malvarlığı değerlerini kapsar. Eşlerin evlilik tarihinden önce veya sonra edindiği ya da miras ve bağışlama gibi ivazsız yollarla iktisap ettiği her türlü malvarlığı değeri ile bu varlıkların getirileri edinen eşe aittir; diğer eşin bu mallar ve gelirleri üzerinde bir hak veya talebi doğmaz.
Mülkiyetin İspatı ve Borçlardan Sorumluluk Esasları
Mal ayrılığı rejiminde belirli bir malvarlığı değerinin kendisine ait olduğunu ileri süren eş, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Mülkiyet aidiyeti ispatlanamayan mallar ise eşler arasında paylı mülkiyet hükümlerine tabi kılınır.
Her eş kendi borçlarından ötürü yalnızca kendi malvarlığı ile sorumlu tutulur ve bu sorumluluk borçlu eşin malvarlığının tamamını kapsar. Borç altına giren eşin edimlerinden ötürü diğer eşin herhangi bir hukuki sorumluluğu meydana gelmez; alacaklılar veya üçüncü kişiler yalnızca borçlu olan eşin malvarlığına başvurabilir ve diğer eşe ait mallar üzerinde işlem tesis edemez.
Ortak Kullanılan Mallar ve Yatırımların Durumu
Eşlerin müşterek kullanıma tahsis ettikleri aile konutu ve ev eşyaları kim tarafından iktisap edilmişse onun sayılır; evlilik birliğinin sona ermesi halinde iktisap eden eş bu taşınmaz ve mallar üzerinde hak sahibi olur.
Eşlerin geleceğe yönelik olarak gerçekleştirdikleri yatırımlar da evlilik birliğinin sona ermesi halinde eşit veya müşterek bir paylaşıma tabi tutulamaz. Evlilik son bulduğunda yatırımı hangi eş yapmışsa söz konusu yatırım münhasır olarak o eşe ait kabul edilir ve diğer eşin bu yatırımlara ilişkin herhangi bir hak talebi bulunmaz.
Malların İadesi, Gecikme Tazminatı ve Tebligat Adresleri
Mal rejiminin sona ermesi durumunda her eş, diğer eşin zilyetliğinde bulunan mallarını geri alır. Sözleşme şartları gereğince bu malların iade edilmemesi halinde malın talep tarihindeki değeri ile birlikte gecikme tazminatının ödeneceği taahhüt altına alınabilir.
Sözleşmede aksine yazılı bir bildirim yapılmadığı sürece, eşlerin sözleşme metninde belirtilen adresleri tarafların yasal tebligat adresi olarak kabul edilir.
Mal Rejimi Sözleşmesinin Şekil Şartları ve İmzalanması
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 203. maddesi gereğince mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya evlendikten sonra akdedilebilir. Kanunun 205. maddesi uyarınca sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması esastır; bununla birlikte taraflar evlenme başvurusu esnasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak evlendirme memurluğuna bildirebilirler. Sözleşmenin taraflarca ve gerektiği hallerde yasal temsilcilerince bizzat imzalanması kanuni bir zorunluluktur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 205Kaynağı aç
Sözleşme metni tarafların iradeleri doğrultusunda hazırlanarak noter huzurunda imza altına alınabilir veya noterde düzenleme şeklinde gerçekleştirilebilir.
Mal ayrılığı sözleşmesi ne zaman yapılabilir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 203. maddesi uyarınca mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir.
Mal rejimi sözleşmesinin geçerlilik şartı nedir?
Sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması kuraldır; ayrıca evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimle mal rejimi seçilebilir ve sözleşmenin taraflarca bizzat imzalanması gerekir.
Mal ayrılığında eşler birbirinin borçlarından sorumlu tutulabilir mi?
Hayır, her eş yalnızca kendi borçlarından şahsi malvarlığıyla sorumludur; alacaklılar diğer eşin mallarına yönelemez.
Kime ait olduğu kanıtlanamayan mallara ne olur?
Belirli bir malın mülkiyetini iddia eden taraf bunu ispat etmek zorundadır; aidiyeti ispatlanamayan mallar paylı mülkiyet hükümlerine tabi olur.
Ortak kullanılan ev ve eşyaların durumu sözleşmede nasıl kararlaştırılabilir?
Mal ayrılığı sözleşmesi taslağında kararlaştırılabileceği üzere, ortak kullanıma konu konut ve ev eşyaları kim tarafından iktisap edildiyse onun sayılır ve evlilik birliğinin sona ermesi halinde iktisap eden eş hak sahibi olur.
Eşte kalan mallar iade edilmezse ne talep edilebilir?
Sözleşme uyarınca malların iade edilmemesi durumunda malın talep tarihindeki değeri ile birlikte gecikme tazminatı ödenmesi kararlaştırılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

